Heybet AKDOĞAN

MARKSİM ve KADINLARIN KURTULUŞU

Heybet AKDOĞAN
  23-02-2022 10:38:00

  İnsanlığın tarih içindeki evrimleşme süreci zorunlu ihtiyaçların giderilmesi için başlatılan emek süreciyle gerçekleşmiştir. Emeğin bir eylem olması, insanlığın hem doğayla hemde kendisiyle olan ilişkilerini belirlemiştir.

  İnsanın ve toplumun oluşumu insanlığın birçok üretim biçimiyle içiçe gelişmesiyle meydana gelmiştir. İnsan emek etkinliğinin bir sonucuyken, toplumda insanların emek süreciyle karşılıklı üretim ilişkilerinin sonucudur.

  İnsanlaşma sürecinin belirleyicisi olan emek faktöründe, erkeğin ve kadının rolleri eşit ağırlıktadır.

  İnsanlık tarihimizi incelediğimizde insanlığımızın ilk çağlarında; toplumun şimdiki toplumlar gibi bireyler kalabalığı olmadığını görürüz. İnsanlık tarihimizin ilk çağlarında birey toplum içinden sivrilmemiş, toplumun bölünmez bir parçasıdır.

  Erkek ve kadının ilkel komünal toplumda üretim ilişkilerinin eşit ve paylaşımcı olması, komünal toplumun, tarihin uzun bir döneminde devamlılığını sağlamıştır.

  İnsan emek süreciyle insanlaştığı için, üretim ve üretim ilişkileri insan karakterini belirleyen en önemli hatta; denebilirki tek faktörüdür.

  Avcı- toplayıcı toplumlarda erkekler ve kadınlar yaşamak için birlikte mücadele ederlerken, kadının doğurgan olması nedeniyle bir süre sonra, daha çok toplayıcı üretim sürecine girmesi, erkeği acımasız koşullarla uzun süreli ve yalnız bir savaşıma sürüklemiştir. Bu yüzden avcılıkla uğraşan erkeklerin karakterleride yaşam koşullarına göre şekillenmiştir. İnsanlık tarihimizde bu koşullar erkeği, otoriteye önem veren tüketici bir varlık hâline getirmiştir. Bu durum erkeğin yaşam koşullarına göre karakter edindiğini göstermektedir. Kadının toplayıcı ve düzenleyici bir üretim sürecinde olması kadını her zaman doğa ve toplum içinde uyumlu ve yapıcı kılmıştır.

  Tarihsel süreçler içerisinde ilerleyen insanlık, geliştirmiş olduğu sosyo- ekonomik formasyonlara göre karşılıklı ilişkilerini ve sınıfsal konumlarını geliştirmiştir. İnsanın tabiatı ve karakteri kadın- erkek bağlamında, her zaman çelişkilerle gelişmiş ve sınıflı toplumlarla birlikte köleci bir yaşam, kadın- erkek yaşamında somutlaşarak etkisini bütün uygarlık sürecinde göstermiştir.

  Köleci bir toplumun açıklayıcısı olan sınıflı toplumlar, özel mülkiyetle birlikte, ataerkil sistemi toplum yaşamında hâkim kılmıştır.

  Egemen yönetici güçlerin söz sahibi oldukları sınıflı toplumlarda, erkek ve kadın köle durumunda olmalarına rağmen, sistemin ataerkil bir ayrıcalık sunması; alt sınıflarda olan kadının, erkeğin egemenliği altında yaşamasına neden olmuştur.

  Üretim ilişkilerinin insan karakterini belirlemesi, insanlık süreciyle gelişen devletlerinde yapısında geçerli olan toplumsal karakteri sistemleştirmiştir.

  Üretimin belli bir toplumsal çerçeve içinde olması; toplumsal yapıyla mülk ilişkisinide belirlemiştir. Mülkiyetin ilk biçimi insanlık tarihimizde kullanım değeri olarak kendisini göstermişsede, emek süreci içinde insanlığın artı değeri üretmesi, kullanım değerini metalaştırıp, özel mülkiyet aşamasına getirmiştir. Özel mülkiyetin insanlık tarihimizde belirginleşmesi bizleri, uygarlığın basamaklarından kapitalist topluma adım adım ilerletmiştir.

  Üretimin nesneleşmiş bir emek olması; insanların doğasını ve sınırlarını belirleyen kuralları doğurmuştur.

  Evrensel dünyamızın özel mülkiyetle birlikte sınırlara bölünüp, parçalanması nesnel olan emek olgusunda özne olan insanın eyleminin, üretime ve üretim ilişkilerine nasıl yön verdirdiğini bizlere göstermektedir.

  Küreselleşen dünyamızda acı çeken insanın her geçen gün dahada acımasızlaşması, ataerkil sistem içinde kadınların daha çok ezildiğini doğrulamaktadır.

  Küreselleşmenin sebebi olan emperyalizm, özel mülkiyetin tekelleşmiş versiyonu olduğu için toplumların yaşamlarıda aynılaşmıştır.

  İşçi sınıfının sömürülmesiyle güçlenen emperyalizm, dünya ölçeğinde kendisini yaşanılır kılabilmek için erkek ve kadını sömürülen yığınlar haline dönüştürmüştür. Yığınlar kelimesi sözlük anlamıyla biraz edebi bir anlam taşısada; kelimeyi sosyolojik boyutuyla inecelediğimizde, insanlık onuruna yakışmayan bir içeriğe sahip olduğunu farkederiz. Emperyalist sistem içinde toplumların yığınlar hâline gelmesi, insanı insana karşı duyarsızlaştırmaktadır.

  Emeğinin kendine yabancılaşmasını yaşayan emekçi toplumlar, içinde bulundukları toplumsal katmanlaşmayla birbirlerini daha çok ezen ve sömüren ilişkiler yaşarlar.

  Toplum içi çatışmaların yığınlar içinde yaşanması, insanları sahip oldukları kültürün her alanında yozlaşmaya itmektedir. Sınıflı toplumlarda yaşanılan bu yozlaşma kitleleri insancıl olan tüm yaklaşımlara mesafeli bırakmaktadır.

  Tarihten günümüze ezilen emekçi halkların kadın- erkek çatışması yaşamaları sınıfsal problemlerin bir yansımasıdır. Kapitalist toplumda kadın, feodal topluma göre daha çok sömürülmektedir. Feodalizm'de asıl sorun soylu ya da serf olup olmama meselesidir. Feodal toplumda üretim ilişkileri çoğunlukla köy ekonomisinde gerçekleştiği için, cinsiyetler arası iş bölümü çok fazla ayrıcalık oluşturmaz. Bu nedenle cinsler arası hiyerarşileşme gelişememez.

  Kapitalist toplumda cinsiyetler arası işbölümü fazlalaştığından kadın-erkek arasındaki hiyerarşileşmede gelişmektedir.

  Kapitalist sistem içinde kadınların ve erkeklerin aşk ilişkileri, evlilik ilişkileri ve toplumsal ilişkileri sömürüldükleri burjuvazi sistemi içinde, hem duygusal hemde düşünsel alanda önemli toplumsal bunalımların nedenleri arasındadır.

  Bir toplumun sosyo-ekonomik krizini incelediğimizde kapitalist sistemin var etmiş olduğu üretim ilişkilerindeki sınıfsal yapılandırmalarla karşılaşırız. Bu yüzden kapitalist sistemde kadın ve erkeğin sosyo- kültürel açıdan tanımlanması; sistemin doğası gereği kadın ve erkek arasındaki sınıflandırmayı yeterince açığa çıkarmaktadır.

  Kadın ve erkeğin yaşam içinde belirli bir sınıfsal statüye sahip olması, modern dünyanın toplumsal şekli olan; toplumsal cinsiyetçiliği ortaya çıkarmıştır. Toplumsal cinsiyet sosyo- ekonomik kültürün ürünüdür. Bu nedenle toplumsal cinsiyet zamana ve kültüre göre değişkenlik göstermektedir. Toplumsal cinsiyetçiliğe sebep olan erkek egemen yapı, erkeği sınıflı toplum içerisinde yaratımdan uzak fakat otorite anlamında güçlü kılmıştır. Otorite anlamında ezilen cins olan kadın her ne kadar yaratıcı olsada yaşadığı benlik aşağılanmışlığından dolayı, erkeği taklit etmeye çalışarak, kendi üretici doğasına yabancılaşarak,  kendi yaratıcılığını farkında olmadan tüketmeye çalışan bir insan olmuştur.

  Marksizm'in "her çeşit toplumsal baskının ve yozlaşmanın nedeninin sınıfsal bölünme ve baskı olduğunu" söylemesi konumuzu daha anlaşılır kılmaktadır.

  Modern dünyada ağırlığını daha çok hissettiren sınıfsal baskılar, toplumlarda proleterya bilincinin zayıflığından dolayı, burjuvazinin demokrasi politikasını toplumlara aşılamasını kolaylaştırmıştır.

  Burjuvazinin kadın sorunu konusunda bir çözüm yöntemi olarak kadınlara sunduğu Feminizm görüşü; kapitalist sistem içinde daha çok ezilen kadınlar tarafından ilgi görmektedir. Özünde kadın eşitliğinin olmadığı Feminizm görüşü, burjuvazi sınıfına mensup kadınlara hitap etmektedir.

  Modern dünyanın olanaklarından derece derece faydalanan burjuvazi kadınlarının daha lüks bir yaşam istemelerinden dolayı kendi aralarında verdikleri bir yarışın süreci olan Feminizm'in gerçekte, emekçi kadınlarla hiçbir alakası olmadığını içeriği itibariyle anlayabiliyoruz.
  Feminizm' e göre kadının ezilmesi erkeğin doğasından kaynaklanmaktadır. Feminizm bu gerçeği sınıfsal bir sorun olarak değil, biyolojik bir olgu olarak kabul görmektedir. Feminizm'in bu tutarsız görüşü; bilimsel ve diyalektik olmayan statik bir görüştür. Feminizm bu yaklaşımıyla aynı zamanda burjuvazinin statükosunu korumaktadır. Kadınların bu gerçekleri bilmediğinden feministlere itibar etmeleri, kapitalist sistem içinde sınıfsal mücadeleyi başlatamamalarına sebep olmaktadır.

  Sınıflı toplumumuzda yaşanılan burjuvazi aile sisteminin ortadan kaldırılması için, toplumun sınıf bilincine sahip olarak proleterya kültürünü geliştirmesi gerekmektedir. Ancak proleterya kültürünün toplumsal sahada etkin olmasıyla toplumun maddi temelleri değişir. Maddi değerlerin değişip, sosyalist bir içerik kazanması ise, burjuvazi aile sisteminin çökmesi demektir.

  Yaşadığımız çağda burjuvazi her ne kadar kadınlara söz hakkı ve seçme- seçilme hakkı tanısada; burjuva demokrasisinin en gelişkin ve eşitlikçi hâlinde dahi görmekteyiz ki, bu haklardan yaralanan kadınlar yine egemen mülk sahiplerinin ve egemen mülk sahibi topluluklarının kadınlarıdır. Emekçi sınıfını oluşturan kadınlar her zaman olduğu sömürülmeye ve erkek egemen baskısı altında yaşamaya devam etmektedirler.

  Erkek egemen baskısının özellikle sanayi devrimlerinde sonra ağırlığını artırması, toplumsal cinsiyetçilik ayrımında ırksal ayrışmalarıda doğurmuştur. Böylelikle cinsiyet ve ırk ayrımcılığı gibi problemler, toplumsal ilişkiler bazında hiyerarşik yapıyı geliştirerek, iktidar sahiplerinin güçlenmesini sağlamıştır.

                                 ***

  Burjuva demokratik devrimlerinin ulus devletleri yaratması; ulusu ulus yapan temel öğelerden birisi olan vatan kavramının tarihsel kökeninin sorgulanmasını bizlere gerekli kılmıştır. Birçok dilde vatan kelimesi "dişi" bir yapıya sahiptir. Tarihte yerleşik yaşamı sağlayan ,aile ve kabile düzenini toprakla birlikte oluşturan kadının, vatan kelimesiyle aynı cinsi çağrıştırması tesadüfi değildir.

  "Vatan namustur" atasözünün anlamı, kadının tarihsel gerçekliğinde yatmaktadır.

  Emperyalizmin ilerlemesiyle birlikte, modernleşen dünyamızda kadın sorunun ataerkil yapıyı aştığı, hukuksal ve toplumsal bir gerçektir. Bu sorun emperyalizmin gelişimini materyalist yöntemlerle tahlil ettirmeyi bilimsel alanda bir kez daha gereklileştirmiştir.

  Feminizm'in sınıfsal bir amacının olmamasından dolayı her geçen gün artan sömürü karşısında metafiziksel çaresizlikleri yansıtması yaşanılan bir hakikattir.

  Kadının konumunun her geçen gün toplumda erk sistemi tarafından değersizleştirilmesi, kadınları yaşamın pasif öğeleri hâline dönüştürmektedir. Devletlerin toplumsal cinsiyetçilikle kadının konumunu aşağılara çekmesi, emperyalist sistem içinde şiddet araçlarıyla sağlanmaktadır. Bu şiddet fiziksel olmanın yanında, psikolojik bir gelişimde göstermiştir.

  Toplumsal cinsiyetçiliğin kapitalizmle geliştiğini daha önce belirtmiştim. Kapitalistleşmenin zirvesi olan emperyalist dünyada, kadınların vermiş olduğu hukuksal mücadeleler burjuvazi kanunlarıyla bir netice sağlamamaktadır. Çünkü devletlerin oluşumunda ve hukuksal yapılanmalarında özel mülkiyetle maddeleşmiş sınıflı toplumların kanunları yürürlüktedir. Böylelikle kadınların liberal hak arayışlarıyla mücadelelerini sürdürmeleri; hukuksal alanda kadınları kapitalist devletlerin ikiyüzlülüğüyle karşı karşıya getirmektedir.

  Devletli yaşam içinde üretim ilişkilerinin niteliğinde görülen değişiklikler sınıflı toplumların yapısını daha fazla kötüleştirmektedir. Bu yüzden sınıflı toplumlarda artan sınıfsal sorunlar kadınları, her geçen gün yaşadıkları her türlü sömürü karşısında çaresiz bırakmaktadır.

  Kadınların kurtuluşu sınıfsal mücadeleyle, proleter halk savaşıyla mümkündür. Kadının hem kendi cinsini kurtarma konusunda, hem de halkların kurtuluşu olan devrimci savaşta olmazsa olmaz bir öneme sahip olması; Marksizm'in bilimsel devrimci yöntemleriyle ispatlanmıştır.

  Kadının özne olmadığı ve öncüleşmediği halk savaşında devrimin olması imkânsızdır. Bununla birlikte emek konusunda ezilen erkeklerin kurtuluşuda imkânsızlaşmaktadır.

  Kadınların yaşadıkları tecavüzleri, ötekileştirmeyi ve şiddeti; sınıf olgusundan ve egemen zihniyetin erk olgusundan bağımsız düşünemeyiz. Asırlardır egemenliğini sürdüren erk devletler, yeryüzünde kadını yok sayarak iktidarlaşmıştır.

  Sonuç olarak, sınıflı toplumların son bulması ve kadınların kurtuluşu Marksizm öğretilerini anlayıp, savaşmakla gerçekleşebilir.


Heybet Akdoğan

 

  Bu yazı 6222 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35