Erdal YILDIRIM
  Güncelleme: 18-08-2022 10:44:00   16-08-2022 12:21:00

ALEVİLİĞİ DİZAYN POLİTİKASI TUTMAYACAK

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yıllar yılı Alevilere, Alevi değerlerine her türlü sözlü - fiili hakaretleri etmesine rağmen, Ankara Hüseyin Gazi Cemevini ziyaret edip Alevi dedesi olduğu söylenen kişi ve başka birkaç kişiyle birlikte oruç açtı. Ardından da Alevilerin Serçesmesi Hacebektaş Dergâhına gitti. 
 
Alevi Dergâhı Vakfı başkanıyla gizli bir anlaşma sonucu ve dayatmacı bir şekilde gelen heyette Erdoğan’a CB yardımcısı Fuat Oktay, İşçileri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AKP’li vekiller, Ankara valisi Vasip Şahin ve Soylu’nun danışmanı asimilatör Arif Ali Özzeynek eşlik etti.  
 
Erdoğan, dergâha gelen ve yandaş medyanın “Alevi Dedeleri ve katılımcılar" dediği sözde Alevi, özde ne oldukları belirlenemeyen bir kitleye karşı her zamanki hamasi sözlerle "birlik, beraberlik" ve bolca da İslam'ı öven bir konuşma yaptı. Birlik, beraberlikten dem vuran Erdoğan, yıllardır Alevi mücadelesi sonrası dile getirilen Alevilerin, ‘Eşit Yurttaşlık Hakkı, Zorunlu Din Derslerinin kaldırılması, DİB'in lağvedilmesi, Madımak'ın Utanç Müzesi olması, Alevi Dergâhlarının Alevilere verilmesi’ vb taleplerini es geçti. O kitleden bir kişi de çıkıp, "biz Alevi toplumunun talepleri var. Bu taleplerle ilgili bir mesajınız yok mu?" diyemedi. Buna karşın o kitleden bir kişi yüzsüzce, utanmazca, arsızca bir tavırla "Şu günlerde en muhtaç olduğumuz birlik anında Sayın Cumhurbaşkanımız, bize Cemevinde yemek verdiği için Allah bin kere razı olsun kendisinden" diye konuşabildi.   
 
Bu arada ziyaretin bir "dayatma" sonucu gerçekleştiğini iddia eden Hüseyin Gazi Kültür Derneği Yönetim kurulu, yaptığı yazılı açıklamada, ziyareti medyadan öğrendiklerini, “bu ziyaret Hüseyin Gazi Kültür Vakfı Başkanı Mehmetali Ayyıldız ve AKP'li Cumhurbaşkanının inisiyatifi ile organize edildi” dedi. Yönetim Kurulu açıklamasında, "ziyaret sırasında ismi alınan dört vakıf yöneticisi dışında kimsenin ziyarette bulunamayacağının da önceden belirlendiğine" de işaret etti ve "Dergâhımıza ziyarete gelenlerin dergâh adabına uyarak, dinlemeye, anlamaya, bir olmaya gelmesini beklerdik. Bu şekilde 'oldubitti' ile gerçekleştirilen dayatmacı ziyaret kabul edilemez" dedi. Umarız ki, Vakıf ve Dernek yöneticileri köylü kurnazlığı içinde değiller ve “iyi polis – kötü polis” oyunu oynamıyorlardır.
 
Son yıllarda Aleviler için Muharrem iftarı düzenleyen, muharrem iftarına ki, Alevilerde toplu iftar ritüeli de yoktur, bunu yapanlar ritüellerin de asimile edilmesine hizmet ediyorlar. Erdoğan’ın geçmişte Alevi toplumu ve Aleviliğe yönelik, baskı, tehdit ve hakaretlerini bu vakıf yöneticileri ile bazı rantçı kişiler unutmuş olabilir. 
 
Ancak Aleviler, geçmişe yönelik belleklerini tazelediklerinde yaşanan birçok acıyı, zulmü, baskıyı bir film şeridi eşliğinde görüyor ve unutmuyorlar. Unutmayacaklar. Örneğin Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde Alevilerin önemli dergâhlarından olan Karaca Ahmet Sultan dergâhını dozerler, iş makineleriyle yıkmaya çalışmasını, daha sonra bu yıkma işini becerememesinin kendisinde ukde olarak kaldığı şeklindeki açıklamasını da unutmuyor.
 
Aleviler, İstanbul AKP il binasının, 5 Mayıs 2006’da ‘korunması gerekli kültür varlığı’ olarak tescil edilmiş olan Karaağaç Alevi Bektaşi Kültür Dergâhı ve bahçesindeki mezarlıkların üzerine yapıldığını asla unutmadılar. Unutmayacaklar.
 
Aleviler, 2 Temmuz Madımak Katliamı sanıklarının ellerini kollarını sallayarak ülke içinde yaşadığını, aranan bir sanığın 18 yıl emniyet binasının yanında yaşadığını, bu kişinin öldüğü güne kadar devletten emekli maaşı aldığını unutmadılar. Unutmayacaklar.
 
Madımak katliamının kimi suçlu ve sanıklarının kamuda ve AKP’li belediyelerde çalıştırıldıklarını, bu katillerin avukatlığını yapanların süreç içinde AKP’de Milletvekili, Bakan, Belediye Başkanı yapıldıklarını unutmadılar. Unutmayacaklar.
 
Aleviler, Madımak katillerinin siyasal, ekonomik ve hukuki açılardan özel olarak korunduğunu, desteklendiklerini, katliam davasının kararının zaman aşımına uğratılmasını, karardan sonra Erdoğan’ın, “Zaman aşımı kararı milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun” dediğini de unutmadılar. Unutmayacaklar.
 
Kimi bireyler, belki tarihine, kültürüne, toplumuna ve inancına ihanet etmeye devam edip bireysel gelecekleri için kendilerine verilen sözler veya kimi maddi kırıntılara kanmış olabilirler.
 
Bu kişiler, birçok edebiyat yapıtında “Bektaşi Tekkesinde Mumlar nasıl söner?” (1), “Kızılbaşların mum söndü gecesi gibi töbe olsun” (2), “Karşısında dolaşan ay gibi evlatlığı görünce kendini tutamadı. Mezhebi geniş adam. Kızılbaş mıdır nedir? (3) karalamasını önemsemiyor olabilirler.
 
Ya da 1978 yılında Liselerde okutulan Felsefeye Başlangıç ders kitabında, Aleviliğe yöneltilen “Evli erkek ve kadının evlilik dışı cinsel ilişkiler kurması helaldir. Kızılbaşlar için kardeşler arasında cinsel ilişki normaldir” hakaretlerini anlamazdan gelebilirler.
 
Bu kişiler Milli Eğitim Bakanlığının yayınladığı İngilizce ve Fransızca sözlüklerde, Ensest sözcüğü karşılığı olarak “Akraba ile zina, Kızılbaşlık” ifadesini anlamazdan gelebilirler.(4)
 
Erdoğan’ı Pir postuna oturtanlar, O’nun Adalet Bakanı yaptığı, Milli Görüşü kuran akıl hocalarından ve en yakın dostlarından biri olan Şevket Kazan’ın, “Aydınlık Türkiye için bir dakika karanlık” eylemleri için “Mum Söndü mü oynuyorlar?” sözünü de duymazdan gelmiş olabilirler..
 
Bu zavallı kişiler, MEB tarafından İlk ve Ortaöğretim kurumlarına tavsiye edilen 100 Temel Eser arasında yer alan, Haldun Taner’in Şişhane’ye Yağmur yağıyordu” adlı kitabında “Bırak Allasen müdür bey. Sen onun oruçlu olduğuna inanıyor musun? O ne hinoğlu hindir. O ne kahpe dinli Kızılbaştır o! Tövbeler olsun, abla – kardeş, Kızılbaşlar gibi sarmaş dolaş oluverdik” (5) sözlerini bilmezden gelebilirler..
 
Bazıları üç maymun yerine, “Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum, Hissetmedim” diyerek dört maymunu da oynuyor olabilirler..
 
Alevi toplumunun genel olarak çabuk unutma özelliği olsa da, gelinen noktada artık Alevilerin tarihte yaşadıklarını unutmaları mümkün değildir.
 
Öte yandan geçmişteki kimi yaşanmışlıkları anımsa(t)mak zorundayız. Bu dernek ve vakfın bazı yöneticileri geçmişte de “utanç duymaları gereken” bazı olayların altına da imza atmışlardı. Yani bu kurumun siciline düzgün denmesi o kadar kolay değil. Bu vakfın kurucuları, mütevelli heyetinden bazılarının İran gezilerine gitmesi, bazılarının Fetö’nün Abant toplantılarına katılması, hatta Maraş Katliamının baş piyonlarından Ökkeş Kenger ve İbrahim Yaşar Dedelek’le içeriği bilinmeyen bazı ilişkilerinin konuşuluyor olması, bugün her zamandan daha çok açıklanmaya muhtaçtır.
 
Yine Alevilere hakaret içerikli bir olayda, dolaylı da olsa bu kurumun yöneticilerinin ismi var.  Tarih, 6 Ekim 2010. Bir TV programında sunuculuktan çok soytarılık yapan M.Ali Erbil telefonla yayına bağlanan bir izleyiciye “Mum söndü mü yapıyoruz burada?” diyor. Bu ağır hakaret üzerine Alevi toplumunda çığ gibi büyüyen tepkiler sonucu program yayından kaldırılıyor, Erbil’in işine de son veriliyor.  
 
Ancak aradan kısa bir süre geçtikten sonra, 14 Aralık 2010 tarihinde o showmen, yine TV kameraları eşliğinde, kar yağışı olan bir günde Hüseyin Gazi Dergâhına gidiyor, durum da kamuoyuna ‘M.Ali Erbil Alevi Dedesinin elini öptü. “Pişmanım, tövbe ettim" dedi ve Alevilerle barıştı. Erbil’in düşkünlüğü de Dede tarafından affedilip kaldırıldı’ diye duyuruluyordu.
 
Alevilik’te hayatını ‘Yol, Edeb, Erkâna’ bağlayan, Müsahip tutup ikrâr vermiş kişi, işlediği bir suçtan ötürü Görgü Ceminde yargılandıktan sonra cezalandırılıp “Düşkün” ilan edilebilir. Alevilik’le ilgisi olmayan Erbil’in  ‘düşkün’ ilan edilmesi, ‘düşkünlüğünün kaldırılması’ söz konusu olmayacağına göre, Erbil neden bu dergâha gitti? 
 
Dergâh yöneticileri, Aleviliğe hakaret eden Erbil’i kimden aldıkları yetki, dergâha götürdüler ve neyin karşılığında affettiler?
 
Erbil’i Dergâha götüren ve isimleri Alevi kamuoyunca bilinen bu kişilere bir kez daha soralım. Erbil’i Hüseyin Gazi Vakfına “bir Cenaze aracı” ve “bir miktar para bağışı” karşılığı mı götürüp show yaptırdınız?
 
Cenaze aracı belgeli, peki bağışla ilgili makbuz nerede? Miktar ne kadardı? Bu bağış iddia edildiği gibi kuruma değil de, Erbil’i oraya götüren kişilere mi yapıldı? Erbil’i oraya götürenler aradan geçen 12 yıldan sonra halen bu kurumun yönetiminde veya mütevelli heyetinde yer alıyor musunuz?
 
Soylu, R.T.Erdoğan'ın talimatıyla son 2 yılda 58 ildeki 1583 Cemevine danışmanı Ali Arif Özzeybek aracılığı ve organizesi ile Valiler, Kaymakamlar, İl Kültür Turizm Müdürleri, Müftüler ve diğer devlet yetkililerince tek tek ziyaret edildiğini belirtip bu Cemevlerinin 8.740 ihtiyaç talebinden 5.600 tanesini yerine getirdiklerini ifade ediyor. 
 
Ne acıdır ki, asimilasyon politikalarını uygulayan devlet ve yetkilileri gizlice Cemevlerini ziyaret ediyor. Ancak burada can alıcı sorun, bu Cemevi yönetimlerinin neredeyse tamamına yakının da bu ziyaretleri gizlemesidir. Devletin bu asimilasyona yönelik ziyaretleri açıklanınca kimi Alevi kurumları, ondan sonra kendi kurumlarının da ziyaret edildiğini utangaç bir şekilde açıklamak zorunda kaldılar..
 
O kadar acı ve üzüntü verici bir durumdur ki, sosyal medyada ve ya da basına verilen mesajlarda, hatta TV programlarında bolca boy gösteren, asimilasyona karşı söz söyleyip aslan misali kükreyen bazı yöneticilerin kurumlarının da devletten çeşitli yardımlar aldığı meydana çıkmaktadır.
 
Örneğin devlet yetkililerinin ifadesiyle, Beşdaşlar Cemevi ve Karacahmet Cemevlerine ‘halı yenileme, boya, avlu ve bahçe düzenlemeleri’, Ziya  Baba Vakfı ile Şahkulu Vakfı otopark kısımlarına asfalt döşendiği (belediyenin zorunlu hizmet alanı olmasına rağmen), ayrıca ‘ranza, yatak, masa ve sandalye’ verildiği anlaşılıyor.
 
Garip Dede Cemevinin “tefrişat ihtiyaçları, (tadilat, tamirat işlerinde kullanılan malzeme, usta parası vb giderleri) “morg talebi” yine bu ziyaret edenlerce not alınıyor ve talep yerine getiriliyor. Bilmeyenler olabilir, ama bu kurumun başındaki kişi, güya asimilasyona karşı mücadele eden bir Alevi Federasyonunun da başkanıdır. Basında, sosyal medyada veya nerde bir etkinlik varsa, asimilasyona karşı söz söyleyip alkış almayı çok seven bir kişidir. Ve bu kurum aynı zamanda Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonun da üyesidir. Asimilasyona karşı yapılan tüm basın açıklamalarının altında da imzası vardır. Gel gör ki, devletle olan görüşmeler sonucu, tefrişat ihtiyaçları talebinde bulunacak kadar da asimilasyona hizmet etmektedir.
 
Ayhanlar Cemevinin ‘çevre düzenlemesi, gasilhane ve musalla taşı’ talepleri için devlet yetkililerinden talepte bulunduğu ve devletin de Aleviler için “Gasilhane ve Musalla Taşlarını(!)” memnuniyetle verdiği ortaya çıkıyor. 
 
Alevi kurum temsilcilerinin önemli bir kısmı balık hafızalı olsa gerek.. Bu Recep Tayyip Erdoğan değil miydi, Karacaahmet Dergâhını dozerlerle, iş makineleriyle yıkmaya çalışan? Karacahmet Dergâhına giden Aleviler, kendi halılarını tedarik edemiyor mu?
 
150, 200, 300 bin TL gibi paraları alan Cemevi yöneticileri, inanca, Yol’a bağlılığınız bu kadar zayıf, insan olma onurunuz bu kadar ucuz mu ?
 
Erdoğan ve zihniyeti 20 yıldır Alevilik ve Alevi toplumu üzerinde her türlü baskı, inkâr ve asimilasyon politikalarını uyguladı. Her ağzını açışta yurtiçi ve yurtdışı Alevi örgütlerine, Pirlerine, yöneticileriyle Alevi değerlerine saldırıp tehdit etti. Alevilerin “Zorunlu Din Derslerinin Kaldırılması, AIHM Kararlarının uygulanması, Madımak’ın Utanç Müzesi yapılması, Anayasal Eşit Yurttaşlık Hakkının sağlanması gibi taleplerini görmezden geldi. Bugün Cemevlerini ziyaret etmesi, Hacıbektaş’a Serçeşme’ye gitmesi, Aleviliği yeniden dizaynetme, devletin Alevisini yaratma projesi, yeni Osmanlı oyunları asla gerçekleşemeyecektir. Aleviler bu oyunu da bozacak, Aleviliği dizayn politikaları bir kez daha tutmayacaktır. 
 
Alevi düşmanlığında sınır tanımayan bu zihniyetin her sıkıştığı dönemde genelde toplumu, özelde Aleviliği yeniden dizayn etme politikalarını görmeyen, bireysel rant ve gelecek hayalleri için onurlarını satanlar, zulmedenlerin önünde adeta diz çökenler, biat edenler bilmelidir ki, iktidarın samimiyetten uzak, tamamen tuzak içerikli oyunlarına prim verenler, bu yolda bedel ödeyenlere karşı, tarihe karşı, çocuklarınıza ve geleceğe karşı sorumlu ve suçlu olacaksınız.
 
Herkes bilsin ki, bu zihniyetin ve işbirlikçilerinin çabaları boşunadır. Çünkü tarihin en güzel yerinde son sözü hep direnenler söyleyecektir. Biat etmeyen, diz çöküp teslim olmayan ve direnmeye devam edenlere bin selam olsun..
 
Erdal YILDIRIM
15 Ağustos 2022
 
 Kaynaklar: 
 
1-) Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Nur Baba romanı, “Bir Bektaşi Tekkesinde Mumlar Nasıl Söner”başlıklı bölüm, İletişim Yay, 1999 İstanbul
2-) Reşat Nuri Güntekin, Balıkesir Muhasebecisi Tanrı Dağı Ziyafeti,  sayfa 13, MEB, 1971 Ankara
3-) Hüseyin Rahmi Gürpınar, Toraman, Atlas Kitabevi, 1973 İstanbul
4-) MEB Talim Terbiye Kurulunun uygun bulduğu İngilizce - Türkçe sözlük, 1989 Ankara
     MEB FONO Açık öğretim kurumunun yayını   Fransızca - Türkçe sözlük, 1989 Istanbul
5-) Haldun Taner’in MEB’ca ilk ve ortaöğretime önerilen 100 Temel Eser, Bilgi Yay., 2005 Ankara

 

  Bu yazı 5538 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 38 33 2 3 92 26 102 +66
2 Fenerbahçe 38 31 1 6 99 31 99 +68
3 Trabzonspor 38 21 13 4 69 50 67 +19
4 Başakşehir FK 38 18 13 7 57 43 61 +14
5 Kasımpaşa 38 16 14 8 62 65 56 -3
6 Beşiktaş 38 16 14 8 52 47 56 +5
7 Sivasspor 38 14 12 12 47 54 54 -7
8 Alanyaspor 38 12 10 16 53 50 52 +3
9 Çaykur Rizespor 38 14 16 8 48 58 50 -10
10 Antalyaspor 38 12 13 13 44 49 49 -5
11 Gaziantep FK 38 12 18 8 50 57 44 -7
12 Adana Demirspor 38 10 14 14 54 61 44 -7
13 Samsunspor 38 11 17 10 42 52 43 -10
14 Kayserispor 38 11 15 12 44 57 42 -13
15 Hatayspor 38 9 15 14 45 52 41 -7
16 Konyaspor 38 9 15 14 40 53 41 -13
17 MKE Ankaragücü 38 8 14 16 46 52 40 -6
18 Fatih Karagümrük 38 10 18 10 49 52 40 -3
19 Pendikspor 38 9 19 10 42 73 37 -31
20 İstanbulspor 38 4 27 7 27 80 16 -53
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 34 24 7 3 77 31 75 +46
2 Göztepe 34 21 6 7 60 20 70 +40
3 Sakaryaspor 34 17 8 9 50 35 60 +15
4 Bodrumspor 34 15 7 12 43 22 57 +21
5 Çorum FK 34 16 10 8 55 36 56 +19
6 Kocaelispor 34 16 11 7 48 41 55 +7
7 Boluspor 34 15 11 8 33 35 53 -2
8 Gençlerbirliği 34 13 9 12 39 33 51 +6
9 Bandırmaspor 34 13 10 11 49 32 50 +17
10 Erzurumspor FK 34 12 11 11 30 34 44 -4
11 Ümraniyespor 34 12 15 7 40 47 43 -7
12 Manisa FK 34 9 12 13 40 40 40 0
13 Keçiörengücü 34 10 14 10 34 43 40 -9
14 Adanaspor 34 11 17 6 28 45 39 -17
15 Şanlıurfaspor 34 9 14 11 32 37 38 -5
16 Tuzlaspor 34 9 14 11 35 47 38 -12
17 Altay 34 5 25 4 16 76 10 -60
18 Giresunspor 34 2 28 4 16 71 7 -55
Takım O G M B A Y P AV
1 Esenler Erokspor 36 26 5 5 83 29 83 +54
2 Van Spor FK 36 24 6 6 63 37 75 +26
3 Bucaspor 1928 36 21 5 10 54 25 73 +29
4 1461 Trabzon FK 36 21 6 9 71 39 72 +32
5 Ankaraspor 36 15 8 13 45 35 58 +10
6 Yeni Mersin İdman Yurdu 36 16 10 10 50 36 58 +14
7 Beyoğlu Yeniçarşıspor 36 15 14 7 47 38 52 +9
8 Karacabey Belediye Spor 36 13 11 12 43 37 51 +6
9 Ankara Demirspor 36 15 16 5 43 46 50 -3
10 Diyarbekir Spor 36 12 15 9 39 41 45 -2
11 Kırklarelispor 36 11 14 11 33 41 44 -8
12 Altınordu 36 10 13 13 45 39 43 +6
13 Hes İlaç Afyonspor 36 10 14 12 25 38 42 -13
14 Serik Belediyespor 36 10 16 10 29 45 40 -16
15 Nazilli Belediyespor 36 11 16 9 38 57 39 -19
16 Zonguldak Kömürspor 36 11 17 8 41 57 38 -16
17 Kırşehir Futbol SK 36 5 23 8 38 76 23 -38
18 Bursaspor 36 6 22 8 28 64 23 -36
19 Adıyaman FK 36 4 25 7 28 63 19 -35
Takım O G M B A Y P AV
1 Kepezspor FAŞ 28 22 2 4 67 18 70 +49
2 Aliağa Futbol A.Ş. 28 19 0 9 60 18 66 +42
3 Ayvalıkgücü Belediyespor 28 15 6 7 40 25 52 +15
4 52 Orduspor FK 28 14 7 7 40 28 49 +12
5 İnegöl Kafkas GK 28 13 7 8 37 30 47 +7
6 Edirnespor 28 13 10 5 45 28 44 +17
7 Mardin 1969 Spor 28 12 11 5 40 34 41 +6
8 K.Çekmece Sinopspor 28 10 10 8 41 31 38 +10
9 Karabük İdmanyurdu Spor 28 10 13 5 27 44 35 -17
10 Artvin Hopaspor 28 9 12 7 33 29 34 +4
11 Talasgücü Belediyespor 28 10 14 4 34 45 34 -11
12 Kırıkkalegücü FK 28 8 15 5 31 42 29 -11
13 Gümüşhanespor 28 4 14 10 25 49 22 -24
14 Malatya Arguvanspor 28 3 21 4 21 57 13 -36
15 Tarsus İdman Yurdu 28 2 22 4 20 83 10 -63
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 09/08/2024 Alanyaspor vs Eyüpspor
 09/08/2024 Antalyaspor vs Göztepe
 09/08/2024 Bodrum FK vs Gaziantep FK
 09/08/2024 Çaykur Rizespor vs Başakşehir FK
 09/08/2024 Fenerbahçe vs Adana Demirspor
 09/08/2024 Galatasaray vs Hatayspor
 09/08/2024 Kasımpaşa vs Konyaspor
 09/08/2024 Samsunspor vs Beşiktaş
 09/08/2024 Sivasspor vs Trabzonspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 11/05/2024 Kocaelispor 0 - 2 Sakaryaspor
 11/05/2024 Erzurumspor FK 0 - 4 Eyüpspor
 11/05/2024 Boluspor 2 - 1 Çorum FK
 11/05/2024 Göztepe 1 - 1 Bodrum FK
 11/05/2024 Adanaspor 1 - 0 Bandırmaspor
 11/05/2024 Tuzlaspor 1 - 1 Gençlerbirliği
 11/05/2024 Şanlıurfaspor 2 - 0 Manisa FK
 10/05/2024 Giresunspor 1 - 2 Ümraniyespor
 10/05/2024 Keçiörengücü 1 - 1 Altay
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 27/04/2024 Malatya Arguvanspor 3 - 4 Talasgücü Belediyespor
 27/04/2024 Gümüşhanespor 2 - 4 Kepezspor FAŞ
 27/04/2024 Artvin Hopaspor 0 - 1 52 Orduspor FK
 27/04/2024 Mardin 1969 Spor 4 - 2 İnegöl Kafkas GK
 27/04/2024 Tarsus İdman Yurdu 1 - 1 Karabük İdmanyurdu Spor
 27/04/2024 Ayvalıkgücü Belediyespor 1 - 0 Edirnespor
 27/04/2024 Aliağa Futbol A.Ş. 6 - 3 Kırıkkalegücü FK
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI