BİR İŞKENCECİ DAHA YATAĞINDA ÖLDÜ
Ali YILDIRIM12 Eylül Askeri Diktatörlüğünün Mamak Askeri Cezaevi Komutanı Raci Tetik’de 88 yaşında yatağında öldü. Raci Tetik efsanevi bir işkenceciydi. 1980-1984 yıllarında Mamak Cezaevini yönetmiş Mamak’a yolu düşen tüm tutuklulara adeta kan kusturmuştu.
Yaptıkları yanına kar kaldı. Sessiz sedasız bir huzur evinde uyguladığı zulümün hesabını vermeden ‘huzur içinde’ öldü.
Tıpkı şefi Kenan Evren gibi.
Dünkü cenaze törenine katılan kimi Mamak mağdurları, imamın ‘merhumu nasıl bilirdiniz sorusunu, “mezarında rahat uyuyamayacak”, “Cehennem kütüğü işkenceci Raci”, “Hakkımız haram olsun işkenceci Raci” diye cevaplamışlar.
Tetik hakkında açılan soruşturma dosyası zamanaşımı gerekçesiyle devlet eliyle kapatıldı. Tıpkı Sivas katillerine yapıldığı gibi…
Oysa insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olmayacağını evrensel hukuk kuralları söylemiyor mu?
İşkencecilerin yatağında huzur içinde öldüğü bir ülkede demokrasiden söz edilebilir mi?
O işkencecinin şeflerinin hazırladığı bir metni hala ‘anayasa’ olarak gören bir anlayıştan demokratlık beklenir mi?
DEDESİ EBUSUUD’UN YOLUNDA
Samsun’da bir doktor Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı alkışlamış.
O Kızılbaş bunu haketti mealinde paylaşımda bulunmuş.
Yani sözkonusu olan Kızılbaş inançlı bir insan ise Ebussud Efen’dinin yolunda yürüyerek ona yönelik her türlü saldırının mübah olduğunu söylemek istemiş. Üstelik bu dr. beyin ve sinir cerrahisi uzmanı imiş… Anlaşılan o ki okumakla diploma kazanılıyor ama sala insanlık kazanılmıyor. Sanki genlerinde genetik bir kötülük var ve beyinleri yalnızca buna çalışıyor. Gerçi dönüp o diplomayı nasıl aldığına da bakmak lazım. Malum tüm sınavlarda soruları önceden ellerine verdiler ve sonra da beyinsizleri birinci ilan ettiler…
ANKARADA HATIRLI DOSTLARIM VAR
CNN Türk’ün, Kanal D’nin haber başkanı! Evet kadının ünvanı ‘haber başkanı’ olarak yazılıyordu. Sınıf başkanı, dernek başkanı, parti başkanı tamam da, haber başkanı da ne demekti?
Bu kadın seçim öncesi yandaşlığı en pespaye şekilde yapan aktörlerden biriydi.
Proğramına çağırdığı Kemal Bey ‘üç ili de alacağız’ dediğinde kahkahalarla gülmüştü, sahi mi, çok attınız der gibi... Sonrasında İmamoğlu’na yaptıkları falan.
Patronları dahi kendilerini rezil ettiklerini görmüş olmalı ki işine son vermişler. Kadın kendini odasına kilitlemiş, hayır bir yere gitmem demiş. Ankara’da çok hatırlı tanıdıklarım, çevrem var falan demiş.
Ve ne mi olmuş, Ankara devreye girmiş, işten atılma yalanlanmış, kadın ekrana dönüp sanatını icra etmeye devam etmiş.
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- ALEVİ YOLUNU KİMLER İNŞA ETTİ?
- ALEVİLİK "ETNİK BİR KİMLİK" MİDİR?...
- HZ.ALİ'NİN MUAVİYENİN SAFLARINDA KENDİSİNE KARŞI SAVAŞAN KARDEŞİ KİMDİ?
- EBU TALİB NEDEN MÜSLÜMAN OLMADI!...
- Hz.HAMZA, Hz.ALİ'NİN DEVELERİNİ NEDEN KESTİ?...
- Hasan ve Hüseyin Muaviye ile kavgasız geçinip gitmişlerdi...
- "Hak MUHAMMED Ali" demeye devam edecek misiniz?
- ALEVİLİK BİZE BİR "YAŞAM REÇETESİ" SUNAR (MI?")
- BİR CAN HEM ALEVİ, HEM DE ATEİST OLABİLİR Mİ..?
- BİR CAN,HEM ATEİST, HEM DE ALEVİ,OLABİLİR (Mİ?)
- ALEVİLİKTE İBADET YOKTUR MUHABBET VARDIR
- ALEVİLİĞİN TEMELLERİNİ KİM/KİMLER ATTI?













