|
Erdoğan tam 2 yıl önce, 4 Şubat 2020'de, Ukrayna ziyaretinden dönerken uçaktaki gazetecilere, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'den, Hablemitoğlu cinayetinin katil zanlısı Nuri Gökhan Bozkır'ın iadesini özellikle istediğini söylemiş ve demişti ki: "Bu isim, bizim için çok, ama çok ileri derecede önemli. Bir yanlışa düşüp de ona iltica kapısını da açacak olursanız, bu aramızdaki ilişkileri de sıkıntıya sokabilir".
Niye kendi deyimiyle "çok, ama çok ileri derecede önemli"ydi ki Bozkır? iki ülke ilişkisini bozabilecek gücü nereden geliyordu?
Sorunun cevabı, Bozkır'ın geçmişindeki ilişkilerde saklı... Bozkır, MİT'le çalışmış, ünlü MiT TIR'ları operasyonunda rol üstlenmiş, Ukrayna'ya gönderildikten sonra da, sözde aranırken Türkiye ile silah ticaretine aracılık etmiş bir isim... Yani, "çok şey biliyor". Konuşursa, elindeki belgeleri açıklarsa, Erdoğan'ı çok zor durumda bırakabilirdi.
Türkiye iki yıldır Bozkır'ın iadesi için Kiev'e yoğun baskı yapıyordu. Ancak Bozkır'ın iltica başvurusu vardı; hukuki süreç işlerken iade edilmedi. Ne zaman ki Ukrayna, Rusya ile savaşın eşiğine geldi, o zaman Türkiye'nin siyasi ve askeri desteği önem kazandı ve Zelenski, Erdoğan'a istediği hediyeyi vermek zorunda kaldı. "MİT'in büyük operasyonu" diye pazarlanan hadisenin perde arkası bu...
Şimdi Erdoğan bu hediyeye teşekkür ederken, Kiev'in ihtiyaç duyduğu askeri ve ticari işbirliğine hız verecek. Ardından da Putin'i Türkiye'de ağırlama ve krizde arabulucu olma şansını zorlayacak.
Ama iki zorluk var: Birincisi, 2015'te Türkiye'den Suriye'ye giden TIR'ları vuran Putin'in hala kulaklarda çınlayan sözleri: "O TIR'lar insani malzeme taşımıyordu. Teröre karşı çifte standart uygulayanlar, IŞİD'le ilişki kuranlar, ateşle oynuyor".
İkinci zorluk; apar topar sorguya alınan Bozkır'ın Putin'in işaret ettiği konunun bütün detaylarını bilmesi...
Erdoğan, kritik zirve öncesi Bozkır'ı susturarak onun söyleyecekleriyle oluşabilecek krizi de şimdilik önlemiş olmayı umuyor. Ama bu dosyanın öyle kolay kolay kapanmayacağını en iyi kendisi biliyor.
|