O Kadar Çabuk Unutuyoruz ki…
Erdal YILDIRIMYazının başlığı genel olarak Alevi toplumunun olaylar, yaşanmışlıklar ve tarihle ilgili tavrını özetliyor. O kadar çabuk unutuyor, sapla samanı birbirine karıştırıyoruz ki..
Alevi toplumu, uzak geçmişte yaşanmışlıkları da geçtim, yakın tarihlerde, daha dün, ya da birkaç gün önce yaşananları bile ‘önemsemez’, ‘umursamaz’ bir psikolojiyle ve adeta hafızasını yitirmiş bir şekilde çabucak unutuyor. Bu durum son derece üzücü.. Üzücü olduğu kadar da sosyologların ve psikologların, konuyla ilgili bilim adamlarının araştırma ve incelemesi gerekli olan bir olgumuz…
Yazıyı yazmaya karar vermem, dün Dersim’deki Sarı Saltık Ocağı dedelerinden Ahmet Yurt’un ölümüyle ilgili.. Hani “Eşrefoğlu Al Haberi” türküsünü o davudi güzel sesiyle okuyan, hatta türkü ile ilgili yapılan klipte bir de, bir Sünni imam ile Bektaşi ereninin yaşadıklarını mizahi bir dille anlatıp dinleyenleri kahkahaya boğan Dede var ya. İşte onunla ilgili. Kabul etmeliyim ki, türküyü okuyuşu da, anekdotu anlatışı da güzel.
Bu sosyal medyada ve/ya basında gördüğümüz Ahmet Yurt..
Peki gerçek yaşamda kimdir, ne yapar, nasıl davranır?
Kimlerle ilişki içersindedir?
Dede kimliğine biçilmiş role, sorumluluğa karşı düşüncesi, tavrı, yaşantısı nasıldır?
Ahmet Yurt’un ölümüyle sosyal medyada, benim sayfamda da olan – olmayan, tanıdığım çok sayıda arkadaş, dost ve Alevi can, yöneticiler, hatta devrimci, sosyalistlerin bir kısmı A.Yurt’un ölmesi üzerine paylaşımlar yapıyor. Sayfa arkadaşlarının tüm paylaşımlarına “ağlama” ikonu yolluyor, ne büyük üzüntü duyduğunu dile getirip “devri daim olsun” yorumları yapıyor.
Şaşırmamak, üzülmemek mümkün değil…
Bir özentidir gidiyor. Gördüğü her yazıyı, çoğu da okumadan ve içeriğini bilmeden, her görsel paylaşımı beğenen bir durum manzarasıyla karşı karşıyayız. Araştırma yok, inceleme yok. Doğruluğu yanlışlığına bakmadan, yazıları da okumadan “like” (beğen) tuşuna basılıyor. İkonlar yollanıyor..
Bu son olay bir kez daha gösterdi ki, ne yazık ki, tarih bilincimiz körelmiş..
Tarihle ilgili hafıza yitimi yaşıyoruz. Tarihi, tarihte yaşananları, hatta bizzat karşılaştığımız sorunları, çektiğimiz acıları, katliamları bile çabuk unutuyoruz..
Şair Aydın Öztürk dizelerinde diyor ki: “Çabuk unutuyoruz./ Fotoğraflarda kalıyor yeşil parkalarımız. / Kortejleri koruyan zincirdeki ellerimiz çabuk unutuyor. / Sarı atlaslarda bağıran kırmızı sloganları çabuk unutuyoruz.
Başka kıyılara gönderiyoruz anıları. / Ne zaman karanfilleri görsek, utanıyoruz. / Kırılan mezar taşlarını çabuk unutuyoruz. / Bedenlerimizdeki işkence izlerini çabuk unutuyoruz. / Uydurduğumuz gerekçelere koşuyoruz. / Kahretsin, çabuk unutuyoruz.”
Evet, ne çabuk unutuyoruz…
Bu Ahmet Yurt, iktidarı yıllar yılıdır Alevi asimilasyonu için merkez seçtiği, Başbakandan, Diyanet İşleri Başkanına, devlet erkânı, parti yöneticisinden Cem Vakfına, Fetö’den ve şimdilerde de başka cemaat mensuplarına dek uzanan ilişkilerde rolü olan Dersim Cemevi başkanı A.E. Yurt’un babası.
Bu Ahmet Yurt, Davutoğlu’nu Cemevinde Pir postuna oturtan A.E. Yurt’un babası. O Ali Ekber de 90 lı yılların faili meçhulleriyle (faili belli) övünen 1000 operasyoncuları ve her türlü Alevi asimilasyoncusuyla sıkı dostlukları olan bir işbirlikçi…
O Ali Ekber Yurt, yaşamını yitirmiş devrimcilerin cenazesini Cemevine almayacak kadar Alevilikten uzak ve deyim yerindeyse sol sosyalistlerin, devrimcilerin, Kürtlerin ve Alevilerin düşmanı bir kişi. Zaten Dersim’deki Cemevi başkanının yaptıklarını sıralarsak sayfalar tutacağını biliyoruz..
Peki… Güzel bir türkü söyleyen Ahmet Yurt, yani Ali Ekber Yurt’un babası oğlunun Aleviliğe, devrimcilere düşmanlığı karşısında herhangi bir tepki vermiş midir? Oğlunun bu yaptıklarını eleştirmiş midir?
Yanıt, “Evet” olmadığı gibi, kendisi de bu kervana katılmış ve Alevileri sevmeyenlerle kol kola olmuş, dost olmuştur..
1998 – 2000 yılları arasında Hozat’ta Komando Tugay Komutanı olan Hulusi Akar, 2018 Mart ayı sonlarında Dersim’de denetlemeler yaptığında bir kişiyi özellikle ziyaret eder. O kişi, H.Akar’ın Komando Tugay Komutanı olduğu sırada “yakın arkadaş ve dost olduğu” Ahmet Yurt’tur.
Hulusi Akar, vefa gereği yaptığı ziyarette A.Yurt ile birlikte eski günleri “yad eder.”
Neyin vefasıdır bu? Nasıl bir yaşanmışlık vardır da “Vefa” duygusu baskın çıkmıştır. Merak edenler, google arama motorunda ‘Hulusi Akar’dan “vefa” ziyareti’ yazarak habere ulaşabilir.
Yine merak edenler, Hulusi Akar’ın Genel Kurmay Başkanı olmadan önce komutanlığı döneminde yapılan ‘Sözleşmeli Subay Eğitimi Sınavları'nda bazı personellerin Alevi olduğu gerekçesiyle elendiğini de 7 Eylül 2016 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde görebilir.
Bugün 9 Temmuz 1937 tarihinde Dersim – Ovacık Palaxina mağarasında, özgürlük, eşitlik ve adalet için mücadele eden Koçgiri ve Dersim’in yiğit evlatları Alişer Efendi ile Zarife Xanım’ın başlarının kesilerek katledildikleri gündür. Bakalım Alişer ve Zarife ile ilgili paylaşım yapan kaç kişi var? O tarihi anımsayan, yeniden inceleyen, araştıran ve dersler çıkaran kaç kişi olacak?
10 Temmuz 2011 tarihi de Dersim'in büyük bilgesi Firik Dede'nin hakka yürüdüğü gündür. Hani oğlu Behzat Firik'in ağaca bağlanıp canlı canlı yakılarak katledilen Alevi Piri. Hani, 1925 yılındaki yasaklardan sonra bile Alevi cem törenlerini çeşitli bedeller ödese de sürdüren Kızılbaş Pir.. Firik Dede'nin yıldönümünü ne kadar sahipleneceğiz? Onun verdiği mesajları ne kadar içselleştireceğiz?
Ben de bunları merak ediyorum...
Bir kez daha anımsatmak isterim ki, hiçbirimiz tarihim, yaşanmışlıkları bilmeden, araştırıp öğrenmeden adımlar atmamalıdır. Tarihte bunca yaşanan zulmü, katliamı ve bedel ödeyenleri çabucak unutmamalıyız. Geçmişten, tarihten doğru dersler çıkartamayanlar, bilmelidir ki, geleceklerine de yön veremezler.
Belki bazı şeyleri unutabiliriz.
Ama tarihi ve gerçekleri unutma lüksümüz olamaz.
Aşk ile…
Erdal YILDIRIM
9 Temmuz 2021
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kürt Anasını Görmesin!
- Suriye ve bitmeyen oyunlar...
- ABD Emperyalizmi ve 21. Yüzyıl Haydutluğu
- Madımak Ateşi Hiç Sönmedi Ki!
- Yaşasın Gezi Direnişi!
- 12 EYLÜLLÜ KARANLIKLAR SON BULACAK!
- Ateşin Yobaz Elinde Sınanışı Unut/MADIMAK/lımda
- Osmanlı Oyunlarında Bir Yenisi : Gençlik Kampı
- Meclise CAN Gelecek !
- GÜVERCİN KATİLLERİ İŞ BAŞINDA
- ALEVİLİKTE HIZIR KÜLTÜ
- ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK, BARIŞ İÇİN BİRLEŞİP MÜCADELEYE

















