Heybet AKDOĞAN

İYİ Parti'nin eleştirisi

Heybet AKDOĞAN
  19-06-2023 15:47:00

Sevgili WELG MEDYA okuyucuları, geçmişten günümüze kadar Meral Akşener, Türk siyasetinin kriz dönemlerinde yıldızı parlatılan bir siyasetçi.

Siyasi kimliğini ırkçılık ve piyasacılık üstüne içselleştiren Akşener, özellikle 1990'lı yıllarda devlet, mafya ve siyaset üçgeninde ilerleyen Türkiye siyasetinde, DYP'den milletvekili olmuştu.

Susurluk kazasında derin devletin kirli yüzünü örtmek için, İç İşleri Bakanlığı'na atanan Akşener, dönemin Başbakanı Çiller ile birlikte derin devlet adına önemli sorumluluklar üstlenmişti.

Yıllar sonra Meral Akşener'in yolu Erdoğan ile kesişti.

AK Parti henüz kurulmadan önce Erdoğan ekibiyle birlikteydi.

AKP'ye katılan ilk DYP'liydi Akşener.

Fakat AKP'den umduğunu bulamayan Akşener, daha sonra AKP'den ayrıldı.

Yıllar sonra MHP'de görev üstlendi ancak orada da amaçlarına ulaşamayınca yine ayrıldı.

Aynı zamanda o yıllarda Fetö'den övgüyle söz eden bir siyasetçiydi.

Meral Akşener yıllardır politika kulvarında oldukça hırslı hareket eden bir siyasetçi.

Siyasete katıldığı günden beri gâh devletin ihtiyaç duyduğu bir siyasetçi gâh siyasi partilerin birlikte çalıştığı siyasi bir kişilik.

Oldukça kendinden emin, yılmayan ve devlet içinde sırlı ilişkileri olan Akşener, Türkiye'de Tansu Çiller'den sonra en çok konuşulan kadın siyasetçi.

Meral Akşener'in lideri olduğu bir partiyi kurarak siyasi kariyerini sürdürmesi, Akşener'i politikada yeni arayışlara yönlendirse de, Meral Akşener'in sadece milliyetçilikten beslenen politik aklı; çok partili siyasete geçmemize rağmen, çoğulcu bir siyasi anlayışa sahip olmasının önündeki tek engel.


Çok partili yaşama geçtiğimiz 1946 yılından itibaren, siyasi bir partiden koparak kurulan onlarca parti var.

Sayısı onlarca olan partilerin çoğu, seçime katılma başarısı dahi gösteremediler.

Koalisyon partileri dışında tek başına iktidara gelen pariler:

Demokrat Parti ve AK Parti.

Geride kalan partiler yıllarca propaganda çalışmaları yapmalarına rağmen, siyaset sahnesinde iktidara gelecek rolü sergileyemediler.

Seçimlerde sandalye sayısını artırmayı asgari başarı kabul edersek; bu başarıyı temsil eden partinin, İYİ Parti olduğunu söylemek yanlış olmaz.

İYİ Parti 25 Ekim 2017'de Türk siyasi hayatına merhaba dedi.

İYİ Parti hem MHP'nin asli mirasını kendi kurumsal kimliğinde temsil etmeye çalışıyor hem de MHP'den farklı yönlerinin olduğunu, gelişme adına topluma ispatlamaya çalışıyor.

Bu arada farklı yönler demişken yanlış yorumların ortaya çıkmamasına dikkat edilmeli.

İYİ Parti'nin misyonu yıllardır saf Türk milliyetçiliğinin yaygınlaşması üzerine kurgulanmıştır.

Başka bir deyişle; 'kadime halel getirmemek' için, mücadele eden bir parti.

Meral Akşener uzunca bir süredir, Erdoğan'ın hakimiyeti altında olan ideolojik yelpazenin merkez sağında güçlenmek için çabalıyor.

Bu çabayı yalnızca Meral Akşener vermedi.

Abdüllatif Şener'in Türkiye Partisi, Numan Kurtulmuş'un Has Parti'si, Erkan Mumcu'nun Anavatan Partisi, Süleyman Soylu'nun Demokrat Partisi ve daha birkaç parti aynı mücadeleyi verdiler.

Hepsinin iddiası kendilerince, Erdoğan'ın dolduramadığı merkezdeki sağ boşluğu doldurmaya talip olmaktı.

Bazıları boşluğa düşerken, diğerleri kendi partilerini kapatıp, Erdoğan'ın yanında yer aldılar.

İYİ Parti lideri Meral Akşener ilk dönemlerde Erdoğan'ın yanında yer almasına rağmen, daha sonra İYİ Parti'yi bugünlere taşıyarak yoluna devam ediyor.

İşin zamanlama kritiğine bakarsak, İYİ Parti'nin uygun bir zamanda kurulduğunu söyleyebiliriz.

Milliyetçi siyasetçileri ve seçmeni AKP ve MHP'den yanına çektiği inkâr edilemez.

Sağlam bir taban oluşturdu.

Ancak İYİ Parti için üzülecek taraf, İYİ Parti'nin kalkınması için etrafında sermaye kesimininin olmaması.

Bu nedenle kendisine çalışan herhangi bir medya organı da yok.

Türk siyasi hayatında bir partinin merkeze yerleşmesi için ekonomik menfaat gruplarıyla kuracağı pozitif ilişkiler olmazsa olmaz bir koşul.

Bununla birlikte Meral Akşener şimdiye kadar ticaret odalarıyla, sanayi odalarıyla ve iş veren sendikalarıyla politik ağlarını geliştirebilmiş değil.

Türkiye siyasetinde siz de takdir edersiniz ki; partilerin ihtiyaç duydukları kitlesel seçmen desteğinin önemli bir oranı buralardan temin ediliyor.

Her ne kadar Meral Akşener il ziyaretlerinde saymış olduğum temsilciliklerle ilişki kurmaya çalışsa da, bu ziyaretler sadece bir prosedürden ibaret olduğu için zamana yayılamıyor.

Burada AK Parti'nin kurmuş olduğu ağ yapısının neden olduğu engelleri unutmamak gerek.

Bu bakımdan Akşener prosedür dışına çıkıp, görüşmleri sıklaştırsa da, mevcut iktidarın hakim olduğu ilişkiler belirleyici oluyor.

Buna mukabil İYİ Parti'nin menfaat gruplarıyla olan ilişkilerinde daha çok ısrarcı olması gerekiyor.

İYİ Parti'deki bir başka sorun, İYİ Parti'ye katılan üyelerin genel de akademisyen ve bürokrat kökenli olmaları.

Bir parti açısından bu bir başarı ölçüsü olsa da, halkın içinden siyaset yapabilen insanların parti içinde olması, seçmen kitlesinin büyümesi için çok önemli.

Esasında bölünerek çoğalan partilerin siyaset sahnesinde kalması zor.

Bunu başaran partilerin ise, rehavete kapılmaması gerekiyor.

İYİ Parti'nin dikkat etmesi gereken en önemli nokta burası.

İYİ Parti, MHP'ye göre parti tabanında milliyetçi kimliği az da olsa yeniden kurgulamayı başarmış durumda.

Fakat İYİ Parti'nin çekirdek seçmenden kopmadan üreteceği yeni ideolojik söylemlere ihtiyacı var.

Millet İttifakı bünyesinde bunun eksikliğini yaşadı.

Her partinin hitap ettiği belirli bir kesim var.

Ama her partinin siyasi sahada kalıcı olması, farklı seçmen kitlesine ulaşmasıyla orantılı bir gerçek.

Bu bakımdan İYİ Parti için sandalye sayısını artırmak ve korumak, başarısının belli bir yere kadar olan kısmı.

Başarısının devamı ise, Meral Akşener'in hâlâ farkında olmayarak söylediği "kemik oy" seçmeniyle sınırlı kalmamayı anlamaması.

Aksi hâlde MHP'ye meydan okurken, Bahçeli'den  daha kötü bir duruma düşebilir İYİ Parti.

Desteklediği siyasi partinin kendisini gün geçtikçe temsil etmediğini düşünen insanlar olduğu gibi, bunun yanında sadece bir partinin kendisini temsil ettiğini görüp bunun demokrasi ve özgürlük için yeterli olmadığını düşünen insanların sayısı da bir o kadar çoğalıyor.

Bununla birlikte Türkiye'de siyasetin toplumdan ziyade devletle olan ilişkisi, siyasi partiler ve insanlar arasında yabancılaşmaya neden olarak, kendisine ait görmediği partiye alternatifsizlikten dolayı sığınan insanların sayısında da artmalara neden oluyor.

Sadece İYİ Parti değil, kurulan yeni partilerinde bu siyasal sosyolojiyi istikrar açısından dikkate alması gerekiyor.

Siyasal sosyolojiyi partiler üretmez ama siyasal sosyolojiye göre partiler tavır alır ve her partinin gelecek kaygısını siyasallaşmış toplum belirler.

İYİ Parti'nin geleceği ise buna göre netlik kazanacaktır.

Ama ne yazık ki, İYİ Parti lideri Meral Akşener'in topluma kimlik ya da kimlikler gözüyle bakışı İYİ Parti'nin şekillenmesinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Tersi bir durumun söz konusu olmaması hâlinde İYİ Parti'nin sonu; Meral Akşener'in geçmişiyle anılacaktır.

Heybet AKDOĞAN

  Bu yazı 4414 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım