ALEVİ YOLUNUN YÜZÜ HAYATA DÖNÜKTÜR…
Ali YILDIRIMAlevi yolunun temel amacı insanları yeryüzünde kardeşçe barış içerisinde yaşamasıdır. Alevilik baskı ve sömürünün olmadığı, insanları insanca yaşadığı bir dünya murad eder ve özler.
Alevi ibadetinin de ritüellerinin de hukukunun da varoluş amacı şu yaşanılan somut dünyayı tüm insanlar için ‘cennet kılmaktır.’
Aleviliği diğer inançlardan ayıran ve ona özgünlük kazandıran başlıca husus budur.
Alevi erkanında aslolan hayatın kendisidir.
Hal böyle olunca da bilinmez bir zaman sürecinde verileceği öngörülen ödül ve cezanın hiçbir kıymeti harbiyesi sözkonusu olamaz.
Alevi canlar için bu dünya ne bir oyun yeri, ne de bir sınav mekanıdır.
Ahiret günü, hesap günü anlayışı yolumuza yabancıdır. Her Alevi can yılda bir kez toplumun önünde görgüden/sorgudan geçer, özünü dara çeker. Canların huzurunda hesap verir… Kendisi ve toplumu ile barışık hale gelir.
Alevi inancında hiçbir can hakkı kendisinden ayrı görmez.
İnsan evren yeryüzü tüm canlı ve cansız varlıklar Hakkın varlığının bir parçasıdır.
Hak yargılayan, sorgulayan, kahreden bir karakter değil bir varoluş halidir.
Doğayla, toplumla, kendisiyle rızalık içinde olan canın gönlünde korku değil ancak sevgi taht kurabilir.
Yol ceza ile tehditle değil sevgiyle taşlarını döşer varlığını devam ettirir.
Ahiret inancı, cennete/cehennem konusu Alevi yolunda bir tercih, bir inanç meselesi değildir. Yolun varlığıyla ilişkilenemeyecek bir yaşam felsefesidir. Her Alevi can cennetin de cehennemin de her bir insan için bu dünyada yaşandığı konusunda inanç birliği içindedir.
İbreti Baba deyişlerinde bu anlayışı çok özlü biçimde dile getirir:
Aklım ermez ahret eğlencesine
Saygım var insanın düşüncesine
Hayal cennetinin has bahçesine
Yobaz sürüsünü sürdüm de geldim
İbreti emelim insana hizmet
Eşim bana huri evim de cennet
Alevilikte ne cennet sevinci ne cehennem korkusu vardır.
Alevi edebiyatında bir çok ozan hak kelamı olarak kabul ettiğimiz deyişlerinde bu anlayışı tüm açıklığıyla işlemiştir. Sözgelimi Kaygusuz Abdal aşağıdaki deyişinde ‘sana ne’ derken salında ‘tüm bunlardan yani cennetten cehennemden günahtan sevaptan mizandan teraziden sırattan kıldan köprüden bize ne’ demektedir.
Ademi balçıktan yoğurdun yaptın
Yapıp da neylersin bundan sana ne
Halk ettin insanı saldın cihana
Salıp da neylersin bundan sana ne
Bakkal mısın teraziyi neylersin
İşin gücün yoktur gönül eğlersin
Kulun günahını tartıp neylersin
Geçiver suçundan bundan sana ne
Katran kazanını döküver gitsin
Mümin olan kullar didara yetsin
Emreyle yılana tamuyu yutsun
Söndür şu ateşi bundan sana ne
Sefil düştüm bu alemde naçarım
Kıldan köprü yaratmışsın geçerim
Şol köprüden geçemezsem uçarım
Geçir kullarını bundan sana ne
Kaygusuzum eydür cennet yarattın
Cehenneme nice kulları attın
Nicesin ateş-i aşk ile yaktın
Yakıp da neylersin bundan sana ne
Yolumuzun yüzü hayata dönüktür. Alevilik Anadolu topraklarının gülümseyen yüzüdür. Gülmekse en çok yakışandır insana.
Bozatlı Hızır yardımcımız olsun.
Ali Yıldırım
YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
FACEBOOK YORUM
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- ALEVİ YOLUNU KİMLER İNŞA ETTİ?
- ALEVİLİK "ETNİK BİR KİMLİK" MİDİR?...
- HZ.ALİ'NİN MUAVİYENİN SAFLARINDA KENDİSİNE KARŞI SAVAŞAN KARDEŞİ KİMDİ?
- EBU TALİB NEDEN MÜSLÜMAN OLMADI!...
- Hz.HAMZA, Hz.ALİ'NİN DEVELERİNİ NEDEN KESTİ?...
- Hasan ve Hüseyin Muaviye ile kavgasız geçinip gitmişlerdi...
- "Hak MUHAMMED Ali" demeye devam edecek misiniz?
- ALEVİLİK BİZE BİR "YAŞAM REÇETESİ" SUNAR (MI?")
- BİR CAN HEM ALEVİ, HEM DE ATEİST OLABİLİR Mİ..?
- BİR CAN,HEM ATEİST, HEM DE ALEVİ,OLABİLİR (Mİ?)
- ALEVİLİKTE İBADET YOKTUR MUHABBET VARDIR
- ALEVİLİĞİN TEMELLERİNİ KİM/KİMLER ATTI?













