ALEVİLİK NEDİR

  06-07-2019 06:46:00

“Alevi-Bektaşi Edebiyatı’nın kaynağı Yunus Emre’dir, kurucusu Kaygusuz Abdal. Bu edebiyatı sınırlayan ve bu sınırlar içinde en orijinal didaktik eserlerini sunan Hatayi’dir. Fakat bu edebiyatın en yüksek şairi, hiç tereddütsüz söyleye biliriz ki Pir Sultan’dır. Hatta o, yalnız Alevi-Bektaşi Edebiyatının değil, Türk Halk Edebiyatı’nın en büyük şairlerinden biridir.” Abdülbaki Gölpınarlı’nın Pir Sultan Abdal kitabının önsözünde verdiği bu bilgiler doğrudur.

 

Alevilerin inanç dünyasını da yansıtan Alevi edebiyatının temelini Yunus Emre atmış, kurucusuysa Kaygusuz Abdal’dır. Kaygusuz Abdal’dan sonra bu düşünceler Nesimi, Yemini, Virani, Fuzuli, Hatayi, Pir Sultan Abdal, Kul Himmet gibi bu yola hizmet eden âşıklarca geliştirilerek sürdürülmüştür. Bu yol tıpkı bir ırmak gibidir. Irmaklarda bir kaynaktan yola çıkar, bu yolculukları da onu yeni yeni kaynakların suları karışarak, onu kocaman bir ırmağa dönüştürürler; her karışan su kendi tadını, kendi kimliğini ona katar ama ırmak bir bütündür, ırmağa bu yolculuğunda eşlik eden adı sanı bilinmeyen nice yoldaşları da vardır. Alevi inancını anlamak isteyenlerin, Yunus Emre’den başlayarak, bu inancını anlatıp, bunu bütün cemi cümleye yaymak amacıyla deyişler söyleyerek bu yola hizmet eden âşıkların deyişlerinde (şiirlerinde) anlatılan düşüncelerini anlamaya çalışması gerekir. Böyle bir yolla Aleviliği anlamaya çalışan kişi, hem öz kaynaklarından Alevi düşüncesi öğrenmiş olur hem de onu Şiilikle karıştırmamış olur. Çünkü Alevilerde insanlık tarihinin bir parçası olan, İslam içindeki mücadelede, Ali evlatlarının haklılığına inanıp, Ali evlatlarını sevdikleri için, Şia ile karıştırılırlar. Hâlbuki işin özünde Alevilerin, Ehli Beyitte dediğimiz Ali evlatlarını İslam içi ayrılıklarda haklı bulup, onları sevmek dışında Şia ile ortak yanları yoktur. Aleviliğin “Teberra” ile “Tevella” ilkesi buna dayanır; teberra Ali evlatlarını sevmeyeni sevmemek, ondan yüz çevirmek demektir, tevella ise: Ali evlatlarını seveni sevmek, sevenlere yakın durmak anlamına gelir. Alevi düşüncesini öz kaynaklarından anlamaya çalışan kişiler, yukarda saydığımız âşıkların deyişlerini okuyarak işe başlarlarsa, hem Alevi düşüncesini kolay anlarla hem de bunu başka düşüncelerle karıştırmazlar.

 

Kaygusuz Abdal, Gevher nâme adlı deyişinde: “Sana âlem görülen hakikatte Allah’tır” der; âlem evren demektir. Bu düşünceyi, 1417’de derisi yüzülerek katledilen Nesimi’de şöyle ifade eder:  “Har nere ki baktın ise anda sen Allah’ı gör.” Alevi düşüncesini anlamak için çıkacağımız yolculuğa, Kaygusuz Abdal’ın “Sana Âlem görünen hakikatte Allah’tır” deyişini anlayarak işe başlamak doğru olur; çünkü Halac’ı Mansur’un (858-922) söylediğinden beri, Alevilerin gönlere çekilen bir bayrağı gibi olan “Enel Hakk” kavramı da bu anlayışın içinde gizlidir.

