KIZILBAŞ VERGİSİ...HABERİNİZ VAR MIYDI...?
Tarih: 18-06-2020 21:08:32 Güncelleme: 18-06-2020 21:14:32Aslında Osmanlı'nın Alevi’yi Müslüman görmediği, Kızılbaş Vergisinin Gayri Müslümanlardan alınan Cizye eşdeğeri bir vergi olduğu anlaşılmaktadır.
Kızılbaş olmanın canın yanında bir de mal olarak, mali yükümlülük olarak bedeli varmış....
Kızılbaş Vergisi yeniden konulabilir, böylece kimin ne kimlik taşıdığını da öğrenmiş oluruz.
Aşağıdaki belgede konunun ayrıntıları var:
“Tahrir Defterlerinde Kızılbaş varlığı ile ilgili farklı tabirlerin ve terimlerin kullanıldığı görülmektedir. Bunlar; “Kızılbaş olub”, “Kızılbaş’a gittikte”, “Kızılbaş’a giden”, “surh-serân” şeklinde tespit edilebilmektedir.
Bu tabir ve terimlerden Diyarbekir Vilayeti’ne bağlı sancaklarda “surhserân” teriminin kullanıldığı müşahede edilmektedir.
Surh-serân terimini oluşturan surh, kızıl-kırmızı, serân ise başlar anlamına gelmektedir. Buradan hareketle bu terimin Kızılbaş anlamına geldiği ifade edilebilir.
Diyarbekir tahrir defterlerinden 1526 tarih ve 998 numaralı olanı vergi tarihi ve bölgenin toplumsal tarihi için çok farklı bir bilgi içermektedir.
Surh-serân terimi tahrir defterlerinde sık rastlanılan bir tabir değildir.
Bu terime sadece Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu-Tahrir Defteri numara 134 ve
998’da rastlanılmaktadır. Adı geçen defterler ile şimdiye kadar yayımlanmış olan
kanunnamelerde surh-serân terimini açıklayan malumata rastlanılmamıştır. Bu
defterlerdeki kayıtlardan surh-serân vergisinin “Kızılbaş” taifesinden ve Kızılbaş
şahıslardan alınan kişiye özgü ve çoğunlukla ise önceden hesaplanamayan vergi
türleri ile beraber tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Her ne olursa olsun
bu vergiyi ödemekle mükellef olanların Kızılbaş oldukları anlaşılmaktadır. Surhserân
vergisinin Diyarbekir Vilayeti’ne bağlı Amid (BOA, TD 134, s. 2. Bu vergii Amid’de mâl-ı gaib, ve mâl- mevkuf ve mâl-ı medfûn ve mâl-ı surh-serân başlığıyla 10.000 akçe olarak toplanmıştır.), Mardin, Sincar, Musul, Arabkir , Ergani, Çermik, Siverek, Kiğı, Çemişgezek, Harputve Ruha sancaklarında yaşayan Kızılbaşlardan tahsil edildiği tespit edilebilmektedir.
Bu durumda 1526 tarihinde Diyarbekir Vilayeti’ne bağlı Hasankeyf sancağı ile Siird kazası hariç bütün sancaklarda bu verginin cari olduğu ifade edilebilir.
Bu durum aynı zamanda adı geçen sancakların hepsinde işaret edilen tarihte Kızılbaş varlığının göstergesidir.
Surh-serân vergisi için şu hususa dikkat etmek lazımdır. Bu vergi Osmanlı Devleti’nin düzenli topladığı bir vergi olmadığını, bir standardının belirlenmediğini, alınmasının şartlarının ne olduğu ve kanunnamelerde yer almadığını unutmamak lazımdır. Ancak her ne olursa olsun Kızılbaşlardan tahsil edildiği açıktır. Bu yönüyle bu hayat tarzını benimsemiş olanların kısa bir süre de olsa bundan sıkıntı çektikleri ileri sürülebilir.
(Mehmet Salih Erpolat, Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Dergisi / 2016 / 13)


































