Mahmut KANBER

ALEVİLİK ETNİK KÖKENCİLİĞİN ÖTESİNDE NE SÖYLER?

Mahmut KANBER
  15-09-2026 11:34:00

Etnik Kimlik, Siyasal Mühendislik ve Alevi Öğretisinin Birleştirici Gücü

“Hakikatin ikinci makamı, yetmiş iki milleti ayıplamamaktır.”
-Hace Bektaş Veli, Makalat

İnsan doğduğu yeri, ana dilini ve etnik kökenini kendisi seçmez. Bu nedenle doğuştan edinilen hiçbir aidiyet, insana ahlaki üstünlük veya başkaları üzerinde ayrıcalık kazandıramaz. Bir insanı Türk, Kürt, Zaza, Arap, Arnavut ya da başka bir kökenden geldiği için daha değerli saymak, insanlık onuruna olduğu kadar Alevi öğretisinin “can” anlayışına da aykırıdır.

Aleviliğin etnik kökenciliğin ötesinde ne söylediğini tartışmak, insanların etnik kimliklerini, dillerini ve tarihsel hafızalarını reddetmek anlamına gelmez. Etnisite toplumsal bir gerçekliktir. Sorgulanması gereken, etnik kökenin insan değerini ve Aleviliğe aidiyeti belirleyen üstün bir ölçüye dönüştürülmesidir.

Bu çalışmada “etnik kökencilik” kavramı, doğuştan gelen bir aidiyetten ahlaki üstünlük, siyasal ayrıcalık ve temsil hakkı üretilmesini anlatmaktadır. Etnik kimlik insanın toplumsal kökenini açıklar. Etnik kökencilik ise aynı kökten geleni daha yakın, güvenilir ve kıymetli; farklı kökenden geleni daha uzak ve ikincil sayan bir değer sıralaması kurar. Bu anlayış, Aleviliğin insanı “can”da eşitleyen ahlaki ve inançsal alanıyla bağdaşmaz.

Yetmiş iki milleti ayıplamamak

Hace Bektaş Veli’nin Makalat’ında, sadeleştirilmiş biçimiyle “Hakikatin ikinci makamı, yetmiş iki milleti ayıplamamaktır” denilmektedir. Bu ilke, edilgen bir hoşgörü çağrısının çok ötesindedir. İnsanları kökenleri, inançları ve toplumsal aidiyetleri üzerinden küçümsemeyi; hakikati belirli bir soyun, halkın veya topluluğun ayrıcalığı saymayı reddeden ahlaki bir hükümdür.

Sözün kullanıldığı tarihsel dönemde “millet” kavramı bugünkü ulus tanımıyla sınırlı değildi. Farklı inanç topluluklarını, insan gruplarını ve toplumun çoğul yapısını kapsayan daha geniş bir anlam taşıyordu. Günümüzde bu ilke, insanları etnik kökenlerine göre sınıflandıran ve aralarında değer farkı kuran her anlayışa yöneltilmiş temel bir itiraz olarak okunmalıdır.

Yetmiş iki milleti ayıplamamak, kimlikleri ortadan kaldırmak veya herkesi aynılaştırmak anlamına gelmez. İnsanların farklılıklarıyla eşit değere sahip olduğunu kabul etmek, hiçbir kökeni hakikatin sahibi ilan etmemektir. Yol, kimlikleri silmez; etnik üstünlük iddialarını reddederek insanı “can”da eşitler.

Farklı kökenler, ortak Yol

Alevilik tarih boyunca tek bir etnik topluluğun içinde yaşamamıştır. Anadolu’da Türkçe, Kürtçe ve Zazaca konuşan Aleviler; Tahtacı, Abdal ve Alevi Çepni toplulukları; farklı ocaklara ve yörelere bağlı çevreler bulunmaktadır. Her topluluk kendi dili, hafızası ve yaşanmışlıklarıyla Yol’a katılmıştır.

Türk Alevisi , Kürt Alevisi veya Zaza Alevisi” tanımları, bir insanın kesişen kimliklerini ve özgün tarihsel deneyimini açıklamak amacıyla kullanıldığında sosyolojik bir anlam taşır. Kürt ve Zaza Alevilerin hem etnik hem inançsal kimlikleri nedeniyle karşılaştıkları çok katmanlı baskıları görmezden gelmek adaletli olmaz. Bununla birlikte hiçbir etnik kimlik, Aleviliği kendi siyasal sınırları içinde tanımlama ve Yol’un tamamı adına konuşma ayrıcalığına sahip değildir.

