MAKYAJLI ENFLASYON
Tarih: 29-07-2021 09:29:32 Güncelleme: 29-07-2021 13:08:32WELG - Hal böyle olunca da meşhur bir enflasyon sepeti oluşturuldu! Günümüzde enflasyon sepetinde 405 madde bulunuyor. 2018’de, 330 kalem vardı. Ve işler daha kolaydı! Söz gelimi, yıllardır zam yapılmayan, sönmemiş kireç, yatak bazası, kadınların kaş yaptırma ücreti, raket, pinpon topu gibi kalemler, fiyatı çok artan ürünlerin ağırlıklı yerini alıyor ve kâğıt üzerinde enflasyon rakamı düşürülüyordu. Ancak bu durum, iyi ekonomi gazetecilerince deşifre edilince, yöntem değişti. Anımsayacağınız üzere, resmi verilere göre nisanda aylık bazda TÜFE, 1,68; yıllık bazda ise yüzde 17,14’e yükselmişti. Oyun aynı. Makyajlı rakamlarla, enflasyonu daha küçük göstermek. TÜİK’in yeni operasyon sahası, enerjideki enflasyon oyunuydu. Pandemideki eve kapanmalar, enerji faturalarının ağırlığını arttırıyordu. Bu dönemde, sepetteki enerji faturalarının oranı sadece yüzde 5,85 gösterildi. Yani, enflasyon sepetinde enerji faturalarının etkisini frenlemek için hane halkının geliri, 10 bin lira olarak gösterilmiş, mayısta enflasyon yüzde 11,39’a çekilmişti.
Uluslararası iktisat vatandaştan alınan her 1 liralık vergi için daha fazla hizmet vermeyi taahhüt eder. Devlet, şayet ebeveyn, vatandaş ise çocukları konumundaysa, sefaleti nereye koyacağız? Kapitalist sistem, “Sermaye dışında her şey yalan” dese de ailenin çocuklarını belli bir yaşam standardında tutması beklentisi; devletin de ebeveynlik sorumluluğu ile vatandaştan gelen; koşulsuz, şartsız herkesin insanca yaşaması için asgari zemini oluşturması için görev çağrısı her geçen gün, daha güçlü bir şekilde seslendiriliyor! Peki, bu mümkün müdür? Mümkün olduğu gibi, bu yapı tesis edildiğinde, ekonomik bağımsızlığını kazanan bireyler özgürleşecek, gerçek demokratik yapı içerisinde kendilerini gerçekleyerek, şaheserler yaratacaklar. Yani, aslında ekonomik bağımsızlık, eşittir insanlığın kurtuluşudur. Koşulsuz, herkese sürdürülebilir maaş modelini savunan bu hareket, başta AB, Rusya ve ABD olmak üzere örgütlenmeler, tartışmalar ve pilot uygulamalarla tüm dünyanın gündeminde! Türkiye’de, Vatandaşlık Temel Geliri Başkanı ve Basic Income Earth Network Üyesi Dr. Ali Mutlu Köylüoğlu, VTG (Vatandaşlık Temel Geliri) hareketiyle de istinasız her vatandaşa, başvurusuz, koşulsuz temel bir gelir verilmesi için, ekibiyle 7 gün, 16 saat çalıştığını anlatıyor. O halde, ekonomik olarak mümkün ve insanlığı ileriye taşıyacak bir yapı neden oluşamıyor, diye soracaksınız. Çünkü siyaset, yoksulluktan, açlıktan ve mağdurluktan besleniyor. “Siyasetin karşı olduğu bir sistem gelir mi?” diyeceksiniz; en sonda söyleyeceğimi başta ifade edeyim: “Koptu geliyor!”
İSTİKRAR
10 yıl kadar önce, İstanbul Eminönü’nde, bir turizm projesiyle gençlerin istihdamı için yürütülen AB projesine talep olmadığını gördüm. Otel sahibi hanımefendi, Eminönü’nde, çeyiz yardımı, asker yardımı, kömür yardımı, aş yardımı v.b. gibi bir dizi isimle, belediyenin, insanlara yardım yaptığını ve yardımın tek şartının, çalışmamak, olduğunu anlatmıştı. Böylece, en az asgari ücret kadar bir geliri olacağını gören vatandaşlar, başka semtlerdeki evlerini kiraya verip, bu semte taşınmışlar. Ve bu yapı içinde turizmcimiz, hiç kimseyi çalıştıramayınca, potansiyel gençlerle birebir görüştü. “Niye çalışmak istemiyorsunuz?” sorusuna aldığı yanıt, ekonominin hiç konuşulmayan bir yüzünü özetliyordu: “Evet, siz hem iş öğretip, eş zamanlı asgari ücret de vereceksiniz. Ama ne kadar süreyle? Belediye ise hiçbir işte çalışmamam kaydıyla garanti para ödüyor. Üstelik süresiz!”
Murat Bayar
@welg medya haber































