Taşlanan İmamoğlu ve muhalif cesaret
Heybet AKDOĞANErzurum'da Sayın İmamoğlu’na karşı sergilenen şiddet faşizmin ta kendisi.
Önceden kenara yığılarak, fırlatılmak için bekletilen taşlar, Ekrem İmamoğlu'nun seçim otobüsüne çıkıp konuşması için biriktirilmişti.
Ve sonunda olan oldu.
Ekrem İmamoğlu konuşmasına henüz başlamıştı ki, önceden planlanan organize şiddet gösterisi başladı.
Üstelik tüm bu hazırlıklar ve saldırı, kolluk kuvvetlerinin yanında yapıldı.
Miting öncesi, seçim konuşmasının yapılacağı yere konulan taşlar, kolluk kuvvetlerinin görmezden gelmesiyle yığılmıştı.
Ekrem İmamoğlu konuşurken atılan taşlar, seçim otobüsünde olan herkesi hedef alırken, Sayın İmamoğlu'nu dinleyenlerinde hedef alıyordu.
Yaşlısı, genci, çocuğu, erkeği ve kadını birçok kişi yaralandı.
Buna rağmen polisler gereken önlemi almadılar.
Olay sonrası Türkiye kamuoyunun büyük tepkisini çeken bu saldırganlık kınanırken, iktidar yetkililerinden bir süre hiçbir açıklama yapılmadı.
R.Tayyip Erdoğan, ne Ekrem İmamoğlu'ndan ne de yaralanan insanlardan özür dahi dilemedi.
Neymiş efendim?
Bu konuda tek suçlu Sayın İmamoğlu'ymuş.
Neden:
Ekrem İmamoğlu'na konuşmanın yapılması için resmi izin verilmemiş.
Seçim konuşmasının yapılacağı alan, seçim meydanı değilmiş.
Sayın İmamoğlu daha önceden seçim konuşması için değil, esnaf ziyareti için müsaade istemişmiş.
Erzurum Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan bütün açıklamaları doğru ve haklı olarak kabul edelim.
Buna rağmen organize edilmiş eylemcilerin taşlı saldırısı kabul edilebilir mi?
Bu saldırıyı hangi vicdana ve hangi demokrasi anlayışına sığdırabiliriz?
Her şeyden önce Ekrem İmamoğlu'nun seçim konuşmasına resmi olarak müsaade edilmemişse, konuşmanın yapılacağı alanda belediye otobüslerinin park edilişine itiraz eden Ekrem İmamoğlu'nun ısrarı üzerine, otobüsler daha sonra neden miting alanından çekiliyor?
İkincisi, Ekrem İmamoğlu'nun Erzurum'a geleceği, günler öncesinden ilan edilmiş ve Erzurum halkı bu durumdan haberdar.
İktidar kanadının iddia ettiği gibi, Sayın İmamoğlu oraya halkı kışkırtmak için gelmişse, bu durum günler öncesinden, Erzurum Valiliği tarafından neden halka anlatılmıyor ve bunun için gerekli iletişim sağlanmıyor?
Üçüncüsü, Ekrem İmamoğlu'nun sadece esnaf ziyareti yaptığını varsayalım.
Bu durumda otobüsün üstünde taşlanan Sayın İmamoğlu'nun, halkın arasında esnaf ziyareti yaparken yaşayacağı organizeli linçi hayal bile etmek istemiyorum.
Maazallah katliam çıkmaz mıydı?
Kolluk kuvvetlerinin taşlı eylemcileri engellemek istemediği bir olayda, esnaf ziyaretleri sırasında yaşanılacak bir saldırıda harekete geçebileceğini artık kim hangi yüzle söyleyebilir?
İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun, Erzurum Valisi'nin, Erzurum İl Emniyet Müdürü'nün ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı'nın yapmış oldukları açıklamalar, kameralara yansıyanlarla hiçbir şekilde örtüşmemektedir.
Bu açıklamalarla yapılan savunmalar, tamamen suçluluk psikolojisinin dışa vurumudur.
Buna en büyük ispat:
Erdoğan'ın "Ben kazanamazsam kaosa razı olursunuz" sözleridir.
Çünkü iktidar gideceğini anlıyor ancak kabullenemiyor.
Zaten yaşanılan her hadise, tehdit mesajları ve miting sonrası Cumhur İttifakı'nca yapılan açıklamalar bunun bir gerçeğidir.
Dikkat ettiyseniz, Erzurum'da yaşanılan planlı- taşlı saldırı sonrasında, Cumhur İttifakı ortağı ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici; "Dadaşlar meydanı boş bırakır mı?" yönünde bir açıklamada bulundu.
Bu arada Sayın İmamoğlu'nu takdir etmek gerekiyor.
Miting esnasında taşlı saldırıya uğrayan halkı sükûnete davet etmesi, seçim otobüsünün içerisinde; polisi halkı koruması için uyarması ve o anda miting alanından ayrılmaması, yaralanan insanların can güvenliğinden emin olduktan sonra, Erzurum'dan ayrılması oldukça anlamlıydı.
Ekrem İmamoğlu'nun bu tutumu âdeta gerçek bir lider davranışı olmakla birlikte, muhalif cesaretin de bir örneğiydi.
Heybet AKDOĞAN
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Popülist siyasetin yeni gözdesi İmamoğlu
- Mali oligarşinin vazgeçilmezi Macron
- Söz Netanyahu'dan açılmışken
- Bosna Hersek'in AB süreci
- İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi
- Rusya ve ABD arasındaki hibrit savaşı
- Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönüşü
- Güney Kore ve ABD arasındaki nükleer ilişkileri
- Çin'e çip ambargosu
- Nükleer silahlar ve istenilen anlaşmalar
- Macroncu rejim ve toplumsal öfke
- O artık milletvekili













