Erdoğan YALGIN
  01-12-2020 09:25:00

ALEVİLER, İÇ ASİMİLASYONLA MÜSLÜMANLAŞTIRILIYOR!

Hiç dikkatinizi çekti mi! Alevi örgütleri, Alevi televizyon kanalları, konuya aşina akademisyenleri, araştırmacı yazarları, Dedeleri, Kadın Anaları, Alevi gençleri ve herkesin ağzında, söyleminde, programında bir anahtar sözcük var. Asimilasyon! Bu çalışmamızda, Alevilerin asimilasyonuna, inancın asimilesine konu olan bazı alanlara temas edeceğiz. Bu bağlamda “Alevileri kim asimile ediyor, nereye asimile ediyor?” Sorusuna cevaplar arayacağız! Bu muammanın, yalın bir dille anlaşılır kılınmasına az da olsa bir katkı sunmaya çalışacağız!

Bir “Yok Etme Politikası” Olarak Asimilasyon!

Bu sihirli sözcüğün zihinsel düşüncedeki algısal hikayesi, şu uzun cümleyle başlatılmaktadır: “Devlet/Diyanet Alevileri asimile ediyor! Devlet yetkilileri Alevi inancını asimilasyona tabi tutuyor! Aleviler bir asimilasyonla karşı karşıyadırlar! Milli Eğitim Bakanlığının, Eğitim müfredatında Alevi çocukları asimile ediliyor! Şii misyonerler Aleviliği-Alevileri asimile ediyor!” ve benzeri argümanlarla bu siyasi-politik süreç sıklıkla dile getirilmektedir. Kullanılan bu türden ifade kalıpları yanlış mıdır? Hayır, doğrudur! Evet, bütüncül bir bakış açısıyla konuya yaklaştığımızda, bu dramatik hikayeye bir şekil verdiğimizde, Alevilerin bilinçli politikalarla asimile edildiği gerçeğiyle yüzleşiriz. Öyle ki; Alevilik, belli bir “asimile planlamasına tabi tutuluyor! Buradaki “asimile planlaması kavramı, Cumhuriyetin kurumsal yapılarıyla birlikte üzerinde çalışılarak, bilimsel metotlarla İslamiyet içerisine çekilememiş kadim bir inancı, asimile-kimliğinden uzaklaştırıp kendine (İslam’a, Müslümanlığa, Türklüğe) benzetmeden de öte, bir bütün olarak “yok etme politikaları” anlaşılmalıdır.

İnanç üzerinde uygulanan asimile planlaması, sonuç itibariyle kısaca bir toplumu/halkı düşünme, anlama, kavrama, konuşma ve dahası us gücünden yoksun bırakma faaliyetidir. Yoksa ki Alevilik inancı modernleşme sürecinde, küresel normlarla bir toplumsal tabakalaşmaya yada kültürel değişimlere uğramıyor! Bu kadim-eski inancın tüm köksel değerleri ortadan kaldırılıyor. Yani bir bütün olarak yok edilip, dağıtılıyor.

Sözün özü; asimilasyon, bir erksel-yönetsel devlet ve devletçi topluluğun, birlikte yaşadığı başka bir topluluğun dilini, dinini-inancını, gelenek-göreneklerini, kültürlerini değiştirmek suretiyle benliklerini yok etme, yerine kendi bütünsel varlıklarını-benliklerini gönüllü temelde ya da zorla kabul ettirmeye yönelik uyguladıkları planlı-programlı eğitsel bir çalışmadır. Bu düzlemden hareketle farklı kökenden gelen azınlıkları ve ya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapısı içinde eriterek “yok etme“ sürecinin başlangıç noktasını işte bu asimilasyon sözcüğü oluşturmaktadır. Bunu durdurmanın tek yolu re-asimilasyondur. Yani Alevi toplumunu-kitlesini, özellikle de gençlerini, masallardan, hurafelerden korumak için tarihsel gerçeklikleri akademik bir üslupla, ikna edici yöntemlerle anlatıp-yazıp gözler önüne sermektir.

Şimdi basit mantık sorularıyla yol alamaya çalışalım! Önce Asimilasyon nedir? Sorusuyla başlayalım meselâ! Devlet/Diyanet Alevileri neden asimile ediyor? Devlet, Alevi inancını neden asimilasyona tabi tutuyor? Yada Devlet/Diyanet bunca emek sonucunda Alevileri ve inançlarını neye (!)benzeştirmeye çalışılıyor? Bunu yaparken hangi kanalları kullanıyor? İran yanlısı Caferi misyonerler, Alevileri neden Şiiliğe asimile ediyor? Yani asimile edilen o menem şeyin geniş manadaki anlamı-tanımı nedir? Benzeri soruların net cevaplarına asla girilmiyor! Asimilasyon kavramını kullananlar, tarafından her ne hikmetse bu konuya hiç değinilmiyor! Sadece kestirmeden gidilerek; “Asimile ediliyoruz!” işte hepsi o kadar!

Oysa Alevi toplumsallığının örgütlü yapıları başta olmak üzere, yazar-çizerleri, Dedeleri(-“dedeleri” diyoruz, çünkü maalesef ortada gulbanklarında evliyasına seslenen-çağıran Ocakzâde-Pir kalmamış!), Kadın Anaları, gençleri, Alevi televizyon kanalları Alevilerin Müslümanlığa; kadim (-en eski) inançlarının ise İslamiyet’e asimile edildiğini, İslamiyet içerisinde eritildiğini aslında çok iyi biliyorlar! Ve fakat işin bu yakasına bir türlü geçemiyorlar. Yani paçaları sıvamışlar, ama suya girmeye bir türlü cesaret edemiyorlar! Her neyse, bu alanı biraz fâş etmeye devam edelim!

Bilindiği üzere Asimilasyon, öyle sıradan dillendirilen bir kavram değildir. Bu kavramsal eylem; Toplumsal tabakalar üzerinden hayata geçirildiğinde, toplumsal etkileri çok ama çok acı sonuçlar doğurmaktadır. Bu noktadan hareketle, konumuzun daha iyi anlaşılması için Asimilasyon kavramının etimolojik kökenine-açılımlarına kısaca göz atalım! Zira kavramsal çerçeveler, aynı zamanda gizemli-bâtıni bir inanç olması hasebiyle Alevilik açısında oldukça önemsenmelidir.

Modern Literatürdeki Asimilasyon?

Fransızcadan gündelik dilimize geçen “Asimilasyon” sözcüğü, aslında Latince kökenli bir kavramdır. Değişik ansiklopedileri, farklı sözlükleri bir kenara bırakalım, sadece Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanımları, kısaca buraya aktaralım:

Fransızca Assimilation: “Özümseme, benzeşme veya benzeştirme “kavramsal ayırımlarıyla devasa bir külliyata sahiptir. Buna göre, asimilasyon kavramı bilimsel disiplinlerde kendine temel ve ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. Meselâ;

Biyolojide; Bireyin-toplumun genleriyle oynamak suretiyle özümleme ya da anabolizmayla (kimyasal değişimler) yeniden metabolizma (yapım, yıkım) yapımı süreci.

Psikolojide; bireyin yada topluluğun kendisini baskı altında hissetmesi. Öz güven kaybı ve umutsuzluk!

Sosyolojide; Çoğunluk veya erk sahibinin baskısıyla, farklılık gösteren grupların, bunların kültür birikimleri ve kimliklerinin, baskın yapı içinde eriyerek yok olması. Bununla birlikte Asimile tanımı “kendine benzeştirmek, kendine uydurmak“ manalarını anlamlandırır. Bütün bu süreçler belli bir program dahilinde hayata geçirilir.

Asimilasyon sadece dışarıdan uygulanmaz, bir de topluluğu içeriden kuşatan, daha da vahim olanı bir  “iç asimilasyon“ vardır. Ki aslında en tehlikelisi de işte bu iç asimilasyondur! Asimilasyon/Asimile kavramlarının Arapçadaki, Osmanlıcadaki karşılığı da oldukça ilginçtir, şöyle ki;

Osmanlıcadaki Te’dib ve Tagyir

Arapça’dan Osmanlıcaya geçen ve Cumhuriyetin ilk yıllarında kaleme alınan özellikle Dersim raporlarının temel kavramlarından birisi “Te’dib” kavramıdır. Te’dib; modern çağımızdaki “Asimile-Asimilasyon” sözcüğünün bir nevi kavramsal karşılığını oluşturur. Te’dib, “Terbiye etme! Uslandırma, yola getirme! Eğitme!” benzeri anlamları içerir. Bu sözcüğün bir diğer paraleli ise “Tagyir” dir. Ki o da “Başkalaştırma, değiştirme ve bozma” anlamlarını içerisinde ihtiva eder. Yani “Te’dib ve Tagyir” kavramları; “Asimile etmeyle” özdeş kavramlardır.!

Müslüman Olmayan Aleviler, Müslümanlığa Asimile Ediliyor!

“Asimilasyon” dendiği zaman insanların düşünce derinliğinde ilk akla gelen şu olmalıdır: Alevilik İnancı İslamiyet’le özümsenecek, Alevilik inancına ait ismiyle-çismiyle bütün pratik uygulamalarıyla, kutsal günleri, ziyaretleri, evliyaları, Ocak-Pirleri, Kadın Ana eksenli sosyal yaşantısı her ne varsa, kökten unutulacak ve bunun yerine Müslümanlık kimliğiyle, bundan böyle biât eden tek tip bir insan modeliyle barış içinde yaşanılacak esprisi yer almaktadır. Yani Aleviler, kaderci bir topluluk olarak Müslümanlarla benzeşecek. Kur’an’a bağlı, İslamiyet içerisinde, Müslümanlık dünyasında ahiret gününü bekleyecek kıvama getirilecekler! Bu surette “Türkiye’nin yüzde 99’u Müslümandır!” sözünün içeriği böylece doldurulmuş olacak!

“Alevi Asimilasyonu” Dendiğinde, Aslında “Alevilerin Müslüman Olmadığı” Anlaşılmalıdır.

Fakat bu sonuçta ortaya çıkan bir diğer gerçek daha var ki; o da Alevilerin aslında Müslüman olmadıkları gerçekliğidir. Tıpkı 16. Yüzyılda Şeyhül İslam fetvalarında sıkça dile getirildiği gibi demek ki Aleviler, Cumhuriyet çağında bile Müslüman olamamışlar! Demek ki Aleviler Kur’an Şeriatına uymuyor ve inanmıyorlarmış? Demek ki Alevilik inancı, İslamiyet değilmiş! İslamiyet’ten neşet etmemiş? Hatta Aleviler, gayri Müslim bile sayılmazmış! Lakin Osmanlı dönemine ait bu konuda, bir çok fetvanın varlığı bilinmektedir.

Peki Alevi örgütleri, araştırmacı yazarları, Dedeleri, Kadın Anaları, Alevi gençleri ve ilgili herkesin geniş manada açılımı yapılmadan lafzi olarak sadece “Asimilasyon” sözcüğünün ezberinden hareket etmeleri doğru mudur? Bu kavramın manasını, içeriğinin gerçek bağlamıyla doldurulması ve sürekli dile getirilmesi gerekmez mi? Sadece “Devlet/Diyanet Alevileri Sünni – İslam’a, Şii misyonerleri de Şii – İslam’a asimile ediyor!” denilirken, aslında Alevilerin İslam’la bir alakalarının olmadığı zımnen açıklanmıyor mu? Öyle ise Alevi asimilasyonu” dendiğinde, hiç kuşku yok ki “Alevilerin Müslüman olmadığı” anlaşılmalıdır. İlgili herkes bunu vicdanen dile getirmekle yükümlüdür! Bu aynı zamanda bir ahlaki duruş ve hakikatin dillendirilmesidir! Bu bağlamda Türkiye’de, en büyük asimile kıskacı altında olan topluluk, etnik ve inançsal anlamda Kürt Alevileridir!

Kürt Aleviler Müslümanlaştırılarak Ulusal Bilinçten Yoksun Bırakılıyor!

Neresinden bakarsanız bakın, tehlikeli bir süreç tüm çıplaklığıyla göze çarpmaktadır! Buna göre; “Türk Alevileri“ içerisindeki Kürt Alevileri yada “Müslüman Kürtler“ içerisindeki “Kürt Alevileri “şiddetli bir şekilde asimile kıskacındadırlar. Unutulmamalıdır ki, Etnik ve inançsal boyutta Kürt Alevilerin asimile edilmesi, hangi açıdan bakılırsa bakılsın, devletin ali menfaati-bekâsı için hayırlı bir iş olacaktır! Kürt Aleviler içerisindeki entelektüeller, araştırmacı yazarlar, kurum yöneticileri, dedeler “İmam Ali, Fatıma Ana, Ehl-i Beyit, Kerbela, 12 İmam“ ve benzeri Şii kavramlar üzerinden ne acıdır ki, menkıbevi hurafelerle “Kürt Aleviliğini“ anlatmaya çalışmaktadırlar. Hal böyle olunca bilerek yada bilmeyerek bu noktada bir iç asimilasyona zemin hazırlamaktadırlar. Dahası da var; uyduruk Türkçe kavramlarını, Kürt Aleviler içerisinde tedavüle sürmektedirler. Bize göre bu yanlıştan, hızla uzaklaşılmalıdır! Zira Aryenik kültürün son halkası olan Alevilik, son 500 yıllık bir bağlantısal geçmişi olan, hakikati red eden bu dogmatik verilerden asla ibaret değildir.

Bilinmelidir ki; devlet aklına göre Kürt Alevileri Müslümanlaştıkça, etnik kimliklerinden de uzaklaşacaklardır. Buna göre Kürt ulusal bilincinden yoksun bir Alevinin, daha kolayca Müslümanlaşacağı, Müslümanlaşan bir Kürt Alevi’sinin de daha kolayca Türkleşeceği hesaplanmaktadır. Müslümanlaşan bir Alevi, devletine sadık makbul bir vatandaş olarak, kamu hizmetlerinden daha iyi faydalanacaktır. Akli bir gözle bakıldığında, bu acı gerçeğin her alanda bilince çarpacağı rahatlıkla anlaşılacaktır. Zaten gerek Diyanetin ve gerekse Şii misyonerlerin çok yönlü asimile çalışmaları, Dersim merkezi bir üs olarak dikkate alınarak planlanmakta ve burada uygulamaya konulmaktadır. Zira devletin Dersimle, Dersimlilerle(Kürt Alevilerle) olan hesabı, henüz tam manasıyla kapanmamıştır! Bu durum başlı-başına konunun daha da vahim bir boyutta seyrettiği mantığını yeterince açıklamaktadır.

İşte asimilasyon İşte planlı bir şekilde genel anlamda Aleviler, özelde ise Kürt Alevileri üzerinde oynanarak uygulanan Asimilasyon dedikleri kavramsal olgunun içi dışı böyle hayati önem arz eden fragmanlarla doludur. Dolayısıyla Kürt Alevileri (Réya/Raa Heqi mensupları); kendi kök hücrelerini Orta çağda, 1400’lü yıllarda değil; Antik çağlarda ve Mezopotamya topraklarındaki eski halklarda aramalıdırlar. Bütün bunlardan çıkaracağımız sonuç şudur:

Alevileri Aslında, Sözde “Alevi Temsilcileri” Müslümanlaştırarak Bitiriyorlar!

