|
24 saatlik bir mucize yaşadı Türkiye... Olmadık bir şey oldu.
Muhalefette krizlere, ego savaşlarına, kapıyı vurup çıkmalara, karşılıklı çamur atmalara alışkındık; ama son 24 saatte uzlaşma kültürünün, diyalog diplomasisinin, çözüm üretme kabiliyetinin gücünü de gördük. Her biri farklı beklenti içinde olan altı lider, bir gecede krize çözüm bulmayı, aralarındaki çatlağı kapamayı başardı.
"Bak bir işi beceremiyorlar" söylemini, Saray'ın dilinden aldı.
Akşener'in sert çıkışıyla "Kaybet-kaybet" çamuruna batan Altılı Masa, bulunan formülle "kazan-kazan"a döndü. Üstelik kamuoyu yoklamalarının önde gelen iki ismi, Yavaş ve İmamoğlu'nun da katılımıyla ittifak daha da güçlendi. HDP'nin itiraz ettiği Mansur Yavaş ismi de denkleme katılırken, diğerlerinin arasına gizlendi.
Bu mucizenin Kemal Kılıçdaroğlu'nın sabırlı, titiz, fedakâr "uzun yolculuğunun" eseri olduğunu teslim etmeliyiz. Farklı kesimleri bir araya getirme başarısından krizlerde çözüm üretme becerisine, oligarşinin devlerine kafa tutma cesaretinden ortaklarındaki HDP alerjisini dengeleme hünerine kadar bir çok noktada büyük ustalık gösterdi. "CHP'nin lideri" etiketinin ötesine geçip " 84 milyonun adayı" postunu giyinerek muhaliflerine bile güven verdi. Türkiye'yi kucakladı ve hak ettiği adaylığı elde etti.
Şimdi bu krizden güçlenerek çıkmayı başarmış Millet İttifakı'nı, mayınlı bir tarlada bir kampanya bekliyor. Son Bursa-Amedspor maçı, kurulan tuzakların ipucunu vermiş olmalıdır. Bu saldırıyı püskürtmenin, bu tuzakları aşmanın tek yolu, halka gitmek, umutsuz kitleleri motive etmek, milleti değişimin zaruri ve mümkün olduğuna ikna etmektir.
Zaman kısa, ancak şimdi zaman tanrısı, muhalefetten yana...
Kırgınlıkları hızla unutup tuzaklara düşmeden, birarada yeni bir Türkiye hayalini ortaya koyabilirlerse 14 Mayıs, ikinci bir demokrasi bayramı olarak kutlanır.
|