 

“Her baktığın yerde Allah’ı görmek”, ya da sana âlem (evren) görülenin hakikatte Allah olması ne demektir, bu neyi ifade eder, öncelikle bunun üzerinde durup, bunu düşünmeliyiz. Alevilerin bu anlayışından dolayı, Abdulbaki Gölpınarlı, İslam Ansiklopedisi’nin “Kızılbaşlık” maddesinde, “Aleviler toprağa basarken bile yavaş basarlar ki onun canı incinmesin diye” der. Fikri takip gereği belirtmeliyim ki, Alevi edebiyatındaki bu düşünce, Hacı Bektaş’ın dünyaya gelmesinden 200 yıl önce yaşayıp, 1050’de bu dünyadan göçen Baba Kuhi eş- Şirazi’nin şu şiirinde de vardır. Baba Kuhi eş Şirazi’nin bu şiirini, “The Mystics of İslam” adıyla 1914’te Londra’da yayımlanan Raynold A. Nıcholson’un, “İslam Sûfîleri” adıyla Türkçeye çevrilen kitabında gördüm. Şöyle diyor Baba Kuhi:

 

 “Çarşıda, manastırda yalnız Allah’ı gördüm.

Düzde, dağda yalnız Allah’ı gördüm.

O’nu gördüm mihnetle hep yanımda

Sevinç de, keder de yalnız Allah’ı gördüm.

Namazda, oruçta, zikirde, senâ ve temâşâda

Peygamberin dilinde yalnız Allah’ı gördüm.

Ne ruh ne beden, ne araz, ne cevher,

Ne keyfiyet, ne sebep, yanlın Allah’ı görümdüm

Gözlerimi açtım; beni kuşatan yüzünün nuru ile

Gözün gördüğü her şeyde yalnız Allah’ı gördüm.

Bir mum gibi eridim ateşinde,

Parlayan alevlerde yalnız Allah’ı gördüm

Açıkça kendimi gördüm kendimi gördüm

Allah’ın gözleriyle bakınca yalnız Allah’ı gördüm

Yoklukta fenâ buldum, kayboldum

Hey! Ben ebediyete erdim yalnız Allah’ı, Allah’ı gördüm.”[1]

 

Alevi düşüncesini anlamak için çıktığımız yolculuğumuzu bunları anlamaya çalışarak sürdürelim.

 

Nesimi bir deyişinde ise şöyle der: “Eğer sival eder isen sırrımdan, cümlemizi var eyledi varından.” Alevi deyişlerinde bundan dolayı, “aynı vardan var olduk, vardan geliriz” denir. Belki de, gizemli bir söz olarak söylenen “Alevi sırrı” Nesimi’nin burada sözünü ettiği sırdır; yani bütün cemi cümlenin bir vardan var olmasıdır. Hepimiz bir vardan var olmuşsak eğer, o zaman hepimiz de o varın bir parçasıyız demektir, o zaman hepimiz aynı zamanda da oyuzdur. İşte gizemli bir söz olan “Enel Hakk” anlayışı da özünde bunu içerir; “Enel-Hakk” bende oyum, onun bir parçasıyım anlama gelir. Hatayi, bir deyişinde “küfür her mezhepte küfür, küfür bizde iman olur” der; Pir Sultan Abdal ise bunu “Küfür içinde iman vardır, seçebilirsen gel beri” diye söyler. Enel Hakk demek yani ben de Hakkım, bende Hakkın bir parçasıyım demek, bütün mezheplerde küfürdür, bu ilahın karşısında bende ilahım anlamına geldiği için en büyük küfürdür ama işte bu anlayıştan dolayı, Hatayi ile Pir Sultan bu bizde iman olur diyorlar.

 

Aleviler aynı vardan var olduğumuz o nesneye Hakk diyorlar; bundan dolayı da hepimiz Haktan geliyoruz, o Hakkın bir parçasıyız, geri oraya döneceğiz diye inanıyorlar; devriye inancı da buradan geliyor. Hiçbir şey yokken, var olan, Nesimi’nin “eğer sivas eder isen sırrımdan cümlemizi var eyledi varından” dediği bu nesneye, Kaygusuz Abdal Gülistan Name adlı şiirinde “Gaffur” diyor, Âşık Veysel’de, sanırım buna dayanarak “Ne sen var ne ben var bir tane Gaffur” diyor, Yemini ile Virani ise buna “Hakk Muhammedali” diyorlar. İşte bu yüzden Virani türkü olarak da söylenen o deyişinde, “Kudred Kandilinde balkıyıp duran / Muhammeali’nin nurudur vallah” diyor. Harabi’nin “ Daha Allah ile cihan yoğ iken / Biz onu var edip ilân eyledik” deyişi, Şiri’nin ise “Cihan var olmadan ketm-i âdemden / Hak ile birlikte yektaş idim ben” diye başlayan deyişini bilmeyen yoktur, onlar da bu anlatılır. Zarfa değil de mazrufa bakacaksak olursak eğer, her aşığın kendine has bir tabirle dile getirdiği bu kavramla anlatılanın özü şudur. Daha evren, evrendeki hiçbir şey yani Ay, Güneş, Dünya yokken, Kudred Kandilin balkıyıp duran bir ışık vardı, bütün bu kevni mekân yani evrendeki her şey işte bu ışıktan var oldu, biz hepimiz bu ışığın parçalarıyız; bundan dolayı da Aleviler kendi kendilerine “ışık ehli, ışıkçı” derler. Alevilere “Işık tayfası” denmesi de bundan dolayıdır. Hatayi “bir kandilden bir kandile atıldım, türap olup yeryüzüne saçıldım” derken bu anlayışa gönderme yapar. Cem başlarken, çerağ ya da delil denilen ışığın yakılarak başlanması (yol dilinde buna “Çerağ uyarmak” deniyor), Kudred Kandilindeki o ışığı, oradan alınıp, cemde yeniden uyarılması anlamına gelir. Böylece o ışık, Hatayi’nin dediği gibi, “bir kandilden bir kandile atılmış” olur. İşte, “Kudred Kandilinde balkıyıp (parlayıp) duran”, hepimizin ondan var olduğu o ışığa, Alevi inancında Hakk deniyor; Hakk.

 

Bu anlayışı en olgun, en açık ifadesiyle Yemini “Fazilet Nâme” adlı eserinde yazmıştır. Yemini bu eserini 1519 yılında yazmış ama bu kitabı Şeyh Rükneddin’in Farsça eserinden Türkçeye çevirdiğini söylüyor[2]; bu söylemse, bu düşüncenin köklerinin çok daha eski tarihlere dayandığını gösterir. Bu konuyu Rıza Aydın, “Alevinin Ali’si” ile “Alevilikte yaratılış inancı” başlıklı yazılarında uzun uzadıya yazmış, konuya ilgi duyan arkadaşların Yemini’nin kitabı ile bu yazıları okumasını söyledikten sonra konuyu kısaca anlatmak istiyorum.

 

Yemini Fazilet Nâme’de bunu Cebrail’in ağzından şöyle anlatıyor: Hakk beni yarattı uç dedi. Boşlukta otuz bin yıl uçtum, konacak hiçbir yer yoktu. “Yer yoh idi, gök yok yok idi”, Ay, Güneş, Dünya yoh idi “otuz bin yıl” uçtum, yoruldum sonra Hakk bana bir kuvvet verdi otuz binyıl daha uçtum. Pervanelik denilen boşlukta uçarken Kudret Kandilinde Balkıyıp (parlayıp) duran bir ışık gördüm. O ışığın yanına vardım. Vardım ki, bu ışık bir yanı yeşil, bir yanı da ağ olan bir nesneydi. Işığın etrafında biraz dolaştım, bu ışık nedir diye düşünüyordum ki, ışıktan bir nida (ses) geldi. Gafil olma, ben Hakkım, ben Ali’yim, seni ben yarattım, benim ağ olan kısmın Ali, Yeşil olan kısmımda amcamın oğlu Muhammed dedi, diyor. Alevi inancının âşıkları bundan dolayı, Hakk Muhammeali kavramını üç ayrı nesne olarak değil, bir nesne yani “Kudred Kandilinde balkıyıp duran ışık” olarak görürler. Virani “Fakir Name” de Hak Muhammed Ali birdir diye birkaç yerde yazar, Pir Sultan’da aynı şeyi söyler.

 

Alevi âşıkları, evrendeki her şeyin Hakk dedikleri bu ışıktan var olduğuna inandığı için, baktıkları her yerde onu gördüklerini söylerler. Enel Hak dediği için, 1417’de derisi yüzülerek öldürülen Nesimi bunu şöyle anlatıyor:

 

Har nere ki baktın ise anda sen Allah’ı gör

Kançeri kim azmi kılsan sümme vechullahı gör

 

Bu ikilik perdesinden geç hicabı refi kıl

Gel bu birlik vahdetinde bah bu sırrullahı gör

 

Geç enaniyet sözünden gönlünü verane kıl

Niçesin tezcek bilirsin Küntü kenzullah’ı gör

 

Hacı Ekber olmak dilersen gel ey zahit beri

Âsığın kalbi içinde bak bu beytullah-ı gör

 

Can gözüyle bahdun ise ka’inatun aynına

Andan özge nesne var mı hasbeten li’luâhı gör

 

Münkir-i ruyet değilsin sureti Hakk görmeye

Bahdıhça her nazarda aynı zatullah’ı gör

 

Tevhit’i ihlas eyledinse gönlünü ey mütdai

Kürsüyü rahman’ı andım kendi arşullah-ı gör

 

Levh-ı ihlas eyledünse gönlünü iy mütteki

Kürsi-i rahmana ağdun uşta ‘Arşu’llahı gör

 

Ölmeden nefs öldürürsen cismüne olur nacet

Nefha-i Rûhu’l –Kudüsden mahz-ı Ruhu’llahı gör

 

İlmi hikmetten bilürsen gel beri gel ey hatem

Sen Nesimi mantığında dinle Fazlullah’ı gör[3]

 

Burada anlatılan Enel Hakk anlayışının önemli olan bir yanı da şudur: “Baktığın her yerde gördüğün tabiatın tümüne Hakk deyince, bunun dışında, bundan ayrı bir nesnenin de olmadığını söylerler. Nesimi yukardaki deyişinde bunu şöyle anlatıyor:

 

Can gözüyle bahdun ise ka’inatun aynına

Andan özge nesne var mı hasbeten li’luâhı gör

 

Burada anlatılan Hakk anlayışı, Tevrat’ta anlatılan, her şeyi yoktan var edip, evrenin dışından evreni yöneten Allah anlayışından farklıdır. Bulandırıp, sulandırmadan bunu anlatıldığı gibi anlayıp, anlatmak lazım.  Burada, can gözü ile baktığın zaman gördüğün, tabiatın tümü Allah’tır, tabiattan özge, tabiatın dışında da bir nesne yoktur denilmektedir. Bence tarih içinde, Hallac’ı Mansur’un, Enel Hakk demesinden beri, Enel Hakk diyenlerin katledilmelerinin nedeni de budur. Çünkü bu, bütün mezheplerin anlayışına göre küfürdür, Hatayi bunun için, “Küfür her mezhepte küfür, küfür bizde iman olur” diyor, Pir Sultan ise “Küfür içinde iman vardır, seçe bilirsen gel beri” diyor. Belki de bu yüzden Kaygusuz Abdal, “Söylersen sözünü arife söyle” diyor, bizim sözümüzde bunları anlayacak arif olanadır. Aslında Alevi âşıklarda bunları, kuşdili dedikleri arif olanın anlayacağı bir biçimde söylemişlerdir. Biz Kaygusuz Abdal’ın “Kuşdili” dediği şeyi anlaşılır bir dile çevirerek anlatıyoruz, eğer bir suçumuz varsa o da budur.   

      

Ben Nesimi’nin buradaki anlatımının, Nesimi’den 500 yıl sonra yaşayan Nazım Hikmet’in Berkley adlı şiirinde söylediği şu sözlerden ne farkı var diye, üzerinde düşünülmesini de öneriyorum:

 

 Yok üstünde tabiatın

tabiattan gayri kuvvet!..

Tabiat geniş

tabiat derin

tabiat uçsuz bucaksız!..

 

Öz olarak söylersek, Alevi inancı genel anlamda “Enel Hakk” kavramı üzerine kurulmuştur. Alevi inancının temelinde gönlere çekilmiş bir bayrak gibi dalgalanan Enek Hakk inancı vardır,  Enel Hakk demeyen Alevi âşığı yok gibidir. Bu anlayıştaki âşıklar bunu değişik biçimler içinde anlatmışlardır.  Hatayi bundan dolayı bir deyişinde şöyle diyor:

 

“Yer yok iken gök yok iken ta ezelden var idim

Gevherin[4] yekdanesinden ileri pergar[5] idim

 

Gevheri ab eyledim tuttu cihani ser be ser[6]

Yeri gögü arsi kürsü yaratan settar[7] idim

 

Gah Hüseyin’le bile postumu soydu kadilar

Gah o Mansur donuna girdim Enel Hak dar idim

 

Girdim adem cismine kimseler bilmez sirrimi

Ben o beytullah içinde ta ezelden var idim

 

Onsekizbin âleme ben gerdis[8] ile gelmisem

Ol sebepden Hak ile sirdar idim serdar idim

 

Dünyasindan ben onun sirrin bilirdim ol benim

Deryanin altinda sac kizdiran ennar idim

 

Ben Hatayi’yem Hak’i hak tanimisam bi-güman

Anin için ol yaratti ben ona der-kâr[9] idim”

Bu deyişi şu ling üzerinden dinleye bilirsini:

 

Bu anlayışı Yunus Emre’nin birçok deyişinde göre biriz, ben bunlardan birini buraya alıyorum:

“Çarh-ı felek yok idi canlarımız var iken

Biz o vakit dost idik Azrail ağyar iken

 

Nice yıllar biz onda cem’idik can kâtında

Hakıykat âleminde ma’rifet söyler iken

 

Çalap aşkı candaydı bu kişilik andaydı

Âdem Havva kandaydı biz onunla yar iken

 

Dün geldi safi Âdem dünyaya bastı kadem

İblis aldadı ol dem uçmakta gezer iken

 

Canlar onda bilişti ol dem gönül ilişti

Âlem halkı karıştı denizler kaynar iken

 

Ne gök var idi ne yir ne zeber[10] vardı ne zir[11]

Komşu idik cümlemiz nur dağın yaylar iken

 

Ne oğul vardı ne kız ervah idik anda biz

Yunus dosttan haber ver aşk ile göyner iken.

 

Alevi inancında, aynı vardan var olup, oradan gelip, geri oraya dönüldüğüne inanılır; buna devriye denir, devriye deyişleri bunu anlatır. Bu “Enel Hak” yani aynı vardan var olduk, hepimiz o birin parçası olarak hepimiz o birdeniz denir. Kaygusuz Abdal, “Saray Nâme” adlı deyişinde, her nesnenin mesela bir ağacın bile “Enel Hak” diyebileceğini söyler. Alevi âşıkların söylediği tevhit denilen, birlik anlamına gelen deyişleri de bu birliği anlatır.  

Alevi düşünce dünyasının, kendine has olan bu varoluş inancı iyice bilinirse, bunun üzerine bina edilen anlayışlarının tümünün daha kolay anlaşılmasına zemin oluşturacağını düşünüyorum.

 

Nesimi’nin “Eğer sival eder isen sırrımdan cümlemizi var eyledi varından” dediği sırrı iyi anlaşılırsa kalan kısmının anlaşılmasını kolaylaştıracağını düşünüyorum. Hepimiz aynı vardan var olduk, hepimiz o varlığın bir parçasıyız. Bundan dolayı baktığımız her yerde o varlığı görürüz, çünkü hepimiz oyuz; ondan geldik geri ona gider onunla birleşiriz. Aynayı tutunca yüzümüze, o görünür gözümüze. Konu uzun ama biz bu kadarla yetinip, sözlerimizi 1050’de bu dünyadan göçen Baba Kuhi eş Şirazi’nin şu dizeleri ile tatlıya bağlayıp, sonunda Alevilerin tabiri ile Aşk ile diyeceğiz aşk ile:

 

“Gözlerimi açtım; beni kuşatan yüzünün nuru ile

Gözün gördüğü her şeyde yalnız Allah’ı gördüm.

Bir mum gibi eridim ateşinde,

Parlayan alevlerde yalnız Allah’ı gördüm

Açıkça kendimi gördüm kendimi gördüm”

Kendi gözlerimde.

 

Aşk ile.

30 Haziran 2019


 
  Bu yazı 4181 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

Bu Yazı'ya ilk yorum yapan siz olun.

  FACEBOOK YORUM

Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 16.07.2026 09:00:15