Saray'da panik var!
Heybet AKDOĞANSevgili WELG MEDYA okuyucuları, seçime günler kaldıkça, Saray'daki panik gün geçtikçe artıyor.
Cumhur İttifakı'nın seçimi kaybetme korkusu Erdoğan ve kurmaylarının mesai saatini uzattıkça uzatıyor.
14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri sadece Erdoğan için değil, Cumhur İttifakı'nın bütünün varlık-yokluk savaşına dönüşmüş durumda.
Erdoğan kendisini sadece bir siyasi parti lideri ve Cumhurbaşkanı olarak görmüyor.
O kendisini ülkenin yegane sahibi ve halkın velinimeti olarak görüyor.
20 yılı aşkındır ülkeyi yöneten Erdoğan, liderlik psikolojisinin vermiş olduğu yanılsamayla kendisini yenilmez olarak şartlandırıyor.
Bu nedenle şimdiye kadar bir şekilde de olsa iktidarı sandıkta kazanan Erdoğan, siyasi muhalefeti bugüne kadar ciddiye almadı.
Lakin seçime günler yaklaştıkça, Millet İttifakı'nın performansı ve kararlılığı, Cumhur İttifakı'nın endişelerini çoğaltıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyaset konusunda yeterince tecrübe kazandığı, yapmış hamlelerden, sergilediği tavırlardan gayet iyi fark ediliyor.
Seçime her ne kadar tarafsız yaklaşsak da; ülkede yaşanılan ekonomik kriz, işsizlik ve iktidarın sebep olduğu toplumsal sorunlar, insanların Millet İttifakı'na olan ilgisini çok iyi açıklıyor.
İnsanlar yeni bir sistemin, demokrasinin ve adaletin arayışı ve beklentisinde.
Seçime yaklaştıkça basına yansıyan kulis bilgileri ve daha önceki seçimlerde yaşanılmış senaryolar bu seçimlerde de Erdoğan'ın, seçimlere müdahale edeceğini her an akıllarda canlı tutuyor.
Bu nedenle siyasi ve toplumsal muhalefetin seçim konusundaki kaygıları, yeni tedbirlerin alınmasını zorunlu hâle getiriyor.
Az önce ifade etmiş olduğum gibi bu seçim iktidar için varlık-yokluk seçimi olduğu kadar, demokratik bir yaşamı özleyen toplum içinse, umutlu yarınların kapısını açabilecek anahtar niteliğinde.
Seçimin son günlerine yaklaşırken kuşkular ve endişeler artıyor.
Dikkat edersiniz birkaç gün önce Kemal Kılıçdaroğlu, İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un adını vererek bir şey ifşa etmeye çalıştı.
Bizlerde "dark web" uyarısıyla farkındalık uyandıran bu ifşa, Erdoğan rejiminin seçim için kampanyayı çoktan başlattığının habercisiydi.
İşin detayına bakarsak bu uyarı seçime yapılacak müdahalenin sadece bir boyutu.
Partizan devletine dönmüş bir Türkiye'de, devletin bütün imkânlarını ve istihbarat kaynaklarını seçim propagandası için kullanan Erdoğan rejiminin, yaklaşan seçim için neler yapabileceğini fazlasıyla tahmin edebiliyoruz.
Erdoğan şu an kurmaylarıyla birlikte Saray'da yoğun bir mesai harcasa da; Erdoğan'ı yine de rahatlatan bir başka boyut, Erdoğan'ın kaybedeceği bir seçime darbe ile engel olabilecek devlet gücünün olması.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, 14 Mayıs'ta muhalefete oy verecek olan seçmeni, Millet İttifakı'yla birlikte darbeci olarak ilan etmesi, Erdoğan'dan habersizce yapılan bir açıklama olmadığı gibi, Saray'ın seçim için bir darbe planladığınında itirafı.
Bu seçimde her şeye hazırlıklı olmalıyız.
Seçim öncesi iç savaş çıkartmak için toplumu sokağa çıkarma gibi senaryolarda hazırlanabilir.
Kısacası iktidar her şeyi yapabilir.
Çünkü Saray'da panik var!
Heybet AKDOĞAN
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Popülist siyasetin yeni gözdesi İmamoğlu
- Mali oligarşinin vazgeçilmezi Macron
- Söz Netanyahu'dan açılmışken
- Bosna Hersek'in AB süreci
- İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi
- Rusya ve ABD arasındaki hibrit savaşı
- Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönüşü
- Güney Kore ve ABD arasındaki nükleer ilişkileri
- Çin'e çip ambargosu
- Nükleer silahlar ve istenilen anlaşmalar
- Macroncu rejim ve toplumsal öfke
- O artık milletvekili













