ALEVİLİK ETNİK KÖKENCİLİĞİN ÖTESİNDE NE SÖYLER?
Mahmut KANBEREtnik Kimlik, Siyasal Mühendislik ve Alevi Öğretisinin Birleştirici Gücü
“Hakikatin ikinci makamı, yetmiş iki milleti ayıplamamaktır.”
-Hace Bektaş Veli, Makalat
İnsan doğduğu yeri, ana dilini ve etnik kökenini kendisi seçmez. Bu nedenle doğuştan edinilen hiçbir aidiyet, insana ahlaki üstünlük veya başkaları üzerinde ayrıcalık kazandıramaz. Bir insanı Türk, Kürt, Zaza, Arap, Arnavut ya da başka bir kökenden geldiği için daha değerli saymak, insanlık onuruna olduğu kadar Alevi öğretisinin “can” anlayışına da aykırıdır.
Aleviliğin etnik kökenciliğin ötesinde ne söylediğini tartışmak, insanların etnik kimliklerini, dillerini ve tarihsel hafızalarını reddetmek anlamına gelmez. Etnisite toplumsal bir gerçekliktir. Sorgulanması gereken, etnik kökenin insan değerini ve Aleviliğe aidiyeti belirleyen üstün bir ölçüye dönüştürülmesidir.
Bu çalışmada “etnik kökencilik” kavramı, doğuştan gelen bir aidiyetten ahlaki üstünlük, siyasal ayrıcalık ve temsil hakkı üretilmesini anlatmaktadır. Etnik kimlik insanın toplumsal kökenini açıklar. Etnik kökencilik ise aynı kökten geleni daha yakın, güvenilir ve kıymetli; farklı kökenden geleni daha uzak ve ikincil sayan bir değer sıralaması kurar. Bu anlayış, Aleviliğin insanı “can”da eşitleyen ahlaki ve inançsal alanıyla bağdaşmaz.
Yetmiş iki milleti ayıplamamak
Hace Bektaş Veli’nin Makalat’ında, sadeleştirilmiş biçimiyle “Hakikatin ikinci makamı, yetmiş iki milleti ayıplamamaktır” denilmektedir. Bu ilke, edilgen bir hoşgörü çağrısının çok ötesindedir. İnsanları kökenleri, inançları ve toplumsal aidiyetleri üzerinden küçümsemeyi; hakikati belirli bir soyun, halkın veya topluluğun ayrıcalığı saymayı reddeden ahlaki bir hükümdür.
Sözün kullanıldığı tarihsel dönemde “millet” kavramı bugünkü ulus tanımıyla sınırlı değildi. Farklı inanç topluluklarını, insan gruplarını ve toplumun çoğul yapısını kapsayan daha geniş bir anlam taşıyordu. Günümüzde bu ilke, insanları etnik kökenlerine göre sınıflandıran ve aralarında değer farkı kuran her anlayışa yöneltilmiş temel bir itiraz olarak okunmalıdır.
Yetmiş iki milleti ayıplamamak, kimlikleri ortadan kaldırmak veya herkesi aynılaştırmak anlamına gelmez. İnsanların farklılıklarıyla eşit değere sahip olduğunu kabul etmek, hiçbir kökeni hakikatin sahibi ilan etmemektir. Yol, kimlikleri silmez; etnik üstünlük iddialarını reddederek insanı “can”da eşitler.
Farklı kökenler, ortak Yol
Alevilik tarih boyunca tek bir etnik topluluğun içinde yaşamamıştır. Anadolu’da Türkçe, Kürtçe ve Zazaca konuşan Aleviler; Tahtacı, Abdal ve Alevi Çepni toplulukları; farklı ocaklara ve yörelere bağlı çevreler bulunmaktadır. Her topluluk kendi dili, hafızası ve yaşanmışlıklarıyla Yol’a katılmıştır.
“Türk Alevisi , Kürt Alevisi veya Zaza Alevisi” tanımları, bir insanın kesişen kimliklerini ve özgün tarihsel deneyimini açıklamak amacıyla kullanıldığında sosyolojik bir anlam taşır. Kürt ve Zaza Alevilerin hem etnik hem inançsal kimlikleri nedeniyle karşılaştıkları çok katmanlı baskıları görmezden gelmek adaletli olmaz. Bununla birlikte hiçbir etnik kimlik, Aleviliği kendi siyasal sınırları içinde tanımlama ve Yol’un tamamı adına konuşma ayrıcalığına sahip değildir.
Tahtacı, Abdal, Çepni ve ocak temelli toplulukların kültürel özellikleri de aynı dikkatle ele alınmalıdır. Bu farklılıklar, ayrı ve birbirine rakip Alevilikler kurmanın gerekçesine dönüştürülemez. Oxford Din Araştırmaları Ansiklopedisi, Aleviliğin tarih boyunca bütünüyle tek biçimli olmadığını; Alevi ortak adının Bektaşi, Tahtacı ve Abdal topluluklarını da kapsadığını belirtmektedir. (Oxford Research Encyclopedia of Religion)
Balkanlardaki Bektaşi toplulukları da öğretinin tek bir etnik kökene indirgenemeyeceğini gösterir. Arnavutluk, Kosova ve Kuzey Makedonya’daki Arnavutça konuşan Bektaşiler, Yol’un farklı bir dil ve tarihsel çevre içinde yaşayabildiğinin örnekleridir. Bektaşiliği yalnızca Türk etnik kimliğine bağlamak, Balkanlardaki tarihsel varlığı görünmez kılar. Onu bütünüyle Arnavut milliyetçiliğinin inançsal parçası saymak da aynı kökenci yaklaşımı başka yönden yeniden üretir. (The Albanian Bektashi)
“Arap Alevisi” adlandırması ise ayrı bir tarihsel ve inançsal gerçekliğe işaret eder. Türkiye’de kendisini Arap Alevisi olarak tanımlayan, akademik literatürde Nusayri veya Alavi adlarıyla da incelenen topluluklarla Anadolu ve Balkan Alevi-Bektaşi gelenekleri arasında Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi üzerinden ortaklıklar bulunur. Buna karşılık tarihsel gelişim, inanç sistemi ve erkan bakımından önemli ayrımlar vardır. Bu toplulukları yalnızca ad benzerliği üzerinden aynı inançsal yapının parçaları saymak bilimsel açıdan doğru değildir. Her topluluğun kendi tarihsel gerçekliği içinde tanınması, eşitlikçi yaklaşımın gereğidir. (Oxford Bibliographies)
Avrupa’daki Alevi diasporası ise Anadolu ve Balkanların farklı bölgelerinden gelen insanları ortak kurumsal alanlarda buluşturmuştur. Farklı dilleri konuşan ve farklı ülkelerden gelen canların aynı cemevlerinde bir araya gelmesi, ortaklığın etnik kökenden önce Yol üzerinden kurulabildiğini göstermektedir. Bu deneyim, kimliklerin korunması ile ortak bir Alevi iradesinin oluşturulmasının birbirine karşıt olmadığını da ortaya koymaktadır.
Etnisite ve siyasal mühendislik
Etnisite kendi başına siyasal mühendislik değildir. Siyasal iktidarlar ve örgütlü güçler, etnik aidiyetleri toplumları sınıflandırmak, birbirinden ayırmak, yönlendirmek ve siyasal bağlılık üretmek amacıyla kullandığında etnisite siyasal mühendisliğin çalışma alanına girer.
Aleviliğin etnikleştirilmesi bu bakımdan yalnızca bir adlandırma tartışması sayılamaz. Mesele aynı zamanda “Aleviliği kim tanımlayacak, kim temsil edecek, kurumları kim yönetecek ve Aleviler adına kim konuşacak?” sorularını kapsar. Etnik aidiyet temsil üstünlüğünün dayanağı haline geldiğinde, kültürel kimlik siyasal bir iktidar aracına dönüşür.
Türk milliyetçiliğinin Aleviliği “öz Türk inancı” olarak sunması, Kürt ve Zaza Alevilerin tarihsel varlığını görünmezleştiren bir asimilasyon siyaseti üretmiştir. Devletin kurumsal gücüyle yürütülen bu siyaset ile inkar edilen toplulukların kimliklerini savunması aynı düzeyde ele alınamaz. Aralarında belirgin bir iktidar ve güç farkı vardır.
Bununla beraber haklı bir kimlik savunusu, Aleviliği başka bir etnik siyasetin alt başlığı haline getirdiğinde yeni bir daralma ortaya çıkar. Devlet eliyle veya muhalif bir siyasal hareket üzerinden kurulması temel sonucu değiştirmez. Alevilik etnik bir projenin aracına dönüştüğünde Yol’un bağımsızlığı zedelenir.
Markus Dressler’in çalışmaları, Aleviliğin modern dönemde milliyetçi ve din merkezli sınıflandırmalar içinde yeniden tanımlandığını göstermektedir. Aleviliğin belirli bir ulusun “öz inancı” sayılması, bilimsel bir açıklamadan çok siyasal bir sahiplenme biçimidir. (Oxford University Press)
İnsan değeri soyla ölçülemez
Etnik kökencilik, doğuştan gelen aidiyetlerden üstünlük ve temsil hakkı üretir. Alevi öğretisi ise hiçbir insanın soyundan, dilinden veya kökeninden dolayı diğerinden daha kıymetli sayılamayacağını bildirir.
İnsanın değeri kökeniyle ölçülemez. Alevi öğretisi açısından ahlaki ölçü; ikrar, emek, rızalık ve haksızlık karşısındaki tutumdur. Aynı etnik kökten gelmek, insana Yol içinde daha fazla söz hakkı veya manevi üstünlük kazandırmaz. Farklı bir ana diline, bölgeye veya kültürel geçmişe sahip olmak da hiç kimsenin değerini azaltmaz.
Bir cemevinde, vakıfta veya federasyonda yöneticilerin bilgi, emek, ahlaki güven ve toplumsal sorumluluk yerine etnik ya da bölgesel dengelerle belirlenmesi rızalık anlayışıyla bağdaşmaz. Bir canı konuştuğu dile veya geldiği bölgeye göre değerlendirmek, “can” kavramının eşitlikçi anlamını ortadan kaldırır.
Etnik kökenciliğin bir başka sonucu, acıların ve adalet taleplerinin kimliklere göre ayrılmasıdır. Yalnızca kendi halkının acısını gören, başka bir topluluğun uğradığı haksızlığı önemsiz sayan bir vicdan evrensel adalet üretemez. Alevi ahlakı, mazlumun önce kimliğine bakıp ardından karar veren seçici bir dayanışmaya indirgenemez.
Kendi kökenini başkalarından üstün tutan kişi, Alevilik adına konuşsa bile Yol’un eşitlik anlayışından uzaklaşır. Aleviliği etnik üstünlük üretmek amacıyla kullanmak, öğretinin dili ile özünü birbirine yabancılaştırır.
Birleştirici olan Alevi öğretisidir
Alevileri bir arada tutacak temel, etnik kimlikler arasında kurulacak geçici dengeler veya siyasal pazarlıklar olamaz. Birleştirici olan Alevi öğretisinin kendisidir.
Bu öğreti insanı soyuna, diline veya doğduğu bölgeye göre sınıflandırmaz; “can” kavramında eşitler. Rızalığı, ikrarı, paylaşmayı, dayanışmayı, sorgulamayı ve haksızlık karşısında susmamayı ortak sorumluluğun temeli sayar. Cem, semah, deyiş, gülbenk, musahiplik, ocak ve erkan bu inançsal ve toplumsal birikimin taşıyıcılarıdır.
Alevilik etnik sahiplenmeden çıkarıldığında yalnızca soyut bir insan sevgisi kalmaz. İnanç, erkan ve tarihsel hafıza varlığını korur. Hakikat arayışı, rızalık ahlakı, paylaşma kültürü ve adalet sorumluluğu daha görünür olur.
Aleviliği yalnızca laiklik, insan hakları veya genel bir hümanizm anlayışına indirgemek de eksik kalır. Aleviliğin seküler, toplumcu ve eşitlikçi bir kamusal yönü bulunmakla birlikte kendine özgü inançsal kavramları, erkanı ve anlam dünyası vardır. Laiklik, eşit yurttaşlık, kadın-erkek eşitliği, insan hakları ve toplumsal adalet bu öğretinin çağdaş kamusal hayattaki karşılıklarıdır.
Aleviliğin İslam içindeki yeri konusunda farklı yorumlar bulunmaktadır. Bu tartışmanın ölçüsünü etnik kökenler, devlet kurumları veya siyasal hareketler değil; Yol’un kendi kavramları ve Alevilerin rızalığa dayanan ortak iradesi belirlemelidir.
Rızalık Temelli Alevi Kamusallığı
Bu tartışmaya “Rızalık Temelli Alevi Kamusallığı” kavramıyla yeni bir örgütlenme ve temsil anlayışı kazandırılabilir. Kavram, Alevilerin ortak alanının soy, etnik köken, bölge, aşiret veya kurumsal makam üzerinden değil; rızalık, eşit katılım, ortak sorumluluk, şeffaflık ve hesap verebilirlik üzerinden kurulmasını ifade eder.
Her insan dilini, kültürünü ve tarihsel aidiyetini özgürce yaşayabilir. Hiçbir etnik veya siyasal kimlik kendisini Alevi öğretisinin üzerinde konumlandıramaz, Aleviliği kendi ihtiyaçlarına göre tanımlayamaz ve Yol’un tamamı adına tek başına konuşamaz.
Rızalık Temelli Alevi Kamusallığı, bütün Alevileri tek bir düşünceye veya kuruma bağlamayı hedeflemez. Farklı görüşleri korurken ortak yaşamsal konularda birlikte davranabilme yeteneği kazandırır. Meşruiyet soydan, etnik kökenden, bölgeden veya tarihsel unvandan değil; rızalıktan, demokratik katılımdan ve topluma karşı üstlenilen sorumluluktan doğar.
Geriye ne kalır?
Etnik kimlik, insanın kim olduğunu anlatan unsurlardan biridir; Alevi öğretisinin ne olduğunu tek başına açıklayamaz. Türk, Kürt, Zaza, Arap veya Arnavut kimlikleri etnik, dilsel ve kültürel aidiyetleri ifade eder. Alevilik ise bunların üzerinde yeni bir etnik üstünlük kurmaz. Farklı kökenlerden gelen insanları rızalıkta, ikrarda, eşitlikte ve adalet arayışında buluşturan ortak bir Yol açar.
Aleviliğin etnik köken üzerinden tanımlanması, öğretinin felsefi, ahlaki ve inançsal bütünlüğüyle bağdaşmaz. Soyun belirleyici olduğu yerde “can”da eşitlik; etnik bağlılığın üstün tutulduğu yerde rızalık; bölgesel çıkarların öne geçtiği yerde ortak Yol zayıflar.
Alevilik etnisiteden arındırılamaz. Etnisite üzerinden yürütülen siyasal mühendislikten, etnik kökencilikten ve kimlik vesayetinden korunabilir. İnsanlar kendi kimlikleriyle yaşamaya devam ederken bu kimliklerin hiçbiri Yol’un sahibi veya belirleyicisi haline gelmemelidir.
Hace Bektaş Veli’nin “yetmiş iki milleti ayıplamamak” sözü, bu anlayışın tarihsel ve ahlaki temelidir. Alevileri birleştirecek olan etnik kimliklerin toplamı veya bunlar arasında kurulacak siyasal denge değildir. Birleştirici güç, insanı kökeninden önce “can” kabul eden Alevi öğretisidir.
Etnik vesayet aşıldığında geriye daha azı kalmaz. İnanç, erkan, tarihsel hafıza, rızalık, eşitlik, dayanışma ve hakikat arayışı kalır. En önemlisi, hiçbir insanın doğduğu kökenden dolayı diğerinden daha kıymetli olmadığını bildiren ve farklı kimlikleri ortak bir ahlaki sorumlulukta buluşturan Yol kalır.
Mahmut Kanber
Siyaset Bilimci – Araştırmacı – Yazar
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- ALEVİLİK ETNİK KÖKENCİLİĞİN ÖTESİNDE NE SÖYLER?
- ALEVİLER DEMOKRASİYİ BUGÜN KEŞFETMEDİ
- BARIŞIN İÇİNİ DEMOKRASİYLE DOLDURMAK
- BARIŞIN ÖNÜNDEKİ ESKİMEYEN ZİHNİYET
- Göç Krizi Değil, Bölüşüm ve Sistem Krizi
- Türkiye’de Çözüm Süreci.
- MADIMAK’IN SINIRLARI AŞAN ADALET ARAYIŞI
- Türkiye'nin Jeopolitiği Değişmedi; Jeopolitiğin Türkiye'den Beklentileri Değişti (I)
- Cezasızlık: Hukuk Krizi, Rejim Sorunu ve Demokratik Yüzleşme
- Aleviliğin Genişleyen Coğrafyası
- Demokrasi Bir Teori Değil, Bir Kültürdür
- 2 Temmuz’u Anarken
BİZİ TAKİP EDİN
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLAR
PUAN DURUMU
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Amed | 6 | 4 | 1 | 1 | - | - | 8 | 13 |
| 2 | Galatasaray | 6 | 4 | 1 | 1 | - | - | 3 | 13 |
| 3 | Beşiktaş | 6 | 4 | 0 | 2 | - | - | 7 | 12 |
| 4 | Kocaelispor | 6 | 4 | 0 | 2 | - | - | 3 | 12 |
| 5 | Alanyaspor | 6 | 3 | 2 | 1 | - | - | 2 | 11 |
| 6 | Fenerbahçe | 6 | 3 | 1 | 2 | - | - | 10 | 10 |
| 7 | Trabzonspor | 6 | 3 | 1 | 2 | - | - | 8 | 10 |
| 8 | Kasımpaşa | 6 | 2 | 4 | 0 | - | - | 2 | 10 |
| 9 | Rizespor | 6 | 3 | 1 | 2 | - | - | 1 | 10 |
| 10 | Gaziantep FK | 6 | 2 | 2 | 2 | - | - | 0 | 8 |
| 11 | Çorum FK | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | 1 | 7 |
| 12 | Başakşehir | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | -1 | 7 |
| 13 | Gençlerbirliği S.K. | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | -8 | 7 |
| 14 | Erzurumspor FK | 6 | 2 | 1 | 3 | - | - | -8 | 7 |
| 15 | Konyaspor | 6 | 1 | 1 | 4 | - | - | -4 | 4 |
| 16 | Samsunspor | 6 | 1 | 1 | 4 | - | - | -6 | 4 |
| 17 | Göztepe | 6 | 0 | 3 | 3 | - | - | -4 | 3 |
| 18 | Eyüpspor | 6 | 1 | 0 | 5 | - | - | -14 | 3 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 9 Ekim, Cuma | Galatasaray | 20:00 | Kasımpaşa |
| 10 Ekim, Cumartesi | Gençlerbirliği S.K. | 13:30 | Amed |
| 10 Ekim, Cumartesi | Alanyaspor | 16:00 | Erzurumspor FK |
| 10 Ekim, Cumartesi | Samsunspor | 16:00 | Trabzonspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Rizespor | 19:00 | Fenerbahçe |
| 11 Ekim, Pazar | Konyaspor | 13:30 | Başakşehir |
| 11 Ekim, Pazar | Gaziantep FK | 16:00 | Çorum FK |
| 11 Ekim, Pazar | Beşiktaş | 19:00 | Kocaelispor |
| 12 Ekim, Pazartesi | Eyüpspor | 20:00 | Göztepe |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kayserispor | 8 | 6 | 1 | 1 | - | - | 12 | 19 |
| 2 | Bursaspor | 8 | 6 | 1 | 1 | - | - | 9 | 19 |
| 3 | Iğdır FK | 8 | 5 | 1 | 2 | - | - | 5 | 16 |
| 4 | Batman Petrolspor | 8 | 5 | 1 | 2 | - | - | 2 | 16 |
| 5 | Sarıyer | 8 | 4 | 2 | 2 | - | - | 2 | 14 |
| 6 | Keçiörengücü | 8 | 3 | 4 | 1 | - | - | 7 | 13 |
| 7 | Mardin 1969 | 8 | 3 | 3 | 2 | - | - | 4 | 12 |
| 8 | Antalyaspor | 8 | 4 | 0 | 4 | - | - | 1 | 12 |
| 9 | Fatih Karagümrük | 8 | 3 | 3 | 2 | - | - | 1 | 12 |
| 10 | Muğlaspor | 8 | 2 | 5 | 1 | - | - | 1 | 11 |
| 11 | Bandırmaspor | 8 | 2 | 4 | 2 | - | - | 7 | 10 |
| 12 | Pendikspor | 8 | 2 | 4 | 2 | - | - | -3 | 10 |
| 13 | Manisa F.K. | 8 | 2 | 3 | 3 | - | - | 0 | 9 |
| 14 | Bodrum FK | 8 | 1 | 5 | 2 | - | - | 1 | 8 |
| 15 | Sivasspor | 8 | 1 | 5 | 2 | - | - | -2 | 8 |
| 16 | Ümraniyespor | 8 | 1 | 3 | 4 | - | - | -3 | 6 |
| 17 | Esenler Erokspor | 8 | 0 | 5 | 3 | - | - | -6 | 5 |
| 18 | İstanbulspor | 8 | 1 | 2 | 5 | - | - | -12 | 5 |
| 19 | Vanspor FK | 8 | 1 | 3 | 4 | - | - | -9 | 4 |
| 20 | Boluspor | 8 | 0 | 1 | 7 | - | - | -17 | 1 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 9 Ekim, Cuma | Sivasspor | 17:00 | Pendikspor |
| 9 Ekim, Cuma | Bodrum FK | 17:00 | Keçiörengücü |
| 9 Ekim, Cuma | Ümraniyespor | 20:00 | Sarıyer |
| 9 Ekim, Cuma | Vanspor FK | 20:00 | Bandırmaspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Boluspor | 13:30 | Antalyaspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Iğdır FK | 16:00 | Batman Petrolspor |
| 10 Ekim, Cumartesi | Kayserispor | 19:00 | Manisa F.K. |
| 10 Ekim, Cumartesi | İstanbulspor | 19:00 | Esenler Erokspor |
| 11 Ekim, Pazar | Fatih Karagümrük | 16:00 | Muğlaspor |
| 11 Ekim, Pazar | Bursaspor | 19:00 | Mardin 1969 |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Elazığspor | 3 | 3 | 0 | 0 | - | - | 9 | 9 |
| 2 | Çorluspor 1947 | 3 | 2 | 1 | 0 | - | - | 7 | 7 |
| 3 | Muş Sport Klübü | 3 | 2 | 1 | 0 | - | - | 6 | 7 |
| 4 | Güzide Gebzespor | 3 | 2 | 1 | 0 | - | - | 3 | 7 |
| 5 | Aliağa FAŞ | 3 | 2 | 0 | 1 | - | - | 0 | 6 |
| 6 | 68 Aksaray Belediyespor | 3 | 1 | 2 | 0 | - | - | 3 | 5 |
| 7 | Şanlıurfaspor | 3 | 1 | 2 | 0 | - | - | 1 | 5 |
| 8 | Erbaaspor | 3 | 1 | 1 | 1 | - | - | 0 | 4 |
| 9 | Somaspor | 3 | 1 | 1 | 1 | - | - | 0 | 4 |
| 10 | İnegöl Kafkas Gençlik | 3 | 1 | 1 | 1 | - | - | 0 | 4 |
| 11 | Menemen FK | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | -3 | 3 |
| 12 | Ankaraspor | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | -3 | 3 |
| 13 | Sebat Gençlikspor | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -3 | 1 |
| 14 | Isparta 32 Spor | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -3 | 1 |
| 15 | Arnavutköy Belediyespor | 3 | 0 | 0 | 3 | - | - | -6 | 0 |
| 16 | Kastamonuspor | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | -7 | 0 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 26 Eylül, Cumartesi | Ankaraspor | 15:30 | Somaspor |
| 26 Eylül, Cumartesi | İnegöl Kafkas Gençlik | 16:00 | Kastamonuspor |
| 27 Eylül, Pazar | Sebat Gençlikspor | 15:00 | Menemen FK |
| 27 Eylül, Pazar | Hatayspor | 15:30 | Arnavutköy Belediyespor |
| 27 Eylül, Pazar | Güzide Gebzespor | 16:00 | Elazığspor |
| 27 Eylül, Pazar | Çorluspor 1947 | 16:00 | Isparta 32 Spor |
| 27 Eylül, Pazar | Adana Demirspor | 19:00 | Erbaaspor |
| 68 Aksaray Belediyespor | Aliağa FAŞ | 19:00 | Şanlıurfaspor |
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bitlis Özgüzelderespor | 3 | 3 | 0 | 0 | - | - | 7 | 9 |
| 2 | Karaköprü Belediyespor | 3 | 3 | 0 | 0 | - | - | 5 | 9 |
| 3 | Yeşilyurt Belediyespor | 3 | 3 | 0 | 0 | - | - | 4 | 9 |
| 4 | Mazıdağı Fosfatspor | 3 | 2 | 1 | 0 | - | - | 5 | 7 |
| 5 | Talasgücü Belediyespor | 3 | 2 | 1 | 0 | - | - | 2 | 7 |
| 6 | Niğde Belediyesispor | 2 | 2 | 0 | 0 | - | - | 4 | 6 |
| 7 | Silifke Belediyespor | 3 | 1 | 1 | 1 | - | - | 1 | 4 |
| 8 | Adana Adaletgucu | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | 2 | 3 |
| 9 | Kırşehir Belediyespor | 2 | 1 | 0 | 1 | - | - | 2 | 3 |
| 10 | Osmaniyespor | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | -1 | 3 |
| 11 | Yeni Mersin Idmanyurdu | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | -2 | 3 |
| 12 | Yozgat Bld Bozokspor | 3 | 1 | 0 | 2 | - | - | -5 | 3 |
| 13 | Ağrı 1970 | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -2 | 1 |
| 14 | Kırıkkale Büyük Anadolu | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -4 | 1 |
| 15 | Diyarbekirspor | 3 | 0 | 1 | 2 | - | - | -4 | 1 |
| 16 | Karaman FK | 2 | 0 | 0 | 2 | - | - | -6 | 0 |
| 17 | Adanaspor | 3 | 0 | 0 | 3 | - | - | -8 | 0 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| 26 Eylül, Cumartesi | Karaköprü Belediyespor | 15:00 | Yozgat Bld Bozokspor |
| 26 Eylül, Cumartesi | Mazıdağı Fosfatspor | 15:00 | Osmaniyespor |
| 27 Eylül, Pazar | Kırşehir Belediyespor | 15:30 | Silifke Belediyespor |
| 27 Eylül, Pazar | Karaman FK | 15:30 | Ağrı 1970 |
| 27 Eylül, Pazar | Talasgücü Belediyespor | 15:30 | Kırıkkale Büyük Anadolu |
| 27 Eylül, Pazar | Adana Adaletgucu | 15:30 | Yeni Malatyaspor |
| 27 Eylül, Pazar | Yeşilyurt Belediyespor | 19:00 | Adanaspor |
| 27 Eylül, Pazar | Yeni Mersin Idmanyurdu | 19:00 | Diyarbekirspor |
| 27 Eylül, Pazar | Niğde Belediyesispor | 19:00 | Bitlis Özgüzelderespor |















