Ali YILDIRIM

ALEVİ YOLUNUN YÜZÜ HAYATA DÖNÜKTÜR…

Ali YILDIRIM
  17-05-2019 11:56:00

Alevi yolunun temel amacı insanları yeryüzünde kardeşçe barış içerisinde yaşamasıdır. Alevilik baskı ve sömürünün olmadığı, insanları insanca yaşadığı bir dünya murad eder ve özler.

 

Alevi ibadetinin de ritüellerinin de hukukunun da varoluş amacı şu yaşanılan somut dünyayı tüm insanlar için ‘cennet kılmaktır.’

 

Aleviliği diğer inançlardan ayıran ve ona özgünlük kazandıran başlıca husus budur.

 

Alevi erkanında aslolan hayatın kendisidir.

 

Hal böyle olunca da bilinmez bir zaman sürecinde verileceği öngörülen ödül ve cezanın hiçbir kıymeti harbiyesi sözkonusu olamaz.

 

Alevi canlar için bu dünya ne bir oyun yeri, ne de bir sınav mekanıdır.

 

Ahiret günü, hesap günü anlayışı yolumuza yabancıdır. Her Alevi can yılda bir kez toplumun önünde görgüden/sorgudan geçer, özünü dara çeker. Canların huzurunda hesap verir… Kendisi ve toplumu ile barışık hale gelir.

 

Alevi inancında hiçbir can hakkı kendisinden ayrı görmez.

 

İnsan evren yeryüzü tüm canlı ve cansız varlıklar Hakkın varlığının bir parçasıdır.

 

Hak yargılayan, sorgulayan, kahreden bir karakter değil bir varoluş halidir.

 

Doğayla, toplumla, kendisiyle rızalık içinde olan canın gönlünde korku değil ancak sevgi taht kurabilir.

 

Yol ceza ile tehditle değil sevgiyle taşlarını döşer varlığını devam ettirir.

 

Ahiret inancı, cennete/cehennem konusu Alevi yolunda bir tercih, bir inanç meselesi değildir. Yolun varlığıyla ilişkilenemeyecek bir yaşam felsefesidir. Her Alevi can cennetin de  cehennemin de her bir insan için bu dünyada yaşandığı konusunda inanç birliği içindedir.

 

İbreti Baba deyişlerinde bu anlayışı çok özlü biçimde dile getirir:

 

Aklım ermez ahret eğlencesine
Saygım var insanın düşüncesine
Hayal cennetinin has bahçesine
Yobaz sürüsünü sürdüm de geldim

İbreti emelim insana hizmet
Eşim bana huri evim de cennet

 

 

Alevilikte ne cennet sevinci ne cehennem korkusu vardır.

 

Alevi edebiyatında bir çok ozan hak kelamı olarak kabul ettiğimiz deyişlerinde bu anlayışı tüm açıklığıyla işlemiştir. Sözgelimi Kaygusuz Abdal aşağıdaki deyişinde ‘sana ne’ derken salında ‘tüm bunlardan yani cennetten cehennemden günahtan sevaptan mizandan teraziden sırattan kıldan köprüden  bize ne’ demektedir.

 

Ademi balçıktan yoğurdun yaptın

Yapıp da neylersin bundan sana ne

Halk ettin insanı saldın cihana

Salıp da neylersin bundan sana ne

 

Bakkal mısın teraziyi neylersin

İşin gücün yoktur gönül eğlersin

Kulun günahını tartıp neylersin

Geçiver suçundan bundan sana ne

 

Katran kazanını döküver gitsin

Mümin olan kullar didara yetsin

Emreyle yılana tamuyu yutsun

Söndür şu ateşi bundan sana ne

 

Sefil düştüm bu alemde naçarım

Kıldan köprü yaratmışsın geçerim

Şol köprüden geçemezsem uçarım

Geçir kullarını bundan sana ne

 

Kaygusuzum eydür cennet yarattın

Cehenneme nice kulları attın

Nicesin ateş-i aşk ile yaktın

Yakıp da neylersin bundan sana ne

 

Yolumuzun yüzü hayata dönüktür. Alevilik Anadolu topraklarının gülümseyen yüzüdür. Gülmekse en çok yakışandır insana.

 

Bozatlı Hızır yardımcımız olsun.

 

Ali Yıldırım

  Bu yazı 4802 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım