Erdoğan YALGIN

“Müslümanların Engizisyonu”, Mehmet Azimli Hoca ve Alevilerin Durumu!

Erdoğan YALGIN
  28-02-2022 09:33:00

Son yıllarda Türkiye’de sıkça dile getirilen bir kavram var, Siyasal İslam! Aslında bu kavram yeni türetilmedi. Eskiden beri farklı varyantlarla dile getirilen türevleri zaten hep vardı. Fakat AKP iktidarıyla ete-kemiğe bürünmüş sosyo-politik bir düzlemde Müslüman elitlerin şahsında yeniden görünüme çıkmış oldu. Bazı çevrelerce İslam’a ve dolayısıyla  daha çok Müslümanlara karşı geliştirilen karşı eleştirel yaklaşımlar hep bu “Siyasal İslam” kavramı altında birleştirildi. Biraz gerçekçi olalım! Aslında bu kavramsal tamlama, Müslümanları eleştiren çevreler için bir nevi korku kılıfı işlevini gördü. 1400 yıl öncesinde kalmış-selefi İslami yaşamı ve dolayısıyla Ortadoğu Müslümanlığını-Müslümanlarını,  korktuklarından ötürü direk eleştiremeyenler, hep bu “Siyasal İslam” kavramının arakasına gizlenerek ateş etmeye çalıştılar. Öte yandan tuzu kuru beyaz Müslümanlar, açılan bütün bu ataşeleri ve  eleştirileri kendi üzerlerine almayarak, boş kovanları ve  yapılan bu eleştirileri hep orta yerde bırakmayı tercih ettiler. Bu alan biraz takiyeci ve bir o kadar da manipülasyona açık olduğundan, şimdilik satanı da-alanı da kısmen memun! Zira burada asıl olan işin özünden çok, geyik muhabbetidir! Şimdilik buna devam!

Bütün bunlardan azade, ne geyik muhabbeti ve ne deki takiyeci bir metot kullanmayan sahici bir olgu daha var ki, o da Müslüman akademisyenlerin, ilahiyatçıların kendi meskûn mahallerinde, toplumu sarsıcı konumlarıdır. Söz konusu bu Müslüman akademisyenlerin, ilahiyatçıların kendi mecrası içerisinde; Türkiye’de ve dünyada yaşanılan geleneksel Müslümanlığa-Müslümanlara ve hatta 1400 yıl öncesi Cahiliye döneminin Arap toplumuna indirilmiş Ayet ve çoğu uydurulmuş hadislere yönelik çok ciddi eleştiriler getirdiklerini görmekteyiz. Hiç de şaka değil! Müslüman aydınları tarafından bu yeniden okumalarla getirilen eleştirilerin tümü, İslam tarihi (Siyer) açısında başta Kur’an ayetleri ve hadislerle ele alınarak gerçekleştirilmesi, oldukça ciddi yansımalara yol açmaktadır. Ama ne acıdır ki Alevi toplumu; bütün bu tartışmaların dışında, kayıtsız ve hatta belki de bütün bu gelişmelerden sanki bihaber yaşamaktadırlar. Yada bilerek bu fikri tartışmaların dışında kalmayı yeğliyorlar! Bir diğer veri ise aslında bu alana pek de hakim olmadıklarıdır! Yani deyim yerindeyse, bir bakıma konunun-İslam tarihinin (siyer) yabancısıdırlar! Çünkü onlar; Şia kaynaklı üretilen dinsel kült ekseninde Ehl-i beyit hikayeleriyle avunmayı şimdilik yeğlemektedirler! Her ne olursa olsun Müslüman akademisyenler arasında Türkiye’de  yürütülen İslam tarihiyle alakalı bu zihinsel çalışmalar-tartışmalar karşısında duyarsız kalmak, doğru bir davranış biçimi değildir! Burada söz konusu Aleviler-Alevi aydınları olduğunda işin rengi, bir o kadar daha anlaşılmazdır! Her neyse, bu alana daha sonra gerekirse yine dönebiliriz!

Ciddi eleştirileriyle Müslüman toplumundaki ahlaki moral değerlerin yeniden açığa çıkarılması için büyük bir çaba içerisinde olan bazı Müslüman akademisyenlerin, ilahiyatçıların adlarını yeri gelmişken zikredelim. İşte bunlardan bazıları; Mehmet Azimli, Mustafa Öztürk, İsrafil Balcı, İlhami Güler, İhsan Eliaçık, Hayri Kırbaçoğlu, Cemil Kılıç ve adlarını burada sayamadığımız bir çok ilahiyatçı akademisyenler bulunmaktadır. Adlarını zikrettiğimiz bu Müslüman Akademisyenler, Müslüman camiaya adete feryat ediyor ve serzenişte bulunuyorlar. Makale, kitap ve özel olarak çektikleri Video sohbetleriyle İslam tarihini anlatarak, günümüzde Müslümanlar arasında siyasi-maddi ikballer karşısında Kur’an’dan ayrı dünyevi bir yaşamın nasıl örgütlendiğini, ahlaki bir yozlaşmanın bütün değerleri nasıl yok ettiğini hep dile getiriyorlar. Hal böyle olunca, doğal olarak kendi geleneksel camialarında ise taşlanmaktan da kurtulamıyorlar! Kimisi “dinden çakmış” oluyor, kimisi “mürtet” torbasına atılarak katli vacip fetvalarıyla karşılaşıyor. Kimisinin “kafirlikleri” kalmıyor. Kimisi çalıştığı üniversiteden, şehirden atılıyor, kimisi Türkiye’yi terk edip ve gelip Hristiyan Almanya’sının  (!) Üniversitesinde ders veriyor. Ne acıdır ki; bu modern dünyamızda bile Müslümanın, Müslümana  uyguladığı bir “Çağın Engizisyonuyla” karşı karşıyayız!

Fakat ne var ki bu cesur Müslüman aydınlar; toplumun tüm katmanlarında yeterli bir destek göremiyorlar! Hakikati dillendiren bu Müslüman aydınlar, kendi kaderleriyle adeta baş başa bırakılıyor! Çünkü bunların karşısında Diyanet-YÖK ve devleti kuşatan Cemaatler koalisyonu dimdik ayakta, bütün yan aparatlarıyla hazır kıtta bekliyorlar. Buraya kadar olanları anlamak, bir nebze de olsa belki de mümkün! Fakat Alevi toplumuna baktığımız zaman, bu cenahtan da sessiz kalındığını üzülerek görmekteyiz. Asıl işin can alıcı tarafının da tam da burası olduğunu düşünmekteyiz. Bu konuya daha sonra döneceğiz.

 

 

Linç Sırası Mehmet Azimli Hocada!

Evet! Geldiğimiz şu günlerde linç sırasının Prof. Dr. Mehmet Azimli hocada olduğunu, maalesef üzülerek görmekteyiz. Özellikle Alevi kamuoyunda beklide fazla bilinmeyen Azimli hocadan kısaca söz etmek isterim.

Mehmet Azimli, 1968 Konya, Sille doğumlu. 1998-2012 yılları arasında Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde İslam Tarihi Anabilim Dalı’nda çalıştı. Bu dönemde üniversite yönetimi tarafından “sakıncalı” görülerek her türlü baskıya maruz kaldı. Kitapları üniversitenin kayıtlarından-kütüphanesinden çıkarıldı. Yazdığı eserler yüzünden geciktirilen profesörlük unvanını, ancak 2013 yılında Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde alabildi.  Çorum Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yaparken (Şubat 2022), bu defa da 2008 yılında kaleme aldığı “Siyeri Farklı Okumak” adlı kitabındaki düşüncelerinden dolayı, malum çevrelerce linçe uğrayarak, Diyanet-YÖK marifetiyle hakkında soruşturma başlatıldı.

Azimli hoca, İslam tarihi açısında oldukça üretken ve bir o kadar da bilimsel ahlaka uyan bir İslam tarihçisi. Meselâ 100 kitaptan oluşacak "İslam Klasikleri" adlı serinin 25 kitabını, yine 100 kitaptan oluşacak "Oryantalist Klasikleri" serisinin 9 kitabını; 5 kitaptan oluşacak “Müslümanların Engizisyonu” serisinin ilk üç kitabını neşretmiştir. Özellikle Babek (795-838) ve dolayımlı olarak Batınilerin hayatını yazdığı ve “Babek” adlı kitabının yazarı. “Her türlü baskıya karşın, özgürce düşünebilmeyi üstün tutanlara ithaf ediyorum” diye belirttiği bu eserinde; Babek ile alakalı karanlıkta kalan bir çok hususları gün yüzüne çıkarmıştır. Yine Dört Halifeyi Farklı Okumak” adlı seri çalışmasında Halifelerin özgün hayatlarına ilişkin verdiği bilgilerle tarafsız ve bir o kadar da üstü örtülmeye çalışılan gerçeklikleri cesur bir yaklaşımla ortaya koymayı başarmıştır. Azimli hoca, “Müslümanların Engizisyonu” başlığı altında derleyip topladığı bu kolektif çalışmasının 3. Cildi de geçtiğimiz günlerde okuyucusuyla buluştu. Aslında Mehmet Azimli hocanın çalışmalarını ve içeriklerini burada anlatmakta bitiremeyiz. Bütün eserlerinde “yanlış bilinen doğruları” yada “doğru bilinen yanlışları” deşifre eden, bunu yaparken de ilk elden kaynaklara başvurarak bilimsel disiplinlere uyarak, ahlaki ilkeler çerçevesinde konuları ele aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Kitaplığımda bulunan hemen hemen bütün eserlerini titizlikle incelediğimi belirtmek isterim. Öyle ki alışılmışın dışında “farklı okumlar” yaparak, tarihsel gerçekliklerin  Prof. ünvanlı Türk akademisyenleri tarafından nasıl da ters-yüz edildiğini, Azimli hocanın, bilim etiğine uygun bu çalışmalarında bir kez daha öğrenerek hakikate tanıklık edebiliyor insan! Dolayısıyla bütün Alevi aydınlarının, yüzünü aydınlanmaya dönmüş Alevi inanç ve kanaat önderlerinin, Alevi gençlerinin Mehmet Azimli hocanın eserlerini mutlaka edinmelerini, okuyup algılamalarını ve yakın çevrelerine salgılamalarını-anlatmalarını ivedilikle tavsiye ederim. Bu eserleri edinemeyen dostlarım, bana özelden yazabilirler. Kendilerine yardımcı olabileceğimi  özellikle burada belirtmek isterim. Devam edelim!

Müslümanların Engizisyonunda Bir Prof. Dr: Azimli Hoca!

Son yıllarda çağımızın Müslümanları tarafından kurulan Engizisyon mahkemelerindeki sanık sandalyesine bu defa da Mehmet Azimli hoca oturtturuldu. Görünürde kendisine bir tek suç isnat edildi. O da; “İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in atalarına dil uzatmak ve dolayısıyla Hz. Muhammed’e hakaret etmek!” Ama bilenler çok iyi bilir ki; aslında bu eisberg’in sadece görünen kısmıdır. Çünkü onlara göre; diğer suçlarının yanında yobaz kitleleri harekete geçirecek en önemli suç budur! Tıpkı muhtelif tarihlerde, Ramazan aylarında ve Cuma hutbeleriyle verilen vaazlardan sonra gerçekleştirilen Alevi katliamlarındaki o basmakalıp söylemde olduğu gibi. Ne diyorlardı? “Dinsiz Aleviler, filan camiye bomba attılar! Kafir Komünist-Kızılbaşlar Müslüman mahallelerine saldırdılar vs!” Onlara göre Azimli hocanın da suçları, her geçen gün çoğalıyordu. Bunu, yazdığı eserlerinde ve video sohbetlerinde açıkladığı berrak düşüncelerinde anlamak mümkün!

Siyer < İslam Peygamberinin Yazılı Hayatı, Tarihi

Peki Azimli hoca; belli odaklar tarafından iddia edildiği gibi “İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in atalarına nasıl ve nerede dil uzattı? Dolayısıyla Hz. Muhammed’e nasıl bir hakarette bulundu? Sorularının cevabı ise 2008 yılında birinci baskısını yaptığı “Siyeri Farklı Okumak” adlı eserinde! Alevi toplumunun yabancı olduğu İslami kavramlardan birisi de Siyer’dir. Bu vesileyle kitaba konu başlığı olan Siyer kavramı hakkında kısaca bilgi vermekte fayda vardır. Siyer; etimolojik anlamda Arapça “sire” ve “siret” kelimelerinin çoğulu olup, “yol” anlamına geldiği belirtilir. Siyer; İslami yaşam tarzında davranış, hal, hayat tarzı, gidişat, bir kimsenin ahlakı, hayat hikayesi, tedbir, tabiat, seyahat, idare gibi anlamlara gelen siret kelimesinin  çoğuludur. İslam dünyasında ve yazılı külliyatında “Siyer-i Nebi” ve “Sünnet” kavramları, Peygamber Muhammed’in bütünsel hayatını içermektedir. Zamanla anlam genişlemesiyle kavram; kısaca İslam Peygamber’inin hayatını anlatan kitaplara verilen genel bir isim olur. Söz konusu bu kitaplar; İslam’ın ilk döneminden itibaren var olagelen bütün sözlü anlatıların (hadisler, menkıbeler, kıssalar, rivayetler vs.) zaman içerisinde derlenip-toparlanmasıyla oluşturulan yazılı külliyattır. Siyer, aynı zamanda İslam dini tarihi alanı kapsamında, zamanla İslam halifelerinin ve din büyüklerinin hayatlarını da konu edinmiştir. Bir bütün olarak Siyer’i; İslam Peygamberi nezdinde oluşturulan “İslam dini tarihi” olarak ele almak da  mümkündür.

Azimli hocanın söz konusu eserinin “Ankara okulu yayınlarında” çıkan 3. Baskısı (2010) şuan elimde. Azimli Hoca önsözünde “Bu kitap, Hz. Peygamber'in hayatını kronolojik olarak anlatmak amacıyla kaleme alınan bir kitap değildir. Bu kitap, siyeri akademik seviyede bilenler ve bu konuda belli bir seviyesi olan kimseler için yazılmış olup, siyeri bilinenden farklı bir şekilde okuma ve anlamaya yönelik öneriler sunma amacını güden bir kitaptır” (Azimli, 2010:11). diyerek, sanki bu günleri, 14 yıl öncesinden görmüşçesine önemli bir not düşmüştür. 2008 yılında yayınlanan “Siyeri Farklı Okumak” adlı eseri, her ne hikmetse kendilerini mahallenin otoritesi sanan bu zevat tarafından 14 yıl sonra,  yani bugünlerde keşfedilmiş! Böylesine çağdışı kalmış bu cenah; kendi mağaralarında uyurlarken, alemde kendilerini umman sanmaktadırlar. Tıpkı Sezen Aksu’nun yıllar önce (2017) yazdığı ve seslendirdiği o şarkısını yeni yeni keşfettikleri gibi. Ve fakat bu sözde dini hassasiyeti olan muktedir-iktidar tandaslı çevreler; 2013 yılında rüşvetçi Bakanın, Kur’an’ın Bakara ayetine yaptığı; ”Ben her cuma bir ayet sallıyorum. Google’a ayetleri sor, oradan salla bir tane gitsin. Bu sabah beşte çaktım bir tane (ayet). Bu Bakara iyi makara!” türlü yollama karşısında sus-pus olmuşlardı! Böylesine geri kalmış bir zihniyet dünyasının, çağı yorumlayan İlahiyatçılar karşısında nasıl da “kelle isterük! kan isterük!” tamtamları oynadıklarına tanıklık etmekteyiz!

 “Siyeri Farklı Okumak” Yada İslam Peygamberinin Hayatını Nasıl Farklı Okumalıyız?

Mehmet Azimli hoca, ilgili kitabında Hz. Muhammed’in “Peygamberlik Öncesi Hayatı, Ailesi” üst başlığı altında “Soyu ve Asillik, Atalarının Anlındaki Nur, Dede ve Ebeveynin Müslümanlığı (sayfa 43-49)” alt başlıklarıyla tarih (Siyer) kitaplarında var olan bilgileri kaynak göstererek ele alıyor. Mantıksal bir temeli olmayan, hurafe nitelikli bazı anlatımlara bilimsel kuşkuculukla yaklaşıyor. Akli olmayan hususları eleştirerek çağdaş bir düşünce potasında süzüp, abartılı-masalsı rivayetleri reddiyesiyle birlikte, konuların tarihsel kendi gerçekliklerini dillendiriyor. "Dinlere en büyük düşmanlığı kendi mensupları yapmıştır." diyen Azimli hoca, “Ehl-i Kitap kendilerine gelen hak dini nasıl tahrif ettiyse, son dinin mensubu olan Müslümanlar da kendilerine gelen dinin kitabını tahrif etmeseler de kitabın örnek uygulayıcısı olan Hz. Peygamber'in hayatını örneklik zemininden, örnek alınamayacak bir noktaya taşıyarak bu tahrifi bir ölçüde gerçekleştirmişlerdir” (Azimli, 2010: 13) demektedir.  

Mehmet Azimli Hoca, İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in ailesi ve bizatihi kendisi hakkında  Siyer kaynaklarında var olan bilgilerin kendi içerisinde ne denli çelişir ve bir o kadar da akli olmayan dogmatik abartılı  bilgileri, gerçek tarihsel verilerden temizleyerek yol almaya çalışıyor. Bunu yaparken de çağdaş bir düşünürün göstereceği ilmi metodolojik kurallar çerçevesinde ele alıyor. “Hz. Muhammed’in; en nihayetinde doğaüstü bir varlık olmadığını, nitekim bir İnsan olarak Peygamberlik öncesi bir yaşantısının olduğunu, İslam’dan önce Babasının-annesinin sosyal yaşantısının abartılmaması gerektiğini” belirterek gerçek dışı siyer anlatılarının yanlışlığına temas eder (Azimli, 2010: 43-49). Öte yandan, Siyer kitaplarını yazanların bile kendi yazdıklarında düştükleri çelişkileri-yanlışlıkları açığa çıkarır. İşte bütün bu gerçeklikler karşısında etik dışı davranışlarıyla Diyanet-YÖK ve Cemaatler koalisyonunun bütünü, Mehmet Azimli Hocanın ipinin çekilmesi için Engizisyon mahkemesini kurup iş başı yaptılar. Çağdaş bir yaşama özlem duyan toplumun bütün katmanlarından her birey, buna karşı çıkmalıdır.

Sonuç olarak:

Türkiye de gerçekleştirilen bazı anket araştırmalarında dinin siyasete alet edildiği görülmektedir. Bununla birlikte araştırmalarda gençler arasında “Deizm, Ateizm dahası tek tanrılı dinlere inanmama!” oranının hızla arttığı gözlemlenmektedir. Zihinsel düşüncede kendi mağaralarını çoğaltarak, karanlığa dalanların çağdışı kalmış toplumsal mühendislik çabaları, bir bütün olarak toplumu; ahlaki değerlerden uzaklaştırarak, her geçen gün biraz daha iflasın eşiğine getirmektedir. Kendi aydınlanma çağını yakalamayan toplumlar; elbet bir gün tarih sahnesinde silinip yok olacaktır. Bitiremeden önce şunu da belirtmeliyim: Alevi toplumu açısında bu konunun ne denli büyük bir öneme haiz olduğunun altını, yeri gelmişken bir kes daha çizmek isterim.

Daha evel farklı tarihlerde “Müslüman Engizisyonuna” uğramış Müslüman aydınlarının yaşadıkları bir yığın ciddi mağduriyetler ve haksızlıklar var. Örneğin Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Dr. Cihad Kısa, İlahiyatçı İhsan Eliaçık, Cemil Kılıç ve daha niceleri, kendi Müslüman kardeşleri (!) tarafından lince tabi tutuldular-tutulmaktadırlar. Bu alanda büyük mağduriyetler yaşandı. Ne acıdır ki; Alevi cenahından bu önemli mülahazalar üzerinde hiç de durulmadı. Bütün bu yaşanılanlar görmezden gelindi, adeta sanki yok sayıldı! Bu konuları yazan Alevi aydınları, araştırmacı-yazarlarına maalesef pek de rastlanmamaktadır. Ne hikmetse Alevi aydınları, İnanç ve kanaat önderleri bu cesur Müslüman aydınlara istenilen bir düzeyde destek vermemektedirler. Halbuki Aleviler; bu cesur Müslüman aydınlarının uğradıkları haksızlıklar-mağduriyetler karşısında susarak, inandıkları değerlere karşı sorumluluklarını ihmal ediyorlar! Daha da önemlisi, aslında bu haksızlıklar karşısında susarak; toplumsal lincin kendilerine doğru daha da hızlı bir şekilde geldiğini-geleceğini hesaba dahi katmıyorlar? Alevi aydınlarının, İnanç ve kanaat önderlerinin Mehmet Azimli hocanın bütün eserlerini mutlaka incelemelerini öneririm. Özellikle İslam halifelerini konu edinen “Dört Halifeyi Farklı Okumak - 4” ve bu seri içerisinde “Hz. Ali” cildini okumalarını salık veririm. Örneğin “Dört Halifeyi Farklı Okumak- 4, Hz. Ali” adlı eserde, Alevilerin şimdiye kadar sözde doğru bildikleri yanlış masalların-rivayetlerin gerçek bilgiymiş gibi yıllardan beri Alevilere nasıl yutturulduğunu anlayacaklardır! İslam tarihinde halifelik dönemiyle birlikte, Sahabenin kendi içinde kurdukları türlü tuzaklar sonucu, birbirilerini ne tür kıyımlardan geçirdiklerine hayretle tanıklık edeceklerdir. İmam Ali ile Osman-Muaviye arasındaki ihtilafların, İmam Ali ile Aişe  arasındaki gizli düşmanlıkların ve yine İmam Hasan ile Muaviye, İmam Hüseyin ile Yezid arasındaki gel-gitlerin arka planına ilişkin gerçek verilerin kökenine şahitlik edeceklerdir. Meselâ Aleviler içerisinde kendilerini Türk-Kürt ırkına mensup oldukları halde, Seyitlik olgusuyla İslam Peygamberine bağlamaya çalışan bazı Alevi dedelerinin “Siyeri Farklı Okumak” adlı bu önemli eseri mutlaka incelemelerini öneririm. Zaten Azimli hocanın linçine de sebep olan bu konu bağlamında; İslam Peygamberi nezdinde asıl önemli olanın soy-sop, nesep olmadığını, kişinin kendi ahlaki değerleri ve erdemli duruşu olduğunu kavrayacaklardır. Yine 3 ciltlik “Müslümanların Engizisyonu” başlıklı bu dev eserle birlikte İslam tarihinde; en büyük İslam alimlerinin, şahsiyetlerinin, Müslüman kadılarca, halifelerce nasıl işkencelerle katledildiklerini dehşet verici bilgilerle  öğrenmek mümkün! Öte yandan Alevi aydınları ve kanaat önderleri, farklı bir perspektif açısıyla ele alalınmış “Babek” eserini de mutlaka okumalıdırlar. Ne demişti Pir-i Piranımız; “Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu!” Hak ile kalın!

Prof. Dr. Mehmet Azimli’nin Basılan eserleri şunlardır:

1. Cahiliyye’yi Farklı Okumak, Ankara, 2020 (7. baskı). 2. Siyeri Farklı Okumak, Ankara 2019 (12. baskı). 3. Dört Halifeyi Farklı Okumak-1, Hz. Ebu Bekir, Ankara 2020 (7. baskı). 4. Dört Halifeyi Farklı Okumak-2, Hz. Ömer, Ankara 2019 (7. baskı). 5. Dört Halifeyi Farklı Okumak-3, Hz. Osman, Ankara 2019 (6. baskı). 6. Dört Halifeyi Farklı Okumak-4, Hz. Ali, Ankara 2020 (7. baskı). 7. Farklı Okumak- Hasan & Muaviye, Ankara 2020. (2. Baskı) 8. Tarih Okumaları, Ankara 2018 (3. baskı). 9. Siyer Okumaları, Ankara 2019. (2. Baskı) 10. Farklı Okumalar, Ankara 2018. 11. Halifelik Tarihine Giriş, Konya 2014 (5. baskı). 12. Hz. Ali Nesli’nin İsyanları, Konya 2013 (4. baskı). 13. Babek-Bir Direnişçi, Konya 2013 (3. baskı). 14. Son Müderris, “Musa Kazım Efendi”, Konya 2013 (2. baskı). 15. Hz. Safvan b. Muattal, İstanbul 2015 (3. baskı). 16. Diyarbakır ve Çevresinin Müslümanlaşma Süreci, Konya 2010. 17. Benim Gözümle –Coğrafyalar-1, İstanbul 2015. 18. Benim Gözümle -Coğrafyalar-2, İstanbul 2020. 19. Müslümanların Engizisyonu-1, (Editör), İstanbul 2019, (2. baskı). 20. Müslümanların Engizisyonu-2, (Editör), İstanbul 2020. 21. Zirveden Dramatik Sona Müslüman Sultanlar, (Editör), İstanbul 2020

Erdoğan Yalgın

  Bu yazı 6399 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 27.07.2026 04:00:17