Avrupa’da Radikal İslami Örgütler Alevi Gençlerini Hedef Alıyor
Mehmet Ali DEMİRAvrupa, uzun zamandır radikal İslami örgütlerin faaliyetlerine sahne olmakta, ancak son yıllarda bu faaliyetlerin Alevi topluluklarını hedef alacak şekilde genişlediği gözlemleniyor. 10-18 yaş arası Alevi çocuklarının bu radikal örgütlerce nasıl hedef alındığını ve bu süreçte uygulanan yöntemleri incelemek, toplumsal farkındalığı artırmak açısından büyük önem taşıyor.
Radikal örgütler, Alevi topluluklarındaki gençleri hedef almak için dikkat çekici stratejiler uyguluyor. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemindeki gençlerin Hz. Ali ve 12 İmamlar gibi önemli dini figürler üzerinden radikalleştirildiği görülüyor. İlk aşamada, bu örgütler kendi taraftarlarının çocukları ile temas kurarak, namaz ve oruç gibi ibadetleri teşvik ediyor. Bu ibadetlere teşvik sırasında Hz. Ali ve onun cesareti, adaleti ön plana çıkarılarak gençlerin bu figürleri örnek alması sağlanıyor.
Özellikle park ve oyun alanlarında düzenlenen sosyal etkinliklerde, Hz. Ali’nin figürü sıklıkla kullanılıyor. Bu noktada, birçok aile durumu fark etmeyerek “Namaz Allah içindir” diyerek bu duruma ses çıkarmıyor. Ancak bu eylemler masum dini pratikler gibi görünse de, gençlerin bilinçaltında radikal görüşlerin yerleşmesine yol açıyor.
Bu sürecin bir sonraki aşaması, gençlere Hz. Hüseyin’in Kerbela’da yaşadığı trajedi üzerinden bir “intikam görevi” bilinci aşılanması oluyor. Radikal örgütler, gençlere bu trajik olayın bir misyon gerektirdiğini, Alevi kimliğinin korunması ve savunulması adına “intikamın” bir görev olduğunu empoze ediyor. Böylelikle, gençlerin radikalleşme süreci derinleşiyor ve kimlikleri etrafında bir militanlık algısı oluşuyor.
Bu durum, yalnızca Alevi aileleri değil, geniş anlamda Avrupa toplumunu da ilgilendiriyor. Avrupa ülkelerinin sosyal entegrasyon politikaları ve gençleri koruma çabaları, bu tehditler karşısında ne kadar yeterli kalıyor? Yetkililerin, ailelerin bilinçlendirilmesi ve gençlerin doğru dini bilgiye erişmesi konusunda daha proaktif önlemler alması gerekiyor. Eğitim programları, sosyal medya üzerinden yayılan radikal içeriklerin engellenmesi ve gençlerin güvenli dini rehberlik alabilecekleri mekanizmaların kurulması bu süreçte hayati önem taşıyor.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