Tahtacı, Abdal, Çepni ve ocak temelli toplulukların kültürel özellikleri de aynı dikkatle ele alınmalıdır. Bu farklılıklar, ayrı ve birbirine rakip Alevilikler kurmanın gerekçesine dönüştürülemez. Oxford Din Araştırmaları Ansiklopedisi, Aleviliğin tarih boyunca bütünüyle tek biçimli olmadığını; Alevi ortak adının Bektaşi, Tahtacı ve Abdal topluluklarını da kapsadığını belirtmektedir. (Oxford Research Encyclopedia of Religion)

Balkanlardaki Bektaşi toplulukları da öğretinin tek bir etnik kökene indirgenemeyeceğini gösterir. Arnavutluk, Kosova ve Kuzey Makedonya’daki Arnavutça konuşan Bektaşiler, Yol’un farklı bir dil ve tarihsel çevre içinde yaşayabildiğinin örnekleridir. Bektaşiliği yalnızca Türk etnik kimliğine bağlamak, Balkanlardaki tarihsel varlığı görünmez kılar. Onu bütünüyle Arnavut milliyetçiliğinin inançsal parçası saymak da aynı kökenci yaklaşımı başka yönden yeniden üretir. (The Albanian Bektashi)

Arap Alevisi” adlandırması ise ayrı bir tarihsel ve inançsal gerçekliğe işaret eder. Türkiye’de kendisini Arap Alevisi olarak tanımlayan, akademik literatürde Nusayri veya Alavi adlarıyla da incelenen topluluklarla Anadolu ve Balkan Alevi-Bektaşi gelenekleri arasında Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi üzerinden ortaklıklar bulunur. Buna karşılık tarihsel gelişim, inanç sistemi ve erkan bakımından önemli ayrımlar vardır. Bu toplulukları yalnızca ad benzerliği üzerinden aynı inançsal yapının parçaları saymak bilimsel açıdan doğru değildir. Her topluluğun kendi tarihsel gerçekliği içinde tanınması, eşitlikçi yaklaşımın gereğidir. (Oxford Bibliographies)

Avrupa’daki Alevi diasporası ise Anadolu ve Balkanların farklı bölgelerinden gelen insanları ortak kurumsal alanlarda buluşturmuştur. Farklı dilleri konuşan ve farklı ülkelerden gelen canların aynı cemevlerinde bir araya gelmesi, ortaklığın etnik kökenden önce Yol üzerinden kurulabildiğini göstermektedir. Bu deneyim, kimliklerin korunması ile ortak bir Alevi iradesinin oluşturulmasının birbirine karşıt olmadığını da ortaya koymaktadır.

 

Etnisite ve siyasal mühendislik

Etnisite kendi başına siyasal mühendislik değildir. Siyasal iktidarlar ve örgütlü güçler, etnik aidiyetleri toplumları sınıflandırmak, birbirinden ayırmak, yönlendirmek ve siyasal bağlılık üretmek amacıyla kullandığında etnisite siyasal mühendisliğin çalışma alanına girer.

Aleviliğin etnikleştirilmesi bu bakımdan yalnızca bir adlandırma tartışması sayılamaz. Mesele aynı zamanda “Aleviliği kim tanımlayacak, kim temsil edecek, kurumları kim yönetecek ve Aleviler adına kim konuşacak?” sorularını kapsar. Etnik aidiyet temsil üstünlüğünün dayanağı haline geldiğinde, kültürel kimlik siyasal bir iktidar aracına dönüşür.

Türk milliyetçiliğinin Aleviliği “öz Türk inancı” olarak sunması, Kürt ve Zaza Alevilerin tarihsel varlığını görünmezleştiren bir asimilasyon siyaseti üretmiştir. Devletin kurumsal gücüyle yürütülen bu siyaset ile inkar edilen toplulukların kimliklerini savunması aynı düzeyde ele alınamaz. Aralarında belirgin bir iktidar ve güç farkı vardır.

Bununla beraber haklı bir kimlik savunusu, Aleviliği başka bir etnik siyasetin alt başlığı haline getirdiğinde yeni bir daralma ortaya çıkar. Devlet eliyle veya muhalif bir siyasal hareket üzerinden kurulması temel sonucu değiştirmez. Alevilik etnik bir projenin aracına dönüştüğünde Yol’un bağımsızlığı zedelenir.

Markus Dressler’in çalışmaları, Aleviliğin modern dönemde milliyetçi ve din merkezli sınıflandırmalar içinde yeniden tanımlandığını göstermektedir. Aleviliğin belirli bir ulusun “öz inancı” sayılması, bilimsel bir açıklamadan çok siyasal bir sahiplenme biçimidir. (Oxford University Press)

İnsan değeri soyla ölçülemez

Etnik kökencilik, doğuştan gelen aidiyetlerden üstünlük ve temsil hakkı üretir. Alevi öğretisi ise hiçbir insanın soyundan, dilinden veya kökeninden dolayı diğerinden daha kıymetli sayılamayacağını bildirir.

İnsanın değeri kökeniyle ölçülemez. Alevi öğretisi açısından ahlaki ölçü; ikrar, emek, rızalık ve haksızlık karşısındaki tutumdur. Aynı etnik kökten gelmek, insana Yol içinde daha fazla söz hakkı veya manevi üstünlük kazandırmaz. Farklı bir ana diline, bölgeye veya kültürel geçmişe sahip olmak da hiç kimsenin değerini azaltmaz.

Bir cemevinde, vakıfta veya federasyonda yöneticilerin bilgi, emek, ahlaki güven ve toplumsal sorumluluk yerine etnik ya da bölgesel dengelerle belirlenmesi rızalık anlayışıyla bağdaşmaz. Bir canı konuştuğu dile veya geldiği bölgeye göre değerlendirmek, “can” kavramının eşitlikçi anlamını ortadan kaldırır.

Etnik kökenciliğin bir başka sonucu, acıların ve adalet taleplerinin kimliklere göre ayrılmasıdır. Yalnızca kendi halkının acısını gören, başka bir topluluğun uğradığı haksızlığı önemsiz sayan bir vicdan evrensel adalet üretemez. Alevi ahlakı, mazlumun önce kimliğine bakıp ardından karar veren seçici bir dayanışmaya indirgenemez.

Kendi kökenini başkalarından üstün tutan kişi, Alevilik adına konuşsa bile Yol’un eşitlik anlayışından uzaklaşır. Aleviliği etnik üstünlük üretmek amacıyla kullanmak, öğretinin dili ile özünü birbirine yabancılaştırır.

Birleştirici olan Alevi öğretisidir

Alevileri bir arada tutacak temel, etnik kimlikler arasında kurulacak geçici dengeler veya siyasal pazarlıklar olamaz. Birleştirici olan Alevi öğretisinin kendisidir.

Bu öğreti insanı soyuna, diline veya doğduğu bölgeye göre sınıflandırmaz; “can” kavramında eşitler. Rızalığı, ikrarı, paylaşmayı, dayanışmayı, sorgulamayı ve haksızlık karşısında susmamayı ortak sorumluluğun temeli sayar. Cem, semah, deyiş, gülbenk, musahiplik, ocak ve erkan bu inançsal ve toplumsal birikimin taşıyıcılarıdır.

Alevilik etnik sahiplenmeden çıkarıldığında yalnızca soyut bir insan sevgisi kalmaz. İnanç, erkan ve tarihsel hafıza varlığını korur. Hakikat arayışı, rızalık ahlakı, paylaşma kültürü ve adalet sorumluluğu daha görünür olur.

Aleviliği yalnızca laiklik, insan hakları veya genel bir hümanizm anlayışına indirgemek de eksik kalır. Aleviliğin seküler, toplumcu ve eşitlikçi bir kamusal yönü bulunmakla birlikte kendine özgü inançsal kavramları, erkanı ve anlam dünyası vardır. Laiklik, eşit yurttaşlık, kadın-erkek eşitliği, insan hakları ve toplumsal adalet bu öğretinin çağdaş kamusal hayattaki karşılıklarıdır.

Aleviliğin İslam içindeki yeri konusunda farklı yorumlar bulunmaktadır. Bu tartışmanın ölçüsünü etnik kökenler, devlet kurumları veya siyasal hareketler değil; Yol’un kendi kavramları ve Alevilerin rızalığa dayanan ortak iradesi belirlemelidir.

Rızalık Temelli Alevi Kamusallığı

Bu tartışmaya “Rızalık Temelli Alevi Kamusallığı” kavramıyla yeni bir örgütlenme ve temsil anlayışı kazandırılabilir. Kavram, Alevilerin ortak alanının soy, etnik köken, bölge, aşiret veya kurumsal makam üzerinden değil; rızalık, eşit katılım, ortak sorumluluk, şeffaflık ve hesap verebilirlik üzerinden kurulmasını ifade eder.

Her insan dilini, kültürünü ve tarihsel aidiyetini özgürce yaşayabilir. Hiçbir etnik veya siyasal kimlik kendisini Alevi öğretisinin üzerinde konumlandıramaz, Aleviliği kendi ihtiyaçlarına göre tanımlayamaz ve Yol’un tamamı adına tek başına konuşamaz.

Rızalık Temelli Alevi Kamusallığı, bütün Alevileri tek bir düşünceye veya kuruma bağlamayı hedeflemez. Farklı görüşleri korurken ortak yaşamsal konularda birlikte davranabilme yeteneği kazandırır. Meşruiyet soydan, etnik kökenden, bölgeden veya tarihsel unvandan değil; rızalıktan, demokratik katılımdan ve topluma karşı üstlenilen sorumluluktan doğar.

Geriye ne kalır?

Etnik kimlik, insanın kim olduğunu anlatan unsurlardan biridir; Alevi öğretisinin ne olduğunu tek başına açıklayamaz. Türk, Kürt, Zaza, Arap veya Arnavut kimlikleri etnik, dilsel ve kültürel aidiyetleri ifade eder. Alevilik ise bunların üzerinde yeni bir etnik üstünlük kurmaz. Farklı kökenlerden gelen insanları rızalıkta, ikrarda, eşitlikte ve adalet arayışında buluşturan ortak bir Yol açar.

Aleviliğin etnik köken üzerinden tanımlanması, öğretinin felsefi, ahlaki ve inançsal bütünlüğüyle bağdaşmaz. Soyun belirleyici olduğu yerde “can”da eşitlik; etnik bağlılığın üstün tutulduğu yerde rızalık; bölgesel çıkarların öne geçtiği yerde ortak Yol zayıflar.

Alevilik etnisiteden arındırılamaz. Etnisite üzerinden yürütülen siyasal mühendislikten, etnik kökencilikten ve kimlik vesayetinden korunabilir. İnsanlar kendi kimlikleriyle yaşamaya devam ederken bu kimliklerin hiçbiri Yol’un sahibi veya belirleyicisi haline gelmemelidir.

Hace Bektaş Veli’nin “yetmiş iki milleti ayıplamamak” sözü, bu anlayışın tarihsel ve ahlaki temelidir. Alevileri birleştirecek olan etnik kimliklerin toplamı veya bunlar arasında kurulacak siyasal denge değildir. Birleştirici güç, insanı kökeninden önce “can” kabul eden Alevi öğretisidir.

Etnik vesayet aşıldığında geriye daha azı kalmaz. İnanç, erkan, tarihsel hafıza, rızalık, eşitlik, dayanışma ve hakikat arayışı kalır. En önemlisi, hiçbir insanın doğduğu kökenden dolayı diğerinden daha kıymetli olmadığını bildiren ve farklı kimlikleri ortak bir ahlaki sorumlulukta buluşturan Yol kalır.

Mahmut Kanber
Siyaset Bilimci – Araştırmacı – Yazar

 

  Bu yazı 3006 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Amed6411--813
    2Galatasaray6411--313
    3Beşiktaş6402--712
    4Kocaelispor6402--312
    5Alanyaspor6321--211
    6Fenerbahçe6312--1010
    7Trabzonspor6312--810
    8Kasımpaşa6240--210
    9Rizespor6312--110
    10Gaziantep FK6222--08
    11Çorum FK6213--17
    12Başakşehir6213---17
    13Gençlerbirliği S.K.6213---87
    14Erzurumspor FK6213---87
    15Konyaspor6114---44
    16Samsunspor6114---64
    17Göztepe6033---43
    18Eyüpspor6105---143
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    9 Ekim, CumaGalatasaray20:00Kasımpaşa
    10 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.13:30Amed
    10 Ekim, CumartesiAlanyaspor16:00Erzurumspor FK
    10 Ekim, CumartesiSamsunspor16:00Trabzonspor
    10 Ekim, CumartesiRizespor19:00Fenerbahçe
    11 Ekim, PazarKonyaspor13:30Başakşehir
    11 Ekim, PazarGaziantep FK16:00Çorum FK
    11 Ekim, PazarBeşiktaş19:00Kocaelispor
    12 Ekim, PazartesiEyüpspor20:00Göztepe
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor8611--1219
    2Bursaspor8611--919
    3Iğdır FK8512--516
    4Batman Petrolspor8512--216
    5Sarıyer8422--214
    6Keçiörengücü8341--713
    7Mardin 19698332--412
    8Antalyaspor8404--112
    9Fatih Karagümrük8332--112
    10Muğlaspor8251--111
    11Bandırmaspor8242--710
    12Pendikspor8242---310
    13Manisa F.K.8233--09
    14Bodrum FK8152--18
    15Sivasspor8152---28
    16Ümraniyespor8134---36
    17Esenler Erokspor8053---65
    18İstanbulspor8125---125
    19Vanspor FK8134---94
    20Boluspor8017---171
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    9 Ekim, CumaSivasspor17:00Pendikspor
    9 Ekim, CumaBodrum FK17:00Keçiörengücü
    9 Ekim, CumaÜmraniyespor20:00Sarıyer
    9 Ekim, CumaVanspor FK20:00Bandırmaspor
    10 Ekim, CumartesiBoluspor13:30Antalyaspor
    10 Ekim, CumartesiIğdır FK16:00Batman Petrolspor
    10 Ekim, CumartesiKayserispor19:00Manisa F.K.
    10 Ekim, Cumartesiİstanbulspor19:00Esenler Erokspor
    11 Ekim, PazarFatih Karagümrük16:00Muğlaspor
    11 Ekim, PazarBursaspor19:00Mardin 1969
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Elazığspor3300--99
    2Çorluspor 19473210--77
    3Muş Sport Klübü3210--67
    4Güzide Gebzespor3210--37
    5Aliağa FAŞ3201--06
    668 Aksaray Belediyespor3120--35
    7Şanlıurfaspor3120--15
    8Erbaaspor3111--04
    9Somaspor3111--04
    10İnegöl Kafkas Gençlik3111--04
    11Menemen FK3102---33
    12Ankaraspor3102---33
    13Sebat Gençlikspor3012---31
    14Isparta 32 Spor3012---31
    15Arnavutköy Belediyespor3003---60
    16Kastamonuspor3102---70
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    26 Eylül, CumartesiAnkaraspor15:30Somaspor
    26 Eylül, Cumartesiİnegöl Kafkas Gençlik16:00Kastamonuspor
    27 Eylül, PazarSebat Gençlikspor15:00Menemen FK
    27 Eylül, PazarHatayspor15:30Arnavutköy Belediyespor
    27 Eylül, PazarGüzide Gebzespor16:00Elazığspor
    27 Eylül, PazarÇorluspor 194716:00Isparta 32 Spor
    27 Eylül, PazarAdana Demirspor19:00Erbaaspor
    68 Aksaray BelediyesporAliağa FAŞ19:00Şanlıurfaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Bitlis Özgüzelderespor3300--79
    2Karaköprü Belediyespor3300--59
    3Yeşilyurt Belediyespor3300--49
    4Mazıdağı Fosfatspor3210--57
    5Talasgücü Belediyespor3210--27
    6Niğde Belediyesispor2200--46
    7Silifke Belediyespor3111--14
    8Adana Adaletgucu3102--23
    9Kırşehir Belediyespor2101--23
    10Osmaniyespor3102---13
    11Yeni Mersin Idmanyurdu3102---23
    12Yozgat Bld Bozokspor3102---53
    13Ağrı 19703012---21
    14Kırıkkale Büyük Anadolu3012---41
    15Diyarbekirspor3012---41
    16Karaman FK2002---60
    17Adanaspor3003---80
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    26 Eylül, CumartesiKaraköprü Belediyespor15:00Yozgat Bld Bozokspor
    26 Eylül, CumartesiMazıdağı Fosfatspor15:00Osmaniyespor
    27 Eylül, PazarKırşehir Belediyespor15:30Silifke Belediyespor
    27 Eylül, PazarKaraman FK15:30Ağrı 1970
    27 Eylül, PazarTalasgücü Belediyespor15:30Kırıkkale Büyük Anadolu
    27 Eylül, PazarAdana Adaletgucu15:30Yeni Malatyaspor
    27 Eylül, PazarYeşilyurt Belediyespor19:00Adanaspor
    27 Eylül, PazarYeni Mersin Idmanyurdu19:00Diyarbekirspor
    27 Eylül, PazarNiğde Belediyesispor19:00Bitlis Özgüzelderespor
    Son güncelleme: 21.09.2026 19:00:23