|
Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliği konusunda yarattığı krizle dünyanın dikkatini çeken Erdoğan, son birkaç haftada başdöndürücü diplomatik adımlar attı: Önce Tahran'da İran ve Rus liderleriyle buluştu, sonra Soçi'de Putin'le 4 saat görüştü. Suriye'ye askeri operasyon haber vermişken bir anda, yıllardır düşman ilan ettiği Esad'la görüşmekten söz etti. Ardından Ukrayna'da Zelenski ile buluştu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres'in de katıldığı buluşmada, "Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuğa hazırız" dedi. Bu arada dört yıl sonra, İsrail'e Büyükelçi atama kararı aldı.
Normal bir ülkenin yıllar içinde yapacağı stratejik manevraları haftalar içinde yapıyor Erdoğan... Batılı meslektaşlarımızın hayretle izlediği bu şaşırtıcı hamlelerin ardında birkaç temel motivasyon var: İlki, iktidarda kalma dürtüsü... Seçime doğru iç siyasette köşeye sıkışan, ekonomiyi krize sokan Erdoğan'ın, acilen bir dış politika zaferine ihtiyacı var. O yüzden önündeki bütün tuşlara birden basıyor.
İkincisi, ekonomiye soluk aldıracak bir dış destek beklentisi... Ama kendisi krizde olan Putin'in istenen desteği vermesi zor...
Üçüncüsü Suriye'de çözüm mecburiyeti... Savaş başladığında Esad'ın kısa sürede devrileceğini hesaplayan Ankara, bu hesap tutmayınca Suriye'de bir cihatçı ordusu besleyerek rejimi alt edebileceğini düşündü. Bu da tutmadı. Hem ABD'yi, hem Rusya'yı karşısına aldığı gibi 4 milyon sığınmacıyı kabul etmek zorunda kaldı. Şimdi Putin'in zorlamasıyla rejimle barışmaya kalkışınca ilk isyan, beslediği cihatçılardan geliyor. ABD ve İran'ın da bu yakınlaşmadan memnun olmayacağı belli... Nitekim açıklamanın hemen ardından bölgede peşpeşe saldırılar yaşandı.
Erdoğan'ın asıl hedefinin ise, ilk günden beri ilişki kuramadığı Biden'ın dikkatini çekmek olduğu söylenebilir. Berlin ile ilişkilerde işe yarayan, "Beni dışlarsanız Putin'e yanaşırım" resti Washington'da işe yaramadı. Geçen hafta tam ABD ile Türkiye arasında F-16 görüşmeleri sürerken Rusya, Türkiye ile ikinci parti S-400 savunma sistemi için sözleşme imzalandığını açıkladı. Ankara'nın yalanladığı açıklama, belli ki ABD yakınlaşmasını torpilleme amacı taşıyordu.
Erdoğan, bir cephede çıkardığı yangını söndürmeye çalışırken, diğer cephe alev alıyor. Buradan yarasız çıkması imkânsız görünüyor.
********
|