Can DÜNDAR

Tehlikeli bir deneme

Can DÜNDAR
  28-10-2024 23:01:00

Sevgili dostlar,

TÜRKİYE'YE DAİR

     Türkiye büyük sürprizlerin ülkesi... Dost ve düşman, umut ve karamsarlık, müttefikle hasım hızla yer değiştirebiliyor. Yine öyle oldu: Aşırı milliyetçi MHP'nin lideri Devlet Bahçeli, 1 Ekim'de daha önce kapatılmasını istediği "Kürtlerin partisi" sayılan DEM'in sıralarına gidip el sıkışınca siyasi iklim aniden değişti. Bahçeli ardından da PKK lideri Abdullah Öcalan için, "Gelsin Meclis'te konuşsun, terörün bittiğini, örgütün lağvedildiğini açıklasın" deyiverdi. Bu tam bir siyasi deprem yarattı. 25 yıldır hapiste ağır tecrit koşullarında tutulan Öcalan'ın "avukatlarıyla görüşmesine izin verilsin" diyenler bile Bahçeli ve bozkurtları tarafından "terörist" damgası yiyordu. O yüzden Bahçeli'nin çıkışı, kendi tabanını bile hayrete düşürdü. Ancak kısa zamanda bunun bir "devlet planı" olduğu anlaşıldı. Belli ki en üst düzeyde, Kürt sorununun çözümüne dair bir strateji değişikliği kararlaştırılmıştı. Bu amaçla İmralı'daki cezaevinde Öcalan'la istihbarat arasında görüşmeler yapılmış, Öcalan'ın Kuzey Irak'ta Kandil dağında üstlenmiş PKK gerilla liderleriyle telefonlaşması sağlanmış, çözüm ihtimali belirince de bu konuda en sert muhalefeti yürütmesi beklenen MHP'nin lideri, bu sürpriz çıkışa ikna edilmişti.
     Türkiye, haftalardır bu ani siyaset değişikliğinin nedenini tartışıyor. Kimilerine göre amaç, dördüncü kez başkan seçilebilmek için anayasa değişikliğine, anayasa değişikliği için de Kürtlerin oyuna ihtiyacı olan Erdoğan'ı Saray'da tutabilmek... Kimilerine göre ise Türkiye, ABD'nin Suriye'den çekilmesi, İsrail'in İran'da rejimi devirmesi gibi ihtimallere karşı hazırlık yapıyor ve Öcalan'ın bölgedeki Kürtler üzerindeki etkisinden yararlanmak istiyor.
     Muhalefetteki CHP, sürece desteğini açıkladı. Hem iktidarda, hem Kürt siyasetinde temkinli bir iyimserlik var. "Temkinli", çünkü daha önceki çözüm süreci, 10 yıl önce, Erdoğan'ın müzakere masasını devirmesi ve daha da büyük bir şiddet dalgasıyla sonuçlanmıştı. "İyimser", çünkü herkes 40 yıldır süren ve onbinlerce cana malolan bu savaşın artık bitmesini istiyor. Lakin Ankara'da geçen hafta bir savunma tesisine yapılan ve beş kişinin ölümüyle sonuçlanan PKK saldırısı ile ardından Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki Kürt bölgelerini bombalaması, sürecin hiç de kolay ilerlemeyeceğini gösterdi. Dünya deneyimi de bize silahlı örgütlenmelere siyasi anlaşma ile çözüm yolunun son derece dikenli olduğunu gösteriyor; ama imkânsız değil...

 

BİZE DAİR

     Medyanın neredeyse tamamen iktidar tarafından kuşatıldığı diğer otokratik ülkeler gibi Türkiye'de de sosyal medya, bir alternatif iletişim zemini oluşturuyor. Türkiye'de X, böyle bir boşluğu dolduruyordu. Durumu fark eden Erdoğan geçen yıl Elon Musk'la buluştu. Musk'a, Türkiye'de bir Tesla fabrikası kurması çağrısı yaptı. Muhtemelen orada platformun "sakıncalı" içeriği de konuşuldu.
    Geçen hafta birdenbire, 5,5 milyon takipçisi olan X hesabıma Türkiye'den erişim engeli getirildi. İçişleri Bakanı, benimkiyle birlikte 177 hesap için de aynı kararın alındığı açıklandı. Süreç şöyle işliyor: Erdoğan ya da bir bakanı bir tweetten rahatsız mı oldu? Hükümet kontrolündeki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu o içerikle ilgili erişim engeli talebiyle 24 saat içinde mahkemeye başvuruyor; hükümet kontrolündeki mahkeme, bu kararı 48 saat içinde onaylıyor. X yönetimi de kararın kendisine bildirilmesinden itibaren 4 saat içinde engeli uygulamaya koyuyor. Sizin haberiniz bile olmuyor. Sonradan mahkeme kararını okudum: "İçeriklerde milli güvenlik ve kamu düzenini ihlal niteliğinde paylaşımlar olduğu" belirtiliyor. Hangi paylaşımda, ne yazılmış belli değil. İktidar güdümündeki yargıdan çıkan bu kadar muğlak bir karar, X gibi küresel bir kuruluş tarafından uygulamaya konup milyonlarca insanın haber alma hakkı bir anda  kısıtlanabiliyor. Türkiye'de sadece geçen yıl keyfi yargı kararlarıyla 1 milyonun üzerinde internet sitesinin erişime engellendi.
     İşin acı yanı bu sansüre aracılık eden Elon Musk, Trump'ın başkanlık kampanyasında ifade özgürlüğü için para dağıtıyor. Karara karşı bir yandan yasal mücadele verirken, bir yandan da uluslararası basın ve düşünce kuruluşlarını haberdar ederek ortak tepki vermeye davet ediyorum. Bu zeminleri kaybetmemiz, zaten sınırlı iletişim özgürlüğümüzü hepten kısıtlayacaktır. Desteğinizi bekliyorum.
     Hepinize iyi haftalar.

Can Dündar
 

Can Dündar

  Bu yazı 7292 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım