BUGÜN YOLA SAHİP ÇIKMAZSANIZ, YARIN SAHİP ÇIKACAĞINIZ BİR YOL KALMAYACAK
Mehmet Ali DEMİRBilindiği üzere yolumuzda son süreçte iç ve dış asimilasyonda yoğunlaşma en üst seviyeye çıkmıştır. Buna karşı ufak, telek cılız sesler çıksa da, ne yazık ki, üzülerek görüyoruz ki; Pirimiz Pir Sultan’ca bir duruş sergilenmemekte.
Bizler bu yolun pirleri talipleri olarak, "Öl ikrar verme, Öl ikrarından dönme" şiarıyla yolumuza sahip çıkmak zorundayız. Alevilik; insanlığın kadim zamanlarından bugüne süzülerek gelen yolu ve süreğiyle gerçeğin hak aynasıdır.
Alevilik, tarihsel olarak sömürüye, zulme ve toplumsal adaletsizliğe karşı çıkan bir inanç biçimi ve bir inanç hareketidir. Alevilik, özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde toplumsal adalet ve eşitlik ideallerini savunmuş tarih içerisinde birçok ayaklanma ve direniş hareketine öncülük etmiştir. Bugün bu direniş destanları hiçbir cemimizde anlatılmaz, bunun yerine gerçek olmayan uyduruk hikâyeler ya da bizlerle hiçbir bağlantısı olmayan Kerbela katliamı anlatılır.
Oysa Alevilik tarihinde yer alan önemli isimlerden biri Baba İlyas'tır. Baba İlyas, 13. yüzyılda Anadolu'da yaşamış ve dönemin otoritelerine karşı açıkça tavır almış bir liderdir. Onun önderliğinde başlayan Babai Ayaklanması, Alevi topluluğunun sömürü ve baskılara karşı duruşunun simgesidir.
Alevilerin en önemli ozanlarından Pir Sultan Abdal’ın direniş geleneği, bizlerin zalime karşı mazlumun yanında olmamızı ve bunun için her türlü bedeli ödemeyi öğretmiştir.
Alevilik, tarih boyunca bu gibi önemli figürler aracılığıyla toplumsal adalet, eşitlik ve insan hakları değerlerini savunmuş ve birçok ayaklanma ve isyan hareketine ilham vermiştir. Bu nedenle, Alevilik sadece bir inanç biçimi değil, aynı zamanda toplumsal bir hareket ve direniş geleneği olarak da büyük bir öneme sahiptir.
Alevilik, evrenin var oluşundan bu yana süzülerek gelen köklü bir inanç ve kültürel sistemdir. Alevilikte ışık veya "nur" vardır ve tüm varlıklar bu nurun bir zerresidir. İnsanlar, bu ışığın bir parçası olarak dünyaya gelir ve "Hak" olarak adlandırılırlar. "En-el Hak" derler. Aleviler hakkı insanın gül cemalinde görür, dosta niyaz olurlar. Alevilerde cennet ve cehennem inancı yoktur. Peygambere 40’lar Cemi mitolojisinde var git kendi ümmetine peygamberlik yap diyerek Peygambere halife ve imamlara kapıyı kapamıştır.
Aleviler, bilimin öncülüğünde Pir, Rayber, Mürşit talip, 4 kapı 40 makam yol ışığında kamil insan ve Rıza şehri hedefler. Bu yolda mücadele ederler."
Bizler bugün bu ilkelere sahip çıkarak yolumuza sahip çıkmak zorundayız eğer bunu yapamazsak, bugün yola sahip çıkmazsanız, yarın sahip çıkacağınız bir yol kakıyacak bunu bilelim.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















