BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI'NDAN YANSIYANLAR
Mehmet Ali DEMİRBugün İstanbul’da yapılan Büyük Alevi Kurultayı'nda "Mustafa Kemali'n askerleriyiz" dışında her şey vardı.
Devletin Alevilere karşı dayatmacı tekli ideolojisine karşı ortaya konulan Büyük Alevi Kurultayı tam da resmi ideolojiye hizmet eder gibiydi. Kürsüde sunum yapan canlar dahil kürsüye hemen hemen her çıkan, Muhammed’in soyu ve ümidine karşı olan bağlılıklarını ortaya koyarak konuştu. Onlarca kez Muhammed, Ali, Hasan, Hüseyin, Fatma ve Zeynep Anayı ananların ağzından; Deniz, Mahir, İbrahim, Mazlum’u duyamadık, bir kişi dışında.
Seyit Rıza’yı onun idam fermanını veren Mustafa Kemal’in resmi altında anmak bence riyakarlıktan başka bir şey değildir. Saygı duruşunu Kerbela ve Mustafa Kemal'den bu yana devrim şehitleri derken biz hangi devrim şehitlerinden bahsedildiğini anlayamadık!
Adlarını anmaktan mı korktunuz?
Mesela neden salonda büyük Alevi Pirler, babaları ve ozanlarının resimleri yoktu?
Bu yolu bugüne kadar taşımak için mücadele verip bedel ödeyen Alevi önderlerin resimleri neden yoktu?
Zalime karşı halklarla birlikte büyük ayaklamalar ortaya koyanlar sizi korkutuyor mu?
Siz resmi ideolojinin size dayattıklarınıza resmi ideoloji çizgisiyle mi cevap vereceksiniz? Nedir bu korkularınız, gelecek korkusu mu?
Ya da gelecek hükümetlerden mevki makam beklentiniz mi var?
Bu yol Muhammed, Ali ve onun soyunun yoluysa neden 'İslam değiliz' diyorsunuz?
Muhammed, İslam dinini dünyaya tebliğ ettiğini iddia eden peygamber değil mi?
Ali, Hasan, Hüseyin ve diğerlerinin mücadele amacı İslam’ı yaşatmak ve yaymak değil mi?
Öncelikle ne olduğunuzu ve kim olduğunuzu ortaya koymanız lazım. Yer ve zamana göre veya halk değimiyle 'saça göre sakala tarak atmak' Alevi kurum başkanlarına yakışmaz.
Sizi üzen hükümetin yaptığı pazarlık masasında olmamanız mı?
“Cemevlerinin ibadethane statüsünün kabul edilerek, bu statünün gerektirdiği tüm haklarımızın tanınmasını talep ediyoruz.”
Yani camiye ne veriyorsan bana da ver!
Camiye verilene “haram lokma” diyordun, peki sana verilince nasıl helal hale gelecek?
O paranın halktan toplanan vergiden verildiğini bilmiyormuşsun? Okula giden çocuğunun besleme çantasına kuru ekmekten başka bir şey koyamayan aylığından kesilen vergi, çocuğuna süt alamadığı için intihar eden annenin, aynı şekilde çocuğuna isteğini alamayan çocuğunu okulla yolladıktan sonra intihar eden babanın aylığından kesilen vergi, daha geçen hafta açlıktan ölen çocuğun ailesinden kesilen vergi ya bilmediğiniz veya bilmek istemediğiniz gerçekler bunlar. Pir Sultan Hızır’ın sofrasına işte bunun için oturmadı, bugün bu sofradan pay istemek neyin nesi? "Benim itlerim bile halkın alın terinden çalınan lokmadan yemez!" dedi.
Yani ben bugün resmi ideolojinin bir geçit resmini izledim. Ne olduğunu ortaya koymaktan korkan ya da gelecek planlarıyla ilgili kuşkuları yüzünden belki de düşündüklerini tam ortaya koyamayanları izledim.
Şimdilik türbinlere oynuyorlar, bir de milletvekili adayları listesi oluşturulmaya başlansın, bu sefer her biri birbirine girecek mi bilmiyorum bakıp göreceğiz.
Aşk ile
Not: Salonu kim hazırladı ve masraflarını kim karşıladı?
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















