İmamoğlu’nun ‘yüz Yüze Savunma’ Talebi Reddedildi: Mahkeme Önce Kabul Etti, Sonra Kararından Döndü
Tarih: 17-10-2025 17:16:41 Güncelleme: 17-10-2025 19:13:41WELG | İstanbul – “İhaleye fesat karıştırma” iddiasıyla yargılanan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “Savunmamı SEGBİS ile değil yüz yüze yapmak istiyorum” talebine ilişkin hukuki süreçte dikkat çekici bir gelişme yaşandı.
Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz duruşmada İmamoğlu’nun yüz yüze savunma talebini kabul etmişti. Ancak mahkeme, bu kararından rücu ederek, 24 Ekim’de yapılacak duruşmaya SEGBİS üzerinden katılım yönünde yeni bir karar aldı.
Mahkeme Kararından Döndü
İmamoğlu’nun avukatları Kemal Polat ve Nusret Yılmaz, mahkemenin ara kararını değiştirerek fiziki katılımı reddetmesi üzerine itiraz dilekçesi sundu.
Avukatlar dilekçelerinde, mahkemenin kendi verdiği karardan dönmesini “hak ihlali” olarak nitelendirerek, “Duruşmanın uygun fiziki koşullarda yapılmasını istememiz adeta cezalandırıldı” ifadelerine yer verdi.
Savunma Hakkı Vurgusu
Dilekçede, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ile Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarına atıfta bulunularak, İmamoğlu’nun yargı makamı huzurunda bizzat savunma yapma hakkının engellendiği belirtildi.
“Müvekkilimiz, SEGBİS ile bağlanmak değil, mahkeme huzurunda fiziken hazır bulunmak istiyor” denilen açıklamada, bu talebin yazılı olarak da mahkemeye iletildiği kaydedildi.
İmamoğlu’ndan El Yazılı Dilekçe
Ekrem İmamoğlu, mahkemeye sunduğu el yazılı dilekçesinde, dava sürecinin uzun yıllardır sonuçlandırılmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Hakkımda 2023 başında açılan davada, iki ayrı bilirkişi raporu ‘ihaleye fesat suçunun oluşmadığını’ ve bir kamu zararı bulunmadığını ortaya koymasına rağmen, 20 Kasım 2024’ten bu yana savcılık esas hakkındaki mütalaayı bile sunmamıştır. Sürekli ertelenen bir dava süreciyle karşı karşıyayım. Bu nedenle, mahkeme huzurunda bizzat hazır bulunarak savunma yapmak istiyorum.”
Yargı Süreci ve Tuhaflıklar
“İhaleye fesat” suçlamasıyla açılan dava kapsamında İmamoğlu hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve siyasi yasak isteniyor.
Ancak dosyanın açılmasının üzerinden geçen yaklaşık üç yıla ve görülen 11 duruşmaya rağmen henüz karar çıkmadı.
Savcılık, iki ayrı bilirkişi raporuna rağmen beş celsedir mütalaa sunmadı.
Öte yandan, davayı yürüten hakimin geçtiğimiz Haziran ayında Diyarbakır’a tayin edilmesi, yargılama sürecindeki belirsizlikleri artırdı.
Mahkeme Değişikliği ve Yeni Belirsizlikler
Yeni heyetin henüz kesinleşmemesi nedeniyle, 11 Temmuz’daki duruşmaya geçici hâkim ve savcı katıldı.
Bu geçici heyet, İmamoğlu’nun yüz yüze savunma talebini kabul etmişti.
Ancak aynı heyet, duruşma sonrası celse dışı alınan bir ara kararla önceki kararından dönerek, İmamoğlu’nun SEGBİS ile katılımına hükmetti.
Bu durum, kamuoyunda “mahkeme baskı altında mı kaldı?” tartışmalarına yol açtı.
Bir Yargılama Sürecinden Öte
Siyasi ve hukuki çevreler, İmamoğlu hakkında süren bu davayı “yargı eliyle siyasi tasfiye girişimi” olarak değerlendiriyor.
İmamoğlu’nun savunma hakkına ilişkin yaşanan bu son gelişme, Türkiye’de adil yargılanma ilkeleri, seçilmişlerin hukuki statüsü ve mahkeme bağımsızlığı konularında yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
@welgmedya.com


































