6'lı masa dağılmasa bile...
Heybet AKDOĞAN6'lı masa hakkında gün geçtikçe ortaklaşan bir söylem var.
Bu ortak görüş 6'lı masanın hala toplumda istenilen heyecanı uyandıramadağı yönünde.
Seçmenin çoğunlukla kesin tespitleriyle uyuşan bu fikir, her geçen doğruluğunu kanıtlıyor.
6'lı masa ne yazık ki seçmene güven veremiyor.
Millet İttifakı'nın ne olduğu çok da belli olmayan güçlendirilmiş parlamenter mottosu ile yoluna devam etmesi, bunun dışında hane halkına herhangi bir söylem üretememesi, görece olarak yok sayılamayacak ciddi bir sorun olarak gündemini koruyor.
Bunun yanında masanın istikrarlı bir iletişim perspektifi yok.
Ortak bir adayın seçime ramak kalmasına rağmen henüz belirlenmemesi; şayet 6'lı masanın seçimi kazanması sonrasında, kimlerin hangi pozisyonda yer alacağı, ekonomiden tutalım da dış politikaya kadar, kimlerin hangi strateji ve görevle sorumluluklar üstleneceği hala muğlak olan konular arasında.
Ortada bu olan bu gerçeklere baktığımızda 6'lı masanın tek derdinin Erdoğan'ın gitmesi olduğunu görüyoruz.
Peki bu yeterli mi?
İşte asıl sorun bu.
Seçmeni şüpheyle Millet İttifakı'na baktırtan asıl gerekçe bu.
Dahasını söyleyecek olursak 6'lı masada birbiri ile ideolojik olarak uyuşmayan partilerin sadece rakip üzerinden bir ittifaka mutabık olmaları, masada toplanmanın rasyonel boyutunu tartışılır kılan bir başka sorun.
Şüphesiz bu konjonktürde dikkat çekici bir başka husus "öteki" olarak rekabet edilen iktidar cenahıyla birlikte, AKP-MHP seçmenininde ötekileştirilmesi.
Seçmen kitlesinin sağduyulu ve duygusal yönünü ön plana koyarak düşündüğümüzde, politikacılarla seçmen çoğunluğu arasında her zaman için kırılgan mesafenin olduğu, siyasette hiçbir an unutulmaması gerekli bir yöntemdir.
Fakat 6'lı masanın siyasi seyrini takip ettiğimizde bu mesafe ölçüsünün henüz orantılanamadığı çok açık.
Bu kadar sorunun yanında Meral Akşener'in ittifak içindeki tutum ve tavırları, 6'lı masadaki kararsızlığı daha çok perçinliyor.
Akşener'in masa etrafında hakimiyet kurma çabası, ittifak halinde olan diğer parti liderlerinin ve kurmaylarının seçim vizyonlarındaki çelişkilerini artırıyor.
Meseleyi insan ve siyaset doğası ekseninde eleştirdiğimizde, 6'lı masanın kendi içinde yaşadığı bazı sorunlar normal karşılanabilir.
Lakin esas konu seçim odaklı hedef ve stratejiler olduğunda halkın görmek istediği istikrar ertelenemez bir sorumluluğu zorunlu kılıyor.
Aksi halde 6'lı masa dağılmasa bile, seçmen kitlesine heyecan verememeye devam edecektir.
Bu durumda 6'lı masanın tutarsızlıkları, masanın dağılmasından daha büyük güvensizliğin nedeni olacaktır.
Seçimlere az kaldı.
Seçmenlerin dikkati, iktidarın yaptıklarında ve muhalefetinde henüz yapamadıklarında.
Heybet AKDOĞAN
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Popülist siyasetin yeni gözdesi İmamoğlu
- Mali oligarşinin vazgeçilmezi Macron
- Söz Netanyahu'dan açılmışken
- Bosna Hersek'in AB süreci
- İran'ın uranyum zenginleştirme hamlesi
- Rusya ve ABD arasındaki hibrit savaşı
- Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönüşü
- Güney Kore ve ABD arasındaki nükleer ilişkileri
- Çin'e çip ambargosu
- Nükleer silahlar ve istenilen anlaşmalar
- Macroncu rejim ve toplumsal öfke
- O artık milletvekili













