Mehmet Uçum’dan Akın Gürlek Tartışmalarına Yanıt – “Yargının Bağımsızlığı Kurumsal Değil, İşlevseldir”
Tarih: 09-11-2025 12:28:30
WELG | Ankara – Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Adalet Bakan Yardımcılığı görevi sonrasında başsavcılığa atanmasına yönelik eleştiriler hakkında bir yazı kaleme aldı. Uçum, eleştirilerin “yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı kavramlarını bilerek çarpıttığını” savundu.
“Yargının Bağımsız ve Tarafsız Olmasının Ne Manaya Geldiğini Anlamamak veya Çarpıtmaktır”
Uçum, Anadolu Ajansı’nda yayımlanan analizinde, Gürlek’in atanmasına yönelik tepkileri “abes” olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu abes bakışla hareket edilirse avukatlıktan savcılığa ve hâkimliğe geçişin de kökten engellenmesi gerekir. Ya da Adalet Bakanlığı’nda idari görevlerde bulunup tekrar kürsüye dönenlere imkân verilmemesi gerekir. Tüm bunlar, yargının bağımsız ve tarafsız olmasının ne manaya geldiğini anlamamak veya bilerek çarpıtmaktır.”
Uçum, geçmişte Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) başkanının Adalet Bakanı olmasının “yargı bağımsızlığına engel” olarak görülmesini eleştirerek bu yaklaşımı “antidemokratik” olarak tanımladı.
“Yargı Kurumsal Değil, İşlevsel Olarak Bağımsızdır”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının kurumsal değil işlevsel bir ilke olduğunu savundu:
“Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, kurumsal değil işlevseldir. Yani yargı, işini görürken, görevini yerine getirirken bağımsız ve tarafsız olmalıdır. Yargı bağımsızlığı, yasama, yürütme veya dış güç odakları karşısında bağımsızlık anlamına gelir.”
Uçum, yargının “milli egemenliğin bir parçası” olduğunu belirterek, demokratik meşruiyetin halkın seçtiği iradelerle sağlandığını savundu:
“Türkiye’de Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) 7 üyesinin TBMM, 6 üyesinin Cumhurbaşkanı tarafından seçilmesi demokratik meşruiyetin bir sonucudur. Adalet Bakanı’nın kurul başkanı olması, yargı idaresinde meşruiyetin bir gereğidir.”
“Milli Yargı Uluslararası Mercilere Devredilemez”
Uçum, yazısının devamında “milli yargı” vurgusu yaparak, uluslararası yargı mercilerinin kararlarının ancak sınırlı ölçüde kabul edilebileceğini dile getirdi:
“Hiçbir bağımsız ülke, yargı yetkisinin ülke dışı mercilere devredilmesini kabul edemez. Ulusal yargı bağımsızlığına dayanan bir milli yargıya sahip olmak, uluslararası sözleşmelere taraf olmaya engel değildir. Ancak uluslararası kararlar, ulusal yargının önüne geçemez.”
Uçum, ulusal yargı yetkisinin “devletin egemenliğinin ayrılmaz bir parçası” olduğunu, aksi durumda “jüristokrasi” yani yargıçlar rejimi riskinin doğacağını savundu.
Arka Plan: Gürlek Hakkındaki Eleştiriler
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakan Yardımcılığı görevinden sonra Ekim 2024’te HSK tarafından başsavcılığa atanmıştı.
CHP, Gürlek’in aynı zamanda Eti Maden’in Lüksemburg’daki iştiraki Etimine şirketinde yönetim kurulu üyesi olarak görev almasının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek HSK’ya şikayet dilekçesi sunmuştu.
Muhalefet ve hukuk çevreleri, Gürlek’in geçmişte siyasi davalardaki kararları nedeniyle “iktidara yakın bir isim” olarak atanmasını yargının tarafsızlığına gölge düşürdüğü gerekçesiyle eleştiriyor.
@welgmedya



































