|
Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimine Almanya'daki katılım oranı yüzde 50,4 oldu. Toplam 1,5 milyon seçmenin yarısı (760 bini) oy kullandı. Oy veren her üç seçmenden ikisi Erdoğan'ı, biri rakibini seçti. (Erdoğan'ın oyu yüzde 65, Kılıçdaroğlu'nun oyu yüzde 32,5). Beş yıl önceki seçimde de Erdoğan'ın oyu yüzde 65'ti.
Bu durum, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın (Belçika, Avusturya ve Hollanda ile birlikte) Almanya'da oyunun kemikleştiğini gösteriyor. Bölgelere göre oran değişiyor: Örneğin ülkenin demir-kömür merkezi olduğu için en çok göçmen işçi ağırlayan Essen'de, Erdoğan'ın oyu yüzde 79... Buna karşın daha kozmopolit Berlin'deki oyu yüzde 51... 60'larda Anadolu'nun muhafazakâr kırsalından işçi olarak gelen göçmenlerin, sosyal yapılarını koruyup yeni nesle aktardıkları anlaşılıyor. Bu tavrın tarihi, sosyal, ekonomik, siyasal nedenleri var. Kendini Almanya'da eşit yurttaş olarak hissetmeyen, dışlanmış seçmenin Erdoğan'ın Alman Başbakanı'na kafa tutmasından, "Almanlar bizi kıskanıyor" söyleminden etkilenmesi, güçlü lider imajıyla beslenen bu gururu Almanya'da bulamadığı bir kimliğe dönüştürmesi, nedenlerin başında sayılabilir. Tabii AKP'nin, parti örgütü, Diyanet teşkilatı, kuran kursları, hatta diplomatik temsilcilikler eliyle yürüttüğü kampanya da listeye eklenmeli. AKP'lilerin devlet imkânlarıyla sandığa seçmen taşıması, imamların camilerde AKP lehine propaganda yapması, Erdoğan yandaşlarının sandık başlarında psikolojik baskı kurulması gibi etkenler önemli... Unutulmamalı ki, sosyal demokrat seçmenin önemli bölümü Alman vatandaşı olabilmek için Türk vatandaşlığından çıktı. AKP seçmeni ise partinin devletleşmesi sayesinde konsolosluklarda daha iyi hizmete kavuştu. Sadece tatile gittiklerinde yolların ve tatil yörelerinin gelişmişliğini görüp Euro ile seyahat ettikleri Türkiye'yi kalkındırdığını düşündükleri lideri desteklediler. Son olarak, Erdoğan'ın zaferindeki bir başka önemli etkenin iktidar medyası olduğunu belirtelim. Alman kanalları yerine bu kanalları tercih eden AKP'liler, bu propaganda makinesinde her gün iktidar övgüsü izlerken, bizzat yaşamadığı Türkiye gerçeğinden de bihaber kaldı.
Sonuçta Erdoğan yarışı 27,7 milyona karşı 25,4 milyon oyla kazandı. Aradaki 2,3 milyonluk farkın yarım milyonunun Almanya'dan geldiği düşünülürse bu desteğin önemi anlaşılır. Şimdi –hemen her seçimden sonra olduğu gibi- Türkiye'de yaşamayan seçmenin, Türkiye'nin kaderine dair oy vermemesi gerektiği tartışması yapılıyor. Ancak ortaya çıkan sonucu yasakla önlemek yerine, o sonucu yaratan nedenlere odaklanmak daha akılcı görünüyor.
|