Heybet AKDOĞAN

TÜRK KEŞİF UÇAKLARININ HAVADAN HEDEFİ: MAXMÛR MÜLTECİ KAMPI

Heybet AKDOĞAN
  07-06-2021 10:04:00

3 yıldır ambargo altında olan Maxmûr Kampı'na, SİHA'larla bir saldırı düzenlendi. Sivil Kürt vatandaşlarının yaşadığı Maxmûr kampındaki okula yakın yerlerin bombalanması, " çocuk da olsa, kadın da olsa gereken yapılacaktır" sözünün, Erdoğan tarafından uygulanan fiiliyata geçirilişini bir kez daha gösterdi.

90'lı yıllarda zulümden kaçan, Mülteci konumuna düşen Maxmûr halkı, şimdi ise topraklarından çok uzakta zulüm yaşamaya devam etmektedirler. 2014 yılında İŞİD saldırısına karşı direnen Maxmûr halkının yaşadığı bu saldırı, uluslararası alanda bir insanlık suçudur. BM'lerin denetiminde ve uluslararası kurumların gözetiminde olan Maxmûr kampına bombalar yağdırılırken, denetim ve gözetimden sorumlu kurumların bu saldırıya sessiz kalması, bu suça ortak olduklarını göstermemektedir.

3 yıldır bölgesel Kürdistan yönetimi tarafından ablukaya alınan ve ambargo uygulanan Maxmûr kampı, şimdi ise hava saldırılarının hedefi altında.

Erdoğan'ın 1 Haziran'daki açıklamalarından sonra kampın yeniden hedef alındığına, Erdoğan tarafından dikkat çekilmesi, bu saldırınında Erdoğan tarafından kararlaştırdığını doğrulamaktadır. Kürt halkına karşı sürekli bir soykırımın devamlılığını gösteren Maxmûr kampına yönelik saldırıya, Irak yönetiminin ve bölgesel Kürdistan yönetiminin göz yumması, bu saldırıda onlarıda suçlu kılmaktadır. 25 yılı aşkındır Türk devletinin, Kürtlere karşı sürdürdüğü savaşla Botan'dan, Başurê Kürdistan'a geçen Kürt halkının büyük bir çoğunluğu, Maxmûr'da mülteci olarak yaşamaktadır. Kürt sorunu çözülmeden Türkiye'ye dönmek istemeyen mülteci Kürt halkının, iltica halindeyken dahi saldırılara maruz kalması, Kürt halkının hiçbir koşulda yaşamamasını isteyen Türkiye devletinin tutumu olarak canlılığını korumaktadır. Türk devletinin keşif uçaklarının son zamanlarda Maxmûr üzerinde çok dolaşması, böylesi bir saldırının ön hazırlığını ispatlamıştır. Kürt halkının ulusal birliğini daha çok pekiştirmesi gerektiğini gösteren bu gelişme, Kürdistan'ın her parçasında ulusal birliği zorunlu kılmaktadır.

Kürt düşmanı ülkelerin her geçen gün tetiklemek istedikleri, "brakuji" provokasyonu, Kürt halkı tarafından ortak harekete geçmeyi zorunlu kılan yaşamsal bir gerekliliktir. Erdoğan'ın, "Maxmûr meselesini en az Kandil kadar önemsiyoruz" demesi, Maxmûr'la, Kürt halkına verilmek istenen mesajı daha çok irdelemeyi ivedileştirmektedir. Türk devletinin, uluslararası güçlerin sessiz kalmasıyla, daha fazla artırdığı Kürt düşmanlığı, ırksal üstünlüğü dayalı Türk milliyetçiliğini güçlendiren aşamalardır. Her gün Kürtlerin ölümüyle kültürel ve stratejik seçkinciliğini genişleten Türk milliyetçiliği, sivil vatandaşları hedef alan saldırganlığıyla, Kürt soykırımında sınır tanımayan bir savaş yürütüyor. Bu savaşa karşı Kürt halkı tarafından gösterilecek en kuvvetli direniş; Kürt ulusal bilincinin her yerde ulusal bütünlüğünü koruması ve büyütmesidir. Kürt halkının yaşam garantisi olacak bu irade, Kürt halkı için bir dönüm noktası ve tarihsel bir görevdir.

Heybet Akdoğan

  Bu yazı 5664 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım