Can DÜNDAR

Kur’an yakma krizi

Can DÜNDAR
  03-07-2023 09:08:00

Sevgili dostlar,

Uzun süredir İsveç Türkiye'nin, Türkiye de İsveç'in gündeminde... Çünkü Ukrayna'nın işgalinden sonra NATO'nun güvenlik şemsiyesine girmeye çalışan Stockholm, Ankara'nın vetosuyla karşı karşıya... Muhaliflerine İsveç'in kucak açmasından rahatsız olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO içindeki veto hakkını kullanarak, "Ya onları iade edersin ya NATO üyeliğinden vazgeçersin" kartını oynadı. Böylece İsveç, ilkeleriyle çıkarları arasında sıkıştı. İsveçli yetkililer, Türkiye gibi otoriter rejimlerden farklı olarak ülkelerinde yargının bağımsız olduğunu, yargı kararlarını hükümetlerin değil, yargıçların verdiğini söylese de dinletemedi. Erdoğan, "o halde yasaları değiştirin" diye diretti. İsveç, bunu da kabullendi. Anayasasındaki terör tanımını değiştirerek Ankara'yı ikna etmeye çalıştı; yine olmadı. Erdoğan, elindeki listede bulunan muhaliflerinin iadesini istiyordu. Devreye ABD ve NATO ülkeleri girdi. Tam 11 Temmuz'da Vilnius'ta yapılacak NATO zirvesi öncesi bir çözüm bulunuyordu ki, bu sefer de Kur'an yakma eylemi patladı. Müslümanların kutsal bayramında, Stockholm'deki bir caminin önünde gerçekleştirilen eylem, İslam dünyasını ayağa kaldırdı.     Geçen yıl benzer bir eylem, yine büyük tepkilere yolaçmıştı. Ancak bu kez zamanlama, İsveç'i hepten zora soktu. İsveç Başbakanı, eylemin yasal olduğunu vurgularken, "uygunsuz" yorumunu yaptı. Erdoğan ise "Tepkimizi en güçlü şekilde ortaya koyacağız. Müslümanların kutsallarına hakaret etmenin düşünce hürriyeti olmadığını, batılı kibir abidelerine eninde sonunda öğreteceğiz" dedi.
     Eylemin düşünce özgürlüğüne katkı yaptığı çok şüpheli; ancak Erdoğan ve Putin'in elini güçlendirdiği kesin... Bu tür krizleri fırsata dönüştürme becerisiyle tanınan Erdoğan, Vilnius'da İslam dünyasının tepkisini Batı'da dillendiren lider rolünü oynayacak.  Sonunda İsveç'in NATO üyeliğine yeşil ışık yaksa bile karşılığında büyük tavizler koparması mümkün olacak.
     İsveç, yükselen otokrasiler karşısında bocalayan demokrasilerin tipik bir örneği... Sağlam duruş olmayınca bu savaşın kazanılması zor.

 

 

BİZE DAİR

 

   Türkiye'de seçim sonrası oluşan bozgun havasından Türk medyası da payını aldı. Seyirci, politikadan koptu. Gazeteler çoktan okurunu kaybetmişti. Televizyonların da izlenme oranları hızla düştü. Siyasi içerikli YouTube videoları izlenmez oldu. Yorumla-haber arasındaki sınırın hepten kalkması, gazetecilerin siyasi aktör rolüne soyunması, medyanın zaten tahrip olmuş itibarını hepten sıfırladı.
   Siyasette olduğu gibi, medya alanında da bir yenilenmenin, hatta sıfırdan başlamanın zamanı geliyor. Bu, dünyada otoriterliğin güçlenmesi nedeniyle dışarıdan yayın yapmak zorunda kalan birçok sürgün medyası için de geçerli bir durum...
    #ÖZGÜRÜZ, benzer durumda olan bu kuruluşlarla da temas içinde, yeni dönemi planlayarak, üzerine düşeni yapmaya hazırlanıyor.

     Hepinize iyi haftalar.

Can Dündar

 

  Bu yazı 12933 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım