Heybet AKDOĞAN

DÜNYA KLASİKLERİNİN HAYATIMIZDAKİ YERİ ve ÖNEMİ

Heybet AKDOĞAN
  02-09-2020 10:49:00

  Karl Marks ve Friedrich Engels’in, bilimsel sosyalizmin temellerini atarlarken ifade ettikleri gerçek: İnsanlık tarihi sınıf çatışmalarının tarihi olmuştur gerçeğidir. İnsanlık tarihimizi tüm ayrıntılarıyla incelediğimizde, bilimsel sosyalizmin altyapısı olan bu gerçeği her zaman görebilmekteyiz. İnsanın toplumsallaşması ve üretici güçlerle gruplara ayrılması, insanlık tarihimizin sınıf çatışmalarının başlangıcı olmuştur. İnsan toplumsuz yaşayamayacağı için ve toplum olmadan bizler insan olayamayacağız için toplum bizleri var eden tek kurumumuz olmuştur. Üretim olanaklarının  insan ihtiyaçlarını bireysel ve toplumsal olarak fazlasıyla karşılaması sonucu,  toplumun  özel mülkiyet birikimiyle  ırklara ayrılması  ve bu ayrışma sonucu dinsel inançların çeşitlilik göstermesi, sınıf kavgalarını ve sömürü ilişkilerini oldukça

güçlendirmiştir.  İnsanlık, tarihte özel mülkiyet düzeniyle ne kadar büyük bir zenginliğe  ulaşmışsa,  bir o kadar da büyük ve korkunç  yıkımlar  yaşamıştır.

  Tarımla tanışan insanlığın, üretici güçlerini ilerleterek , gittikçe endüstriyel  üretim koşullarına sahip olması , toplumları ilkel komünal yaşamdan, uygarlık hayatına doğru ilerletmeye  yönlendirmiştir. Toplumlar yavaş yavaş modern dünyanın burjuvazi yönetimiyle,  kölelik düzenin hazırlayıcısı olmuşlardır. İşbölümünün çoğalması, artan işbölümüyle sınıf çatışmaları, kapitalizmin bilimsel zeminini  hazırlamıştır. İnsanların altyapı ve üstyapı kanunlarını belirleyen üretim güçleri ve ilişkileri, insanların sanat düşüncelerinin içeriklerini de oluşturmuştur. Tarihin tozlu sayfalarını karıştırdığımızda; Yunan sanatının ve biliminin başlangıç koşullarının, Yunan devletinde oluşan kölelik sisteminin olduğunu görüyoruz.  Acının, ezilmenin, emeğin ve üretimin olduğu her

yerde, sanat, zanaat ve bilim insanlığın koşullarıyla aynı oranda gelişmiştir.İnsan emeğinin üretkenliği, toplumları; bilim, sanat, hukuk ve felsefe alanlarında büyük gelişmleri doğurmasına sevk etmiştir.  Bütün bu ilerlemelerin oluşmasını sağlayan işbölümü, insanlık tarihinin gelişmesinin yanında daha öncede belirttiğim gibi, kölelik sisteminin ön koşulları olmuştur. İnsanların  ürettiği ve varettiği birçok şey karşısında ücretli bir işçi konumuna düşmesinin asıl nedeni budur.  Bu yüzden burjuvazinin,  insanlığın uygarlık aşamasında önemli derecede devrimci rolleri olmuştur. Burjuvazi kendi özü gereği bütün feodal ve ataerkil ilişkilere son verip insanı yalın, kişisel çıkarlarına göre yaşatan, duygusuz  ve nakit  alışverişler yapan bir araç haline dönüştürmüştür. Kişisel değerleri meta’nın mübadele değerlerine çevirmiştir. Bunun için uygarlık hayatıyla birlikte burjuvazi saygı duyulan bütün sanatları, zanaatları ve meslekleri saygı konumundan uzaklaştırıp, bu

alanlarda uğraşan akıl ve kol emekçilerini ücretli işçisi yapmıştır. Burjuvazinin emperyalist ağlarını her tarafa yaymasıyla toplumlar kendilerine yabancılaşmış, bireysel ve toplumsal ilişkiler bütün komünal değerlerinden  arındırılmıştır. İnsanlığın evrensel değerlerinin yerine; bölgesel, ulusal ve bireysel çıkarlar hakim olmuştur. Evrensel edebiyatta, Dünya Klasiklerinin hayatımızdaki yerini ve önemini yaşadığımız sınıflı toplum gerçeğiyle  daha iyi anlayabilir ve benimseyebiliriz.

  Dünya Klasikleri, ulusal ve bireysel çıkarlardan bağımsızca  yazılmışlardır. Evrensel değerleri ön plana alarak kaleme alınmışlardır. Bireysel çıkarlar ve bencil tutumlar  Dünya Klasik eserlerinde, toplumsal  çöküşün kriz nedenleri  olarak her zaman vurgulanmıştır. Kabileci ve ulusal yaşamın içinde varolmuş yerel değerlerin aslında, tarihte insanlık ailesinin ürettiği ve yaşadığı değerler olduğunu Dünya Klasiklerinin  bir çok

yapıtlarında görebiliyoruz.  Kapitalist sistemin egemen halkı olan burjuvazinin,  kendi kurtuluş koşullarının eseri olan, modern toplumu varetmesi  için, sınıf çatışmalarını nasıl tetiklediğini Dünya Klasiklerinde anlatılan yaşam deneyimlerinden sayfalarca okuyabiliriz.  Araştırılıp bakıldığında, Dünya Klasiklerini yazan bütün yazarların varlıklı bir hayat yaşamadıkları doğrudur. Örneğin: Emile Zola, Dostoyevski, Victor Hugo  ve isimlerini defalarca çoğaltabileceğimiz  bir çok usta kalemler, burjuvazi yazarlarının sahip olduğu ekonomik refaha hiçbir zaman sahip  olamamışlardır. Nedeni çok açık olan bu dikkat çekici durumun asıl sebebi, Dünya Klasik eserlerinin yazarları, kapitalist sistem içinde  bir tehdit  unsuru teşkil etmesindendir.  Gerçekçiliğin gelmiş geçmiş  en büyük ustalarından biri olan Balzac, Fransız  sosyetesinin gerçekçi bir tarihini vererek  1816 ile 1848  yılları arasında soylular topluluğuna karşı gelişen burjuvazinin, gittikçe artan baskısını bir tarihçi

gibi anlatır. Burjuvazi toplumunun varlıklı bir yaşam içerisinde, sonradan görme bir ahlakla, yozlaşmış  ve çürümüş yaşamını çok iyi bir şekilde yazmıştır Balzac.

  Victor Hugo’nun ‘’Sefiller’’ adlı yapıtını okuduğumuzda, yasa ve merhametin doğasını tüm incelikleriyle görebiliyoruz. Fransa tarihini, Paris mimarisini, kentsel tasarımı, siyaset ve ahlak felsefesini , adalet, din, ailevi ve romantik sevginin türlerini ve doğasını Hugo özenle ele almıştır. Sefiller romanı  birçok alt konuya yer veren  ama ana konusu  dünyada iyilik yapma gücü bulan ama sabıkalı geçimişinden kaçamayan eski mahkum  Jean Valjean’ın  hikâyesidir. Eser okunduğu zaman sınıflı toplumların bir çok çarpıcı yanı çok acı bir şekilde görünür.

  Dostoyevski’nin romanlarından biri olan ‘’Suç ve Ceza’’ okunduğunda:  Fakir bir genç olan Raskolnikov’un , başarılı olmasına rağmen hukuk fakültesini maddi sebeplerden ötürü yarıda bırakmak zorunda kalması, parayla ne

yapılacağını bilmeyen, insanlık ailesine parazit olan aşağılık insanların elinde iken, toplumun gelişmesine büyük katkılar sağlayabileceklerin para sıkıntısı çekmesinin yanlış olduğunu düşünmesi, bu yanlışlığı düzeltmek üzere yaşlı ve zengin bir kadın tefeciyi ve görgü tanığı bırakmamak için onun kız kardeşini öldürmesini, kimsenin kendisini görmediğini ve geride çok büyük bir olasılıkla bir iz kalmadığını bildiği halde, bazı tesadüflerin sonucunda Raskolnikov’un  müthiş bir tedirginlik içine düşmesi;  insanlığını, masumiyetini yitirmesini, temiz kalpli ve fedakar Sonya'ya suçunu itiraf eden Raskolnikov’un  polise  teslim oluşunu ve cezasını çekmek üzere Sibirya'ya gönderilişini akıcı bir yazım teknğiyle; eşitsiz bir toplumun acımasız ve çökmüş halini, bilinçli insanların nasıl harcandığını günlük hayatımızda da bir çok şeyi şahit kılarak okuyabiliriz.

  Türk edebiyatımızda, Dünya Klasikleriyle aynı sorumluluğu taşıyan ve aynı bilince sahip

 

olan: Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Sabahttin Ali ve isimlerini çoğaltabileceğimiz bir çok üstadların  eserlerini  ‘’yegane’’  Dünya Klasikleri eserlerine katabiliriz.  Örneğin, Yaşar Kemal’in: İnce  Memed romanı, hemen hemen bütün dünya dillerine çevrilmiş; feoadal düzeni anlatan çok önemli bir eserdir. Ha keza, Orhan Kemal’in Hanımın Çiftliği aynı şekilde bir çok dile çevrilmiş; sınıflı toplumun gerçeklerini çok iyi anlatan kıymetli bir eserdir.  Benim düşünceme göre bu eserlere Türk edebiyatı demek yanlıştır. Dünya Klasikleriyle aynı içeriğe sahip bu eserler ulus kimliği altına sığdırılamaz. Bu eserler dünyanın her tarafında yaşanan, feodal ve köleci sisteme bir başkaldırı mahiyetinde oldukları için bu tür eserleri  ulus ismiyle kimliklendirmek , eserlerin özgünlüğüne hakarettir.  Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde devletin ve iktidarın egemenliği altında yazılmış, ulusa hitap eden yerel

eserlere Türk edebiyatı denmesi, eserlerin yazılış amacıyla uyumlu olduğundan bu tür eserleri bir ulus ve inanç sınıfı içinde değerlendirmek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

  Dünya Klasiklerimiz, yaşamın ve insanın en kutsal hazineleridirler. Çocuklarımız için hazırlanmış ve büyükler için yazılmış, Dünya Klasikleri okunmalı ve okunmaya teşvik edilmelidirler.  Modern (emperyalist) sistemin ürettiği eserler, sadece kendi çevreleri olan burjuva topluluğuna hitap ederler. Dünya Klasikleri, burjuvazinin varlığını sürdürebilmesi için, emekçi kitleleri nasıl kullandığını ve emekçi toplumların bunun için neler yapmasını gerektiğini açık bir şekilde dile getirirler. Burjuvazi yazarları, yazı ve sanat işlerini bir araç ve geçim kaynağı olarak görürler. Sosyalist bilince sahip olan Dünya Klasikleri  yazarlarımız ise, yazı ve sanat işini bir amaç için ve topluma hizmet olarak yaparlar. Dünya Klasiklerinin bu kadar içten ve

ölümsüz olmasının başlıca sebeplerinden biri de budur. Dünya Klasikleri hakkında açıklama yapan Yazar ‘’Italo Calvıno’’nun bir kaç düşüncesini paylaşmak istiyorum:

‘ Klasikler, insanların, hiçbir zaman "okuyorum" demedikleri, genellikle "yeniden okuyorum" dedikleri kitaplardır.

  Klasikler, öyle kitaplardır ki, onları okumuş ve sevmiş olanlar için alabildiğine değerli bir deneyim oluştururlar; ama, en çok tadını çıkaracakları duruma geldiklerinde okuma fırsatını saklı tutanlar için de aynı ölçüde zengin bir deneyim olarak beklerler.

  Klasik, ilk kez okuduğumuz zaman bile, daha önce okuduğumuz bir şeyi yeniden okuduğumuz duygusunu veren kitaptır.‘‘

  Dünya Klasikleri hakkında Yazar Bacon’unda çok önemli bir tespiti vardır. Bacon’un, Dünya Klasikleri hakkındaki tespitleri şöyledir: “Edebiyatta en eski yapıtları, bilimde ise en yeni yapıtları okumak gerekir.” Aktardığım sözün işaret ettiği gerçek; edebiyatta klasiklerin vazgeçilmez yapıtlar olduğu ve

yazınsal okumalarda klasik yapıtların öncelenmesinin gerekliliğidir. Klasikler, akıp giden zaman içinde kalıcı izler bırakabilmiş, tüm insanlığa seslenen ve insanlığın temel değerlerini işleyen, geleceğe kalma olasılığı yüksek yapıtlardır. Edebiyatta bu yapıtların kaynağı Klasisizm akımıdır. Klasisizmin temel öğeleri kendi içinde soyluluk, akılcılık, uyum, açıklık, sınırlılık, evrensellik, idealizm, denge, ölçülülük, güzellik ve görkemliliktir. Bir eserin klasik sayılabilmesi için bu özellikleri barındırması gerekmektedir.‘‘

  Dünya Klasikleri özgün eserlerdir. Halkların anonim gerçekleridirler. Bu yüzden içinde barındırdıkları konular ezilen halkların toplumsal sorunlarıdırlar. Dünya Klasikleri, sömürgeleşen toplumların bağrında yetişen ‘varoşları‘‘ anlatmakla birlikte, varolan ‚‘varoş‘‘ kitlesinin psikolojik ve sosyolojik  sebeplerini de tüm çıplaklığıyla anlatırlar.  Kapitalist sistem içerisinde yeniliklerini koruyan Dünya Klasikleri, egemen sınıfın maksatlı

politikalarıyla, modern dünyanın uyuşturucu etkisi veren edebi eserleriyle unutturulmaya çalışılsada, sınıf savaşlarının çürütülemez boyutları, Dünya Klasiklerinin her zaman sesi, dili olmuştur.Dünya Klasikleri ezilen halkların vicdanıdır. Emperyalist sistemde yazarlar, sistemin sanatsal rekabetçileri olup, yazarlığın ve düşünce adamlığının taklitçileri olmalarına rağmen, Sosyalist bir dünya için, sosyalist aydınlar tarafından kaleme alınmış eserler günden güne güçlerini artırmaktadırlar. Çünkü sanat, emeğin birikimi ve ürünüdür. İnsanlık tarihimizde; edebiyat, sanat ve zanaat insanlığın emek olgusuyla vücut bulmuştur.

(HEYBET  AKDOĞAN)

  Bu yazı 1726 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray7511--516
    2Beşiktaş7502--815
    3Amed7421--814
    4Fenerbahçe7412--1313
    5Trabzonspor7412--1113
    6Alanyaspor7331--212
    7Kocaelispor7403--212
    8Çorum FK7313--410
    9Kasımpaşa7241--010
    10Rizespor7313---210
    11Başakşehir7223---18
    12Gaziantep FK7223---38
    13Gençlerbirliği S.K.7223---88
    14Erzurumspor FK7223---88
    15Göztepe7133--06
    16Konyaspor7124---45
    17Samsunspor7115---94
    18Eyüpspor7106---183
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    16 Ekim, CumaÇorum FK20:00Rizespor
    17 Ekim, CumartesiErzurumspor FK13:30Eyüpspor
    17 Ekim, CumartesiGençlerbirliği S.K.16:00Galatasaray
    17 Ekim, CumartesiAmed16:00Konyaspor
    17 Ekim, CumartesiFenerbahçe19:00Alanyaspor
    18 Ekim, PazarKasımpaşa13:30Samsunspor
    18 Ekim, PazarKocaelispor16:00Göztepe
    18 Ekim, PazarBaşakşehir19:00Gaziantep FK
    19 Ekim, PazartesiTrabzonspor20:00Beşiktaş
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Kayserispor10811--1725
    2Iğdır FK10622--620
    3Bursaspor9612--819
    4Batman Petrolspor10613--319
    5Keçiörengücü10451--917
    6Mardin 19699432--515
    7Sarıyer10433---115
    8Antalyaspor10505---215
    9Bandırmaspor10352--914
    10Fatih Karagümrük9342--113
    11Sivasspor10262--112
    12Muğlaspor9261--112
    13Bodrum FK10253--211
    14Pendikspor10244---710
    15Manisa F.K.9234---19
    16Esenler Erokspor9153---58
    17Ümraniyespor9144---37
    18Vanspor FK10235---107
    19İstanbulspor10127---155
    20Boluspor9018---181
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    13 Ekim, SalıBandırmaspor1-1Sivasspor
    13 Ekim, SalıSarıyer1-4Bodrum FK
    13 Ekim, SalıPendikspor1-2Vanspor FK
    DünBatman Petrolspor4-2İstanbulspor
    DünAntalyaspor0-4Kayserispor
    DünKeçiörengücü0-0Iğdır FK
    DünÜmraniyespor0-1Boluspor
    BugünMardin 196917:00Fatih Karagümrük
    BugünManisa F.K.20:00Esenler Erokspor
    BugünMuğlaspor20:00Bursaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Muş Sport Klübü6510--916
    2Aliağa FAŞ6501--415
    3Elazığspor6411--1113
    4Güzide Gebzespor6330--412
    5Çorluspor 19476312--510
    6İnegöl Kafkas Gençlik6312--310
    7Isparta 32 Spor6312--110
    8Şanlıurfaspor6231--19
    9Menemen FK6303---19
    10Erbaaspor6213--07
    11Somaspor5212---27
    1268 Aksaray Belediyespor6132--16
    13Ankaraspor6204---46
    14Kastamonuspor6204---103
    15Sebat Gençlikspor5023---42
    16Arnavutköy Belediyespor6006---100
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiElazığspor19:00Arnavutköy Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiMenemen FK19:00Güzide Gebzespor
    17 Ekim, CumartesiŞanlıurfaspor19:00Hatayspor
    18 Ekim, PazarKastamonuspor14:30Isparta 32 Spor
    68 Aksaray BelediyesporErbaaspor14:30Çorluspor 1947
    68 Aksaray Belediyesporİnegöl Kafkas Gençlik15:00Sebat Gençlikspor
    68 Aksaray BelediyesporMuş Sport Klübü19:00Ankaraspor
    68 Aksaray BelediyesporSomaspor19:00Aliağa FAŞ
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Yeşilyurt Belediyespor6600--2318
    2Talasgücü Belediyespor6510--1016
    3Bitlis Özgüzelderespor6501--1215
    4Niğde Belediyesispor6501--1015
    5Karaköprü Belediyespor6501--915
    6Mazıdağı Fosfatspor6420--914
    7Kırşehir Belediyespor6411--1513
    8Ağrı 19706222--08
    9Kırıkkale Büyük Anadolu6213---17
    10Silifke Belediyespor6213---37
    11Adana Adaletgucu6204---36
    12Osmaniyespor6204---56
    13Yeni Mersin Idmanyurdu6204---56
    14Karaman FK6204---96
    15Yozgat Bld Bozokspor6114---154
    16Diyarbekirspor6015---71
    17Yeni Malatyaspor6006---180
    18Adanaspor6006---220
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    17 Ekim, CumartesiYeni Malatyaspor14:00Mazıdağı Fosfatspor
    17 Ekim, CumartesiBitlis Özgüzelderespor14:00Yeşilyurt Belediyespor
    17 Ekim, CumartesiAdanaspor14:30Yeni Mersin Idmanyurdu
    17 Ekim, CumartesiSilifke Belediyespor14:30Karaköprü Belediyespor
    18 Ekim, PazarAğrı 197014:00Kırıkkale Büyük Anadolu
    18 Ekim, PazarKırşehir Belediyespor14:30Niğde Belediyesispor
    18 Ekim, PazarKaraman FK14:30Adana Adaletgucu
    18 Ekim, PazarOsmaniyespor14:30Diyarbekirspor
    18 Ekim, PazarYozgat Bld Bozokspor19:00Talasgücü Belediyespor
    Son güncelleme: 15.10.2026 05:51:35