Haydi hayırlısı!
Heybet AKDOĞAN21 yıllık iktidarın ardından AKP galiba yolun sonuna geldi.
Galiba diyorum çünkü henüz seçime saatler var.
Galiba diyorum çünkü AKP'de seçim oyunları bitmiyor.
Bir an her şey umulanın tersi olabilir.
Değişim isteyenlerin bütün emekleri bürokrasi ve otokrasi sinerjisiyle boşa gidebilir.
Hele bir de işin içinde meşhur İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu olunca, insanın aklına her türlü seçime darbesi gelebiliyor.
Ancak yine de umutluyuz.
Millet İttifakı bütün seçim sandıklarının başında olacağını tam olarak söylemesine rağmen.
Umudun son halkasında olur ki, Cumhur İttifakı kazanırsa, Türkiye'deki çoğunluğun buna itiraz edeceği kesin.
Geldiğimiz noktada Erdoğan rejimi Türkiye'nin ve dünyanın ana meselesine dönüşmüş durumda.
Ak Parti'nin yıllardır toplum içinde yarattığı ideolojik ayrışmalar ve kutuplaştırmalar, toplumu sosyal yaşamın içinde nefes aldıramaz duruma getirdi.
Bunun yanında işsizlik, artan gıda fiyatları, toplumun çözüm bekleyen yarınların ihtiyaçları değil, bugünün ihtiyaçları.
Toplumla bürokrasi arasında yükselen hiyerarşi ise, toplumu siyasete fazlasıyla yabancılaştırdı.
Politik olarak 21 yıl öncesine kadar mağdur durumda olan muhafazakâr kesiminin Erdoğan sayesinde laik kesime kan kusturan bir hegemonyaya dönüşmesi, iki kesim arasında neredeyse affedilemeyecek kitlesel kini, nefreti en üst seviyeye çıkarmış vaziyette.
Çözümü yeni baştan uzun zamana yayılacak bu toplumsal çelişki, totalitarizmin travması olarak bir süre daha devam edeceğe benziyor.
Fakat AKP sonrası beklenilen demokrasi mücadelesi, sistemleşip gelişirse, en azından geçmiş yıllardaki gibi, çatışmasız ve kavgasız çözüleceğe benziyor.
Görüyoruz, iktidara talip olan muhalefet koalisyonu yeni bir tarih yazacak vaatlerde bulunuyor.
Kürt meselesine demokratik bir yaklaşımdan tutalım da, gayrımüslimlerin sorunlarına kadar, birçok soruna yeni perspektif kazandırılacağı Millet İttifakı tarafından ifade ediliyor.
Erdoğan rejimi her alanda çözümsüzlüğün, anti demokratik yaptırımların, liyakatsizliğin, hilafet zihniyetinin unutulmaz temsiliyetiyle 21 yılını doldurdu.
Hakarete maruz kalmayan, aşağılanmayan, yargısız tutuklamalara mahkûm olmayan neredeyse hiçbir muhalif kalmadı diyebiliriz.
Devleti yönetmek yerine, organizeli bir şekilde kadrolaşarak, devleti elinde tutan Erdoğan iktidarı, yenilgiye kendi kendisine davetiye çıkaran bir geçmişle, bugünlere kadar ayakta durabildi.
Artık demokrasi ve insan haklarıyla savaşarak yorgun düşmüş bir iktidar var karşımızda.
Söyleyecek hiçbir şeyi kalmamış, tehditler savurmaktan başka bir seçeneği olmayan, kendinden olmayanı "tür" olarak gören bir zihniyetle yıllarımız heba olup tükendi.
Bundan sonra doğru bir değişime, demokrasiye, çoğulculuğa ve hukukun egemen olduğu; temel hakların esas alındığı bir ülkeye ihtiyaç var.
Haydi hayırlısı!
Heybet AKDOĞAN
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Popülist siyasetin yeni gözdesi İmamoğlu
- Mali oligarşinin vazgeçilmezi Macron
- Söz Netanyahu'dan açılmışken
- Bosna Hersek'in AB süreci
- İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi
- Rusya ve ABD arasındaki hibrit savaşı
- Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönüşü
- Güney Kore ve ABD arasındaki nükleer ilişkileri
- Çin'e çip ambargosu
- Nükleer silahlar ve istenilen anlaşmalar
- Macroncu rejim ve toplumsal öfke
- O artık milletvekili













