42 Yıldır Maraş’ta Halen Dumanlar Tütüyor
Mehmet Ali DEMİRMaraş'ta 1978'de yaşanan ve 100'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine, yüzlerce kişininse yaralanmasına onlarca insanın yerini yurdunu terk etmesi neden olan 'Maraş katliamının' üzerinden 42 yıl geçti.
Geçen bu 42 yılla rağmen Maraş’ta ateş yanmaya duman tütmeye devam ediyor. Yüreğimizde yanan ateşte gün geçtikçe daha çok harlanıyor.
Maraş’ta 19 Aralık’ta başlayan 26 Aralık’a kadar süren bir katliam yaşanıyor.Bu katliam esnasında resmi rakamlara göre 100'den fazla kişi yaşamını yitiriyor, yüzlerce kişi yaralanıyor, 210 ev, 70 işyeri tahrip ediliyor. Halkın anlatımlarına göre de hayatını kaybedenlerin sayısı 500'ün üzerinde. Katliamla ilgili mahkeme açılıp yargılamalar yapılsa da katliamda önemli rol oynayan 68 kişiye ise hiçbir zaman ulaşılamıyor.
OLAYLAR NASIL BAŞLADI
19 Aralık'ta kentteki Çiçek Sineması'na, dönemin milliyetçi filmlerinden biri olan, Güneş Ne Zaman Doğacak'ın gösterimdeyken ülkücü gençlik derneği Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere'nin talimatları ile ülkücü bir faşist olan Ökkeş Kenger tarafından sınamaya bir patlayıcı atılıyor.
Hemen ardından kalabalık bir grup ile Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup ülkücü faşist, Cumhuriyet Halk Partisi il merkezine, PTT ve Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) binalarına saldırıyor. Olayların büyümesi ile dönemin Kahramanmaraş Valisi Tahsin Soylu kente askeri güç gönderilmesini istiyor, ancak talebi kabul edilmiyor.
Hepimiz biliyoruz ki Osmanlıdan başlayıp Türkiye’de devam eden burjuva iktidarlarının tarihi, katliamların tarihidir. Dersim katliamı ile başlayan süreç, Madımak ile devam etmiştir. Bu bazen iç savaş örgütü olarak kullandığı faşist çeteler aracılığıyla doğrudan Alevi mahallelerine saldırmakla olmuştur, bazen de iktidarlar başka aygıtlar kullanarak kendisi yapmıştır bu katliamları.
Maraş katliamında yaşananlar kan dondurucu bir nitelik taşıyor. Katliam günler, hatta aylar öncesinden geliyorum diyor; fakat bu gelişmeler devletin hiçbir kademesini harekete geçirmiyordu. Devlet katliama adeta göz yumuyor, hatta uygulanmasına yardımcı oluyordu. Bu sebeple Maraş katliamı tıpkı diğer Alevi katliamları gibi devletin yaptığı bir katliamdır.
Maraş katliamının arka planında neler var
1978 Aralığında gerçekleşen Maraş katliamının neden yapıldığını anlayabilmek için katliamın arka planına iyi bilmek gerekiyor. Şu bir gerçek ki Maraş katliamı devletin bilgisi dahilinde faşist bir güruhun gerçekleştirdiği bir katliamdır. Katledilenlerin sayısı hâlâ tam olarak bilinmemektedir.
Türkiye’de 1970’li yıllar da Maraş’ta devrimcim mücadele ile yürütülen köylülerin toprak mücadelesi yaşanıyordu. Köylülerin toprak mücadelesi özellikle Elbistan ve Pazarcık ilçelerinde yoğunlaşıyor ancak bu ilçelerle sınırlı kalmadan şehir geneline hızla yayılıyordu. Bir taraftan toprak mücadelesi yaşanırken bir taraftan da sınıf mücadelesi başını göstermeye başlamıştı. Öyle ki Pişkinler İplik Fabrikası işçileri o dönem Sünni Türk işçilerinin yoğun olarak bulunduğu ve hayli güçlü olan Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu'ndan (MİSK) ayrılıp Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nda (DİSK) örgütlenmeye karar vermişlerdi. MİSK’ten ayrılan grup hızlıca DİSK’te örgütlenirken patron, DİSK’e üye olan tüm işçileri işten atmıştı. İşçilerin işten atılmasıyla beraber bir direniş patlak vermiş ve yaşanan bu gelişme bir anda hem kentin hem de işçilerin siyasi gündemini epeyce değiştirmişti. Sınıf mücadelesine duyulan sempati örgütlenmeye dönüşmüş, işçiler oldukça sert bir direniş göstermeye başlamışlardı.
Durum böyle olunca faşist hareket de güçlü oldukları alanı kontrol edilemez bir biçimde kaybettiklerini fark etmişlerdi. İşçiler ve emekçi halk arasında güçlerini kaybetmeye başlayan faşist hareket, katliam planını hemen devreye soktu. 1978 yılının Nisan ayında bir Alevi dedesi olan Nihat Özkan’ı öldürdüler. Cenazesini provoke etmeye çalıştılar. Aylarca katliam provalarını yapmaya devam ettiler. Olaylar birbiri ardına gelmeye başlamıştı. Ama doruk noktası Aralık ayı içinde gerçekleşmişti.
Aleviler Maraş katliamının ders çıkarmalıdır
Devlet ve onun emrindeki kontralar Maraş katliamı ile 12 Eylül darbesinin zeminini hızla hazırlamıştır. Yitirdiğimiz canlarımızın katillerinden hesap sorulmamıştır. Bu gün halen bir çok alevi örgütü temsilcisi bu katliamın sorumlusu bu devletten hesap sormak yerine sosyal medyada bir resiml paylaşmakla yetinmektedir buda bu devletin katliamları yapması konusunda cesaretlendirmiştir.Bununla birlikte Maraş, Çorum, Madımak Gazi, Gezi, Roboskiyele ve 19 Aralıkta hayata dönüş operasyonları adı altında cezaevlerindeki katliamları izlemiştir. Alevi halkı bu katliamlardan dersler çıkarmak, unutmamak hesap sormak için alanlarda olur direnirse yeni katliamların yaşanmamasını sağlayacaktır.
Şunu unutmamamız gerekir ki, o süreçte Maraş'ta daha da büyük bir katliamın yaşanması devrimcilerin çağrısıyla anti-faşist bir direnişin örgütlenmesidir. Alevilerin, Kürtlerin ezilen tüm ötekilerin kurtuluşu ortak devrimci bir mücadeleden geçmektedir.
Bugün yapılması gereke şey şehitlerimizi yerinde anmak katilerden hesap sormaktır. Ancak bu şekilde şehitlerimize sahip çıkmış oluruz.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Zor Zamanda Tanır İnsan İnsanı
- Newroz : Kızılbaş Kozmolojisinde Doğanın Uyanışı ve Devrimci Kawa’nın Ontolojik Direnişi
- Gazi: Karanlığın İçinden Yükselen Halkın Direnişi
- Emperyalizmin Kanla Yazılan Tarihi
- Hamaney’in Gölgesinde Büyüyen Korku
- Barış Süreci mi, Rejim Tahkimi mi?
- Onurlu Bir Yaşamın Savunusu - Selçuk Kozağaçlı
- Bir Ülke Karanlığa, Bir Gazeteci Hücreye: Ali Can Uludağ
- Hakikatin Ontolojisi Kurulana Kadar Bu Mücadele Bitmeyecek
- Öcalan’ın Tutumu ve Türkiye’de Yeni Siyasi Denklem
- Devrimci de Olsa, Yol da Olsa Hesap Görülmeden Söz Yarım Kalır
- Akbabalar, Çakallar Ve Dünyanın Leş Sofrası

















