ALMAN VE AVUSTURYA FAŞİST AŞIRI SAĞCI PARTİLERİN YABANCILARI TOPLU SINIR DIŞI ETME PLANI
Mehmet Ali DEMİRKasım 2023'teki gizli bir toplantı, Almanya'da aşırı sağcıların korkunç bir planını gün yüzüne çıkardı. Correctiv adlı Alman araştırma ağı tarafından hazırlanan bir rapora göre, toplantıda bulunan AfD temsilcileri ve Avusturya'dan aşırı sağcı Martin Sellner, Almanya'da yaşayan milyonlarca insanın sınır dışı edilmesini hedefleyen bir stratejiyi planlıyor.
Martin Sellner'in toplantıdaki konuşmasında, hem Alman vatandaşlığına sahip hem de olmayan kişilerin, ülkeden çıkarılması gerektiği ana plan olarak sunduğu belirtiliyor. Bu plan, sığınmacılar, kalıcı oturum izni olan göçmenler ve asimile olmamış vatandaşlar olarak tanımlanan göçmen kökenli Alman vatandaşlarını hedef alıyor. Aşırı sağcılar, bu grupların pasaport ve haklarına odaklanarak, kimin Alman olarak kabul edileceğine karar vermek istiyor.
Toplantıya katılanların dikkat çektiği bir diğer nokta ise ülkede doğan veya ikinci-üçüncü nesil göçmenlerin de Almanya'dan çıkarılması talebi oldu. Siyaset bilimci ve gazeteci Natascha Strobl, bu taleplerin aslında etnik temizlik ve medeni haklardan keyfi olarak mahrum bırakma isteği olduğunu vurguluyor.
Sellner'in önerisi üzerine, sınır dışı edilecek insanların Kuzey Afrika'da bir "model devlet" oluşturulacak bir bölgeye gönderilmesi düşünülüyor. Ancak bu fikir, tarihsel olarak Nasyonal Sosyalistlerin dört milyon Yahudiyi Madagaskar adasına sürgün etme planını hatırlatmasıyla büyük tepki çekiyor.
Avusturya'daki FPÖ önderi Herbert Kickl ve Genel Sekreter Christian Hafenecker, aşırı sağcıların planlarına destek vererek, özellikle vatandaşlık verilmesi ve iltica politikası konularında bu talepleri destekliyor. FPÖ lideri, insanların Avusturya vatandaşlığını iptal etmeyi düşünmenin bile mümkün olduğunu belirtiyor. Martin Sellner'ın sınır dışı etme planlarına veya "Kimlikçiler" derneği hakkındaki konuşmalara FPÖ'den herhangi bir itiraz gelmiyor, çünkü bu dernek ile FPÖ'nün uzun bir geçmişi bulunuyor.
Bu skandal plan, sadece Almanya'da değil, tüm Avrupa'da endişe ve eleştirilere neden oldu. Sivil toplum kuruluşları, insan hakları savunucuları ve diğer siyasi partiler, aşırı sağın bu tür ayrımcı ve radikal politikalarına karşı birleşerek güçlü bir tepki gösteriyor. Almanya'nın demokratik temelleri ve çok kültürlü yapısı, aşırı sağcıların bu tehlikeli planlarına karşı bir duvar oluşturacak gibi görünüyor. Ancak, bu gelişmeler, Avrupa'nın genelinde yükselen aşırı sağ eğilimleri ve bu ideolojilere karşı mücadelenin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Mehmet Ali Demir
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