Meselâ; Alevi inancını televizyon kanallarında, açık kapalı toplantılarda, internet sitelerinde, özel sosyal medya hesaplarında İmam Ali’ye yapılan haksızlıklardan başlayarak, Kerbela’dan Osmanlı zulmüne kadar geniş bir yelpazede kendilerince Ehl-i beyt-İmam Ali taraftarlığı yaparlarken bu işin uçunun Şiiliğe kadar gideceği hesaplanmıyor mu?

Asırlardan beri Alevilerin katline fetva veren Osmanlıdaki “Şeyhülislamlık makamı”, 1924 yılında M. Kemal tarafından alınarak günümüze “Diyanet” adıyla taşınan bu kurumla, Aleviler içerisindeki asimilatörler tarafından geliştirilen alacalı ilişki sonucunda, Alevi inancının Ehl-i Sünnet ve Cemaate evrileceği  hesaplanmıyor mu?

Şimdi sormak ve vicdanen bir yanıt vermek durumundayız! Alevi asimilasyonunu Devlet/Diyanet, İran yanlısı Şii misyonerleri mi, yoksa Aleviler içerisindeki köşe başlarını tutan sözde Alevi temsilcilerinin bizatihi kendileri mi yapmaktadırlar!?

Geçmişte de Alevilere, topal laikliğin, kör demokrasinin bekçiliğini yaptırmadılar mı? Oysa laiklikten hiç bir zaman kamusal alanda faydalanmayanlar da yine Aleviler değil miydi? Bugün gelinen noktada, ortada ne laiklik nede ki demokrasi kaldı! Şimdi revaçta olan bütün Müslümanların üzerinde ortaklaşarak hem fikir oldukları İmam Ali, Ehl-i Beyit, Kerbela, 12 İmam ve benzeri İslami değerler üzerinden Alevilerin Müslümanlaştırılmasına dönük uygulanagelen asimilasyondur. Gerçekçi olmamız gerekirse bunu en iyi yapanlar ise Aleviler içerisinde konumlanmış sözde Alevi temsilcileridirler!

Bu Kadim İnancı, Asimile Edenler Bellidir!

Tekrar etmek gerekirse; Bu planlı-programlı asıl işin teknokratları, görünen-görünmeyen simalarıyla Aleviler içerisinde örgütlenmiş farklı kurumlarda köşe başlarını tutan sözde Alevi Temsilciliğine soyunanlardır!

Bu inancı asimile edenler; Kendilerinin Ehl-i Beyit soyundan geldiklerini iddia eden, ilişkide oldukları derneklerine üye statüsüyle bağladıkları, aslında kadim “yol evladı” olan taliplerini de kendilerine “mürit” gören, “Pirliği” terk eden, Cemlerde Kadınların başlarını örtüp,  erkeklerden ayırarak, haremlik-selamlık ayırımını uygulayan  sözde Dedelerdir!

Mezopotamya’nın bu kadim inancını tarihsel gerçekliklerinden uzaklaştırıp, yazılı ve sözlü tarihini İslam tarihiyle karıştırarak bozan, inancın felsefi düşün dünyasını bilmeyen-kavramayan, zahiri bâtın gibi gören sözde masa başı yazar-çizerler, yalan-yanlış bilgi üzerine camiiler inşa eden kopyacı resmi akademisyenlerdir!

Herhangi bir partiden vekil, belediye başkanı olma hesapları içerisine girerek, bir dernek çatısı altında “piyasa Aleviliği” yaparak, her kulağa göre konuşan ve her kesime mavi boncuk dağıtarak siyaset meydanına sızmaya çalışan, inancı oya tahsil eden takiyyeci taşra siyasetçileridir!

Herhangi bir federasyonda, dernekte, ilgili vakıfta, televizyon kanalında kendine özgü  yönetici pozisyonunu korumak maksadıyla diline doladığı “İmam Ali, Ehl-i beyit, Kerbela, 12 İmam, Ana Fatıma” gibi İslami değerlere can simidi gibi sarılan, oysa bu değerlerin, gerçek manada tarihsel hikayesini dahi bilmeyen masalcı-hurafeci cenahtır!

Aleviliğin sosyal tabanını her geçen gün zayıflatan, 1400 yıll öncesindeki İslam içi ayrılıkları, zamanın ruhuna göre yeniden aktüalize edip, gençlerin ve kadınların duygusal tepkilerini de istismar ederek hamaset hurafeleriyle Alevi toplumunun aydınlık yüzünü, çağdaş yaşamdan uzaklaştırmak isteyen, Aleviler içerisinde çöreklenmiş devletçi Kemalist statükoculardır!

Bu listeyi uzatmak mümkündür! Fakat gerçeklik, bütün bunlardan da ibaret değildir! Zira dahası da vardır! Hak ile kalın!

  Bu yazı 3715 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Beşiktaş 29 20 5 4 63 30 64 +33
2 Galatasaray 31 19 8 4 61 30 61 +31
3 Fenerbahçe 30 18 7 5 54 31 59 +23
4 Trabzonspor 31 16 7 8 39 30 56 +9
5 Alanyaspor 30 14 9 7 48 29 49 +19
6 Hatayspor 30 14 9 7 51 36 49 +15
7 Gaziantep FK 30 12 7 11 44 34 47 +10
8 Fatih Karagümrük 31 12 10 9 46 38 45 +8
9 Sivasspor 30 9 7 14 37 35 41 +2
10 Göztepe 31 10 11 10 44 42 40 +2
11 Antalyaspor 30 8 7 15 29 36 39 -7
12 Konyaspor 29 9 11 9 35 35 36 0
13 Çaykur Rizespor 30 8 11 11 36 47 35 -11
14 Yeni Malatyaspor 29 7 11 11 37 41 32 -4
15 Kayserispor 30 8 14 8 23 39 32 -16
16 Kasımpaşa 30 8 15 7 33 47 31 -14
17 Başakşehir FK 30 7 14 9 32 48 30 -16
18 MKE Ankaragücü 29 8 16 5 35 49 29 -14
19 BB Erzurumspor 30 6 15 9 28 49 27 -21
20 Gençlerbirliği 29 7 16 6 26 51 27 -25
21 Denizlispor 29 6 16 7 26 50 25 -24
Takım O G M B A Y P AV
1 Giresunspor 28 17 5 6 42 20 57 +22
2 Samsunspor 28 15 4 9 44 26 54 +18
3 Adana Demirspor 28 15 6 7 47 24 52 +23
4 Altay 27 16 9 2 52 29 50 +23
5 Altınordu 27 14 6 7 40 33 49 +7
6 İstanbulspor 28 14 8 6 49 30 48 +19
7 Ankara Keçiörengücü 28 13 8 7 34 20 46 +14
8 Tuzlaspor 28 12 11 5 36 41 41 -5
9 Bursaspor 27 12 11 4 45 41 40 +4
10 Bandırmaspor 27 11 11 5 34 33 38 +1
11 Ümraniyespor 27 10 10 7 32 35 37 -3
12 Boluspor 27 9 13 5 28 30 32 -2
13 Balıkesirspor 27 7 12 8 28 39 29 -11
14 Adanaspor 27 7 13 7 35 40 28 -5
15 Menemenspor 27 6 11 10 29 44 28 -15
16 Akhisarspor 28 7 17 4 29 48 25 -19
17 Ankaraspor 28 4 17 7 22 47 19 -25
18 Eskişehirspor 27 1 18 8 16 62 8 -46
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 31 23 2 6 70 21 75 +49
2 Van Spor 31 17 8 6 51 28 57 +23
3 Sakaryaspor 31 15 4 12 50 29 57 +21
4 Kırşehir Belediyespor 31 16 7 8 44 25 56 +19
5 Kırklarelispor 31 14 5 12 44 25 54 +19
6 Etimesgut Belediyespor 31 15 9 7 51 26 52 +25
7 Bodrumspor 31 15 9 7 64 41 52 +23
8 Turgutluspor 31 15 12 4 40 43 49 -3
9 Tarsus İdman Yurdu 31 12 10 9 49 41 45 +8
10 Serik Belediyespor 31 11 8 12 44 39 45 +5
11 Karacabey Belediyespor 31 12 12 7 40 35 43 +5
12 Pendikspor 31 12 15 4 50 42 40 +8
13 Pazarspor 31 11 15 5 50 53 38 -3
14 Sivas Belediyespor 31 8 10 13 42 40 37 +2
15 1922 Konyaspor 31 9 15 7 38 40 34 -2
16 Bayburt Özel İdare Spor 31 10 17 4 38 52 34 -14
17 Kastamonuspor 31 7 14 10 26 45 31 -19
18 Elazığspor 31 8 18 5 40 62 26 -22
19 Mamak FK 31 6 19 6 28 91 24 -63
20 Kardemir Karabükspor 31 1 28 2 10 91 2 -81
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 25 17 2 6 35 15 57 +20
2 1928 Bucaspor 25 16 2 7 48 16 55 +32
3 Yeşilyurt Belediyespor 25 15 6 4 42 20 49 +22
4 Ofspor 25 12 5 8 37 27 44 +10
5 Arnavutköy Belediye 25 12 6 7 37 25 43 +12
6 Belediye Derincespor 25 10 5 10 36 21 40 +15
7 Artvin Hopaspor 25 9 9 7 35 35 34 0
8 Edirnespor 25 8 9 8 29 30 32 -1
9 Fatsa Belediyespor 25 8 9 8 18 23 32 -5
10 1877 Alemdağspor 25 8 12 5 32 41 29 -9
11 Kızılcabölükspor 25 6 10 9 23 28 27 -5
12 Nevşehir Belediyespor 25 7 13 5 25 27 26 -2
13 Payasspor 25 5 13 7 26 42 22 -16
14 Çankaya FK 25 6 15 4 17 41 22 -24
15 Antalya Kemerspor 25 5 14 6 21 41 21 -20
16 Manisaspor 25 1 15 9 16 45 12 -29
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/04/2021 Alanyaspor vs Gençlerbirliği
 04/04/2021 Başakşehir FK vs Yeni Malatyaspor
 04/04/2021 MKE Ankaragücü vs Antalyaspor (H:1)
 04/04/2021 Kasımpaşa vs Beşiktaş
 05/04/2021 Fenerbahçe vs Denizlispor
 06/04/2021 Fatih Karagümrük vs Hatayspor
 06/04/2021 Göztepe vs Çaykur Rizespor
 06/04/2021 Trabzonspor vs Kayserispor
 07/04/2021 Gençlerbirliği vs BB Erzurumspor
 07/04/2021 Konyaspor vs MKE Ankaragücü
 08/04/2021 Denizlispor - Kasımpaşa Kasımpaşa ligde deplasmandaki son 6 maçında hiç kazanamadı  Denizlispor yenilmez
 08/04/2021 Yeni Malatyaspor - Fenerbahçe Fenerbahçe ligde deplasmandaki son 8 maçında hiç kaybetmedi  Fenerbahçe yenilmez
 08/04/2021 Yeni Malatyaspor - Fenerbahçe Yeni Malatyaspor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Fenerbahçe yenilmez
 10/04/2021 Çaykur Rizespor - Trabzonspor Trabzonspor ligde deplasmandaki son 13 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
 11/04/2021 Sivasspor - Konyaspor Sivasspor ligde evindeki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Sivasspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/04/2021 Menemenspor vs Ümraniyespor
 04/04/2021 Balıkesirspor vs Bandırmaspor
 05/04/2021 Bursaspor vs Altay
 09/04/2021 Ankara Keçiörengücü vs Altınordu
 09/04/2021 Eskişehirspor vs Giresunspor
 09/04/2021 İstanbulspor vs Tuzlaspor
 10/04/2021 Altay vs Boluspor
 10/04/2021 Bandırmaspor vs Menemenspor
 10/04/2021 Samsunspor vs Balıkesirspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 07/04/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Pazarspor
 07/04/2021 Elazığspor vs Sakaryaspor
 07/04/2021 Etimesgut Belediyespor vs Eyüpspor
 07/04/2021 Kardemir Karabükspor vs Kırklarelispor
 07/04/2021 Kastamonuspor vs 1922 Konyaspor
 07/04/2021 Mamak FK vs Bodrumspor
 07/04/2021 Pendikspor vs Karacabey Belediyespor
 07/04/2021 Serik Belediyespor vs Van Spor
 07/04/2021 Sivas Belediyespor vs Kırşehir Belediyespor
 07/04/2021 Turgutluspor vs Tarsus İdman Yurdu
 07/04/2021 Etimesgut Belediyespor - Eyüpspor Etimesgut Belediyespor ligde evindeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Etimesgut Belediyespor yenilmez
 07/04/2021 Sivas Belediyespor - Kırşehir Belediyespor Kırşehir Belediyespor ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Kırşehir Belediyespor yenilmez
 11/04/2021 Kırşehir Belediyespor - Mamak FK Kırşehir Belediyespor ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Kırşehir Belediyespor yenilmez
 11/04/2021 Kırklarelispor - Turgutluspor Turgutluspor ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Kırklarelispor yenilmez
 11/04/2021 1922 Konyaspor - Sivas Belediyespor Sivas Belediyespor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  1922 Konyaspor yenilmez
 11/04/2021 Kırklarelispor - Turgutluspor Kırklarelispor ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Kırklarelispor yenilmez
 11/04/2021 Van Spor - Kardemir Karabükspor Kardemir Karabükspor ligdeki son 9 maçını kaybetti  Van Spor kazanır
 11/04/2021 Pazarspor - Serik Belediyespor Serik Belediyespor ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kazanamadı  Pazarspor yenilmez
 11/04/2021 Kırşehir Belediyespor - Mamak FK Mamak FK ligdeki son 11 maçında hiç kazanamadı  Kırşehir Belediyespor yenilmez
 11/04/2021 Sakaryaspor - Bayburt Özel İdare Spor Sakaryaspor ligdeki son 14 maçında hiç kaybetmedi  Sakaryaspor yenilmez
 11/04/2021 Eyüpspor - Kastamonuspor Eyüpspor ligdeki son 19 maçında hiç kaybetmedi  Eyüpspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 08/04/2021 Arnavutköy Belediye vs Fatsa Belediyespor
 08/04/2021 Artvin Hopaspor vs Nevşehir Belediyespor
 08/04/2021 Belediye Derincespor vs Edirnespor
 08/04/2021 Diyarbekirspor vs Antalya Kemerspor
 08/04/2021 Manisaspor vs Çankaya FK
 08/04/2021 Payasspor vs Ofspor
 08/04/2021 1877 Alemdağspor vs Kızılcabölükspor
 08/04/2021 1928 Bucaspor vs Yeşilyurt Belediyespor
 08/04/2021 Artvin Hopaspor - Nevşehir Belediyespor Artvin Hopaspor ligde evindeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 08/04/2021 Artvin Hopaspor - Nevşehir Belediyespor Nevşehir Belediyespor ligde deplasmandaki son 5 maçında hiç kazanamadı  Artvin Hopaspor yenilmez
 08/04/2021 Manisaspor - Çankaya FK Çankaya FK ligde deplasmandaki son 6 maçında hiç kazanamadı  Manisaspor yenilmez
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI