|
Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Helalleşme hamlesi" birçok açıdan bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Önce güncel siyaset açısından bakalım:
CHP lideri bu hamleyle partisini yıllardır gündemi takip eden, sürekli Erdoğan'a tepki veren muhalefet partisi konumundan "gündem belirleyen, iktidar adayı parti" rolüne terfi ettirdi.
Bunu yaparken kendisini de -tam bir Cumhurbaşkanı adayının yapması gerektiği gibi- partiler üstü bir yerde konumlandırdı.
"Helalleşme yolculuğuna çıkıyorum" derken birinci tekil şahıs kullanması da bu yaklaşımın bir yansımasıydı.
Çıkışın bir başka boyutu, sadece "partiler üstü" olmakla kalmayıp aynı zamanda "devirler üstü" bir yaklaşıma sahip olmasıydı. Kılıçdaroğlu, yalnızca CHP'nin iktidar olduğu dönemi değil, bütün Cumhuriyet tarihini sahiplendi; yüzleşme gerektiren tarihleri, adresleri, isimleri sıraladı. Helalleşilecekler listesinde 15 Temmuz'un, 12 Eylül'ün mağdurları olduğu gibi, Demokrat Parti döneminin, tek parti devrinin mağdurları da vardı.
Bunun Pazar günü, kolları sıvanmış beyaz gömlekle çekilmiş bir ev videosundan ibaret olmadığı, üzerinde incelikle çalışılmış bir politik manevra olduğu anlaşılıyor. Erdoğan'ın yıllarca böldüğü ülkeyi birleştirmeye aday bir lider portresi çiziyor Kılıçdaroğlu... On yıllardır üstüste yaralar almış bir toplumda, en geniş ortak paydanın o yaraların sahipleriyle sağlanabileceğini görüyor. Çünkü yaralılar, hem tarihsel derinliğe, hem coğrafi genişliğe sahip... 100 yıldır kuşaktan kuşağa devredilen bir iç kanamada giderek çoğalmış durumdalar... İçlerinde tren ya da maden kazası kurbanları da var, insan hakları mağdurları da... Bu büyük yaralılar ailesi ile yüzleşme, devletin halkla barışına katkı sağlayacağı gibi, CHP'nin o yaraların sorumlusu pozisyonundan, o yaraların merhemi rolüne geçmesini da sağlayabilir.
Özetle, Kılıçdaroğlu'nun Saray'ın nefret dilinin karşısına koyduğu hellalleşme yolculuğunun, sadece kendisine ve partisine değil, Türkiye'nin iç barışına da katkı sunması mümkün. Yeter ki, özellikle partisinden gelecek saldırılar karşısında sözünün arkasında dursun.
|