Kazım BALABAN

AVUSTURYA ALEVİ İSLAM KURUMUNA MEKTUP

Kazım BALABAN
  26-04-2020 11:31:00

Değerli dostlar.

Avusturya Alevi İslam Kurumu'nun (AAİK /İAGÖ) gidişatı üzerine 13. 6.2013'de İnanç Kurulu Başkanı değerli Dostum Sayın Taner Yeşilbaş Dedeye gönderdiğim mektubu, bugünlere nasıl gediğinin göstergesi olarak yayınlama ihtiyacı görüyorum.

Bilinmesi gereken bir gerçek var. Hiç bir şey birden bire olmadı. Bu fakir gidişatı mahsurlu görerek tam 7 sene önce bakın nasıl uyarılar yapmış.

Notlar:

1-: Ne bu mektubuma ne de kurumun kendisine gönderdiğim hiç bir yazılı ve sözlü öneri ve mektubuma yanıt verilmedi. Yanıt vermemek gerek ciddiyet ve gerekse resmiyet açısından sorunlu bir durumdur.

2- Bu eleştirel mektup her ne kadar değerli dostum Sayın Taner Yeşilbaş dedeye dönük yapılmış ise de kurumun bu noktaya gelmesinde onun payı fazla değildir. Zaten kendisi de Viyana da oturmamaktadır. Mektup AAİK / İAGÖ şahsında İnanç Kurulu Başkanına gönderilmiştir. Mektup bu şekilde anlaşılmalıdır.

.

İlgilenenlerin ilgisine sunarım.

...………..

Taner Dedeye gönderilen Mektup aşağıdadır

…...

AVUSTURYA İAGÖ /ALEVİ DEDELER KURUMU BAŞKANI TANER DEDE’YE SORULAR

Sayın Taner Yeşilbaş Dede !

Size bu soruları E-Mail yolu ile değil bir toplantı ortamında sormak isterdim. Ancak takdir edersiniz ki gerek İAGÖ /Alevi Kurumu yöneticileri ve gerekse başında bulunduğunuz bu yapıya bağlı olan Dedeler Kurumunuz bu diyaloğ kanallarını tamamen kapattığı için geriye sadece kamuoyu üzerinden sorma kanalı kalmıştır. 2 Buçuk senedir susan bu fakir hataların düzeltilmesi için diğer platformlarda görüşlerini açıklamasına rağmen bir gelişme /düzelme sağlanmamıştır. Bu fakir de sormak istediği soruları bu kanal aracılığı ile sormak zorunda kalmıştır.

Viyana Alevi Kültür Birliği (VAKB), Aleviliğin Avusturya’da resmi olarak tanınması için girişimde bulunduğu sırada yaptığı bir Alevi tanımı var.

Bu tanım aynen şöyledir (1).

Alevi“ kavramı peygamber Hz. Muhammet’in amcasının oğlu ve damadı Hz. Ali’den gelmektedir ve buna göre Ali’nin yolunu sürenler anlamına gelir. Alevi deyimi Bektaşi, Kızılbaş, Tahtacı, Sıraç, Yörük, Çepni, Abdal, Nusayri, Mevlevi…vb. lerin ortak adıdır.

Alevilik, ‘Hakk-Muhammed-Ali’yolunun ‘Kırklar Meclisi’nde olgunlaştığı ve 12 İmamlarla devam eden; İmam Cafer-i Sadık’ın akıl ölçüsünü rehber olarak alan, Ebul Vefa ve Horasan erenlerinin himmetleriyle Anadolu’ya gelen Hazret-i Pîr’le, (2) diğer Anadolu erenleriyle ve ulu ozanlarımızın nefesleriyle hayat bulan, kadın ve erkeğin bir arada dede huzurunda saz ve nefesler eşliğinde, semahlarla icra edilen İslam inancının adıdır.

Alevilik inancı, hayatın amacını insanın ham ervahlıktan çıkarak insan-ı kâmil olup özüne dönmek olarak tanımlar. Bunun için de; ‘Mürşid’, ‘Pîr’ ve ‘Rehber’ huzurunda ikrar verilerek ‘Dört Kapı Kırk Makam’ aşamasından geçilir. İnancımızın uygulandığı mekân cemevidir.’’

Bu tanım sonrası Alevi inancının yazılı kaynakları verilmektedir. Bu kaynaklarda ismi anılan 7 Ulu Ozan’dan 5 kişi Bektaşi’dir. Bu kaynaklara ilaveten Hacı Bektaş Veli’nin sözleri ve yaptıkları sıralanmakta, sonra da Hacı Bektaş Veli’nin eseri Velayetname gösterilmektedir. Ayrıca ismi belirtilmeyen diğer şahsiyetler ibaresi sonrası şu kişilerin isimleri verilmektedir.

‘’Hallac-ı Mansur (10. Yüzyıl)

Yunus Emre (13. Yüzyıl)

Ahi Evren (13. Yüzyıl)

Balım Sultan (16. Yüzyıl)’’

İsmi anılan bu ululardan Yunus Emre ve Balım Sultan’ın Bektaşi olduğu, Ahi Evren’in ise Hacı Bektaş Veli döneminde yaşadığı ve onun öğretisini, kurduğu lonca sistemine dahil ettiği gene tüm Aleviler tarafından bilinmektedir. Burada özellikle ismi anılan ve Hz. Pir’den yaklaşık 250 sene sonra yaşadığı bilinen Balım Sultan’ın (3) da tüm Alevi /Bektaşiler tarafından Hz. Pir’den sonraki dönemin en önemli Postnişinlerden olduğu bilinen diğer bir gerçektir.

.

VAKB tarafından Avusturya makamlarına ibraz edilen ve Dedeler Kurumu başkanı olduğunuz İAGÖ’nün resmi Web sayfasında halen yazılı olduğunu sanırım bilmektesiniz. (4) Bu sayfada daha sonra kısmen değiştirilen bölümde halen şu bilgiler mevcuttur.

‘’Alevi İnanç Önderleri ve Ocakzadeler :

Hünkar Hacı Bektaş Veli Alevi-Bektaşi inanç önderlerinin (Dede, Baba, Ana) başı ve Hacı Bektaş Veli Dergahı Alevi-Bektaşi inancının ana kaynağıdır (Serçeşme). Hacı Bektaş Veli Dergahının idaresi postnişine aittir. Tarihi gelişim ve coğrafi dağılım neticesinde Alevi inanç önderleri iki ana dala ayrılmıştır:

* Babagân (Yol evladı)

* Çelebiler

* Dedegân (Evladı Resul/ Peygamber Muhammed'iin çocukları’’

Bu tanıma göre Alevi inancının ana kaynağı (Serçeşme / Hacı Bektaş Veli ve öğretisinin uygulandığı Dergâh’tır /Pir evi). Ve sizde bu kuruluşun Dedeler Kurumu Başkanısınız. Bu tanımlardan habersiz olmanız düşünülemez.

Ancak her nedense Aleviliğin bu ülkede tanınmasından sonra Bektaşilik tamamen yok sayıldı. İnanç Kurulu seçimi yaptınız ve bunu Avusturya makamlarına verilen Alevi tanımı altında gösterilen Bektaşileri, Nusayrileri ve Mevlevi Şems’leri yok sayarak yaptınız. Bir kurul seçtiniz ancak bu kurulun tümü Seyyitlerden oluşuyor. Seyyitler dışında bu kurulda kimse bulunmadığına göre bu kurulun adı İAGÖ Dedeler Kuruludur ve sizde bu kurulun başkanısınız.

Şimdi sorularıma geliyorum :

1. Tamamen Seyyitlerden oluşan bu kurula neden Dedeler Kurulu değil de İnanç Kurulu adını veriyorsunuz? Doğru olmayan bu tanım bir Seyyit olarak sizi rahatsız etmiyor mu?

2. İAGÖ’nün ilk kurulundan sonra İnanç Kurulundaki bu yanlışlık tüzük ile düzeltilir umudu ile bir tüzük komisyonu oluşturuldu ancak bu komisyonun çalışmaması için bazı yöneticiler ve Seyyitler bunu engellediler. İnanç bölümü dışında bir taslak hazırlandı ancak gündeme bile getirilmedi. Sonuçta usullere (Rızalığa) aykırı olarak bir Genel Kurul yaptınız. Bu genel kurulu siz meşru görüyor musunuz?

3. Avusturya makamlarına verilen tanımda adı geçen başta Serçeşme (Bektaşiler) olmak üzere Mevlevi Şemsi ve Nusayri Alevilerin KUL HAKKI’nın tarafınızdan ihlal edildiğini düşünüyor musunuz? Yoksa ‘’Nasıl olsa bu haklar alındı’’ diyerek bu Kul Hakkı görmemezlikten mi gelinecek? Bir Seyyit olarak KUL HAKKI konusunda fikriniz nedir?

4. Avusturya makamlarının Aleviliğin tanınması için istediği ‘’Alevilik beyanı’’ imzaları isteniyordu. Bu fakir önce bu beyanı –Bektaşilik /Serçeşme İnanç Kurulunda tanınmadığı için- doldurmak istemedi. Ancak sonra bazı arkadaşların ricaları ile beyanı ailem adına doldurdum ve akrabalarımın da doldurması için onlara da verdim, doldurduğum beyanı da posta ile VAKB adresine gönderdim. Arşivde akrabalarımın ismi var ancak fakirin ki yok. Yani birileri bu beyanı hiç dosyaya koymadı veya dosyadan çıkardı. Sonra fakirin beyanı doldurmadığını ileri sürerek ‘’Beyanda bulunmayanlar Genel Kurula katılamazlar’’ kararı almaları konusunda fikriniz nedir? Alevi kurumları içinde KOMPLO kurmak Alevilikte var mıdır? Komplo kuranlar ve iftira çıkaranlar hakkında fikriniz nedir? Komplo kurulan bir Alevi kurumunda Dedeler Kurumu başkanı olmanızı nasıl açıklayacaksınız?

5. İAGÖ /Alevi kısa bir süre önce ‘’Yolumuz Şah-ı Merdan’a çıkar’’ başlığı ile büyük bir etkinlik düzenledi. Bu etkinliğe bazı Alevi kurum yöneticileri, bazı Seyyitler, Alevilik dersleri veren bazı dostlar davet edildi ancak Bektaşiler davet edilmedi. Üstelik bu dersleri verenlerin içinde Dr. Özgür Savaşçı’da bulunmasına rağmen bir Bektaşi Babası olarak ona da davet gönderilmedi. Çerağ uyandırarak başlattığınız bu etkinlikte hiç bir Bektaşinin bulunmamasını içinize nasıl sindirdiniz? Bu durum inandığınız Alevilik açısından nasıl açıklanabilir? Bu fakir ayrıca bir yazardır. Şah-ı Merdan demek Hz. Ali demektir. Bu fakir ise Avusturya’da ‘’Hz. Ali’’ ile ilgili kitap çıkaran tek kişidir. Hz. Ali söz konusu ise onun hakkında el emeği, göz nuru, yürek sevgisi, inanç- itikat bağı sunan bu fakirin ‘’Belki söyleyeceği birkaç kelamı vardır’’ biçiminde dahi davet edilmemesi sizce nasıl açıklanabilir? Bu etkinliği siz nasıl onayladınız? Bir Seyyit olarak fikrinizi söyler misiniz?

6. Muhakkak bir Seyyit olarak biliyorsunuzdur. Bektaşiler ‘’Nasip’’ aldığı zaman onlara bazı emanetler verilir. Bu emanetlerden biri de 12 İmamları temsilen 12 köşeli ‘’Teslim taşı’’dır. Her Bektaşi büyük bir özenle ömrünün sonunca kadar kendisine sunulan bu teslim taşına ‘’12 İmamlara /Yola teslim’’ anlamında ömrünün sonuna kadar boynunda taşır. Bektaşiliğe özgü olan bu teslim taşını bir amblem (Logo) olarak İAGÖ’nün kullanmasını nasıl karşılıyorsunuz? İAGÖ pratikte tanımadığı Bektaşiliğin amblemini kullanırsa bir Seyyid olarak bu konuda söyleyeceğiniz bir sözünüz var mıdır?

7. İAGÖ, yaptığı ‘’Yolumuz Şah-ı Merdan’a çıkar’’ etkinliğine Bektaşileri davet (5) etmediği için bu fakir İAGÖ’nün Facebock sayfasında ‘’Madem Bektaşiler davet edilmiyor o halde Bektaşi sembolü Teslim taşını neden logo olarak kullanıyorsunuz, bunu değiştirin ‘’anlamında bir not düştüm. Hemen peşinden bu kurumu destekleyen bir kişi bu fakire Alevi /Bektaşi olduğu için ‘’Yol Yezidi’’ olarak hakaret etti. Fakir de Alevilerin 7 Ulu ozanlarından Şah Hatayi’nin şu dörtlüğünü yazdı

‘’Varma cahilin yanına,

Kokusu siner tenine,

Lanet cahilin huyuna,

Nur Muhammed Alidir.

Dolayısı ile Şah Hatayi böyle dediği için size yanıt vermiyorum’’ cevabını verdim. Fakire yanıt olarak bir dörtlük yazıldı. Ancak bu şahsın fakire verdiği hakaret ile fakirin Şah Hatayi dizesi yayından çıkarıldı. Bunun için ne bir özür, ne de bir açıklama yapıldı. (6) Fakire hakaret eden bu şahsı hiç tanımıyorum. Zaten Viyana’da da ikamet etmemektedir. Bu şahsın fakire bu şekilde hakaret etmesi için birilerinin fakir aleyhinde çok kötü kışkırtmalar yapmış olması gerekmektedir ki bu şekilde yazmış olsun. Bir Seyyid olarak size soruyorum. Alevilikte insanların bu şekilde kışkırtıcılık yapma yeri var mıdır? İAGÖ içinde kim, neden bu fakir alehinde kışkırtıcılık yapmış olsun? Bu fakire yapılan hakaretler sayfadan çıkarıldığı için yazıya bakan kişi olan İAGÖ yöneticiniz (Ertürk Maral) şu mesajı vermektedir. ‘’Biz hem Şah-ı Merdan, hem de Yezid söylemini kullanırız’’. Alevilikte hem Ali sevgisi ve yoluna bağlılığı, hem de Yezid hilesi bir arada bulunabilir mi? Bu konuda bir sözünüz olacak mıdır?

8. Alevilikte bütün gülbanklerde, dualarda, Cem de düvazlarda okunan Şah Hatayi beyit(ler)ine sansür uygulanmasını nasıl karşılıyorsunuz? Bir Seyyit olarak sizin de Şah Hatayi beyitlerini okuduğunuzu biliyorum. Bu konuda bir sözünüz var mıdır?

9. Menkıbelere göre Derviş Cemal Ocağına adını veren dedeniz Derviş Cemal hazretleri Hünkâr Hacı Bektaş Veli tarafından Erzincan bölgesini İRŞAD etmek için gönderilmiştir. Biliyorsunuz Derviş Cemal’in türbesi bizim köyümüzdedir. Memleketten tanıdığım bütün akrabalarınız dedenizin Hünkâr tarafından bölgeyi irşad için Hz. Pir tarafından gönderildiğini beyan ederler. Bu fakir yüzlerce defa kabrini ziyaret etmiş, niyazda bulunmuştur. Bir kaç sene önce Derviş Cemalli Dedeler tarafından Erzincan ve İstanbul’da kurulan dernekler tarafından köyümüzde bulunan bu kabre önce türbe sonra bu yıl Cemevi yapıldı. Bu fakir de bir Bektaşi Dervişidir. Yani Bektaşilikte büyük dedenizin bulunduğu sürek durumundadır. Bektaşi olmayı ‘’Yol Yezidi’ olarak algılayan bir anlayışa karşı bir sözünüz var mıdır? Bektaşi olanlara bazı İAGÖ yöneticileri tarafından ‘’Yol Yezidi’’ (7) denilmesi (dedirtilmesi) sizce nasıl açıklanır?

10. Bu fakir inancı gereği Tevella ve Teberra’ya bağlıdır. Hüseyin’in yasını tutmak, Yezid’e lanet okumak öncelikli değerlerim(iz)in başındadır. Fakir bu değerlere mensup biri olarak VAKB’de 10 yıla yakın süre yönetim kurulunda, VAKB Cem evi komisyonu sekreterliğinde, VAKB’ne maddi ve manevi katkılarda bulundu. Bankadan 53 bin EURO kredi çekerek Cem evi inşaatı için kullanmasına olanak verdi. Siz bir Seyyid ve İAGÖ’nün Dedeler Kurumu başkanı olarak içinde bazı İAGÖ yöneticilerinizin dolaylı desteği ile kendisine ‘’Yol Yezidi’’ tabiri yakıştırılan kişinin de emeği geçen Cemevin’de hizmet edecek misiniz? Bu Cem evinde CEM yapacak mısınız? ‘’Yol Yezidi’’nin de yardım ettiği Cemevi’nde ibadet Alevi inancına uygun mudur? Tavrınız nasıl olacaktır? 3

11. Siz İAGÖ Dedeler Kurumu Başkanı olarak şimdiye kadar çalışmalarına tek kelime bile eleştiri getirmediğiniz, tam tersine “Ehlibeyten Dersime, Babamansur Ocağı““ ile ilgili çıkardığım kitaba takdir sunan ve gülbank duası örneği veren bir Seyyid olarak bu fakirin içinde bulunduğunuz kurumun bazı yöneticileri tarafından Yezid diye tabir edilmesi (ettirilmesi) konusunda ne düşünüyorsunuz? Bir yaptırım düşünüyor musunuz? Ham Ervah kişilerin isteyene Yezid, Yol düşkünü, gibi tanımlar kullanmasını nasıl görüyorsunuz? Eğer bir tanım yapılacaksa bu Tanımı Dedeler veya İnanç önderleri mi yapmalı yoksa “Pir, Mürşit ve Rehberi olmayan, Musahibi bulunmayan“ Ham Ervah(lar)ın el altından organizasyonu ile mi söylenmeli? Bu konuda görüş belirtir misiniz?

12. Bektaşiliğin İAGÖ tarafından tanınmamasının arkasında ne vardır? Bazı Dedelerin bilgisizliği mi? Yoksa basın sözcülüğünüz tarafından sürekli teşekkür edilen Avusturya’nın Alevi politikası mıdır? Daha açık konuşalım. Avusturya kendine uygun bir Alevilik mi hazırlamaktadır? Bektaşiliğin merkezinin Türkiye’de olması, Bektaşilerin milli oluşları, Bektaşi tanım ve ibadet dilinin Türkçe olması bir sebep olabilir mi? Osmanlı’nın Balkan’lardan çekilişinden çok uzun süre sonra bile burada ritüel dili halen türkçedir. İAGÖ’nün İnanç Kurulu önderinin illede bir Seyyid olması ısrarının perde arkasında başka hesaplar /pazarlıklar yatıyor olabilir mi? Türkiye’de İnanç merkezi Serçeşme (Hz. Pir ve Dergahlar) iken Avusturya’da Türkiye’den bağı koparılan bir Alevilik mi oluşturulmak isteniyor? Balkan Bektaşi Dergâhlarından bir kısmı ile bu konuda bir gizli çalışma var mıdır? Bir Balkan Bektaşi Dergahına yardım için toplanan paralar 2 buçuk sene geçtiği halde bildiğim kadarı ile halen yerine ulaştırılmadı. Bununla ilgili gelişmeler ne durumda? Bir açıklama yapabilecek misiniz?

Size soracağım sorularım devam edecek Sayın Taner Yeşilbaş Dede. Sözlerimi Hz. Ali’nin şu sözleri ile sonlandırayım. ‘’Haksızlık karşısında sessiz kalanlar dilsiz Şeytan’dırlar’’

.

Aşk-ı muhabbetlerimi sunar, ailece sağlık, esenlik ve çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.

Kazım Balaban

13 Haziran 2013 / Viyana…….

Dip notlar :
1. Bu tanım Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Dedeler Kurumu Başkanı Hasan Klavuz tarafından dile getirilen ve Federasyon yöneticileri tarafından da desteklenen ‘’Alevilik İslamın dışıdır’’ tanımına karşı oluşturulan platform tarafından Almanya’da yaşayan duyarlı bazı Aleviler ve Dedeler tarafından oluşturuldu. İlk toplantı Mayıs 2005’de Hollanda’da yapıldı. Daha sonra İstanbul Karacaahmet Dergahında bir araya gelen 350 kadar Dede ve duyarlı kişi tarafından üzerinde konuşularak karara bağlandı. Bu fakir de o toplantıda bulunan konuşmacılardan biridir. O tarihlerde bu çalışmalarda emeği geçen 4 kişi AABF’ye yakın kişiler tarafından hakaretlere uğradı. Hedef gösterilenler Almanya’dan Dr. İsmail Engin, Dr. Özgür Savaşçı, Hollanda’dan Turap Tercan ve Avusturya’dan bu fakirdir. O dönemde şimdi Avusturya Alevi İslam Kuruluşunda yer alanlardan hiç biri bu çalışmaların içinde değildi. Alevi Akademisi Başkanı Mustafa Düzgün’de son anda toplantıya katılmaktan vaz geçti. Viyana Alevi Kültür Birliği Dernek Başkanımız Hasan Ayık, Mustafa Düzgün’ün talibi olduğundan mürşidi katılmadığı için derneğimiz de destek sunamadı ve Federasyonun da etkisi ile bu fakir yalnız başına hem Türkiye ve hemde Hollanda’da yapılan toplantılara katılıp tanımın kaleme alınmasında bulunan heyette yer alanlardan biridir. Şimdi sağa sola yazı yazıp ‘’Selam gönderenlerden’’ hiç biri bu dönemde tek bir yazı yazıp destek sunmadılar. Şimdi dışardan İAGÖ’ye destek sunanların bu tanım etrafından yer alması sevindiricidir. VAKB, Avusturya makamlarına Aleviliğin tanınması için başvuruda bulununca bu tanımı sundu ve Avusturya’da bulunan 50’den fazla Dede bu tanımı onayladı. Dolayısı ile bu tanım, içinde fakirin de bulunduğu birçok kişinin katkıları sonucu oluşturuldu. 
2. Burada kastedilen Hz. Pir, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’dir.
3. Alevi /Bektaşiler Balım Sultan için Pir-i Sani diye hitap eder ve öyle kudsarlar. 
4. Web Sayfası : http://www.aleviten.at/tr/?page_id=184…

- Kazim Balaban / Viyana-

  Bu yazı 4039 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım