Kazım BALABAN

GAFLET İLE CEHALET FARKI

Kazım BALABAN
  21-07-2020 13:42:00
23 yıllık hekimlik hayatımda sanırım en az yarım milyon insanı muayene etmiş, konuşmuş, dertlerini dinlemiş, acılarını dindirmeye çalışmışımdır. Hekimlik her ne kadar pozitif bilimler kategorisinde kabul edilse de bence aynı zamanda bir sosyal bilimdir.
Mesleki atalarımızın büyücüler, şifacılar, çoğu zamanda din adamları olduğunu düşünürsek aslında bunda şaşılacakta bir şey yoktur.
Hemen her sınıftan, zümreden veya sosyal kesimden geniş kitlelerle bağlar kurabilen bir mesleğin icracısı olmak, toplumu tanıma, anlama, onun dokusundaki, düşünce dünyasındaki değişimleri daha iyi gözlemleyebilme olanağını da kazandırır hekime.
.
Özellikle son 20 yıldır bir şeylerin iyiye gitmediğini, toplumsal dokumuzda, mayamızda bir şeylerin değiştiğini her gün daha fazla hissediyorum.
.
Örneğin hekimlik hayatımın ilk yıllarında daha saygılı, edepli ama genellikle hekimin mutlak otorite olduğu (ki bence doğru değildi) hekim-hasta ilişkisinin, hızla hastanın mutlak otorite olmaya çalıştığı (ki bence çok daha yanlış) başka bir biçime doğru evrildiğini gözlemliyorum. Bu elbette sadece hekim-hasta ilişkilerine özgü bir durum değil.
.
“Bilmiyorum” kelimesinin neredeyse dilimizde kalktığı, herkesin her konuda “fikir” sahibi olduğu, hastanın hekimden daha çok hekim, futbol seyircisinin hepsinin birer teknik direktör, sinema seyircisinin birer aktör, yediden yetmişe herkesin siyaset bilimci, “sallandıracaksın iki tanesini taksim meydanında bak bir daha oluyor mu?” tarzında müthiş çözüm önerileriyle herkesin sosyolog, cüppelisi, cüppesizi, sakallısı, sakalsızı, sarıklısı kravatlısı herkesin din adamı olduğu garip durumla karşı karşıyayız.
Günümüz iletişim teknolojilerinin yarattığı bilgiye erişim kolaylığının da bunda rolü olduğu elbette yadsınamaz. Ama ben problemin kaynağının farklı olduğu kanaatindeyim.
Ne olup bittiğini daha iyi anlamak için sanırım iki kavram üzerinde durmamız gerekiyor.
.
Cehalet ve Gaflet…
Cahil en genel anlamıyla bilmeyen demektir. Bir konu, bir nesne ya da bir durum hakkında bilginiz yoksa o konu, nesne, ya da durumun cahilisinizdir.
Gafil ise sözlüklerde;
- Aymaz,
- Çevresindeki gerçekleri göremeyen ya da sezemeyen,
- Geleceğini, ilerisini düşünmeyen ve önemsemeyen, anlamların da kullanılmakla beraber esas olarak “bilmediğini de bilmeyen” demektir.
Hatta bir adım daha götürürsek gafil “kendini bilmeyen” demektir.
Bu iki kavram üzerinde tanımlarının ötesine geçerek biraz daha durmanın faydalı olacağı inancındayım.
.
Cahil, bilmediğinin farkındadır. Bilmediğini kabul eder.
Bu kabul onu öğrenmeye yatkın kılabilir, en azından alime yani bilene hürmet etmeyi sağlayabilir.
Oysa gafil asla bilmediğini kabul etmez, dolayısıyla asla öğrenmeye yatkın değildir ve alime saygısı olmaz.
Cahil, hayret etme, şaşabilme kabiliyetini henüz yitirmeyendir.
Merak edebilir soru sorabilir, en azından eğitilebilme potansiyelini taşıyabilir.
Ama gafil asla hayret duygusunu yaşamaz, düşüncelerini sorgulamaz, hatalı olabileceğini kabul etmez, eğitime ihtiyacı duymaz.
Cahil, bilen(alim) karşısında eziktir, bilenin otoritesini kabul eder ve genellikle bu otoriteye pek de sorgulamadan boyun eğer.
Gafilin ise kendisi otoritedir. Başka otoriteden, hele de alimin otoritesinden nefret eder.
Cahil henüz realiteden kopuk değildir, gerçeği bilmese de sezgisel olarak gerçeğe yakındır yani gerçekle arasında köprü kurabilme kabiliyetini yitirmemiştir.
Gafil realiteden tamamen kopmuştur, kendi hayal dünyasında safsata ile örülmüş yüksek duvarların ardında yaşar, gerçeğe ulaşmak için gerekli tüm bağları reddeder.
.
Kısacası cahil uyanabilir olandır, gafili uyandıramazsınız.
Elbette her insanın her konuda bilgi sahibi olması ne mümkündür ne de gereklidir.
Hepimiz bir şeylerin bilgisine sahipken bir şeylerin de cahili olmaya devam edeceğiz.
Her zaman bilmediklerimiz bildiklerimizden fazla olacaktır.
Alim‘den kastımız her şeyi bilen, Cahil‘den kastımız hiçbir şey bilmeyen demek değildir.
Bu kavramlar arasındaki farklar daha etraflıca tartışılabilir ama bu yazıdaki derdimi anlatabilmek için bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorum.
.
Hekimin kapısından, önünü ilikleyerek, şapkasını utangaçça elinde büzüştürerek içeri giren ve bir hizmet değil de adeta lütuf bekleyen insandan, kapıyı tekmeleyerek giren ve hekimi onun tüm isteklerini (yasalara ya da etik değerlere uygun olsun olmasın) yerine getirmekle görevli bir hizmetkar gibi gören insana geçiş ne anlama gelmektedir?
Bu cehaletten gaflete geçiş değil de nedir?
.
Bu geçiş nasıl olmuştur?
Cehalet çok övülürse gaflete dönüşür.
Elbette ister tek tek bireylerin olsun, ister bir bütün olarak toplumların olsun, davranış değişiklikleri yaşadıkları ekonomik, sosyal, siyasal atmosferden bağımsız düşünülemez.
Halk dalkavukluğu; yönetenlerin iktidarlarını tehlikede gördükleri her dönem başvurdukları, kitlelerin en geri yanlarını okşama, en ilkel güdülerini harekete geçirme, deyim yerindeyse aşağılık komplekslerini içi boş bir özgüvenle doldurma çabasıdır diyebiliriz.
Halk dalkavukluğunun temelinde cehaletin övülmesi adeta bir fazilete dönüştürülmesi vardır.
Elbette tarihi yeni değildir. Kitlelerin adam yerine konmaya başlandığı kısmi demokrasilerden günümüze egemen gücün az veya çok hep kullandığı bir yöntem olmuştur.
Ama kuşkusuz zirvesine her zaman faşist ve totaliter rejimlerde ulaşmıştır.
.
Son yıllarda ülkemizde de bu popülist yaklaşımın siyasetin temel propaganda biçimi haline geldiğini görüyoruz.
Bizde halk dalkavukluğunun temel argümanı batı hayranlığı (batı karşısında duyulan aşağılık kompleksi) yerine batı düşmanlığının (batıdan daha üstün olduğumuz duygusu) ikame edilmesi oldu.
“Almanya bizi kıskanıyor” argümanı aslında her şeyi anlatmaktadır.
Hep başkalarına imrenerek, başkalarını kıskanarak yaşamış bir insanın artık kendisine imrenildiğini ve hatta kendisinin kıskanıldığını düşünmesinin yarattığı ruhsal tatmini bir düşünün.
Böyle bir tatminin yarattığı “gurur” şatolarında yaşayan insanların başlarını pencereden dışarıya uzatıp, sokağın çıplak gerçekliğini görmek isteyeceğini düşünebilirmiyiz?
.
Mesela ona Almanya’nın yıllık ihracatının, Türkiye’nin de içinde bulunduğu 57 müslüman ülkenin (1 milyar 600 milyon nüfus) toplam ihracatının iki katı olduğunu söyleseniz sizi duyar mı?
200 yıldır aşağılık kompleksinin çölünde kavrulmuş bu insanlar, gölgesine sığındıkları devasa binaların, köprülerin bedelini merak eder mi sanıyorsunuz?
.
Halk dalkavukluğunun bir başka davranış biçimi ise cehaletin ödüllendirilmesidir.
Örneğin hiçbir ekonomi ya da iktisat eğitimi almamış bir kişinin (bir güreşçinin) bir kamu bankasının yönetim kuruluna atanması sadece liyakat açısından tartışılırsa bence mesele çok da doğru anlaşılmış olmayacaktır.
İktidara yakın sayısız ekonomist vardır, isteseler pek ala yine kendi politikalarına hizmet eden alanında uzman birini de atayabilirlerdi.
Ama kitlelere verilmek istenen mesaj farklıdır.
Cehaletin ve sadakatin ödüllendirilmesi ve cesaretlendirilmesi hedeflenmektedir.
Bu tür ödüllendirilmeler, yoksul ve eğitimsiz insanlara iktidarda kendilerinin olduğu, ülkeyi kendilerinin yönettiği hissini vererek gaflet uykusunu sürdürmelerine hizmet etmeyi amaçlar.
Yıllarca sürdürülen diploma tartışmalarını hatırlayınız. Bu tartışmaların toplumun eğitimsiz kesimlerine verdiği subliminal mesajlar, onların kendilerini iktidara yakın hissetmelerini sağlarken, toplumun eğitimli kesimlerinde hayal kırıklığı, umutsuzluk giderek derinleşmiştir.
Her yıl iyi yetişmiş on binlerce gencin ülkede gelecek göremeyerek yurt dışına gitmesi, ülkede adeta bir beyin göçü trajedisinin yaşaması iktidar sahiplerinin pek de umurunda görünmemektedir.
.
Sözün özü, cehaletle mücadele edilip bilgiyi yaygınlaştırmak, bilgiyi özendirmek ve ödüllendirmek yerine cehalet adeta kutsanarak gaflete dönüştürülmüştür.
Son 20 yılın özeti budur.
Eskilerin “Arif “dediği, günümüz diline “kendini bilen” olarak çevirebileceğimiz insandan fersah fersah uzaktayız artık.
Cehaletten eğitimle uyanmak mümkün olabilirdi belki ama gafletten ancak trajediyle uyanabiliriz.
Trajediye hazır olun…
 
- Alıntıdır / Okuma, yararlanma ve paylaşma dileği ile-
Günümüz Türkiyesi bundan daha güzel anlatılamaz heralde.
 
  Bu yazı 9125 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    Güncel fikstür verisi şu anda alınamadı.
    Son güncelleme: 31.05.2026 08:00:24