Erdal YILDIRIM

Yaşasın Gezi Direnişi!

Erdal YILDIRIM
  27-05-2025 14:41:00

27 Mayıs'ın 28 Mayıs 2013’e evrildiği tarih, Taksim Gezi Parkının yıkılıp oraya Topçu Kışlası yapılmasına karşı çıkan çevrecilerin başlattığı; hemen aynı gecenin sabahıyla birlikte, yıllar yılı milyonlar üzerinde "ekonomik, siyasal, toplumsal, hukuki" her türlü baskı mekanizmasını işleten iktidara karşı ezilen milyonların başlattığı şanlı direnişin başlangıç tarihidir.

Parktaki ağaçların yıkımını durdurmak için başlatılan eylem 28 Mayıs gününün ilk ışıklarıyla birlikte "Her Yer Taksim Her Yer Direniş" sloganlarıyla kent ve kasaba meydanlarında, alanlarda, sokaklarda bir kaç hafta, etkileşimi ise yıllardır devam eden görkemli bir direniş süreci başladı. Bu direnişle milyonlar yıllardır kendilerine yaşatılan sorunlar nedeniyle AKP iktidarına olan tepkilerini de ülkenin her tarafında sokağa çıkarak göstermiş oldular.

Ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel sorunlarına çözüm arayan, demokratik hak ve taleplerle sokağa çıkıp özgürce düşüncelerini ve yasal protesto haklarını kullanmaya çalışırken saldırılara karşı direnç gösteren milyonlara, kendisi dışındaki herkese düşman iktidarın güvenlik güçleri ve piyon tetikçi gerici, faşist yandaşlarının saldırıları sonucu 8 genç yaşamını yitirdi. Bu öldürülen 8 gencin hepsi de Alevi ve Devrimciydi. Bu gençlerin tümünün Alevi ve devrimci olması, saldırıların çok planlı, bilinçli, hedef gözetilerek yapıldığının ve asla bir tesadüf olmadığının da işaretiydi.

Şanlı Gezi Direnişi sürecinde binlerce kişi de zehirleyici gazlar, kimyasal gaz bombaları, ateşli silahlar, kaba dayak ve linç girişimleri sonucu yaralandı, kimileri sakat kaldı.Gözleri kör olan, kol, bacakları kırılan onlarca insan oldu. Kalp krizi geçirip yaşamını yitirenlerin dışında binlercesi de tutuklanıp zindanlara atıldı.

Milyonların sokaklara, meydanlara çıktığı Gezi Direnişinin acılar ve yenilgiyle sonuçlanmasından çıkarılacak en önemli ders, bu direnişin devrimci bir önderlik, lokomotif bir güç ve bir yol göstericiden yoksun olmasıydı. Oysa Gezi gibi milyonların katıldığı ve Cumhuriyet tarihi boyunca bir benzeri görülmeyen görkemli bu eylem sürecinde gelecekle ilgili ütopyaları olan devrimci bir önderlik, yıllarca halkların çektiği acılar nedeniyle gösterdiği bu şanlı direnişin sonunda kimi ekonomik, demokratik, sosyal, siyasal, kültürel, akademik ve hukuki kazanımları sağlayabilirdi.

Ülke tarihinin en büyük sosyal, siyasal hareket zaman dilimi sayılan ve milyonların “Her Yer Taksim, Her Yer Direniş” haykırışlarıyla yeri göğü inlettiği Gezi Direnişi sonuç itibarıyla özlenen kazanımları elde edememiş olsa da, ülke tarihinin büyük mücadele kazanımı olan bir süreçtir. Yeter ki, bu yaşanmışlıktan doğru dersler çıkartılabilsin.

Şanlı Gezi Direnişinde ölümsüzleşen “Ethem SARISÜLÜK, Mehmet AYVALITAŞ, Medeni YILDIRIM, Hasan Ferit GEDİK, Ali İsmail KORKMAZ, Abdullah CÖMERT, Ahmet ATAKAN ile 8’lerin en küçüğü, henüz 15’inde ve bakkaldan ekmek almaya gittiğinde polis kurşunuyla vurulan, 269 gün yaşam mücadelesini 11 Mart 2014’te yitirip ölümsüzleşen Berkin ELVAN’ın anıları önünde bir kez daha sevgiyle, saygıyla, özlemle eğiliyorum..

Bugün Gezi Direnişinin üstünden 12 yıl geçmiş olsa da, yine o günlerde kitlelerin dilinde sembolleşen “Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam” sloganın verdiği direnç ve kararlılıkla geleceğe daha büyük bir umutla bakmaya devam edeceğiz. Mücadele ateşini harlayanlara bin selam olsun!

Erdal YILDIRIM

27 Mayıs 2025, İstanbul 

  Bu yazı 1479 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR