Heybet AKDOĞAN

Çin ve İran ilişkileri

Heybet AKDOĞAN
  25-03-2023 10:20:00

Enerji kaynaklarının kullanımı ve paylaşımı, devletler arasındaki ilişkilerin küresel konusudur.

Modern anlamda ve içinde bulunduğumuz modern dünyada enerji güvenliği ve paylaşımı 1970'lerin başında Arap-İsrail savaşı sonrası, Arap ülkelerinin İsrail'i desteklemesi ve bunun neticesinde Batılı ülkelere petrol ambargosu koyması sonucu, enerji problemi giderek daha çok küresel bir tema halini almıştır.

Dolayısıyla uluslararası başat güçler, enerji kaynaklarının kullanımını, paylaşımını ve kontrolünü uluslararası diplomaside öncelik olarak benimsemişlerdir.

2022 yılının Aralık ayının başlarında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Riyad'a düzenlediği üç günlük ziyaret ve bu ziyaret esnasında gerçekleşen üst düzey seviyesindeki zirveler ve Çin, İran-Suudi Arabistan ilişkileri yeni gelişmelerin ortaya çıkmasına neden olmuştu.

Ancak bu gelişmeler seyrinde İran'ın jeopolitik ve ideolojik avantajları, Çin'in çıkar kırılganlığı, Pekin yönetiminin Tahran'a karşı daha çok bağlanmasına yol açmıştır.

Bu nedenle Çin, İran-Suudi rekabetinde kendini dengeli politikalar üretmek bakımından sürekli yenilemektedir.

2018 yılında yeniden devreye giren uluslararası yaptırımlar nedeniyle Çin'in, İran'dan ithal ettiği petrol miktarı azalmış durumdadır.

Bununla birlikte Çin'in bölgedeki çıkarları, enerji güvenliğinin yanısıra denizaşırı yatırımlar, vatandaşlarının güvenliği, stratejik ulaştırma hatlarının güvenliği ve İran'ın, Çin-ABD rekabetinde sahip olduğu avantajlar, Çin'in sadece enerji güvenliğinin ön planda olmadığını, sonuç olarak Çin için İran'ın vazgeçilmez kılmaktadır.

Orta Doğu bölgesine Çin'li firmaların çok sayıda yatırım yapması ve büyük oranda Çinlinin istihdam edilmesi, Çin açısından İran'ı her konuda önemlileştirmekte ve işlevselleştirmektedir.

Bununla birlikte küresel enerji ticaretinin en önemli iki noktası olan Hürmüz ve Bap el-Mendep boğazlarının ciddi ölçüde İran'ın denetiminde olduğunuda unutmamak gerekmektedir.

İran'ın zaman zaman bölgede Husiler aracılığıyla gemi trafiğini sabote ettiği aşikârdır.

Ancak her süreçte Çin karşısında ABD etkisinin olması devamlı bir sorundur.

Hem küresel hem bölgesel açıdan ABD gücüne karşı koymayı kararlı bir dış politika olarak benimseyen Çin, İran'ı bu konuda yedek gücü olarak görmek istemektedir.

ABD'nin bölgesel statükosuna tavır koymak için Çin; İran'ı neredeyse bir motivasyon kaynağı olarak sahiplenmektedir.

Cinping'in Riyad ziyaretinde bu gerçeklik iki taraf arasında doğrudan hissedilmiştir.

Çin'in özellikle son yıllarda Orta Doğu ölçeğinde konjonktürel olarak politikalarını yenilemesi bir zaruret niteliğindedir.

Bu yenilenme Körfez'e yönelik politikasını her yıl biçimlendirmektedir.

Çin'in enerji güvenliğine yönelik kaygıları öne çıkınca Riyad'a, jeopolitik ve jeostratejik endişeleri ön plana çıktığınca Tahran'a yakınlaşması Çin'in dış güvenlik politikasının ana karakterini daha iyi tarif etmektedir.

Son olarak enerjinin ekonomik, siyasal, askeri ve sosyal açıdan önemi Çin ve İran arasında tarihten günümüze iyi ilişkiler geliştirmenin temel ve zorunlu nedenidir.

Heybet AKDOĞAN

  Bu yazı 3625 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım