Aleviler, Devlet "IŞİD" Reyhanlı ve Gazi
Mehmet Ali DEMİR
“Alevilerin kökünü kazıyacağız” diyen IŞİD’li için Reyhanlı’da kitlesel cenaze töreni yapıldı. Cenaze camiden kaldırıldı bu kafa kesen caninin cenazesine binlerce kişi katıldı ve hiçbir müdahale olamadı.
Evet 2012’de “Alevilerin kökünü kazıyacağız” dediği görüntülerle gündeme gelen, 2014’te IŞİD’e biat eden ve daha sonra Ceyş’ul İzze komutanı olan Abdülbasit el-Sarut adlı cihatçı, Hama’nın kuzey kırsalında devam eden çatışmalarda yaralandı, Hatay’da kaldırıldığı hastanede öldü. El-Sarut’a Reyhanlı’da cenaze töreni düzenledi tek bir müdahale ve tepki yoktu.
Ey Aleviler bu cani Alevilerin kökünü kazıyacağım diyordu.
Şimdi gelelim türküleriyle marslarıyla Alevi halkının daim yanında olan Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’e, ezilen halkların türkülerini söylemek için 323 ölüm orucu tuttu tek silahı Gitarı ve halkın ezgileri idi. Ölüm orucunun 323’üncü gününde ara verdikten iki gün sonra tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesi Gazi Cemevi’nden uğurlanmak istenmiş ancak polis izin vermeyerek Cemevine ve cenaze törenine saldırdı.
İstanbul’da Gazi cemevimize gaz bombaları atılıp, kapıları kırılıyor, fütursuzca ibadethanelerimize saldırıyordu tıpkı daha önce de işeyip duvarlarına küfürler yazdığı gibi; Benzer saldırının daha yoğununu bir cenaze esnasında yapıyordu. Cemevinde olan insanları yerlerden sürükleyerek gözaltına alıyor İbrahim’in 30 kiloluk cenazesi zorla kaçırıyordu
Peki Aleviler ne yaptı?
Alevi kurumları Cemevi ve morguna zorla giren polisin saldırısına yaptıkları yazılı açıklama ile tepki gösterdi hepsi bu; hatta kimi aklı evleriler neden cenaze buraya getirildi bu bilinçli yapıldı, maksat cemevi ile polisi karsı karsıya getirmekti bu bir devlet oyunuydu diyebilen zavallılar bile çıktı, kutsallarına yapılan saldırıya karsı sağlam bir duruş gösteremeyen devletin gücünden korkanlar nerdeyse yoldaşlarının cenazesine sahip çıkan Gazi'nin çocuklarına saldırır duruma gelmişti.
Aslında Alevilerin temel sorunlarından biri de toplumsal muhalefetle buluşamamasıdır.
Tarihsel süreçleri içerisinde soykırım, katliam ve asimilasyona uğrayan, halen inancı tanımayan hakaret ve baskılar altında yaşayan Alevilik, böyle zayıf bir duruşla, kültürel derneklerle, yılda bir kaç cemle, saz, semah kursları ile yaşatılamaz. Daha yoğunluklu bir çaba gerekiyor. Örgütlerin kendilerini gözden geçirip, daha sağlam bir duruş sergilemesi, bütün Alevileri sol sosyalist ve ülkenin ezilen halklarını kapsayacak şekilde örgütlenmelerini genişletmeleri ve saldırılara karşı hazırlıklı olmaları gerekiyor, yoksa olduğu yerde sayar ya asimile olup yok olur yada katliamlarla yok edilir,.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası


















