Heybet AKDOĞAN

ÇÖZÜM HALKLARIN ve DEVRİMCİ-DEMOKRATİK KURUMLARIN BİRLEŞİK DİRENİŞİDİR

Heybet AKDOĞAN
  03-06-2021 11:09:00

AKP iktidarının kendi içinde kırılma yaşamamasını düşünmesi ve tavizler vermek istemesede yaşadığı çözülmeler, AKP iktidarını alternatifler üretememe konusunda zorluyor.

Erdoğan rejiminin 15 Temmuz sonrasında siyasetini belirleme ve bunu muhalefete kabul ettirme çabası her ne kadar ısrarlı bir şekilde sürsede, AKP'nin zayıflayan siyasi güvenirliliği nedeniyle böyle bir yaptırımı artık zorlaşmaktadır.

AKP iktidarının yönetememe sorunu dünden bugüne biriken problemler nedeniyle, menfaat merkezli çatışmaların temel sebebini oluşturuyor. Muhalefet cephesinin bu durumu; " Foseptiğin patlaması" olarak değerlendirmesi, Erdoğan rejiminin yüzleşmek zorunda kaldığı mafyöz yönetim anlayışının neticesi oluyor. AKP hükümetinin gün geçtikçe baskınlaştırdığı, toplumda korku yaratma düzeni, siyaset-medya ve bürokrasi arasında geliştirdiği ilişkiler, Türkiye'nin mevcut devlet varlığını kriminalize eden en ciddi hataların başında geliyor. Bunun yanısıra Erdoğan'ın demokrasi, hukuk,

yargı, insan hakları bağlamındaki bütün tutumları kümülatif biçimde üretilmiş olan icraatlardan ötesine geçemiyor. Bu gerçeklikler, politik alanda Erdoğan'ın "mefhumu sadece kendinden kabulü göstersede," kamusal alanda bu hakikatin "artık yeter" itirazlarıyla yükselen toplumsal sesi direnişe dönüşüyor.

Bugün Erdoğan tarafından Türkiye meseleleri beka ve milli olma mottolarıyla tasvir edilsede, ülkenin beka sorunu milli olmanın gerisinde, tamamen emperyalist boyunduruğun derinleşen boyutuna ulaşmış durumda. Demokratik kültürün üç önemli unsurunun; meclisin, yargının ve medyanın paralize olması, AKP iktidarı tarafından demokrasinin tasfiye edildiğini gösteren başlı başına bir yönetim paradigması.

AKP iktidarıyla zirveye tırmanan kamu kurumlarının siyasallaşması, muhalefetin ve  toplumun yargıya olan güvenlerinin tükenmesi, Milli Şef olan Erdoğan yönetiminin, devlet ve vatandaşlar arasında yarattığı travmanın acı bir tablosu. Özellikle Sedat Peker'in itiraflarından sonra deşifre olan Cumhur İttifakı'nın şiddet diline başvurması, muhalifleri tehdit eden

siyasi üslubu normalleştiriyor. AKP iktidarının yönetememe sorununa rağmen, Türkiye geleceğinin hâlâ AKP hükümetine bırakılacağı düşüncesi kabul edilebilir bir hakikat değildir. Ki, boyun eğilebilecek bir hakikat olmayışıda, Türkiye'de gittikçe artan kitlesel muhalefetle görülüyor.

Her şeyin kendi köklerinden türemesi, Türkiye halklarının yaşadığı bunca zulümün çarelerinide, halkların özünde bulunan direnişle üretecektir. Türkiye halklarının maruz kalmış oldukları anti-demokratik sorunlar, ezilen halkların demokratik taleplerindeki kararlılıkla çözüme kavuşacak tek kurtuluş yoludur. Egemen iktidar güçleri her ne kadar demokrasi üzerinde manipülasyonlar yapsada, ezilen halkların ihtiyaç duydukları demokratik ve eşitlikçi yönetim biçimi, Türkiye halklarının büyütecekleri muhalefetle doğrudan bağlantılıdır. Erdoğan iktidarının yarattığı korku ortamından kurtulmak, her zaman olduğu gibi ezilen halkların ve tüm devrimci-demokratik kurumların birleşmesiyle son bulacaktır.

Heybet Akdoğan

  Bu yazı 4081 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım