Erdal YILDIRIM
  Güncelleme: 11-06-2022 12:05:00   10-06-2022 22:53:00

Kadim Halkların Katili Topal Osman

                                                                         

Özellikle 20 yıllık AKP hükümetinin, ister iç siyasette, ‘ekonomik, sosyal, hukuksal, idari’ sorunlarda; isterse de dış politikada sıkıştığı her durumda gündemi değiştirdiğini, ya ‘Vatan, Millet, Sakarya’ edebiyatıyla milliyetçilik silahını, ya da “Din elden gidiyor”, “Camide içki içtiler” gibi söylemlerle halkın inancı üzerinde bir politikayı devreye soktuğunu görmekteyiz.   

Bazen de AKP bu durumu küçük ortağı MHP yöneticilerine yaptırıyor. İşte tam da bu örneğe denk düşen bir durum yaşanıyor bugünlerde. MHP lideri Devlet Bahçeli, bundan 100 yıl öncesinde, başta Ermeni, Rum ve Koçgirili Kürt, Kızılbaş Alevilere yönelik sayısız kanlı saldırı ve katliamın baş faillerinden ve katil sıfatı olan figürlerden Topal Osman'la ilgili bir kanun teklifi verdi. Teklifte, “Giresun’un yiğit evladı ve Milli Mücadelenin kahraman evladı' kabul edilen katil Topal Osman’ın ‘Devlet ve Millet uğruna fedakârca bir mücadele ortaya koyduğu, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine emsalsiz katkılar sunduğu belirtiliyor. Topal’ın cesedinin 1923’te Meclis kararıyla öldürülüp gömüldüğü yerden çıkarıldığı, yine Meclis önünde asıldığı, bu nedenle itibarının hukuken iade edilmesi yer alıyor.   

Peki, kimdir bu Topal Osman?

Mustafa Kemal’in önce tetikçilik görevi verdiği, sonra ortadan kaldırdığı, cenaze masraflarını kendi cebinden(!) ödediği, Veli Küçük’ün heykelini diktirdiği, Devlet Bahçeli’nin ‘iade-i itibar’ için kanun teklifi verdiği, çeşitli siyasilerin zaman zaman ‘bağlı’ olduklarını söyledikleri bu Topal Osman kimdir?

Topal Osman, kan ve katliam sahnesine ilk kez 1914 yılında Giresun'da çıktı. O güne dek önemsiz bir çete reisi olan Topal, Ermeni soykırımı hazırlıkları esnasında Teşkilat-ı Mahsusa yöneticileri tarafından örgütlenen, 1.Balkan Savaşında kendi ifadesine göre yaralanıp topal kalan, Karadeniz bölgesindeki 100 kişilik çetesine hapishaneleri basıp dışarı çıkardığı 150 hırsız, tecavüzcü ve katil mahkumu da dahil ederek sahne aldı. Özellikle Artvin ve civarında yürütülen "tehcirin" baş sorumlusu olarak çok sayıda Ermeni'yi katleder.

16 Mayıs 1919’da ‘Doğu Karadeniz’de Ermeni ve Rumlara yönelik Türk çetelerinin saldırılarını durdurması, bölgede güvenliği sağlaması için padişah tarafından görevlendirilen 9.Ordu Müfettişi Mustafa Kemal, 19 Mayıs tarihinde Samsun’a çıktıktan sonra, olaylara sebebiyet veren, bu suçları nedeniyle de Divan-ı Harp tarafından aranan Topal Osman ile görüşür. Görüşme 29 Mayıs 1919’da Havza’da gerçekleştirilir. Mustafa Kemal ile Topal Osman’ın Havza’daki görüşmesinden bir süre sonra, 7 Temmuz 1919 tarihinde Topal Osman hakkındaki tutuklama kararı kaldırılır ve Topal, ‘Giresun Muhafaz-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’ başkanı olur.

Mustafa Kemal’in Rum Pontus ve Ermenilere karşı mücadele yöntemlerine, yapılacaklara dair endişelerine karşılık olarak, “Siz hiç merak etmeyin Paşam! Bu Pontus Rumlarına öyle bir tütsü vereceğim ki hepsi mağaralarda eşek arıları gibi boğulup gidecek” der. (1) Ve aldığı talimat gereği Karadeniz’in Rumlardan arındırılması görevine, Rum Pontusluları ya kendi kazdıkları mezarlara diri diri gömmek, ya buharlı gemilerin kazanlarında yakmak, ya da derilerini yüzdürmek gibi eziyet ve işkencelerle devam eder. Topal ve çeteleri, toplu katliamların dışında, Rumların arazilerini kendi ve akrabalarına pay etmekle kalmaz, Müslümanların da bağ ve bahçelerini zaptedip tapuları kendi üzerine geçirir. Koçgiri’de de şahsi  ganimet olarak 60 bin adet koyun ve sığırı Giresun’a getirir. Bunun yanında saldırdığı her yerde kadın ve kızlara taciz ve tecavüz etmeyi de sürdürür.

Topal Osman sadece Ermeni ve Rum Pontusluların katledilmesinde değil, Türkiye Komünist Partisi (TKP) kurucusu ve ilk başkanı Mustafa Suphi, Genel Sekreteri Ethem Nejat ve 13 yoldaşının(2) Bakü’de 10-16 Eylül 1920’de gerçekleşen Doğu Milletleri Kurultayı’ndan Ankara’ya dönüşlerinde Ankara’ya gelişleri engellenip, Kars – Erzurum üzerinden Trabzon’a yönlendirilirler. M.Suphi ve yoldaşları yine bir Teşkilat-ı Mahsusacı olan Topal’ın arkadaşlarından Yahya Kaptan ile adamlarınca Trabzon açıklarında boğularak katledilmeleriyle (henüz belgelenmemiş olsa da) ilişkisi olduğu iddia edilmektedir.

Teşkilat-ı Mahsusacı Topal Osman, bölgede gerçekleştirdiği zulüm ve eziyetler ve katliamcı başarılarından ötürü Mustafa Kemal tarafından ödüllendirilir. 8 Kasım 1920 tarihinde Ankara’ya gelen Topal’a, Mustafa Kemal’in arzusu üzerine 12 Kasım 1920 tarihinde ‘Giresun Gönüllü Maiyet Müfrezesi’ kurdurulur. Bu müfreze daha sonra sayısı 250 kişiye çıkartılarak Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayına dönüştürülür.

Topal Osman, Ankara’dan aldığı emir üzerine, Muhafız alayının komutasını arkadaşı Mustafa Kaptan’a bırakıp Giresun’a gider. Orada çok az bir kısmının gönüllüler, bir kısmının ise çeteci eşkiyalar dışında kalan, ancak aileleri rehin alındıklarından zorla savaştırılan ve dolayısıyla çeteden de kaçamayan, mallarına mülklerine el konulan insanlarla, büyük kısmının hapishanelerden çıkarılan ve her türlü taciz, talan, yağma, cinayet ve hırsızlık gibi suçlulardan oluşan ‘Giresun Gönüllü Taburu’nu kurar.  Bu taburlara Giresun 42. ve 47. Gönüllü Alayları da denir.(3)

İşte Topal Osman komutasındaki çetelerden oluşan bu alaylar, Koçgiri bölgesinde “İmranlı ve Zara ilçeleriyle, 132 köyün savaşan düşman istihkamları gibi yakılması, yıkılması ve yüzlerce kişinin öldürülmesinde, ayrıca bütün mal, eşya, zahire ve hayvanların yağmalanmasında, binlerce insanın dağlarda, kırlarda, açlıktan ve yoksulluktan ölüme bırakılmasında başrol oynamışlardır. Ebubekir Hazım Tepeyran bu durumu şöyle özetler. “Yazmadıklarım, yazamadıklarım, yazmak azabına tahammül ettiklerimden az değildir.”(4)

Sevr Antlaşmasının 62. ve 64. Maddeleri, Koçgiri, Dersim ve bir bütün olarak Kürtlerin de devlet hakkını içeren maddeler, bağlayıcı imzalara rağmen inkâr ve reddedildi. 20-22 Ekim 1919 tarihli Amasya protokollerinin 2.protokol maddesindeki, “Vatan Türk ve Kürtlerin oturdukları topraklardır" şeklindeki ifade, devamında “Kürtlerin etnik ve sosyal haklar” bakımından destekleneceği vurgusu görmezden gelindi. Yine 2.Protokol'ün 1.maddesinde devletin düşünülen ve kabul edilen sınırının Türk ve Kürtlerin oturduğu araziyi içine aldığı, Kürtlerin serbest, özgürce gelişmelerini sağlayacak şekilde sosyal ve geleneksel haklar yönünden imtiyazlara nail olmaları, desteklenecekleri şeklindeki protokoller ve atılan imzalar da inkâr edildi. Protokol maddeleri ve diplomatik görüşmelerdeki tüm sözler unutuldu. Koçgiri ve Dersim temsilcilerinin “idari özerklik ve yerel yönetimde otonomi” talepleri görmezden gelindi. (5)

Koçgirililerin taleplerini bastırmak üzere de, bugünün IŞİD paramiliter piyonlarıyla aynı özellikleri olan, katiller, hırsızlar, yağmacılar ve tecavüzcülerden oluşan, Topal Osman’ın ‘Giresun Alayları’ adlı çeteler Ankara’nın emriyle 47.Alaya dönüştürüldü. Hem Topal Osman’a, hem de ‘Merkez Ordusu’ komutanlığına atanan Sakallı Nurettin Paşa’ya verilen emirler ile de Koçgiri’de taciz, tecavüz ve insanlık dışı bir katliam süreci başlatıldı. Ermeni ve Rum katliamlarındaki gibi, Koçgiri’de yağma, talana devam eden Topal ve Sakallı, insanların mal davarlarına bile el koydu. Koçgirililer dağlara, mağaralara sığınmak zorunda kalıp açlıkla, zorlu doğa ve iklim koşullarıyla, ya da vahşi hayvan saldırılarıyla karşılaştılar. Yüzlerce ölüm ve can kayıpları yaşandı.

Topal Osman’a verilen görev ve emirler bunlarla da bitmedi. Onun görünen görevi Cumhurbaşkanlığını korumak olarak görünse de, asıl görevi, muhalifleri her türlü yöntemi, siyasi cinayetler de dahil ortadan kaldırmaktı.

Sene 1920…

Birinci Mecliste iki grup vardı..

1.Grup lideri Mustafa Kemal.

2.Grup lideri Trabzon mebusu Ali Şükrü Beydi ve 1.gruba karşı din eksenli bir muhalefet yürütüyordu. Ankara’ya matbaa makinesi getirip Tan Gazetesi çıkarmak istediğinde bunu duyan M.Kemal yaveri Cevat Abbas Bey’e “Ali Şükrü Ankara’ya matbaa getiriyor, gazete çıkaracak, siz halen uyuyorsunuz. Yakın yıkın” diye konuşuyor, adeta kükrüyor. (6)   

26 Mart 1923 günü Ali Şükrü ortadan kaybolur ve kısa süre sonra Çankaya yolunda bir tarlada yeni kazılmış bir çukurda cesedi bulunur. A.Şükrü’nün avucunda bir hasır parçası vardır. Yapılan tetkik sonucu bu parçanın, Koçgiri Katliamından sonra M.Kemal tarafından Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı olarak ödüllendirilen Topal  Osman’ın evindeki hasır sandalyeye ait olduğu anlaşılır.. Topal’ın Mustafa Kaptan adındaki adamı da, Ali Şükrü’nün Topal’ın evine götürüldüğünü, orada boğularak öldürüldüğünü itiraf eder.

En büyük muhalifi ortadan kaldırılan M.Kemal’in emriyle, Papazın Bağında olduğu bilinen Topal Osman’ın yakalanması için 2 Nisan 1923 günü Muhafız Tabur Komutanı İsmail Hakkı Tekçe görevlendirilir. Topal Osman, kuşatıldığını görünce Çankaya köşküne saldırır.  Ancak Mustafa Kemal, köşkten kaçırılıp istasyondaki eve yerleştiği için (7), Topal bu saldırıdan bir şey elde edemedi. Ve altı, kim kaynaklara oniki adamı da vurulup tarlaya gömülür. Yaralı olarak ele geçirilen Topal, başı kesilerek infaz edilir. Mecliste Ali Şükrü Beyin katilinin yakalanarak Ulus Meydanında idam edilmesi kararı, Topal’ın başı kesik olduğu için mümkün olmamış, bunun yerine mezardan çıkarılan ceset ayaklarından Meclis kapısında ayaklarından asılmıştır. (8)

Zaten Çankaya Köşküne saldırması zihinlerde, emri veren kişinin, muhalifini ortadan kaldırttığı tetikçisini de devre dışı bırakmak suretiyle kendi üzerinde oluşabilecek şüpheleri bertaraf etmek olduğu fikrini güçlendirir. Böyle olmamış olsaydı, Muhafız Alayı Komutanı Topal Osman, Çankaya Köşküne, yani Mustafa Kemal’e saldırma gereği duyar mıydı? (9)

Topal Osman’ın arkadaşı Mustafa Sütlaç’ın oğluna anlattıklarından, bu olayın bir siyasi komplo ve sonrasında gelen cinayet olduğu açıkça anlaşılıyor. Sütlaç, Topal Osman’ın yaralı olarak taşındığı sırada M.Kemal’e küfrettiği ve kendisine kalleşlik yapıldığını söylüyor. (10) Öte yandan bu cümle kendi içinde önemli bir paradoks da barındırıyor. Kendisine kalleşlik yapıldığını söyleyen Topal’ın tüm yaşamı kalleşlik, insanlara zulüm, işkence ve tecavüzlerle örülmüştür.

Topal Osman’ın ortadan kaldırılmasından sonraki süreç de açıklığa kavuşturulmak zorunda olunan bir zaman dilimidir. Öldürülüp ayaklarından Meclis kapısına asılan Topal Osman’ın cenazesi önce Giresun Kale’de Kurban Dede’nin mezarının yanına defnedilir. Daha sonra 1925 yılında Mustafa Kemal, tüm masrafları şahsi hesabından ödemek koşuluyla mezarın Kale’nin en yüksek noktasına nakledilmesini ve anıt mezarının yapılmasını emreder.

12 Eylül 1980 askeri darbesini yapan faşist Kenan Evren de, 1983 yılında Giresun’u ziyareti sırasında Topal Osman’dan övgüyle söz eder.

Ülkenin ırkçı, tekçi, mafyatik yapılanmalarının Topal Osman hayranlığı son derecek dikkat çekicidir. Örneğin Susurluk Skandalı baş aktörlerinden, Ergenekon davası sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Giresun'da Jandarma Bölge Komutanı olarak bulunduğunda, Topal Osman’ın hayatından çok etkilendiği gerekçesiyle bir heykelini yaptırır. İstanbul’da yaptırılan heykel 2001 yılında Giresun’a gönderilse de, dönemin Belediye Başkanı tarafından bir depoya kaldırılır.

31 Mart 2019 tarihinde ise Giresun Belediye Başkanı seçilen Aytekin Şenlikoğlu, kent merkezindeki saat kulesini yıktırıp aynı alana Ermeni, Rum Pontus ve Koçgiri’de onbinlerce insanın katili olan Topal Osman ve arkadaşlarının heykelini yerleştirir.  

Ülke siyasetinde yer alan figürlerin önemli bir kısmının gerçek yüzleri, tıpkı Topal Osman olayında bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Bu bireyler, kimi zaman politik manevra ve gelecekle ilgili ulaşmak istedikleri politik konum ve makam için bu tür gündemi değiştirecek hamleleri yapıyor. Bu tür durumlardaki tavır ve sözleri bizlere zaman zaman bu kişilerin gerçek yüzlerini ve karakterlerini de gösteriyor. Tıpkı İBB Bşk Ekrem İmamoğlu’nun da 2019 yerel seçimlerinde Kürtlerin, Alevilerin önemli bir kısmının oyunu almasına rağmen, Topal Osman için, “Bağlı olduğum değerler var. Misak-ı Milli sınırlarına, komutanlarına, askerlerine, benim dedeme, sizlerin dedelerine, Topal Osman'a, bayrağına, bu ülkenin kuruluş değerlerine bağlıyım"  demesi gerçek yüzlerini gösterme örneklemesine denk düşen bir olgu olarak karşımıza çıkıyor.

Biliyoruz ki, katil Topal’a ve benzerlerine olan hayranlık ve bu toprakların kadim halklarına olan düşmanlık yukarıda yazılanlarla da sınırlı değil. Koçgiri katliamından 101 yıl sonra bile Kürt halkına olan düşmanlık Topal Osman figürü üzerinden sürdürülüyor. Birkaç gün önce Diyarbakır Valiliği ve Giresun Valiliği işbirliğiyle Topal Osman’ın silahlı fotoğrafının bulunduğu ve üzerinde “Size Giresun Yeter” yazısı bulunan bir otobüs Lice caddelerinde dolaştırılarak, Kürt halkına tehdit iması bulunan mesajlar yollandı.  

Kendisine övgüler dizilen, ırkçı, faşistler ve mafyatik çete başlarınca heykelleri yaptırılan o Topal Osman ve çeteleri için, Mehmet Nuri Dersimi, anılarında, “Av köpeği görevi yapmaktan zevk alan, namus düşmanı bu çete alayları, zapt ettikleri köylerde her çeşit zulüm ve kötülüğü yapmaya başlamışlardı. Masum Kürtler ve çocukları bu canavarlar tarafından ateşe atılıp yakılıyor ve bu tüyler ürperten manzara karşısında, Giresun Alayları adını taşıyan bir bu alçaklar zevk ve cümbüş yapıyorlardı” demektedir. (11) Bu zulüm sonrasında özellikle Koçgiri bölgesinde bugün halen Kürtçe:

 “Topal Osmane xwini
  Gencê dı me avet çahalan
  Bûke dı teze kuştin
  Girtin e zêrê dı seri”
 
Türkçesi:
“Kanlı Topal Osman,
 Geçlerimizi çukurlara attı
 Taze gelinleri öldürdüler
 Başlarındaki altınları aldılar”  ağıtları yankılanıyor.
 

Şimdi de MHP lideri Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının, son derece kirli bir tarihe sahip olan, egemenlerin kirli işlerinde kullanıp işleri bitince de ortadan kaldırıp tarihin çöplüğüne attıkları bir katil, gaspçı, yağama ve talancıyı, bir tecavüzcü çete artığı caniye “iade-i itibar” verilmesi için kanun teklifi vermeleri, olsa olsa gündemi değiştirmek, toplumsal gruplar üzerinden düşmanlık yaratarak kendi tabanını konsolide etmek olarak değerlendirilebilir.    

Balkan Savaşına katılıp savaşta yaralandığı dahi tartışmalı olan, yaşamı yağma, talan, taciz, tecavüzle dolu, 1915 Ermeni soykırımı, 1916-23 Rum Pontus katliamı ve 1920-21 Koçgiri katliamında yer alan, bunların dışında ayrıca siyasi bir cinayeti de işlediği anlaşılan, katliamcı ve katil sıfatlarını fazlasıyla hak eden bir kişidir Topal Osman. Topal’a “itibar iadesi” istemek, kanun teklifi hazırlamak ancak bugünlerin Topal Osman’larını özendirmekten, cesaretlendirmekten başka bir şey değildir. 

Topal Osman, Anadolu’da Ermenilere, Rumlara ve Koçgiri'lilere karşı insanlık dışı suçlar işlemiş, toplumlar arasında düşmanlık tohumları ekilmesine hizmet etmiş, bu coğrafyada yaşattığı vahşet ve katliam nedeniyle yargılanması önlenen, bizzat Mustafa Kemal tarafından korunup kollanan, muhaliflerine karşı tetikçi olarak kullanılıp sonra da ortadan kaldır(t)ılan bir katil piyondur. Oysa bu topraklarda toplumsal barışın sağlanabilmesinin yolu katillerin ödüllendirilmesi değil, aksine başta Ermenilerin, Rumların Koçgirililerin, Dersimlilerin, Kürt ve Alevilerin beklediği tarihle yüzleşilmesi, arşivlerin açılması, sorumluların adalet önüne çıkarılarak bir hesaplaşmanın sağlanması, haksızlığa, zulme ve katliama, soykırıma tabi tutulmuş halklardan gerçek ve samimi bir şekilde özür dilenmesidir.

Erdal YILDIRIM

10 Haziran 2022

 

Dipnotlar:

 1- Hasan İzzettin Dinamo, Kutsal İsyan 2, 2.Cilt, Tekin Yayınevi, İstanbul 2012
2- TKP Türkiye Komünist Partisi, 10 Eylül 1920 Bakü’de kuruldu. İlk Genel Başkanı Mustafa Suphi (Samsun),  Genel Sekreter Ethem Nejat (İstanbul Üsküdar) seçildi. Yönetim Kurulu üyeleri: Uşaklı Kazım Hulusi,  Sürmeneli Kıralioğlu Maksut, İstanbul Cihangirli Hilmioğlu İsmail Hakkı, Van Ercişli Ahmetoğlu Hayrettin, Bandırma Manyaslı Mehmet Ali Bin Hakkı, İstanbullu Emin Şafak, İstanbul Kadıköylü Tevfik Bin Ahmet, Manisalı Kazım Bin Ali, Erzincanlı Hatipoğlu Mehmet, İzmirli Hacı Mustafaoğlu Mehmet, Kocaeli Kandıralı Nazmi Bin İbrahim… Yanlarında bir de M.Suphi’nin eşi Maria Suphi vardır.
3- Giresun Gönüllüleri, 1915’ten 1980’e Karadeniz, İletişim Yayınları, İstanbul 2020
4- Ebubekir Hazım Tepeyran, Belgelerle Kurtuluş Savaşı, syf 216, Gürer Yayınları, 2.baskı, İstanbul 2009
5- Amasya Protokollerini imzalayanlar: Bahriye Nazırı Salih Paşa, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil heyeti üyeleri Mustafa Kemal, Rauf Orbay ve Bekir Sami
6- Kazım Karabekir Anlatıyor, Yayına hazırlayan: Uğur Mumcu, Tekin yayınevi, Ankara 1993, syf 68
7- Cemal Şener, Topal Osman Olayı, Cumhuriyet Yayınları, İstanbul 2001, cilt 2, sayfa 10.
8- Feridun Kandemir, Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Yakın Tarihimiz Yay.  İst 1965, syf 106
9- Cemal Şener, Topal Osman Olayı, cumhuriyet Yay, İst. 2001, cilt 2, syf 37
10- Feridun Kandemir, Cumhuriyet Devrinde Siyasi Cinayetler, Ekicigil Tarih Yay. İstanbul 1955
11- Mehmet Nuri Dersimi, Kürdistan Tarihinde Dersim, syf 160, Doz Yayınları, İstanbul 1997

 

  Bu yazı 4528 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Fenerbahçe 5 5 0 0 9 3 15 +6
2 Galatasaray 5 4 0 1 11 3 13 +8
3 Çaykur Rizespor 6 3 1 2 8 6 11 +2
4 Beşiktaş 5 3 1 1 6 5 10 +1
5 Trabzonspor 5 3 2 0 11 6 9 +5
6 Kayserispor 6 2 1 3 7 5 9 +2
7 Konyaspor 6 2 1 3 7 5 9 +2
8 Kasımpaşa 6 2 1 3 10 12 9 -2
9 Adana Demirspor 5 2 1 2 10 7 8 +3
10 Hatayspor 5 1 0 4 8 4 7 +4
11 Alanyaspor 6 1 1 4 6 5 7 +1
12 MKE Ankaragücü 6 1 2 3 8 8 6 0
13 Antalyaspor 6 1 2 3 7 7 6 0
14 Fatih Karagümrük 6 1 2 3 4 4 6 0
15 Sivasspor 6 1 2 3 7 9 6 -2
16 Pendikspor 6 0 2 4 5 12 4 -7
17 Başakşehir FK 5 1 4 0 3 7 3 -4
18 Gaziantep FK 6 1 5 0 4 12 3 -8
19 İstanbulspor 4 0 2 2 2 6 2 -4
20 Samsunspor 5 0 4 1 4 11 1 -7
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 6 6 0 0 16 2 18 +14
2 Bandırmaspor 6 3 0 3 10 4 12 +6
3 Çorum FK 6 4 2 0 9 4 12 +5
4 Kocaelispor 6 4 2 0 9 7 12 +2
5 Manisa FK 6 3 1 2 8 2 11 +6
6 Keçiörengücü 6 3 1 2 6 2 11 +4
7 Bodrumspor 5 3 1 1 7 1 10 +6
8 Gençlerbirliği 6 3 2 1 6 8 10 -2
9 Göztepe 6 2 2 2 4 4 8 0
10 Şanlıurfaspor 6 2 2 2 5 7 8 -2
11 Erzurumspor FK 6 1 2 3 6 4 6 +2
12 Adanaspor 6 2 4 0 5 7 6 -2
13 Boluspor 6 1 2 3 4 6 6 -2
14 Sakaryaspor 6 1 3 2 3 7 5 -4
15 Giresunspor 6 1 4 1 4 8 4 -4
16 Altay 5 1 4 0 4 10 3 -6
17 Tuzlaspor 6 1 5 0 3 16 3 -13
18 Ümraniyespor 6 0 4 2 2 12 2 -10
Takım O G M B A Y P AV
1 Van Spor FK 5 5 0 0 9 2 15 +7
2 Esenler Erokspor 4 4 0 0 9 1 12 +8
3 Nazilli Belediyespor 5 4 1 0 8 6 12 +2
4 Diyarbekir Spor 5 3 0 2 6 2 11 +4
5 Ankaraspor 5 3 1 1 7 3 10 +4
6 Yeni Mersin İdman Yurdu 5 2 0 3 6 3 9 +3
7 Ankara Demirspor 5 3 2 0 7 8 9 -1
8 Bucaspor 1928 5 2 1 2 6 4 8 +2
9 1461 Trabzon FK 4 2 1 1 5 1 7 +4
10 Bursaspor 5 1 2 2 4 5 5 -1
11 Hes İlaç Afyonspor 5 1 2 2 4 7 5 -3
12 Karacabey Belediye Spor 5 1 3 1 3 4 4 -1
13 Adıyaman FK 5 1 3 1 3 6 4 -3
14 Serik Belediyespor 5 1 3 1 1 4 4 -3
15 Beyoğlu Yeniçarşıspor 4 1 3 0 3 5 3 -2
16 Zonguldak Kömürspor 4 0 2 2 1 4 2 -3
17 Kırşehir Futbol SK 5 0 3 2 4 10 2 -6
18 Altınordu 4 0 3 1 5 8 1 -3
19 Kırklarelispor 5 0 4 1 2 10 1 -8
Takım O G M B A Y P AV
1 K.Çekmece Sinopspor 3 2 0 1 6 2 7 +4
2 Aliağa Futbol A.Ş. 3 2 0 1 4 1 7 +3
3 52 Orduspor FK 3 1 0 2 4 1 5 +3
4 Ayvalıkgücü Belediyespor 3 1 0 2 4 3 5 +1
5 Mardin 1969 Spor 3 1 1 1 5 3 4 +2
6 Kepezspor FAŞ 2 1 0 1 3 1 4 +2
7 Artvin Hopaspor 2 1 0 1 2 1 4 +1
8 Karabük İdmanyurdu Spor 3 1 1 1 4 5 4 -1
9 İnegöl Kafkas GK 3 1 1 1 3 4 4 -1
10 Talasgücü Belediyespor 3 1 2 0 5 5 3 0
11 Kırıkkalegücü FK 2 1 1 0 2 3 3 -1
12 Tarsus İdman Yurdu 3 1 2 0 4 9 3 -5
13 Edirnespor 3 0 2 1 2 4 1 -2
14 Malatya Arguvanspor 3 0 2 1 0 2 1 -2
15 Gümüşhanespor 3 0 2 1 2 6 1 -4
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 25/09/2023 Hatayspor vs Trabzonspor
 26/09/2023 İstanbulspor vs Galatasaray
 27/09/2023 Adana Demirspor vs Beşiktaş
 28/09/2023 Fenerbahçe vs Başakşehir FK
 29/09/2023 Samsunspor vs Gaziantep FK
 30/09/2023 Sivasspor vs Hatayspor
 30/09/2023 İstanbulspor vs Antalyaspor
 30/09/2023 Trabzonspor vs Pendikspor
 30/09/2023 Galatasaray vs MKE Ankaragücü
 01/10/2023 Fatih Karagümrük vs Kasımpaşa
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 25/09/2023 Altay vs Bodrumspor
 29/09/2023 Ümraniyespor vs Bandırmaspor
 30/09/2023 Tuzlaspor vs Şanlıurfaspor
 30/09/2023 Giresunspor vs Altay
 30/09/2023 Gençlerbirliği vs Manisa FK
 01/10/2023 Bodrumspor vs Çorum FK
 01/10/2023 Erzurumspor FK vs Boluspor
 01/10/2023 Kocaelispor vs Keçiörengücü
 01/10/2023 Sakaryaspor vs Eyüpspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/10/2023 Diyarbekir Spor vs 1461 Trabzon FK
 01/10/2023 Van Spor FK vs Zonguldak Kömürspor
 01/10/2023 Ankaraspor vs Serik Belediyespor
 01/10/2023 Altınordu vs Bucaspor 1928
 01/10/2023 Beyoğlu Yeniçarşıspor vs Bursaspor
 01/10/2023 Nazilli Belediyespor vs Adıyaman FK
 01/10/2023 Hes İlaç Afyonspor vs Esenler Erokspor
 01/10/2023 Karacabey Belediye Spor vs Kırşehir Futbol SK
 01/10/2023 Yeni Mersin İdman Yurdu vs Kırklarelispor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/10/2023 K.Çekmece Sinopspor vs Mardin 1969 Spor
 01/10/2023 Artvin Hopaspor vs Tarsus İdman Yurdu
 01/10/2023 Talasgücü Belediyespor vs Gümüşhanespor
 01/10/2023 Edirnespor vs Kepezspor FAŞ
 01/10/2023 İnegöl Kafkas GK vs Kırıkkalegücü FK
 01/10/2023 Karabük İdmanyurdu Spor vs Aliağa Futbol A.Ş.
 01/10/2023 52 Orduspor FK vs Ayvalıkgücü Belediyespor
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI