Erdoğan YALGIN

“Alevilerle Evlenilmez!” demek, Bir Nefret Suçu Değil! Dinin Gereğidir!

Erdoğan YALGIN
  24-11-2021 10:24:00

Yeni Şafak yazarı ilahiyatçı Hayrettin Karaman; kendisine gelen bir soruya özel web sitesinde verdiği yanıtta "Alevilere kız verilmez!" diye eskiden beri var ola gelen yeni bir fetva verdi. Karaman’ın bu fetvasına bazı Aleviler, cılız da olsa sözde tepkiler gösterdiler. Beklendiği gibi bu türden çıkışlar; daha çok kendilerini “Müslüman” ve hatta “öz Müslüman” olarak addeden bazı Aleviler tarafından dillendirildi. Gerekçeleri ise “Efendim Aleviler de Müslümandır, neden böyle diyorsunuz! Ayıp oluyor ama!” Cinsinden, nevi şahsına münhasır, çocukluk mahcubiyeti de içerisinde gizlendirilen sözüm ona eğlencelik tepkilerdi! Ancak bu tepkilerin içerisinde birisi vardı ki, gerçekten de çok önemliydi. Çünkü bu reaksiyonu dile getiren HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül idi. Konunun bir diğer önemi ise Bülbül; bu tepkisini (11.11.21), çıkıp TBMM’si kürsüsünde serdetti. Bu konuşmasının ilk bölümünü Diyanet’in ve Hayrettin Karaman’ın ”Alevilerle evlenilmez!” fetvasına ayırmış ve Meclis’te aynen şunları haykırılmıştı:

“(…) Koskoca İslam hikmeti, koskoca İslam tarihi iki tane müderrisin (-yani medresede ya da camide ders veren kimse. Bazı İslam ülkelerinde profesör) tefsirine kaldı arkadaşlar. Ayıptır! Günahtır! Yazıktır ve utanç vericidir! Adeta İslam’ı almış bir kutuya kapatmışlar. Bu kutudan  ihtiyacı olan şeyi çıkarıp bir fetva verip ortalığa salıp, insanların sinirini tepesine çıkarıp (…) Bu, İslam’da, inanca ’da, hakikate ’de yapılan bir zulümdür!” diyordu.

Kemal Bülbül Canı Severiz! Ama Hakikati Daha Çok Severiz!

Platon’un (Eflatun) bilinen en gözde öğrencilerinden birisi de Aristoteles’ti (MÖ. 384-322). 20’li yaşlarda Şiir sanatı üzerine geliştirdiği estetik düşünce felsefesini içeren eseri Poetika’sında (tiyatro, gösteri, tragedya), hocası Platon için Aristoteles şöyle der; “Eflatun’u severim ama hakikati daha çok severim…!“ Evet, biz de eğitimci sevgili Kemal Bülbül Canı severiz! Ama hakikati daha çok severiz! Zira kendisinin de hakikati çok sevdiğini biliriz. Çünkü Kemal Bülbül Canımız, gerçekten de bir hakikat adamıdır! Lakin söz konusu bu konuşmasına İslam’ı hiç katmayacaktı! Çünkü işin renginin bu noktadan sonra nasıl değiştiğini, kısa bir özetle şimdi burada vermeye çalışacağız.

Esas itibariyle sevgili Vekilimizin konuşmasında belirttiği gibi  ortada İslam’a, İnanca yapılan her hangi bir zulmün olduğunu asla düşünmüyoruz! Ancak Alevi inancının temel felsefesi olan hakikat ’ten, bir sapmanın olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz! İşte bu hakikat; tam 1400 yıllık bir gerçekliliğin son ifadesidir! O da; Alevilerin, İslam coğrafyasında “Müslüman” olarak kabul görmemeleridir. Yaklaşık 2 milyar nüfuslu bütün İslam alemi, Mezopotamya ve Anadolu’da yaşayan en az 20 milyonluk Alevi nüfusunu, kendileri gibi İslam halkası içerisinde görmüyorlar. Yaşamın hangi aynasından bakarsanız bakın, bu gerçeklikle karşı karşıya gelirsiniz! İşte bu hakikat, asırlardan beri orta yerde dururken, tali gündemlerle her geçen gün biraz daha hakikatten uzaklaşmanın hiçbir anlam ve manası yoktur! Kaldı ki bu takkiyeli seyir, inancımızın felsefesiyle de asla uyuşmamaktadır. Artık bundan vazgeçilmelidir!

Sevgili Bülbül Canımızın tamlamasıyla “Koskoca İslam hikmeti, koskoca İslam tarihi” de göstermiştir ki; Alevilerin; tevhit dini olan İslam’la ve diğer tek Tanrılı dinlerle uzaktan-yakından hiç bir kökensel-organik bağı yoktur! İşte 2021 yılının son aylarında bu gerçeklik, hem de bir İslam profesörü-İlahiyatçısı  tarafından bir kez daha tescillenmiştir. Bazı Aleviler hala bile takkiye yoluyla kendilerini Müslüman göstermeye çalışırlarken, ne hikmetse İslam alimleri başta olmak üzere iktidar da; “Türkiye’nin yüzde 99’u Müslümandır!” hikayesinin bozulmaması için takkiye yoluyla “Alevileri, Müslüman olarak gördüklerini” zımnen salgılamaktadırlar. Bu bağlam, çok önemlidir. Bütün uygulamalara, pratik sonuçlara bakılarak bu nokta derinlemesine tartışılmalıdır! Öte yandan Alevilerin; Müslüman olarak görülmemesinden gocunmanın hiç bir anlamı  yoktur! Hele ağlayıp-sızlanmanın, dövünüp-kırılmanın Alevilere yakışmayacağının altını çizmekte fayda vardır.

Diyanetin Fetvaları, Alevileri İlgilendirmez!

Bununla birlikte Diyanetin; farklı konular hakkında verdiği fetvalar, Alevileri asla ve asla ilgilendirmemelidir. Zira Diyanet; Alevilerin vergileriyle, aldığı faiz rantlarıyla gelirini Milyon dolarlara çıkarırken, temsilcisi olduğu Müslümanların güncel sorunlarına ilişkin yol gösteren enginliği ve konumuyla işini yapmaktadır. Bundan bize ne! Asıl sorun, Diyanetin mahzeninde kendisi için koltuk arayan sözde İslam’ın özü olan Alevi dedeleridir! Eğer kadim değerlerimize geri dönmez, otantik-özgün inançsal ritüellerimizi sahiplenen bir söylem geliştirmezsek, yarın Diyanette konumlanan bu Dedelerin, Alevi toplumu için vereceği fetvaları şimdiden düşünmeliyiz! Tehlikeyi hala görmüyor musunuz?

Nefret Suçu Değil! Dinin Gereğidir!

Hemen başından belirtelim; Türk Ceza Kanunu’nun “Nefret ve Ayrımcılık Suçunu” düzenleyen ve 2014 tarihindeki değişikliğiyle 122. maddesinde yer alan hükümlere göre, “Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle..” diye başlayan bir madde vardır. İlgili bu madde konumuzla alakalı olmakla birlikte, bu madde ve benzerleri muhalif  Kürtler, Kızılbaşlar ve Komünistler (3K) için ne zaman uygulamaya konmuş ki? Bu türden içi boş şeylerle uğraşmanın zaman kaybı olduğunu hatırlatmak isteriz! Oysa bu işin esas temelinde yatan gerçekliğe dikkat çekmeliyiz! Çünkü geçmiş yıllarda Alevilere yapılan yazılı-sözlü hakaretlerin hiç birinde suçlular cezalandırılmamıştır. Onu da bırakın, gerçekleştirilen bütün Alevi katliamların yapılan mahkeme sonuçları bile hep fiyaskoyla sonuçlanmamışımdır? Nitekim bu durumun, hiç de öyle nefret suçuyla bir alakasının olmadığını anlamamak saflıktır. Bunu da geçelim, asıl konumuza dönelim;

Bu İlk Değil! Son da Olmayacaktır!

Peki! İlk defa mı Alevilere; evlilik üzerinden “Müslüman olmadıkları” hatırlatılıyor? Hayır! İşte birkaç örneği: 28 Ocak 1994 tarihli Zaman gazetesinin “Sohbetler” köşesinde  Alevilerin Sünnilerle evlenmesi halinde, Alevi ile Sünni’nin mutlu olamayacağı anlatıldı. Yazar’ı  A. Şahin; “… Alevi biriyle evliliğe “EVET” diyenlerin ilk anda duyulan hissin teshirinden kurtulduktan sonra aralarında ayrılıklar baş göstereceğini” yazıyordu. Bu bağlamda Alevilerin, asırlar boyunca Kızılbaş kavramı üzerinden o bilindik pejoratif söylemlerin bir devamı olduğunu da unutmamalıyız.

Türkçe yayınlanan eski sözlük ve ansiklopedilerde de “Alevilerle evlenilmemesi” önerilmektedir. Bunlardan birisi de Almanya’da yayınlanmış  bir Almanca-Türkçe sözlükte “Kızılbaş” maddesinin karşılığı ”Kanunen evlenmesi caiz olmayan akrabaların evlenmesi-cinsi münasebette bulunan erkek veya kadın. Zani (ye) Kızılbaş: Blutschand. Bu sözlük; Türkiye’de 1974 yılında Kanaat Kitabevinde aynen basılmıştır. Bunları çoğaltabiliriz:

Mümin Müslüman Biri, Elbette Kur’an Ayetine Uyar!

Şimdi bakalım; Kur’an, konumuzla ilgili ne diyor; Bakara, 2/221;  “İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle de kadınlarınızı evlendirmeyin. Şundan da emin olun ki imanlı bir köle, sizin hoşunuza gitse bile müşrik bir hür kişiden daha iyidir. Onlar insanları ateşe çağırırlar, Allah ise izni ile cennete ve bağışlanmaya çağırır, gerektikçe hatırlasınlar diye insanlara ayetlerini açıklar.” Peki bu ayetin tefsiri nedir? Yani neden ve hangi ihtiyaç üzerine böyle bir ayet nazil (-indi-inen) oldu?

“Bu ayetin geliş sebebi, hicretten sonra gizli bir görevle Mekke’ye gönderilen Ebû Mersed’in başından geçen bir olaydır. Ebû Mersed Müslüman olmadan önce Mekke’de yaşarken Anâk isimli bir kadını dost edinmişti. Görevli olarak Mekke’ye geldiğinde kadın onu gördü ve beraber olmaya çağırdı. Ebû Mersed, “İslâm bana bunu yasakladı” deyince kadın, “Beni eş olarak al” dedi. Ebû Mersed, “Resûlullah’tan izin almadan bunu da yapamam” cevabını verdi. Medine’ye dönünce sordu, bunun üzerine âyet geldi ve kadın putperest olduğu için kendisine evlenme izni verilmedi (Vâhidî, Esbâbü’n-nüzûl, s. 49-50).

Ehl-i kitap denilen Hıristiyanlar ve Yahudiler gibi gayri Müslimler, bir Allah’a, aslı bozulmuş da olsa semavî bir kitaba ve Peygamberlerine inandıkları müddetçe müşrik (Allah’a başka Tanrıları ortak koşan kâfir) sayılmazlar. Kur’an dilinde müşrik kelimesi başta Arabistan putperestleri olmak üzere, aslı ilâhî olan bir kitaba inanmayan ve inançları içinde şirk bulunan kâfirler için kullanılmaktadır” Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 350-352, DİB Kur’an tefsiri.

Ne diyor Ayet “İman etmediği sürece, Allah’a ortak koşan…” Buradaki iman nedir; Tanrı’ya ve İslam dinine inanma. Dinin ortaya koyduğu kurallara (Kur’an) inanma, dinsel inanış, olarak ele alınmaktadır. Oysa biz Canlara;” İmanım” diye hitap eder, Canların yüzünü de “hakkın cemali” olarak görmez miyiz? Demek ki  bir Müslüman’a göre Aleviler bu ayete uygun bir davranış içerisinde bulunmamaktadırlar!  Demek ki Müslümanların, Alevilerle evlenmelerinin neden caiz olmadığı ve böyle bir evliliğin Şer’i İslam’a uymadığı gibi, Alevilerin “gayri Müslim” dahi sayılmayıp, dolayısıyla kitaplarının bulunmadığından kaynaklanmaktadır. Ne yani bir ilahiyatçı-Kur’an profesörü Alevilerin, Kur’an’a uymadığını bilmiyor mu  sanıyorsunuz? Yada Diyanet İşleri kadrolarını Alevilerin Müslüman olmadığını idrak edemeyen birer çocuk mu  bellediniz? Aslında Alevi toplumunda es geçilerek hiç tartışılmayan önemli bir olgu daha var! Yeri gelmişken kısaca değinelim! O da “Allah’ın emri” ile evliliğe atılan ilk adım. Şöyle ki;

Allah’ın Emri, Peygamberin Kavli İle…!

Bilindiği üzere bir İslami gelenek olarak gençlerin, evlilik akdinin gerçekleşmesi için aileler bir araya gelirler. Burada ilk dile getirilen “Allah’ın Emri, Peygamberin Kavli İle…! Başlayan sözdür. Girizgahta dile getirilen “Allah’ın emri” ile kastedilen, Tanrının kulları arasında evlilik yoluyla çoğalmasının bir Tanrı emri olduğu vurgulanmaktadır. “Peygamberin kavli ile..” verilen mesajda İslam Peygamberi Muhammed’in sünnetidir. Yani söz konusu bu evliliğin, İslami ve dolayısıyla tevhit dinine uygun olacağını belirten bir sözleşmeye vurgudur. Yani bununla Allah’ın emrinin çiğnenmemesi ve Peygamberin Sünnetine uyulması gereği hatırlatılmaktadır. Peygamber’in Sünneti, Onun Kur’an ’i çerçevedeki bütün söylem ve eylemlerini-fiillerini içermektedir. İşte bu meyanda; Allah’ın emirlerine ve Peygamberin sünnetine uyan Müslüman birinin, mevcut ayetler ışığında Alevi biriyle evlenmesi din’i-iman’i açıdan elbette kabul görmemektedir. Buna karşın bir Müslüman’ın, Hristiyan biriyle evlenmesi halinde ilk yapılan dinsel ritüel, Hristiyan’ın kelime-i şahadet getirmesidir. Ama unutmamak lazım ki, Hristiyan bir ehl-i dindir, Hristiyanlar ehl-i kitap sahibidir. Bu vesileyle, Alevi toplumu “Allah’ın Emri, Peygamberin Kavli İle…!” başlayan bu sözlü geleneği, ciddi bir şekilde tartışmalıdır! Tartışmalıdır! Çünkü buradaki bir diğer sorunsal alan, 40’lar Meclisindeki İslam Peygamberi Muhammed’in; Peygamberlikten azat edilerek, meclise alınışıdır. 40’lar Meclisinde Peygamberlik sıfatı sorgulanırken, evlilik akdinde ise aynı “Peygamberin Kavline!” sarılmak, nasıl bir handikaptır, doğrusu anlaşılması zordur!

Mecusilerin Kadınları Haram, Paraları Helal!

Aslında bu konunun tarihsel arka planı da var. O da, Mecusilerle (Zerdüştiler) alakalıdır. Kur’an-ı Kerim’de; Hac Suresi: 17. Ayette; “Gerçek şu ki, iman edenler, Yahudiliği benimseyenler, Sâbiîler, Hristiyanlar, Mecûsîler ve şirke sapanların her biri hakkındaki hükmünü Allah kıyamet günü verecektir. Şüphesiz Allah her şeye tanıktır.” diye geçen ayette Mecusilerin de kitap ehli olduğu belirtilmektedir. Fakat Mecusiler, daha sonraki hadis kitaplarında farklı bir uygulamayla karşı karşıya kalmışlardır.

Eğer hadis doğruysa; İslam Peygamberi Muhammed’in, kendi ümmetine; Mecusilerin kadınlarını nikahlamamalarını, kestiklerini yememelerini fakat Mecusilerin Cizye’ye-vergiye bağlanmasına izin vermiştir. Çok ilginçtir, bu uygulama; İmam Ali’de dahil, dört halife döneminde aynen uygulanmıştır. Yani Müslümanlara; Mecusilerin Kadınları  ve kestikleri Haram kılınırken, Paraları helal sayılmıştır! Aslında bu paradoksal durum;  günümüzde, sizlere de çok tanıdık gelmiyor mu? Ne dersiniz?

Ana Soylu Kadim İnançlar Dışarıdan Evlilik Yapmazlar!

Müslümanların, Ayetler ışığında Alevilerle evlenmelerine mani olan İslami akideleri vardır. Dinsel açıdan baktığımız zaman aslında bu gayet normaldir! Aynı durum, farklı gerekçeli formatlarla diğer dinsel-inançsal topluluklarda da bulunmaktadır. Meselâ Sabilerde Anne ve babanın mutlaka Sabi olması gerekmektedir. Ortodoks Yahudilerde, sadece Yahudi olanlarla evlenilir, dolayısıyla bir Yahudi’nin Anne ve  babası da Yahudi olmalıdır. Hint dinlerinde de kast piramidine bağlı evlilikler gerçekleştirilmektedir. Alevilerle aynı kökten gelen Êzildiler, Êzdi olmayanlarla yani dışarıdan evlenmezler. Peki 40-50 yıl öncesinde, özellikle Kürt (Réya/Raa Heqi) Alevilerinde de durum aynı değil miydi? Alevi Anne babadan doğma kuralı geçerli değil miydi? Ocakzâdeler kendi aralarında evlenirken, aşiret mensubu talipler de yine kendi aralarında evlenmezler miydi? İran-Irak Kürdistanındaki Ehl-i Haklar’da da (Kakailer, Şebekler) durum aynen böyle işlemiyor mu? Elbette bu alana haiz konular, farklı bir tartışmaya kapı aralamaktadır. Şimdilik buraya nokta koyalım! Fakat daha çok tartışmalıyız!

Hak ile kalın!

Erdoğan Yalgın

  Bu yazı 6886 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 27.07.2026 08:00:13