Can DÜNDAR

Türkiye halkı demokrasiden vazgeçmiyor

Can DÜNDAR
  24-03-2025 21:01:00

Sevgili dostlar,

Düşünün; 16 milyonluk bir kentin belediye başkanının, ülkenin cumhurbaşkanı adayının evi sabaha karşı yüzlerce polis tarafından basılıyor. Başkan, iki çocuğunun gözü önünde alınıp götürülüyor. Babası götürüldükten sonra, 13 yaşındaki Beren, oturup ağlamıyor: "Ben okula gideceğim" diyor annesine: "Hayatıma devam edeceğim."
    Bu, Türkiye halkının baskıya boyun eğmemesine, korkup sinmemesine eşsiz bir örnek... Bunu yapan, 13 yaşında bir kız çocuğu üstelik... Beren doğduğunda Türkiye'nin gençleri, ülke tarihinin en büyük isyanına imza atmıştı. İstanbul Gezi Parkı'ndaki ağaçları koruma amacıyla başlayan bir direniş, dalga dalga ülkeye yayılmış ve hükümete en büyük korkuyu yaşatmıştı. Erdoğan, o ayaklanmadan ancak polise ateş açma emri vererek kurtulabildi. Onun iktidarını koruma hırsı, 10 cana maloldu. Erdoğan, -ben dahil- Gezi'ye öncülük yaptığını düşündüğü isimleri ağır cezalandırdı. "Gezi kuşağı"nın bir kısmının ülkeyi terk ettiği, çoğunun da sindiği düşünülüyordu. Bu haftaya kadar... İmamoğlu'nun tutuklanması, ardından İstanbul'da adeta bir sıkıyönetim ilan edilmesi, meydanlara çıkan yolların kapatılması, sokağa çıkışmanın yasaklanması, sosyal medyanın kısıtlanması, "Gezi ruhu"nu yeniden diriltti. Artık orta yaşta olan "Gezi'dekilerden bayrağı devralan yeni kuşak, öfkeyle yeni bir itirazın fitilini ateşledi. Üniversitelerden başlayan protestolar, anında sokağa yayıldı ve bugüne kadar provokasyon kaygısıyla sokaktan uzak duran ana muhalefet partisi CHP, bu protestolara katılmak ve hatta öncülük etmek zorunda kaldı. Sonuç? Bir anda yüzbinlerce insan, sadece İstanbul'da değil, Türkiye çapında ayağa kalktı. Erdoğan'ın bölmeye çalıştığı muhalefet, farklılıklarını bir yana koyup bir "İmamoğlu ittifakı"nda birleşti. Büyük bir kriz, ümitli bir fırsata dönüştü.
    Bu güçlü itiraz şimdilik İmamoğlu'nun tutuklanmasına engel olamadı, ancak hükümetin İstanbul Belediyesi'ne el koyma niyetini engelledi. Bundan sonrası da tamamen bu direncin aynı kararlılıkla sürüp sürmeyeceğine bağlı... Halk, demokrasi ısrarını sürdürecektir. Hep söylediğim gibi, Erdoğan yeni bir Putin olmak isteyebilir, ancak Türkiye, bir yeni Rusya olmaya razı değil.

TÜRKİYE'YE DAİR

  İktidar, bütün yasaklara rağmen protestoları durduramayınca medyaya sansür koydu. Miting alanlarından canlı yayın yapan televizyonları, yayını kesmezlerse kapatmakla tehdit etti. Zaten endişe içinde yayın yapan birkaç bağımsız kanal derhal yayını kesti. Sürgünde medya olmanın ayrıcalığını işte o anda bir kez daha fark ettik. #ÖZGÜRÜZ, hemen canlı yayına girdi. O kriz anında seyircimize meydanın görüntülerini ilettik. Türkiye'deki izleyicimizle buluşurken bir yandan da Avrupa medyasıyla görüşlerimizi paylaştık. Pazar günü de Berlin'de 15 bin kişinin katıldığı protesto gösterisinde, kürsüden Brecht'in dizeleriyle ses verdik: "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz."
   Hepinize iyi haftalar.

Can Dündar
 

 

  Bu yazı 9323 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım