Can DÜNDAR

Avrupa, Türkiye’nin gündemine dönüyor

Can DÜNDAR
  13-05-2024 10:18:00

TÜRKİYE'YE DAİR

 Türkiye 2003 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Sertab Erener'le yarışmıştı. Şarkıcıya sahnede ikisi Alman, biri Avusturyalı, biri Türk, dört dansçı eşlik etmişti. "Everyway That I Can" adlı şarkı, o yıl birinci oldu. Bu, Eurovision'u fazla ciddiye alıp "ulusal gurur meselesi" haline getirenler için büyük zaferdi. Ancak 2013'te TRT, (daha doğrusu AKP) oylamanın politik hale geldiği gerekçesiyle yarışmadan çekildi. Türkiye kamuoyu yine ikiye ayrıldı: "İyi oldu, zaten orası Hristiyan kulübüydü" diye sevinenlerle, "Türkiye'nin Avrupa'yla bir bağı daha koptu" diye üzülenler... Cumartesi gecesi, Eurovision'da Sertap Erener 21 yıl sonra yeniden konuk olarak sahne alınca bu tartışmalar da canlandı.
Türkiye'nin Avrupa macerası, çalkantılı bir seyir izliyor. AKP, son seçim yenilgisinin ağırlıkla ekonomik nedenlerden kaynaklandığını ve çare için de Batı ile yeniden bağ kurulması gerektiğini gördü; yeniden ilişki kurulmaya çalışıyor. Alman Cumhurbaşkanı'nın geçen ayki ziyaretinden sonra Ankara, bu hafta başı da Yunanistan Başbakanı'nı ağırlayacak. Erdoğan, 9 Mayıs Avrupa Günü'nde "Katılım müzakereleri dâhil, AB ile her alanda işbirliğini geliştirmesi ve daha sağlam bir zemine oturtmasının vakti çoktan gelmiştir" mesajı yayınladı. Hükümet, bu katılımın gerektirdiği demokratik adımları atmaya yanaşmasa da işbirliği niyetini sık sık dillendiriyor. Son seçimden galip çıkan CHP'nin yeni lideri Özgür Özel ise geçen ay Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde, "Biz Avrupa'nın bir parçasıyız" dedi; "Türkiye'nin AB üyeliği için katkı sunmaya, diplomatik girişimlerde bulunmaya ve Avrupalı dostlarımızı ikna etme konusunda öncülük yapmaya hazırız" diye ekledi.
 Bu açıklamalara rağmen, hükümette Batı karşıtı bir direnç de kendini hissettiriyor. Geçen Pazartesi (üstelik Yunan Başbakanı'nın ziyaretinden hemen önce) Kariye Kilisesi'nin cami olarak ibadete açılması, Yunanistan'da tepki yarattı. Türkiye'nin Lyon Başkonsolosu'nun, Lyon Başpiskoposu'na yaptığı ziyarette parmağıyla cihatçıların simgesi kabul edilen şehadet işareti yapıp bir adım önde fotoğraf çektirmesi de diplomasideki gerici eğilimin belgesi oldu. Siyasetten bürokrasiye, diplomasiden şarkı yarışmasına kadar yansıyan bu ip çekme yarışını kimin kazanacağını, içerdeki mücadele ile birlikte ekonomik koşullar ve Batı'nın tavrı da belirleyecek.

BİZE DAİR

  #Özgürüz, 2017 başında, Correctiv'in ofisinde kuruldu. Berlin'in merkezindeki bu geniş ofiste kalabalık bir kadroyla, pek çok tarihi yayın yaptık. Alman meslektaşlarımızla yanyana çalıştık. Ama ilk günden itibaren, büronun girişinde büyük bir çizim, bize yakında taşınacağımız yeni ve büyük büronun planını gösteriyordu.
 Geçen hafta nihayet o çizimdeki "ütopya" gerçek oldu. Correctiv'le birlikte Özgürüz de yeni, modern medya merkezine taşındı. Burada 20 ayrı medya organizasyonuyla ve yaklaşık 400 meslektaşımızla birlikte çalışacağız.
 Correctiv'in kurucusu David Schraven, geçen ay Perigua'daki medya zirvesinde binayı tanıtırken, "Bu bir bina değil, bir bildirim" demişti. "Bildirim", her tür baskı rejimine, ırkçılığa, ayrımcılığa, nefret kampanyasına karşı, "Biz buradayız, birlikte direniyoruz" mesajıydı. Bu mesajı birlikte daha güçlü vermek üzere yerimizi aldık, kolları sıvadık. Resmi açılıştan sonra size, bu gözalıcı bina hakkında daha ayrıntılı bilgi vereceğim.
 Hepinize iyi haftalar.

Can Dündar

 

  Bu yazı 15056 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım