Yeniden Refah Partisi ve Veliaht siyaseti
Heybet AKDOĞANSiyasal İslam'ın siyasi sahadaki markajını yükseltmiş Refah Partisi, Necmettin Erbakan'dan sonra oğlu Fatih Erbakan tarafından yeniden popülerleşiyor.
Refah Partisi'yle politik ivme kazanmış Siyasal İslam, dinamiği olan Milli Görüş hareketiyle, Merkez Sağ cenahında uzun süredir devam eden sessizliğini bozdu.
Yeniden Refah Partisi, "Erbakan Hoca"dan devraldığı sloganıyla tekrar "Adil Düzen" diyerek çalışmalarına, siyasal bir otorite olmak yolunda hız katıyor.
Türkiye siyasetinde ittifaklar içinde yer almayan ve bağımsız bir duruş sergileyen Yeniden Refah Partsi, kendini "milli görüşün" tek temsilcisi olarak tanıtıyor.
Milli Görüş Hareketi'nin ilk temsilcisi Necmettin Erbakan'ın oğlu Fatih Erbakan, babasının temsil ettiği siyasi ve ideolojik çizgiyi 'veliaht mülküyle' sürdürmeye kararlı.
Babasının misyonunu yaşatmak için siyaset yapan Fatih Erbakan, bütün temel dinamiklerini İslami referanslardan alarak, Yeniden Refah Partisi adıyla, siyasetin ve seçimlerin geleceğine doğru iddialı bir şekilde yürüdüğünü dile getiriyor.
Fatih Erbakan'ı dinleyenler, tıpkı babası bir özgüvene sahip olduğunu söylüyorlar.
Söylediklerine inanan politik rol sergileyişi, basın ve medya da telaffuz edilen fikirler arasında.
Fatih Erbakan, babasından edindiği tecrübelerle partisinin kitle tabanını büyütmekte, Saadet ve AKP'ye karşı ise oldukça kesin çizgilerle muhalefet etmekte.
F. Erbakan birçok konuşmasında Saadet Partisi ve AKP'nin milli görüş gömleğini çoktan üzerlerinden çıkardıklarını ima ediyor.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, yeniden siyasi sahneye çıkışını anlamlandırmak için; Milli Görüş Ruhu'yla, koca bir kırk yılı geride bıraktıklarını ve ikinci bir kırk yıla başlangıç yaptıklarını basında sürekli olarak vurguluyor.
Vurgulanan ve kamuoyuna iletilen bu mesajlar, Milli Görüş açısından ömür boyu mücadele etmekmiş.
Milli görüş camiasında vurgulananlar bu şekilde tefsir ediliyor.
Siyaseti yıllardır takip edenler bilir.
Necmettin Erbakan'ın politik mücadelesi, Siyasal İslam'ın modernizasyonu üzerine programlanmıştı.
Refah Partisi yıllarca bu perspektifle hareket etti.
Hepimizin bildiği gibi 28 Şubat süreci, Refah Partisi siyasal serüveninin bitiş dönemi oldu.
Şimdi ise, Yeniden Refah Partisi uzun bir dönemdir sekteye uğramış Refah Partisi mücadelesini yeniden kaldığı yerden devam ettirmek istiyor.
F. Erbakan siyasi söylemlerinde modern dünyaya atıflar yapıyor.
Bunun yanısıra birçok YRP yöneticileri, Cumhuriyet modeliyle bir sorunlarının olmadığını kamuya yansıtıyorlar.
Hatta Sayın F. Erbakan geçmiş dönemde, Jülide Ateş'in bir programında; Atatürk'ün yerli ve milli bir lider olduğunu ve Atatürk'le bir sorununun olmadığını söylemişti.
Oysa Refah Partisi'nden günümüze kadar, Siyasal İslam'ın, modern dünyayla ve Cumhuriyet ideolojisiyle problemlerinin olduğu herkesçe aşikâr.
Bu konu çok detaylı ve uzun bir mevzu olduğu için başka bir yazıda kaleme almak gerekiyor.
Fakat Siyasal İslam'ın popülerleşmesi artık YRP ile zamana yayılmaya devam edecek.
Bakalım ve bekleyelim.
Yeniden Milli Görüş Çizgisi'nin, Türkiye'nin genel gidişatına karşı tavrı ne gibi gelişmeler doğuracak?
Gerçekten Yeniden Refah Partisi yeni bir ses mi?
Bu yüzden mi Milli Görüş sessizliğini bozdu?
Hep beraber göreceğiz.
Sadece görmek yetmiyor.
Siyasal İslam'ın giderek güçlenmesi, ilerde yeni bir darbe girişimine mi zemin hazırlayacak?
Yoksa, Türkiye'nin kozmopolit yapısının doğallığı hiç kabul görmediği gibi; rejim meşruluğu üzerinden, farklı ideolojik- etnik ve kültürel kimlikler bir zihniyet anlayışına indirgenip, siyasal şiddeti daha mı çok artıracak?
Geç kalsak da hep beraber umarım demokrasiyi daha fazla sahiplenmemiz gerektiğini kabulleniriz.
Ama bizim sahipleneceğimiz demokrasi popülist olmamalı, olursa tam olmalı; radikal ve evrensel olmalı.
Heybet AKDOĞAN
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Popülist siyasetin yeni gözdesi İmamoğlu
- Mali oligarşinin vazgeçilmezi Macron
- Söz Netanyahu'dan açılmışken
- Bosna Hersek'in AB süreci
- İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi
- Rusya ve ABD arasındaki hibrit savaşı
- Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönüşü
- Güney Kore ve ABD arasındaki nükleer ilişkileri
- Çin'e çip ambargosu
- Nükleer silahlar ve istenilen anlaşmalar
- Macroncu rejim ve toplumsal öfke
- O artık milletvekili













