Ne oldu sana Sinan?
Heybet AKDOĞANSeçimin birinci turundan sonra Kılıçdaroğlu'nun Sinan Oğan'ı araması ve Oğan'ın nezaket dilini kullanarak, ATA İttifakı olarak aralarında henüz değerlendirme yapmadıklarını belirterek, Kılıçdaroğlu ile arasına mesafe koyması, Sinan Oğan'ın güçlüden yana olacağının ilk sinyalleriydi.
Güç derken oy oranı gücünden bahsetmiyorum.
İktidar gücünden söz ediyorum.
İnsanların yabancısı olduğu bir tablo değil bu.
Tarihin her dönemi güçlüden yana olanların hikâyeleriyle doludur.
Sinan Oğan'da bu öykülerin bir uzantısı oldu.
Kamuoyunun büyük bir çoğunluğu Oğan'ın tercihini, Erdoğan'dan yana yapabileceğini tahmin ediyordu.
Şaşırmadım/dık.
Fakat Sinan Oğan geçmişe bakarak, yarınları için kendini temize çekebilir mi?
Bence çekebilir.
Çünkü bunun en iyi örneğini; Eski Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'yla birlikte gördük.
Hani Erdoğan'ı eleştiren, daha sonra Erdoğan'ın kıymetini geç fark ettiğini söyledikten sonra, Lefkoşa Büyükelçiliğine atanan Avukat.
Hatırlarsanız Ethem Sancak'da aynı duyguyu yaşamıştı.
Gerçi Sancak'ın duyguları biraz farklı cereyan etmişti.
Neden mi dersiniz?
Çünkü Ethem Sancak Erdoğan'a ilahi bir aşk beslemişti.
Sinan Oğan'da şimdiye kadar Erdoğan iktidarını en çok eleştiren siyasetçilerden biriydi.
Şimdi ise Erdoğan'ın yanında.
Herkesin düşüncesine saygımız olduğu kesin.
Ancak dürüst düşünen ve çıkarsız kararlar veren siyasetçilere saygımız var.
Ne olduysa oldu ama anlam vermek zor oluyor.
AK Parti'yi eleştiren ve eleştirdiği her satırının basında-medyada apaçık ortada olduğu Sinan Oğan'ın karakteri, fazla değil birkaç gün içerisinde "u dönüşü" yaptı.
Zaten karakterli ve dürüst insanların; çağımızın bir karakter bozukluğu olarak yaygınlaşan şu "u dönüşleri"ni anlayamaması doğal olarak zor oluyor.
" U dönüşü" yapan insanların topluma kendini inandırması ise imkânsızdır.
Tıpkı Numan Kurtulmuş'un yönü şaşmayan insanlara kendini hâlâ inandıramaması gibi.
Sinan Oğan; " vatan, millet, beka, Türklük ve ülkeye hizmet söylemleriyle Erdoğan'dan yana olduğunu söylüyor söylemesinede ama burada en büyük hakareti Erdoğan'a yapıyor.
Erdoğan'ı Türklüğe hakaret etmekle suçlayan Oğan.
İlk seçimde bu millet Erdoğan'dan kurtulacak diyen Oğan.
Cumhurbaşkanlığı bütçesiyle karnını doyurmak helal midir diye Erdoğan'a soru soran Oğan.
Bu ülkenin gençleri AK Parti iktidarı yüzünden ülkeyi terk ediyor diyen Oğan.
Ne oldu sana Sinan?
Hayırdır!
Yoksa sende mi Erdoğan'a ilahi aşk besliyordun da bunun farkında mı değildin?
Ülke, bekâ, hizmet... desek; şimdiye kadar yaptığın eleştirilere bakarak onu da söyleyemiyoruz.
Şimdiye kadar gördüğüklerimize duyduklarımıza mı inanalım?
Yoksa bir anda Cumhur İttifakı'ndan yana olduğunu ifade eden siyasi duruşuna mı inanalım?
Millet İttifakı'na katılmasan da olurdu Sevgili Sinan.
Ama hiç olmazsa dürüst kalsaydın.
AK Parti'yi hırsızlıkla suçluyordun.
Gel gelelim, karakterin senin iraden ve kontrolün altında.
Sen istemediğin müddetçe dürüstlüğünü kim elinden alabilirdi ki?
Şimdi hırsız diye işaret ettiğin mi suçlu yoksa hırsızla yol yürüyecek olan mı suçlu?
Heybet AKDOĞAN
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Popülist siyasetin yeni gözdesi İmamoğlu
- Mali oligarşinin vazgeçilmezi Macron
- Söz Netanyahu'dan açılmışken
- Bosna Hersek'in AB süreci
- İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi
- Rusya ve ABD arasındaki hibrit savaşı
- Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönüşü
- Güney Kore ve ABD arasındaki nükleer ilişkileri
- Çin'e çip ambargosu
- Nükleer silahlar ve istenilen anlaşmalar
- Macroncu rejim ve toplumsal öfke
- O artık milletvekili













