Mehmet Ali DEMİR

2019 Girerken Dünya Geride Ne Bıraktı?

Mehmet Ali DEMİR
  01-01-2019 10:36:00

Savaşlar kan göz yaşı yoksulluk Küresel ısınma, iklim değişikliği işte böyle girdik yeni bir yılla, küçük bir azınlık mutlu olurken geri kalanında kan göz yaşı içinde yaşam savası verdi.

 

Dünya nüfusunun yüzde 28’i 2018’e göre daha barışçıl bir yıl beklerken, yüzde 64’ü daha çok sorun yaşanacağına inanıyor.

 

Peki yeni bir yılla girerken 2018 geride neler bıraktık?

 

YEMEN

 

Savaş, abluka, kolera ve açlığın pençesindeki Yemen

Image caption BM'nin Yemen için yaptığı acil yardım çağrısının sadece yüzde 39'u karşılandı

Ülkede 2 yıldır süren savaşın yol açtığı gıda ve tıbbi malzeme sıkıntısı insanların günlük yaşamına damgasını vuruyor.

 

Uluslararası yardım örgütü Save the Children (Çocukları Koruyun) Yemen'de 3 yıldır süren savaşta yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybeden 5 yaş altı çocukların sayısının yaklaşık 85 bin olabileceğini açıkladı.

 

Birleşmiş Milletler (BM) de geçen ay yaptığı açıklamada yaklaşık 14 milyon Yemenli'nin açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtmişti.

 

Ülkede 22 milyon kişi insani yardıma muhtaç. Savaş ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin uyguladığı abluka nedeniyle ülkede son yüzyılın en büyük gıda krizi yaşanıyor.

 

SURİYE

 

Suriye'deki iç savaş bugün sekizinci yılına giriyor. 11 Mart 2011'de küçük bir protesto gösterisiyle başlayan ve Ortadoğu'daki en büyük felaketlerden birine dönüşen Suriye'deki iç savaşta yaklaşık 400 bin kişi yaşamını yitirdi. İç savaşta 3 milyon kişi yaralanırken, 1 milyon insan da sakat kaldı. Suriye iç savaşı nedeniyle milyonlarca insan mülteci durumuna düştü ve tarihi yapılar onarılamayacak şekilde yok edildi.

 

AFKANİSTAN

 

Afganistan'da 2018'de 5 bin çocuk öldü ya da sakat kaldı

 

Yıllardır işgaller, iç savaşlar ve kuraklığın pençesinde olan Afganistan, çocuklar açısından yine dünyanın en tehlikeli ülkelerinden biri olmaya devam ediyor.

 

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) hazırladığı rapor, yılın ilk 9 ayında 5 bin Afgan çocuğun savaş ya da diğer nedenlerden ötürü hayatını kaybettiği ya da sakat kaldığını ortaya koydu.

 

BM, Afganistan'da sivil ölümler ve yaralanmaların rekor seviyeye ulaştığını açıkladı. BM verilerine göre 2012'deki hafif düşüş dışında 2009 yılından bu yana sivil kayıp sayısı sürekli artıyor.

 

 Afganistan'da hükümet güçleri ve Taliban gibi radikal İslamcı milisler arasında yaşanan çatışmalarda geçen yıl toplam 3 bin 500 kişinin öldüğü, 7 bin 900'ü aşkın kişinin yaralandığı bildirildi.

 

Toplamda 11 bin 418 olarak kaydedilen ölü ve yaralı sayısının, kayıtların tutulmaya başlandığı 2009 yılından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştığı belirtildi. Geçen yıl ölü ve yaralıların toplam sayısı yaklaşık 11 bin olarak kaydedilmişti.

 

Çocuk ölümlerinde de rekor

UNAMA'nın 2016 raporunda, ölen ve yaralananlar arasında 3 bin 500 çocuğun bulunduğu, çocuklar arasındaki ölü ve yaralı sayısının da rekor seviyeye yükseldiği belirtildi. Çocuk ölümlerinin 2015 yılına göre yüzde 24 oranında arttığı bildirildi.

 

Raporda, ölümlerin üçte birinden başta Taliban olmak üzere hükümet karşıtı milislerin sorumlu olduğu kaydedildi. UNAMA, terör örgütü IŞİD'in Afganistan'da giderek güçlendiği uyarısında da bulundu.

 

MYANMAR

 

''Bugün Myanmarın yedi eyaletinden biri olan Arakan'da, Rohingya Müslümanları, Myanmar Devleti tarafından soykırıma dönüşmüş korkunç bir zulüm ve insanlık trajedisine maruz kalmaktadır. Rohingya Müslümanlarının, vatandaşlık haklarıellerinden alınmakla kalmamış bir yandan yasa ile vatansız hale getirilirken, diğer yandan seyahat özgürlüğü, eğitim, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve mülkiyet dokunulmazlığı gibi temel haklarımda ellerinden alınmıştır. On yıllardır baskı ve şiddetle işkence ve katliamlara maruz kalan 4 milyona yakın Arakanlı, yavaşlatılmış soykırımdan dolayı çevre ülkelere kaçarken sağ kalanlar, sadece yaşamak için, yalnız hayatta kalmak için komşu ülke sınırlarında, kabul edilmeyi beklemektedir.

 

SAVAŞ VE YOKLUKTAN KAÇIP DENİZDE YOK OLAN YAŞAMLAR

 

Uluslararası Göç Örgütü’nün verilerine göre bu yılın ilk 6 ayında Akdeniz üzerinden Avrupa'ya kaçmaya çalışan 2 binden fazla mülteci hayatını kaybetti. Gerçek sayının ise daha yüksek olabileceğine dikkat çekiliyor.

 

Suriyeli mülteciler, Türkiye'de kalırlarsa sefalet içerisinde tüm haklarından yoksun olarak her gün öleceklerine, hiç değilse bir kez ölümü göze alarak, bu kıskaçtan kurtulma umuduyla yollara düşüyorlar...

 

Karaburun Yunanistan’a geçmeye çalışan mültecileri taşıyan teknenin batması sonucu 9 mülteci yaşamını yitirdi. Ege Denizi’nin sularında kaybolan aynı teknedeki 25 mültecinin bedenlerine ise hâlâ ulaşılamadı. Bu olayın hemen ardından, İzmir’in Menderes ilçesi yakınlarında, kasasında mültecileri taşıyan kamyonun devrilmesi sonucu aralarında çocukların da olduğu 22 kişi yaşamını yitirdi, 13 kişi de yaralandı.

 

Ülkelerindeki savaştan kaçıp yeni bir yaşam kurmak için çıktıkları umut yolculuğunda yaşamını yitiren mültecilere her gün yenileri ekleniyor. Suriyeli mülteciler için yaşama ve Avrupa’ya geçiş noktası olarak tercih edilen illerden biri olan İzmir’de son dönemde yaşanan hareketliliğin nedenlerini, İzmir ve çevresinde mültecilerle ilgili saha çalışması yürüten Halkların Köprüsü Derneği Başkan Yardımcısı Yıldırım Şahin ile konuştuk. Mültecilerin Avrupa ülkelerine geçişlerinin son günlerde yeniden arttığına dikkat çeken Şahin, art arda yaşanan ölümlerin bir tesadüf olmadığını söylüyor.

 

TÜRKİYE

 

Ülkemiz AKP yönetiminde her geçen gün derin bir karanlığın içine itilmektedir. Halka daha fazla baskı ve sömürüden başka bir şey sunmayan AKP hükümeti, her zaman olduğu gibi yine emekçilerin aşına, işine göz koymakta, insanca yaşam koşullarını ellerinden almaktadır. Daha fazla sömürü ve kar peşinde koşan bir avuç zorbadan ibaret küresel sermayenin talepleri ile emekçilerin sırtındaki yük her geçen gün katlanmaktadır. AKP hükümeti eli ile dayatılan bu uygulamalar, elektriğe, doğalgaza, ulaşıma yapılan zamlarla birlikte artık tahammül edilmesi mümkün olmayan bir noktaya gelmiştir.

 

AKP hükümeti ülke içinde halkı hızla yoksullaştırırken aynı anda Suriye'ye dönük emperyalist müdahalelerin taşeronluğunu üstlenmiş ve ülkemizi kanlı bir savaşa çekecek sorumsuz adımlar atmıştır. “Bölgesel aktörlük” adı altında, gizli üsler, askeri kamplar ve silah yardımları ile adımların hızlandırıldığı yeni aşamada ülkemiz, fiili bir savaşın içine girerek Suriye’de masum insanların ölümünde taraf haline getirilmiştir. ABD’nin emirleri ile hızla tezkere kararı çıkartılmakta, insani faturasının hem Suriye hem de Türkiye halklarının çok ağır ödeyeceği kanlı bir gelecek hızla inşa edilmektedir.

 

 

 

 

 

  Bu yazı 6583 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım