|
30 Ekim günü, Türkiye ile Almanya işgücü anlaşmasının 60. yıldönümü kutlanacak. O göçle gelenlerin dördüncü kuşağı yetişiyor bugün... Ama iki ülke arasında bir de adı konmayan, resmi olarak imzalanmayan göç dalgası var:
Siyasi göç... Bunun da 50 yaşında olduğunu söyleyebiliriz. İlk gelen siyasi göçmenler, 1971'deki askeri darbeden kaçanlardı. 1980 askeri darbesinden sonra gelenler, ikinci kuşağı oluşturdu. Ve nihayet bugün Erdoğan'ın sivil darbesi sonrası ülkelerini terk etmek zorunda kalanların dönemini yaşıyoruz. Almanya'daki üç kuşaktan siyasi mülteciler, zaman zaman biraraya gelip birbirimize deneyimlerimizi anlatıyoruz. Tarihin nasıl kendini tekrarladığına şaşıyoruz.
Türkiye-Almanya Kültür Forumu, 1980'lerde kültürlerarası diyaloğu geliştirmek üzere bir araya gelen sanatçı, gazeteci ve yazarların işbirliğiyle temelleri atılan bir kuruluş. Osman Okkan, o forumda üç kuşağa da ev sahipliği yapmış bir gazeteci ustamız... Her kuşakta, demokratik bir Türkiye için verilen mücadelede emeği var. Şimdi de hem Türkiye'deki demokrasi mücadelesine destek vermek, hem Almanya'nın sessizliğini kırabilmek için kelimenin tam anlamıyla "çırpınıyor". Geçen hafta, 74. yaşına bastığı gün, Gorki Tiyatrosu'nun bahçesinde, Silivri Hücresi'nin önündeki basın toplantısının evsahibiydi. "#FreeTurkey" yazılı pankartı açanlar arasında biz yeni sürgünlerle birlikte, Sınır Tanımayan Gazeteciler, PEN, Af Örgütü gibi kuruluşların temsilcileri de vardı. Ama asıl önemlisi, Almanya'nın 4 büyük partisinin, CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti'nin temsilcilerinin, AB zirvesi öncesi Avrupa liderlerine Türkiye mesajı vermek için toplanmış olmasıydı. Katılan dört temsilci de Berlin'in, Ankara'da yaşanan ağır insan hakları ihlallerini görmezden gelmesini eleştirdi.
İnsan onları dinleyince, "Bu ortak görüş, neden Berlin yönetimine yansımıyor" diye düşünmeden edemiyor. Nitekim basın toplantısındaki tüm çağrılara rağmen Alman hükümeti ve AB yine bildiğini okudu ve Erdoğan'a ilişmeme kararı aldı.
Hükümetler ne derse desin, biz Almanya'da her partideki demokratların ve daha da önemlisi Alman halkının çoğunluğunun "Özgür Türkiye" mücadelesini desteklediğini biliyoruz. Bu sınırlar aşan dayanışmayla, bu "son darbe"yi de yeneceğimize kesinkes inanıyoruz.
Hepinize iyi haftalar.
|