|
"Birileri bununla dalgasını geçebilir, ama önemli değil" diye başladı söze Cumhurbaşkanı Erdoğan... Göz göre göre gelen maden faciasında ölen 41 madencinin cenazesindeydi. Sayıştay'ın üç yıl önce "facia geliyor" diye yazdığı raporla ilgili bir şey söylemedi. Madenin en son ne zaman denetlendiğini de... Sadece dedi ki: "Biz kader planına inanmış insanlarız. Bunlar her zaman olacaktır".
Bu sözlerde dalga geçecek bir durum yok; asıl Erdoğan'ın bu sözlerle ölen madencilerin yakınlarıyla dalga geçtiği söylenebilir. Bir "kader planı" varsa, tedbire, denetime, maskeye, kaska hatta size ne gerek var ki?
Neden mesela dünyanın en büyük madencilik faaliyetlerinin yapıldığı İngiltere'de, Almanya'da böyle bir ölümcül bir kader planı yok? Onların kader plancısı daha mı insancıl? Hem neden bu kader planı hep yoksul aileleri vuruyor da mesela sarayları, saraydakileri es geçiyor? Neden yoksula hep tabut başında ağlamak, size ise o ağlayana "kaderiniz buymuş" demek düşüyor?
Temel mesele, sizin bütün para hırsınızı, soygunculuğunuzu, beceriksizliğinizi, "kader" diye yutturmaya çalışmanız olmasın? Önleyici tedbirlere yapacağı masrafı cebine atmayı seçen patronlara sahip çıkarken, bunu eleştiren avukatları hapse atan tutumunuz mu yoksa "kader" kılıfına soktuğunuz? "Eşimi göz göre göre öldürdüler. Bu kaza değil, cinayet" diye haykıran kadına söyleyecek tek bir kelimeniz olmadığı için mi, "Sizin kaderiniz ölmekmiş" yalanına sığınıyorsunuz?
Aramızdaki temel ve büyük fark şu: Siz, önüne geçilmez, er ya da geç gelecek, göklerden gelen bir karar olduğu inancıyla, önüne geçilebilecek bütün facialara pişkince yüz çevirebiliyorsunuz. Biz, her şeyin başka türlü olma ihtimaline inandığımız ve onun olması için mücadele ettiğimiz için de bizi inançsızlıkla suçluyorsunuz.
Bir zamanlar bu ülkenin başka bir planı vardı: Beş yıllık kalkınma planı... Devlet, istikbali araştırır, yol planları hazırlar, ona göre yapılanırdı. Hepsini çöpe attınız. Yerine "kader planı" diye bir hurafe koydunuz. Plansızlıktan, kar hırsından, denetimsizlikten, cezasızlıktan kaynaklanan bütün facialara "kader böyleymiş" diyor, cenaze namazını kılıp sarayınıza dönüyorsunuz. Ama umarım artık insanları kandıramadığınızı da görüyorsunuz. Çok yakında, bu facialarda ölenlerin ve onların ağıtını yakanların "ah"ı sizi de, kaderinizi de, planınızı da değiştirecek.
|