|
Türkiye'de ve dışarda yaşayan 200'e yakın muhalif, geçtiğimiz hafta sonu "Demokrasi ve Özgürlük Konferansı"nda bir araya geldi. Buluşma yeri, baskı rejiminin en ağırını yaşamış ve onun enkazı üzerine güçlü bir demokrasi kurabilmiş ülkenin başkentiydi. Berlin'de buluşanlar, iki günlük konferansta, Türkiye'deki baskı rejiminin enkazı üzerine bir demokratik ülke kurma imkân ve yöntemlerini tartıştı. "Geleceğe Çağırıyoruz" mottosuyla toplanan konferansın katılımcılar arasında Türkiye'den gelen milletvekilleri de vardı, sürgünde yaşayan siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar da... Ama büyük ağırlık, Türkiye'de ve Avrupa'da hak mücadelesi veren örgütlerdi. Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Süryaniler, kadın örgütleri, LGBTQ temsilcileri oradaydı. Gözaltında yakınlarını kaybetmiş aileler, ormanlarını korumak için seferber olmuş çevre örgütleri, üniversitelerini savunan öğrenciler, anti-kapitalist Müslümanlar, siyasi tutukluların haklarını koruyan gönüllüler...
Konferans, üç oturumda, üç önemli başlıkta toplandı:
1.oturumda "Hasar Tespiti" yapıldı. AKP'nin son 20 yılda yarattığı kurumsal yıkım ve bunun ekonomik, siyasal, toplumsal sonuçları saptandı.
2.oturumda "Çıkış Yolları" tartışıldı. Siyasal parti ve sivil toplum temsilcileri, bu karanlıktan nasıl çıkılacağına dair görüşlerini paylaştı.
3. oturumun başlığı ise "Geleceğin İnşası" idi. Enkaz kaldırıldıktan, sonra üzerine ne konulacağına dair yaklaşımlar bu oturumun konusuydu. "Nasıl bir Türkiye" sorusuna cevap arandı; yeni bir ülke ütopyası dile getirildi. Nefret kampanyalarıyla kutuplaştırılmış toplumun yarın birarada barış içinde yaşamasının yolları araştırıldı.
Türkiye'de geçen hafta altı muhalefet parti lideri Ankara'da biraraya gelerek başkanlık sistemi yerine güçlendirilmiş parlamenter rejime geçiş kararlılıklarını bir mutabakat metniyle açıklamışlardı. Berlin konferansının Ankara zirvesinden farkı, yarının Türkiye'sini yukardan aşağıya değil, tabandan tavana bir yaklaşımla tartışması...
Şimdi sıra konferansta oluşturulan çalışma gruplarıyla Avrupa'nın siyasetçilerine, diplomatlarına, medyasına, sivil toplum kuruluşlarına bu yeni Türkiye'yi anlatmakta...
2023 seçimi yaklaşırken Türkiye'de değişimi zilleri çalıyor.
|