Alevi Siyasal Aklı, Demokratik Özneleşme ve İnanç Mekanlarının Siyasallaşması
Mahmut KANBERİnanç Mekanları, Rızalık ve Demokratik Temsil Üzerine
Türkiye'de Aleviler uzun yıllardır siyasal hayatın önemli aktörlerinden biri olmasına rağmen, Alevi toplumunun kendi öğretisinden beslenen ortak ve kurumsal bir siyasal akıl üretebildiğini söylemek güçtür. Cumhuriyet tarihi boyunca Aleviler siyasette, sendikalarda, meslek örgütlerinde, akademide, yerel yönetimlerde ve sivil toplumun birçok alanında önemli görevler üstlenmiş; laiklik, demokrasi, insan hakları ve eşit yurttaşlık mücadelesine güçlü katkılar sunmuştur. Buna rağmen bu tarihsel birikim, ortak ilkeler etrafında şekillenen, kendi yönünü tayin edebilen ve toplumsal meşruiyet üreten kurumsal bir siyasal düşünceye dönüşememiştir.
Kanaatimce bugün üzerinde durulması gereken temel mesele de budur.
Türkiye'de Aleviler çoğu zaman temsil sorunu üzerinden tartışılmaktadır. Hangi partiyi destekledikleri, hangi liderin yanında durdukları, hangi adayın arkasında yer aldıkları veya kamusal alanda ne kadar temsil edildikleri sürekli konuşulmaktadır. Oysa bunların tamamı sonuca ilişkindir.
Asıl tartışılması gereken konu ise sonucun kendisi değil, o sonucu üretecek siyasal aklın varlığıdır.
Siyasal akıl yalnızca seçim dönemlerinde ortaya çıkan siyasal tercihler değildir. Siyasal akıl; ilke üreten, yön tayin eden, ortak hedef belirleyen, toplumsal meşruiyet inşa eden ve uzun vadeli gelecek tasavvuru geliştiren kurumsal bir düşünce biçimidir. Temsil de ancak böyle bir aklın doğal sonucu olarak ortaya çıkar.
Bu nedenle Alevi toplumunun temel sorunu temsil edilmemek değildir. Asıl sorun, temsili üretecek ortak siyasal aklın henüz kurumsallaşamamış olmasıdır.
Kurumsallaşmış bir siyasal akıl bulunmadığında toplumlar kendi gündemlerini üretmekte zorlanırlar. Zamanla başkalarının belirlediği gündemlerin içerisinde konum almaya başlarlar. Gündem belirleyen değil, gündeme tepki veren yapılara dönüşürler. Böylece kendi hikayelerini yazan özne olmaktan uzaklaşır, başkalarının yazdığı siyasal senaryolar içerisinde kendilerine ayrılan rolü tartışan edilgen aktörlere dönüşürler.
Bugün Alevi toplumunun karşı karşıya bulunduğu tablo büyük ölçüde budur.
Türkiye'de siyasal kriz yaşandığında Aleviler konuşulmaktadır.
Bir siyasi partide lider değiştiğinde Aleviler konuşulmaktadır.
Bir seçim süreci başladığında Aleviler konuşulmaktadır.
Bir aday tartışıldığında yine Aleviler konuşulmaktadır.
Buna karşılık aynı Aleviler, kendi siyasal ilkelerini, kendi temsil anlayışını, kendi gelecek perspektifini ve kendi demokratik modelini aynı yoğunlukta tartışamamaktadır.
Bu durum yalnızca siyasal temsil meselesi değildir. Aynı zamanda Alevi kurumlarının kamusal işlevini de doğrudan etkilemektedir.
Alevi örgütlenmesinin ve inanç kurumlarının temel görevi, herhangi bir siyasal partinin iç rekabetine taraf olmak değildir. Cem evleri, dergahlar ve Alevi kurumları, Alevi Siyasal Aklı'nın üretildiği, ortak aklın geliştirildiği, toplumsal rızanın olgunlaştırıldığı ve gelecek tasavvurunun inşa edildiği kurumsal merkezler olmalıdır. Böyle bir işlev yerine getirilemediğinde ise inanç kurumları, farkında olmadan günlük siyasal rekabetin etkisi altına girebilmekte ve kendi tarihsel misyonlarından uzaklaşabilmektedir.
Son dönemde kamuoyuna yansıyan bazı tartışmalar da bu açıdan değerlendirilmelidir. Kutsal kabul edilen bir inanç mekanında bir canın siyasal gerekçelerle “hain” olarak tanımlanması, yalnızca bireysel bir öfke veya talihsiz bir ifade olarak görülemez. Asıl üzerinde durulması gereken konu, Aleviliğin kutsal kabul ettiği mekanların hangi siyasal dilin üretildiği alanlara dönüşmeye başladığıdır.
Bu mesele herhangi bir kişiyi savunma veya herhangi bir kişiyi eleştirme meselesi değildir.
Mesele, Alevi öğretisinin kendi hakikat anlayışına ve kendi iç hukukuna sahip çıkma meselesidir.
Alevilik, hakikati ve hukuku dışarıdan alan bir inanç sistemi değildir. Hakikatin nasıl aranacağını, rızanın nasıl üretileceğini, toplumsal sorunların hangi usulle konuşulacağını, itirazın hangi ahlaki sınırlar içerisinde dile getirileceğini ve toplumsal barışın nasıl kurulacağını yüzyıllar boyunca kendi öğretisi içerisinde tanımlamıştır.
Bu tanımın en önemli kurumsal ifadesi cemdir.
Cemevi, yalnızca ibadet edilen bir mekan değildir.
Cem, hakikatin birlikte arandığı yerdir.
Cem, rızalığın üretildiği yerdir.
Cem, kişinin önce kendisini yargıladığı, ardından toplumla yüzleştiği ahlaki bir meclistir.
Cem, toplumsal vicdanın ortaklaştığı mekandır.
Bu nedenle cem, hiçbir zaman siyasal hesaplaşmaların yürütüldüğü bir mahkeme değildir.
Hiç kimse, hiçbir siyasal görüş adına, hiçbir canı Aleviliğin kutsal kabul ettiği bir mekanda yargılama hakkını kendinde göremez.
Hiç kimse, siyasal rekabetin diliyle hareket ederek başka bir canı mahküm etme yetkisini üstlenemez.
Çünkü Alevi öğretisinde hüküm veren siyasal öfke değildir.
Hüküm veren, rızalık arayışıdır.
Hüküm veren, hakikat arayışıdır.
Hüküm veren, vicdandır.
Tam da bu nedenle bugün yaşanan tartışmayı yalnızca kullanılan bir kelimeye indirgemek doğru değildir. Asıl tartışılması gereken, Alevi kurumlarının hangi toplumsal misyonu üstleneceği ve hangi siyasal dili üreteceğidir.
Eğer Alevi kurumları günlük siyasal kutuplaşmanın etkisi altında hareket etmeye başlarsa, zamanla kendi öğretisinin ürettiği ortak aklı değil, dışarıda üretilen siyasal rekabeti yeniden üreten yapılara dönüşme riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Böyle bir süreç, yalnızca kurumsal bir zayıflama değildir. Aynı zamanda Alevi toplumunun kendi siyasal öznesini inşa edemediğinin de göstergesidir.
Burada asıl eksik olan, ortak bir Alevi Siyasal Aklıdır.
Bu kavramla ifade etmeye çalıştığım asıl mesele, herhangi bir siyasi partiye yakınlık veya uzaklık değildir. Alevi Siyasal Aklı; Alevi öğretisinin insan anlayışından, rızalık ilkesinden, ortak akıl geleneğinden ve eşitlik fikrinden beslenen kurumsal bir demokratik düşünce biçimidir.
Bu akıl, günübirlik siyasal tartışmaların ötesine geçebilen; ilke üreten, toplumsal hedef belirleyen ve demokratik temsil anlayışını kendi değerleri üzerinden inşa edebilen ortak bir iradeyi ifade etmektedir.
Bugün eksik olan da tam olarak budur.
Aleviler uzun yıllardır siyasal hayatın içerisindedir.
Ancak Alevi öğretisinin ürettiği değerleri çağdaş demokratik temsil anlayışına dönüştüren ortak bir siyasal perspektif henüz yeterince kurumsallaşamamıştır.
Bu nedenle Aleviler çoğu zaman kendi gündemlerini belirleyen bir toplumsal özne olarak değil, başkalarının gündemleri içerisinde kendisine yer açmaya çalışan bir toplumsal kesim olarak görünmektedir.
Oysa Alevi öğretisinin özü buna işaret etmemektedir.
Alevilik, tarih boyunca insana kendi hakikatini aramayı öğretmiştir;İnsanı merkeze koymuştur.
Rızayı meşruiyetin temeli kabul etmiş; Hiçbir otoriteyi mutlaklaştırmamış, hiçbir kimliği sorgulanamaz görmemiştir.
Yol, aklı ve vicdanı birlikte işletmeyi esas almıştır.
Böylesine güçlü bir düşünsel mirasa sahip olan bir toplumun, kendi siyasal aklını başkalarının ürettiği tartışmaların gölgesinde bırakması, üzerinde düşünülmesi gereken tarihsel bir çelişkidir.
Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Alevi toplumunun önündeki temel görev de tam burada başlamaktadır.
Bu görev, herhangi bir siyasal partinin doğal destekçisi olmak değildir; Her seçim döneminde yeniden konum belirlemek de değildir.
Asıl görev; öğretisinin ürettiği değerlerden hareketle kendi demokratik temsil anlayışını geliştirmek, kendi siyasal kavramlarını üretmek ve kendi sözünü doğrudan kendisi kurmaktır.
Bu hak, hiç kimsenin lütfu değildir.
Bu hak, eşit yurttaşlığın doğal sonucudur.
Anayasal güvence altındaki örgütlenme, düşünce üretme ve siyasal temsil hakkının kullanılmasından başka bir şey değildir.
Türkiye'de olduğu kadar diasporada da Alevi örgütlenmesinin önündeki tarihsel sorumluluk bulunmaktadır.
Diasporanın görevi yalnızca kültürel kimliği korumak değildir.
Türkiye'deki örgütlenmenin görevi de yalnızca güncel siyasal gelişmelere tepki vermek değildir.
Her iki alanın ortak sorumluluğu, Alevi öğretisinin tarihsel birikimini çağdaş demokratik yönetişim anlayışıyla buluşturan ortak bir siyasal perspektif geliştirebilmektir.
Kanaatimce Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Alevi toplumunun önündeki en önemli soru artık bu olmalıdır.
Başkalarının siyasal mücadelelerinde kendisine biçilen rolleri mi tartışacaktır?
Kendi öğretisinin ürettiği hakikat, rızalık, ortak akıl ve insan merkezli etik anlayıştan hareketle kendi siyasal aklını mı kuracaktır?
Bu soruya verilecek cevap yalnızca Alevi toplumunun geleceğini belirlemeyecektir.
Aynı zamanda Türkiye'nin demokratikleşme sürecine, çoğulcu siyasal kültürüne ve eşit yurttaşlık anlayışına yapılacak en güçlü katkılardan birini de şekillendirecektir.
İşte bu nedenle Alevi Siyasal Aklı, bir siyasi tercih önerisi değildir. Bir parti modeli değildir. Bir lider arayışı değildir. Herhangi bir siyasal yapının yerine geçme iddiası da taşımamaktadır. Alevi Siyasal Aklı; öğretinin kendi iç dinamiklerinden doğan, rızayı meşruiyetin temeli kabul eden, ortak aklı esas alan ve Alevi toplumunu başkalarının siyasal gündemlerinin nesnesi olmaktan çıkarıp kendi tarihinin ve geleceğinin öznesi haline getirmeyi amaçlayan, çağdaş demokratik temsil anlayışına yönelik kuramsal bir çerçevedir.
Bir parti modeli değildir; Bir lider arayışı değildir.
Alevi Siyasal Aklı; öğretinin kendi iç dinamiklerinden doğan, rızayı meşruiyetin temeli kabul eden, ortak aklı esas alan ve Alevi toplumunu başkalarının siyasal gündemlerinin nesnesi olmaktan çıkarıp kendi tarihinin ve geleceğinin öznesi haline getirmeyi amaçlayan demokratik bir siyasal düşünce çağrısıdır.
Mahmut Kanber
Siyaset Bilimci | Araştırmacı | Yazar
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Alevilerin Kendi Sözünü Kurma Meselesi
- Güç Yoğunlaşması, Rejim Dönüşümü ve Eşit Yurttaşlık.
- Rıza Şehri Ütopyasından Modern Sosyal Politikaya: Çorum Yaşlı Bakımevi Örneği
- Aleviler Türkiye Siyasetinde Belirleyici mi Olmak İstiyor, Destekçi mi?
- Türkiye’de Muhalefetin Makulleştirilmesi ve CHP Üzerinden Yeni Siyasal Dizayn
- Yolun Öğretisiyle Uyumlu Örgütlenme:
- Krizdeki İnsanlık ve Kadim Bir Liman: Neden Şimdi Bir Toplum Sözleşmesi?
- Önce Dünyalı Olmak, Eşit Başlangıç; Alevilikte Yolun Aydınlık Yüzü
- Aleviler Açısından Rejim Dönüşümü:
- Teopolitik Çatışmalarda Zorunlu Taraflaşma
- Orta Doğu’da Teopolitik Gerçeklik, Mezhepsel Ayrışma ve Küresel Müdahale
- 2007&2013; Güç Yoğunlaşması Sürecinde Alevilerin Eşit Yurttaşlık, İnanç Özgünlüğü ve Diaspora Dinamikleri
BİZİ TAKİP EDİN
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLAR
PUAN DURUMU
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Galatasaray | 1 | 34 | 24 | 5 | - | - | 5 | 47 |
| 2 | Fenerbahçe | 2 | 34 | 21 | 11 | - | - | 2 | 40 |
| 3 | Trabzonspor | 3 | 34 | 20 | 9 | - | - | 5 | 22 |
| 4 | Beşiktaş | 4 | 34 | 17 | 9 | - | - | 8 | 19 |
| 5 | Başakşehir | 5 | 34 | 16 | 9 | - | - | 9 | 23 |
| 6 | Göztepe | 6 | 34 | 14 | 13 | - | - | 7 | 10 |
| 7 | Samsunspor | 7 | 34 | 13 | 12 | - | - | 9 | 1 |
| 8 | Rizespor | 8 | 34 | 10 | 11 | - | - | 13 | -6 |
| 9 | Konyaspor | 9 | 34 | 10 | 10 | - | - | 14 | -7 |
| 10 | Kocaelispor | 10 | 34 | 9 | 10 | - | - | 15 | -12 |
| 11 | Alanyaspor | 11 | 34 | 7 | 16 | - | - | 11 | 0 |
| 12 | Gaziantep FK | 12 | 34 | 9 | 10 | - | - | 15 | -15 |
| 13 | Kasımpaşa | 13 | 34 | 8 | 11 | - | - | 15 | -16 |
| 14 | Gençlerbirliği S.K. | 14 | 34 | 9 | 7 | - | - | 18 | -11 |
| 15 | Eyüpspor | 15 | 34 | 8 | 9 | - | - | 17 | -15 |
| 16 | Antalyaspor | 16 | 34 | 8 | 8 | - | - | 18 | -22 |
| 17 | Kayserispor | 17 | 34 | 6 | 12 | - | - | 16 | -35 |
| 18 | Fatih Karagümrük | 18 | 34 | 8 | 6 | - | - | 20 | -23 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı. | |||
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Erzurumspor FK | 1 | 38 | 23 | 12 | - | - | 3 | 55 |
| 2 | Amed | 2 | 38 | 21 | 11 | - | - | 6 | 39 |
| 3 | Esenler Erokspor | 3 | 38 | 21 | 11 | - | - | 6 | 46 |
| 4 | Çorum FK | 4 | 38 | 21 | 8 | - | - | 9 | 24 |
| 5 | Bodrum FK | 5 | 38 | 18 | 10 | - | - | 10 | 32 |
| 6 | Pendikspor | 6 | 38 | 16 | 15 | - | - | 7 | 25 |
| 7 | Keçiörengücü | 7 | 38 | 16 | 12 | - | - | 10 | 30 |
| 8 | Bandırmaspor | 8 | 38 | 16 | 12 | - | - | 10 | 13 |
| 9 | Manisa F.K. | 9 | 38 | 16 | 7 | - | - | 15 | 1 |
| 10 | Sivasspor | 10 | 38 | 14 | 11 | - | - | 13 | 4 |
| 11 | İstanbulspor | 11 | 38 | 13 | 13 | - | - | 12 | 2 |
| 12 | Sarıyer | 12 | 38 | 15 | 7 | - | - | 16 | 0 |
| 13 | Iğdır FK | 13 | 38 | 13 | 11 | - | - | 14 | -2 |
| 14 | Vanspor FK | 14 | 38 | 13 | 10 | - | - | 15 | 5 |
| 15 | Boluspor | 15 | 38 | 14 | 6 | - | - | 18 | 4 |
| 16 | Ümraniyespor | 16 | 38 | 13 | 7 | - | - | 18 | -4 |
| 17 | Serik Spor | 17 | 38 | 11 | 6 | - | - | 21 | -31 |
| 18 | Sakaryaspor | 18 | 38 | 8 | 10 | - | - | 20 | -27 |
| 19 | Hatayspor | 19 | 38 | 2 | 8 | - | - | 28 | -69 |
| 20 | Adana Demirspor | 20 | 38 | 1 | 3 | - | - | 34 | -147 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı. | |||
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Batman Petrolspor | 1 | 36 | 25 | 8 | - | - | 3 | 53 |
| 2 | Muğlaspor | 2 | 36 | 21 | 9 | - | - | 6 | 32 |
| 3 | Elazığspor | 3 | 36 | 21 | 6 | - | - | 9 | 45 |
| 4 | Adana 01 FK | 4 | 36 | 19 | 10 | - | - | 7 | 20 |
| 5 | Şanlıurfaspor | 5 | 36 | 19 | 8 | - | - | 9 | 20 |
| 6 | Ankaragücü | 6 | 36 | 18 | 9 | - | - | 9 | 11 |
| 7 | İnegölspor | 7 | 36 | 16 | 12 | - | - | 8 | 23 |
| 8 | İskenderunspor | 8 | 36 | 16 | 8 | - | - | 12 | 6 |
| 9 | Beyoğlu Yeni Çarşı | 9 | 36 | 13 | 15 | - | - | 8 | 10 |
| 10 | Ankaraspor | 10 | 36 | 13 | 13 | - | - | 10 | 10 |
| 11 | 24 Erzincanspor | 11 | 36 | 15 | 6 | - | - | 15 | 6 |
| 12 | Kastamonuspor | 12 | 36 | 11 | 9 | - | - | 16 | -12 |
| 13 | Karacabey Belediyespor | 13 | 36 | 11 | 8 | - | - | 17 | -9 |
| 14 | Altınordu | 14 | 36 | 8 | 11 | - | - | 17 | -26 |
| 15 | Erbaaspor | 15 | 36 | 10 | 7 | - | - | 19 | -21 |
| 16 | Beykoz Anadolu | 16 | 36 | 8 | 6 | - | - | 22 | -29 |
| 17 | Kepezspor | 17 | 36 | 5 | 8 | - | - | 23 | -45 |
| 18 | Karaman FK | 18 | 36 | 4 | 9 | - | - | 23 | -56 |
| 19 | Bucaspor 1928 | 19 | 36 | 4 | 8 | - | - | 24 | -38 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı. | |||
| # | Takım | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Sebat Gençlikspor | 1 | 30 | 20 | 7 | - | - | 3 | 33 |
| 2 | Yeni Orduspor | 2 | 30 | 18 | 4 | - | - | 8 | 38 |
| 3 | Yozgat Bld Bozokspor | 3 | 30 | 17 | 6 | - | - | 7 | 31 |
| 4 | Karadeniz Ereğli BSK | 4 | 30 | 16 | 9 | - | - | 5 | 15 |
| 5 | Fatsa Belediyespor | 5 | 30 | 15 | 4 | - | - | 11 | 8 |
| 6 | Zonguldak Kömürspor | 6 | 30 | 13 | 7 | - | - | 10 | 18 |
| 7 | Pazarspor | 7 | 30 | 11 | 10 | - | - | 9 | -2 |
| 8 | Karabük İdman Yurdu | 8 | 30 | 12 | 5 | - | - | 13 | -15 |
| 9 | Düzcespor | 9 | 30 | 11 | 7 | - | - | 12 | -6 |
| 10 | Tokat Bld Plevnespor | 10 | 30 | 10 | 6 | - | - | 14 | -7 |
| 11 | Orduspor 1967 | 11 | 30 | 9 | 7 | - | - | 14 | -16 |
| 12 | Amasyaspor 1968 | 12 | 30 | 9 | 6 | - | - | 15 | -12 |
| 13 | Artvin Hopaspor | 13 | 30 | 9 | 5 | - | - | 16 | -12 |
| 14 | 1926 Bulancak | 14 | 30 | 8 | 5 | - | - | 17 | -30 |
| 15 | Çayelispor | 15 | 30 | 5 | 9 | - | - | 16 | -21 |
| 16 | Giresunspor | 16 | 30 | 4 | 9 | - | - | 17 | -22 |
| Tarih | Ev Sahibi | Saat / Skor | Konuk Takım |
|---|---|---|---|
| Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı. | |||



















