ALEVİ KİMLİĞİ VE DEVLET İLİŞKİLERİ: ASİMİLASYON POLİTİKALARI VE GENÇLİK TEHLİKESİ
Mehmet Ali DEMİROnca kez bağırdık, çağırdık, kimse sesimizi duymadı; nedense Alevi kurum yöneticileri görmedim, duymadım, bilmiyorum moduna girdi. AKP'nin kurduğu Alevi Bektaşi Cemevi başkanlığı, en az FETÖ yapılanması kadar tehlikeli. Evet, FETÖ kendi sürecinde Alevileri asimile etme, Şii çizgisine çekme çabası gösterdi, çakma dernekler ve federasyonlar kurdu. Son olarak, asıl hedefi olan cemevi-cami projesini devreye koymak istedi, ama buna başta devrimciler olmak üzere bölgede yaşayan halk karşı çıkarak geri püskürttü. Sonra AKP ile aralarında ülke yönetimini ve milli geliri bölmekteki çıkar kavgası nedeniyle yaşanan darbe girişimiyle noktalandı. Bu süreçte Avrupa'da verilen özgün Alevilik inanç çalışmaları, sonuç vermeye başladı. Ancak Avrupa'da Alevilikte öze dönüş çalışmaları Türkiye'de devleti rahatsız etmeye başladı. Gerçi Avrupa'da başlayan öze dönüş çalışmaları birkaç ritüel dışında sözde kalsa da, bu bile devleti harekete geçirmeye yetti.
Türkiye'de önce cemevleri içindeki çürük elmaları buldular, sonra bunlarla show yapmaya başladılar. Cemevine giden Diyanet yetkilileri kapılarda karşılandı, pir postuna oturtuldu, Kuran öptürüldü. Bu Hızır paşalar eliyle devlet kesenin ağzını açtı. İnanç olarak tanımadığı Aleviliğin cemevlerine elektrik, su parası ve tamirat için çimento, kiremit verilmeye başladı. Sonra dedelere maş bağlanacağı söylendi. Dede oldu, devlet memuru, yani Diyanet'in önüne koyacakları okuyacak, onların dediği gibi hareket edecekti. Bu arada devlet Avrupa'daki İslam Alevi teşkilatı eliyle Avrupa'da örgütlenmeye hız verdi. Bu süreçte biz Kızılbaş özgün Aleviler olarak Avrupa'daki kurum başkanlarını onlarca kez uyarmamıza rağmen, onlar birkaç kişi, onlarda bir şey olmaz dediler, ama şimdi bakıyoruz ki o başkanlara yöneticilerin paçaları tutuşmuş ve bağırmaya başladılar.
Diğer yanda biz özgün, Alevileriz. Aleviliğin hiçbir dine sığmadığını söyleyen Alevi kurum başkanları ve dedeler, İslam peygamberi Muhammed'i ve İslam halifesi Ali ve onun evlatlarını baş tacı etmekten vazgeçmiyorlar. Yani iki yüzlü davranıyorlar, yani özgünlük sözde kalıyor. Hiçbir dine sığmayan Alevilik İslam çemberinden kurtulamıyor. Bunun tek sebebi iki yüzlü başkanlar ve iki yüzlü pir baba analar.
Sonuç olarak, Avrupa'da son 4 yılda onlarca Alevi genci Ramazan orucu tutmaya ve namaz kılmaya başladı. Biz yine haykırdık, önlem alın diye, ama bakıyorum, kör, sağır, dilsiz modu devam ediyor. Şunu açık ve net söylemek isterim ki, siz bu suskunluğunuzla devletin asimilasyon politikalarına ortak oluyorsunuz. Bunun utanç belgesi boynunuzda asılı kalacak.
Diğer tarafta devlet Türkiye'de milliyetçi-faşist çetelere Alevi dernekleri federasyonları kurdurmaya başladı. Eğer siz yarın elinde pala ile sokakta insanlara saldıran Alevi gençlerini görürseniz, sakın şaşırmayın, çünkü o kurulan dernek ve federasyonlara faşist çeteler eliyle fakir Alevi gençleri götürülüyor. Bizim kitabımız bir peygamberimiz, bir Ali, bizim aslanımız denilerek, orada uyuşturucu ve fuhuşa alıştırılıyor ve buralarda geleceğin katil gençliği yetiştiriliyor. Bu süreçte FETÖ dönemindeki devrimci gençlikte yok, bu arada devlet özünü paraya satmışları yanına almış, diğerleriyse "banane" diyor. Ama burada gözden kaçan şu ki, devlet gençliğinizi zehirleyerek geleceğinizi karartıyor. Bunu artık görüp önlem alın, bu ihanete artık son verin. Ya biz İslam'ız deyin, İslam Alevileriyle kol kola girin, ya da biz Aleviyiz, Alevilik hiçbir dine ve hiçbir kutsal kitaba sığmaz deyin.
Ya göründüğünüz gibi olun, ya da olduğunuz gibi görünün.
Mehmet Ai Demir
Aşk İile
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası



















